ASAYİŞ - 22 Ağustos 2025 Cuma 14:08

Kayıp iş adamının parçalanan yatıyla kuru yük gemisindeki boya kalıntıları eşleşti

A
A
A
Kayıp iş adamının parçalanan yatıyla kuru yük gemisindeki boya kalıntıları eşleşti

Balıkesir’in Marmara Adası açıklarında, yata çarptığı düşünülen kuru yük gemisinden alınan numunelerinin sonuçları çıktı. Çıkan sonuçlara göre, parçalanan yat ile gemideki boya izleri birbirleriyle örtüştü.


4 Ağustos 2025 tarihinde Yalova’dan yola çıkan ve 5 Ağustos’ta Marmara Adası açıklarında parçalanmış halde bulunan ’Graywof’ isimli yatın sahibi ünlü iş adamı Halit Yukay’ı arama çalışmaları devam ediyor.


Olayla ilgili Yalova’da ’Arel 7’ isimli kuru yük gemisi kaptanı 61 yaşındaki C.T., ’taksirle ölüme sebep olmak’ şüphesiyle 7 Ağustos 2025 Perşembe günü gözaltına alınmış, tutuklanma talebiyle sevk edildiği mahkemece ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.


Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazları üzerine 10 Ağustos tarihide İstanbul’da yeniden gözaltına alınan zanlı bu kez tutuklanmıştı.



Gemide çarpışma izleri tespit edildi


Kaptanın tutuklanmasında gemideki çarpma izleri büyük rol oynamıştı. Bununla ilgili Bursa Adli Tıp Kurumu’nda talep edilen rapor sonuçları çıktı. Raporda parçalanan yatta bulunan boya izleri ’Arel 7’ isimli kuru yük gemisindeki boyayla eşleşti. Öte yandan gemideki çarpma izleri de yatla örtüştü.



Kaptan ne demişti


Olay zamanı kaza bölgesinden geçiş yaptığı tespit edilen çimento taşıyan ’Arel 7’ isimli geminin kaptanı C.T. mahkemedeki ifadesinde, "Normalde kaptanın yanında yardımcı olur. O sırada yemeğe inmişlerdi. Marmara Adası’nı geçmiştik. Saat 17.00 sıralarında yemeğe inmişti. 16.30’da vardiyam başlamıştı. Benimle beraber gözcü olarak M.S. vardı. Sonra saat 17.00’de yemeğe indiler. Şirketle görüşmüştüm. Sonra bir sarsıntı hissettim, anlam veremedim önüme baktım. Sağımda ve solumda iki parça vardı. Tahta parçası olarak gördüm. Ortasından geçtim ama biraz ilerledikten sonra gemiyle döndüm, içim rahat etmediği için. O sırada can simidi gördüm. Sağımda ve solumda gördüğüm tahta parçalarının ne olduğunu anlamadım. Benimle ilgili bir durum olmadığını anlayınca yoluma devam ettim. Biraz vakit geçtikten sonra şirket yetkilisini aradım. Durumu anlattım. Sonra bizle alakası olmadığını söyledim. Ben yoluma devam ediyorum dedim. Normalde böyle durumla karşılaşınca Sahil Güvenliğe bilgi verilir. Ama o an, psikolojimle düşünemedim. Benim önümde de 2-3 tane gemi vardı. Denizin ortasında başıboş diye, bizle alakası yok diye. Ben tekne olduğunu görmedim, tahmin etmedim. Herhangi bir çarpışma olmadı. İllaki anlardık, duyardık sesi" ifadesini vermişti.



Kayıp iş adamının parçalanan yatıyla kuru yük gemisindeki boya kalıntıları eşleşti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.