GÜNDEM - 03 Nisan 2025 Perşembe 12:40

Karaderili Şirketler Grubu: "Şirketimiz hiçbir suç teşkil eden eylemin içinde bulunmamıştır"

A
A
A
Karaderili Şirketler Grubu: "Şirketimiz hiçbir suç teşkil eden eylemin içinde bulunmamıştır"

Karaderili Şirketler Grubu, firmaya yönelik süren davayla ilgili, "Şirketimiz hiçbir suç teşkil eden eylemin içinde bulunmamıştır" açıklamasını yaptı.


Karaderili Şirketler Grubu tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Karaderili Şirketler Grubu’na yönelik olarak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma sonunda haksız ve hukuka aykırı olarak şirketimizin bazı çalışanlarının tutuklandığı malumlarınızdır. Dosyada gizlilik kararı verilerek, uzun süre delillere ulaşılamamıştır. Daha sonra iddianame düzenlenmiş ve 25, 26, 27 Mart 2025’te 3 gün süren duruşma yapılmıştır. Bu süreçte Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada neredeyse tüm sanıklar dinlenmiş, birçok müşteki ise farklı illerde müşteki sıfatı ile ifade vermiştir. Müştekilerden 51 kişi şikayetlerinden tamamen vazgeçmiştir. Karaderili Şirketler Grubu hakkında bugüne kadar yanlış bir algı oluşturulduğu yargılama aşamasında yapılan savunmalardan ve delillerden anlaşılmıştır. Yapılan yargılamada gelinen aşamada bugüne kadar çıkan haberlerin tamamının gerçek dışı olduğu, örgüt kapsamında hareket edilmediği anlaşılmıştır. Verilen ifadelerden ve dosyadaki belgelerden müştekilerin tamamı ile devre mülk sözleşmesi değil, devre tatil sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında yüzlerce müştekinin tatil hakkından faydalandığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Şirketin kapasitesinin olmadığı ve bu şekilde satış yapamayacağı konusunda devre mülk/devre tatil konusunda Türkiye’deki en önemli isimlerden olan Prof. Dr. Ethem Saba Özmen tarafından imzalanan hukuki mütalaa dosyaya sunulmuştur. Bu mütalaada yapılan satış işlemi ve imzalanan sözleşmede hukuka aykırı bir durum olmadığı belirtilmiştir. Bu mütalaa dosyaya sunulmuştur. Yargılamada verilen ifadelerden 2 milyon 500 bin gece konaklama yaptırıldığı, buna ilişkin delillerin jandarma kayıtlarında yer aldığı, 10 milyon dolara yakın vergi ödendiği, şirketin Termal Vergi Dairesi’nde yıllarca vergi rekortmeni olduğu, Yalova’nın ekonomisine katkılarda bulunulduğu savunmalar arasında yer almıştır. Yönetim Kurulu Başkanımızın mal kaçırdığı iddiaları ortadan kalkmıştır. Zira Orhan Karaderili’nin üzerinde sadece bir ev olduğu, kendisine ait bazı taşınmazları satarak şirkete sermaye olarak koyduğu dosyadaki delillerle sabittir. Yalova İl Emniyet Müdürlüğü, soruşturma aşamasında şirketten birçok bilgi ve belge istemiş, iddianame şirket tarafından verilen bilgi ve belgelere dayanmıştır. Bir delil karartma yerine, savcılık makamına yardımcı olunmuştur. Şirkete açılan davaların sayısının fazla olmasının sebebi ise, şirketin datalarını çalan kişilerle ortak hareket eden bazı grupların ve derneklerin olduğu anlaşılmıştır. Yine bu sebeple şirketlerin mal varlığına hukuka aykırı hacizler konulduğu da yargılama aşamasında anlaşılmıştır. Duruşmada şirkete ait tüm otellerin projeksiyon vasıtası ile sunumu yapılmıştır. Sanki hayal satıyorlar iddiası ortadan kalkmıştır. Neticeten bir dolandırıcılık olmadığı anlaşılmasına rağmen şirketimizin bazı çalışanlarının haksız ve hukuka aykırı olarak tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Yargılama aşaması alanında uzman avukatlar tarafından titizlikle takip edilmektedir. 30 yıldan beri faaliyetine devam eden, milyonlarca insana tatil hizmeti veren şirketimize karşı suç işleyen herkes hakkında suç duyurusu ve tazminat davası açılacaktır. Bu aşamada tüm basın mensuplarına, tüm Yalova halkına, tüm üyelerimize açıkça ifade etmek isteriz ki şirketimiz hiçbir suç teşkil eden eylemin içinde bulunmamıştır. Örgüt iddialarını da açıkça ve şiddetle reddetmekteyiz. Yapılan yargılama sonunda da şirket yönetim kurulu başkanımızın ve diğer şirket çalışanlarımızın beraat edeceğinden kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini ifade etmek isteriz. Dava süreci ile ilgili bilgilendirmeler zaman içinde yapılacaktır" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TİGEM’den ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddialarına yalanlama Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddiaları hakkında açıklama yaptı. TİGEM’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Genel Müdürlüğümüze bağlı Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü bünyesinde 25 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, çeşitli mecralarda yer alan ’Değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ şeklindeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu işletmede bulunan Çiftçibaşı Tay Tavlası’ndaki 19 tay, henüz nedeni kesin olarak belirlenemeyen şekilde padok servis kapısının açılması sonucu işletme sahası dışına çıkmıştır. Tayların karayoluna ulaşması neticesinde meydana gelen trafik kazalarında 6 tay telef olmuş, 4 tay yaralanmıştır. 9 tay ise sağlıklı bir şekilde aynı gün işletmeye geri getirilmiştir. İddia edildiği gibi kayıp olan tay veya at yoktur. Telef olan 6 tayın toplam değeri ise iddia edildiği gibi 100 milyon TL değil, yaklaşık 800 bin TL’dir. Olayın hemen ardından gerekli idari ve adli süreçler başlatılmış olup, Malatya Valiliği ile TİGEM tarafından konuya ilişkin soruşturma da titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca olayın hemen akabinde Malatya Valiliği tarafından kamuoyuna resmi açıklama yapılmıştır. Kamuoyunun asılsız ve spekülatif beyanlara itibar etmemesi önemle rica olunur" denildi.
Muş Muş’ta evlat nöbeti sürüyor Muş’ta 235 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Haftalardır kararlılıkla sürdürülen eylemde aileler, her çarşamba günü olduğu gibi bu hafta da soğuk havaya rağmen bir araya geldi. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Soğuk hava ve yağışa rağmen eylem alanını terk etmeyen aileler, evlatlarına kavuşuncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. Aileler, bölgede barış ve huzur ortamının güçlenmesini temenni ettiklerini belirterek, çocuklarının da bu ortamdan faydalanarak yuvalarına dönmesini istediklerini dile getirdi. Eyleme katılan annelerden Naciye Sönmez Yıldız, 10 yıldır oğlundan haber alamadığını belirterek, "Osman bu yağmurda, soğukta hep senin için buradayım. Neredeysen, sesimi duyuyorsan çık gel. Biz de seni bekliyoruz. Seni özledik. Televizyonda, telefonda, sokakta, haberlerde her yerde sizi dinliyor, sizi bekliyoruz. Bak barış da oldu, her şey güzel olmuş. Siz de çıkın gelin. Bir damla kanım kalana kadar seni bekleyeceğim. 10 senedir oğlumun hasretini çekiyorum. Değil 10, 100 sene de geçse oğlumun peşini bırakmam. Ben oğlumu kimseye vermem. Ben oğlumu istiyorum" dedi. Eyleme katılan bir diğer anne Şahinaz Özcan ise 9 yıldır oğlundan hiçbir haber alamadığını söyledi. Özcan, oğluna seslenerek, "9 yıldır oğlum kayıp, hiç haber alamadım. Barış da oldu. Gelin teslim olun, yeter artık. Kürt diyorlar bu Kürtlük mü? Biz de Kürt’üz. Kürt olsa insanı bu hale mi getirir? Atilla oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol" dedi.