ASAYİŞ - 17 Nisan 2026 Cuma 18:41

Kendisini icraya veren SGK avukatını öldüren sanık hakim karşısında

A
A
A
Kendisini icraya veren SGK avukatını öldüren sanık hakim karşısında

Yalova SGK İl Müdürlüğü binasında kendisini icraya veren kurum avukatı Zekeriya Polat’ı silahla vurarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Davada savcı tarafından ağırlaştırılmış hapsi talep edilen sanığın akli dengesinin araştırılması kararı verildi.


7 Ocak 2026 tarihinde işlenen cinayette Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde bulunan SGK İl Müdürlüğü binasına gelen Hamza Haznedar (57) icra dosyası nedeniyle kurum avukatı Zekeriya Polat’ın (31) odasına gitti. Sanık burada avukata ruhsatsız tabancasıyla 3 el ateş ederek ağır yaraladı. Avukat ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sanık Hamza Haznedar’ın Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek" ve "ruhsatsız silah taşımak"suçlamalarıyla yargılanmasına başlandı. Sanık duruşmaya Sakarya’daki cezaevinden SEGBİS ile katıldı. Davada Polat’ın ailesi de hazır bulundu. Davaya ayrıca Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, çok sayıda ilden gelen baro başkanları ve temsilcileri katıldı. Baroların davaya katılım talebi mahkeme tarafından kabul edildi. Duruşmada dinlenen sanık Hamza Haznedar, 10 sene önce felç geçirerek yüzde 68 engelli olduğunu söyledi. Hastaneden rapor aldıktan sonra malulen emekli olduğunu kaydeden sanık, 1 sene sonra iyileştiği belirtilerek maaşının kesildiğini ifade etti. Tekrar malulen emekli olmak için birçok başvuru yaptığını ve dava açtığını kaydeden sanık, bu süreçte de evi ve otomobilini sattığını belirterek, "3 sene mahkeme devam etti. Hastaneler düşük rapor veriyordu" dedi.



"Öldürmek istemezdim"


İstinafa gitmediğini dile getiren Haznedar, olaydan 10 gün önce markete gidip kartını kullanmak istediğinde hesaplarına bloke konulduğunu öğrendiğini belirtti. Blokenin nereden konulduğunu araştırdığını anlatan sanık, maktulün numarasına ulaştığını belirterek şöyle konuştu:


"Numarasını aldım. Aradım telefonda konuştuk. ’Borcun var’ dedi bana. Yarın 11.00’de gelmemi söyledi. Ertesi gün konuşma amacıyla gittim. Benim kendisiyle bir hasımlığım yoktu. Odasına girdim. Senin bana borcun var dedi. Ben de benim sana borcum yok dedim. Tekrar ’var’ deyince sağ elimi kullanamıyorum ben sol elimi kullanabiliyorum. Bu yüzden silah göğsümdeydi. Silahı çıkarttım sıktım. İkazda bulunmak amacıyla sağ koluna doğru ateş ettim. Ben odanın kapısının önündeydim. O da oturuyordu. Ben kolumu kullanamıyorum o da kullanamasın, beni anlasın diye kolundan yaralansın diye sıktım. Öldürmek amacıyla yapmadım. 3 el ateş ettim. İsabet ettiğini bilmiyordum. Sonra şarjörü çıkartıp silahı yere bıraktım. Kaçabilsin diye. Sağa sola kaçıştı. Masanın altına saklanmaya çalıştı. Vurmak amacıyla gitmedim. Öldürmek istemezdim."


Sanığın "Ben kolumu kullanamıyorum o da kullanamasın" sözü üzerine hakim maktulün kolu ve gözünden engelli olduğunu hatırlattı.



İlk cinayeti değilmiş


Sol örgüt tetikçisi tarafından öldürülmeye çalışıldığını fakat kendisini korumak için şahsı öldürdüğünü kaydeden Haznedar, tehdit edildiği için hep üzerinde silah taşıdığını ileri sürdü.


Oğlu öldürülen anne Havva Polat ise, "Ben sonuna kadar şikayetçiyim. Onu büyütene kadar canım çıktı. Var mı benim evladımın bir hatası. Bu adam çıkmayacak" diye konuştu.


Semiha Polat ise sanık için en ağır cezayı talep ederek, "3 yaşında bir oğlumuz var. Çok iyi bir babaydı. Onun adına da burada konuşuyorum. Anne babam nerede diye soruyor. En ağır cezayı almasını istiyorum" dedi.



"Bana cani demeyin"


Öte yandan duruşma sırasında kendisinden "cani" olarak bahseden avukatlara tepki gösteren sanık, "Ben cani demeyin. Ben değilim" diyerek tepki gösterdi. Sanık ayrıca maktulün ailesine de başsağlığı diledi. Bu sözlerin üzerine aile avukatları sanığa birçok kez cani olarak hitap etti.


Duruşma tanıkların dinlenmesiyle devam etti. Daha sonra mütalaasını açıklayan savcı sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsinin talep etti. Savcı ayrıca ruhsatsız silah nedeniyle de sanığın cezalandırılmasını talep etti. TBB Başkanı Sağkan da mütalaaya katıldıklarını kaydetti.


Sanık avukatı ise müvekkilinin akli dengesiyle ilgili rapor talep etti. Duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, sanık savunması için avukata süre verdi. Mahkeme ayrıca sanığın akli dengesinin araştırılması yönünde karar vererek davayı ileri bir tarihe erteledi.



"Türkiye Barolar Birliği meslektaşının yanında"


Dava sonrasında açıklamalarda bulunan Türkiye Barolar birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın zor koşullarda eğitim alarak avukat olduğunu belirterek, "Bizim meslektaşımız işini çok iyi yapan bir avukattı. Bugünkü yargılamada önemli bir gelişme oldu. Hem Barolarımızın hem de Türkiye Barolar Birliği’nin davaya katılma yönündeki taleplerini mahkeme kabul etti. Bunun özellikle adil yargılanma hakkı bakımından da çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum" dedi.


Yalova Baro Başkanı Elif Turnacı Çavuş ise, "Bugün Türkiye Barolar Birliği Başkan Yönetimi ve tüm baro başkanlarımız, baro temsilcilerimizle birlikte Zekeriya’nın dosyasını takip için buradayız. Bu sadece Zekeriya’ya olan bir gönül borcumuz değil. Aynı zamanda böyle bir olayın bir daha yaşanmaması adına, emsal bir karar çıkması adına da çok önemli" dedi.



Kendisini icraya veren SGK avukatını öldüren sanık hakim karşısında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kadın emeği sınır tanımıyor: ‘Çarşamba’dan dünyaya’ Samsun’un Çarşamba ilçesinde, Çarşambalı kadınların ihracata dahil olmalarına yönelik "Çarşamba’nın kadınları üretiyor, Dünya ile buluşuyor" projesi kapsamında eğitim programlarının ikincisi düzenlendi. Orta Karadeniz kalkınma ajansı tarafında finanse edilen ve Çarşamba’lı kadınların el emeği ürünlerini ihracata kazandırmak adına yürütülen proje çerçevesinde Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, İGMO İş Geliştirme ve İhracat Ofisi sahibi Fatih Bayraktar, Dış Ticaret Uzmanı Aydanur Demirkol kadın üreticileri bilgilendirdi. "Asla pes etmeyin" Ev hanımları adına bir çok çalışma yürüten Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, "Kadınlar üretsin ürettikçe kendi ayakları üzerinde dursun istiyoruz. Elinden ne geliyorsa yapsın. Ama asla pes etmeden üretmesini istiyoruz. Asla vazgeçmeyin."ifadeleriyle kadınlara çağrıda bulundu. "Yurt dışında çok güzel platformlarda var olacağız" Kadınların kendi emeğiyle özenle ürettikleri her ürünün değerli olduğuna vurgu yapan Dış Ticaret Uzmanı Aydanur Demirkol, "Çıkmış olduğumuz bu yolda amacımız özellikle yerelde üretim yapan kadınların ürünlerinin desteklenmesi, onların ticarete kazandırılması, ekonomik özgürlüklerinin kazandırılması. Kadının olduğu her yeri ve yaptıkları ürünleri çok değerli buluyorum. İklim krizi, gıda sıkıntıları, su krizi ve enerji krizi var. Bunların hepsi aslında yoğun sanayiden kaynaklanan süreçlerin sonucunda geldiğimiz durum. Bu konuda kadınların itinayla dönüştürdükleri ürünleri çok değerli. Hem yurt içinde hem de yurt dışında çok güzel platformlarda var olacağız" şeklinde konuştu. Kadın emeğinin değer kazandığı bu proje, bölge kalkınmasına da önemli katkılar sunmayı hedefliyor.
Aydın Aydın’dan Avrupa’ya açılan seferler için geri sayım başladı Aydın’ın Kuşadası ilçesi ile Yunanistan’ın Samos ve Patmos adalarına ulaşımı sağlayan deniz otobüsü seferleri için geri sayım başlarken, 22 Nisan itibariyle seferlerin başlayacağını duyuran Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; "Ege’nin iki yakasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde birbirine bağlıyoruz" dedi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Kuşadası’ndan Yunan adaları Samos ve Patmos’a deniz otobüsü seferlerinin başlayacağını duyurdu. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından turizmi canlandırmak ve ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, Kuşadası ile Samos ve Patmos adaları arasında düzenli seferler gerçekleştirilecek. Kuşadası-Samos hattında seferler 22 Nisan itibarıyla başlayacak. Sabah saat 08.00’de Kuşadası’ndan hareket edecek deniz otobüsünün dönüşünü ise saat 18.00’de gerçekleştirecek. Kuşadası-Patmos hattında ise seferler 26 Mayıs’tan itibaren başlayacak. Bu hatta Kuşadası’ndan kalkış saati 08.15, Patmos’tan dönüş saati ise 17.00 olarak planlandı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, yeni seferlerle ilgili yaptığı açıklamada, "Kuşadası’ndan Samos ve Patmos adalarına deniz otobüsü seferlerimiz başlıyor, Ege’nin iki yakasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde birbirine bağlıyoruz. Turizmimize değer katmaya, Aydınımızı her alanda marka kent yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Türk hukukunun önemli ismi Ali Fuad Başgil unutulmadı Türk düşünce ve hukuk dünyasının önemli isimlerinden Ali Fuad Başgil, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programla anıldı. Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen anma programına akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zühtü Arslan, OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Said Kurşunoğlu ve OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Şişman konuşmacı olarak yer aldı. Programın moderatörlüğünü ise Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil yaptı. Konuşmacılar, Ali Fuad Başgil’in hukuk, demokrasi ve fikir hayatına sunduğu katkıları farklı yönleriyle ele aldı. Başgil’in özellikle hukuk devleti, özgürlükler ve akademik duruş konusundaki görüşlerinin günümüzde de önemini koruduğu vurgulandı. "İnsanın başına gelebilecek en büyük talihsizliktir" Ali Fuat Başgil’in gelecek dönemlerdeki genç nesillere yönelik yaptığı konuşmaları hatırlatan Prof. Dr. Bekir Şişman, "Gençliğe dair bir çok önemli insanın, bir çok önemli sözü olmuştur. Atatürk, Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Akif Ersoy gibi isimler bunların arasındadır. Ali Fuat Başgil, nasıl bir gençlik hayal ediyordu. Biz şuan nasıl bir gençlik görüyoruz. Bu değerlendirmek gerekir. Başgil’e göre kötü arkadaş, insanın başına gelebilecek en büyük talihsizliktir. Okulda, sokakta ve sitede arkadaşlar var. Birde şimdi dijital arkadaşlarımız oldu. Bu durum çok tehlikelidir. Son günlerde ülkenin gündemine bakarsak ne kadar ürkütücü olduğunu anlayabiliriz" ifadelerini kullandı. "Zengin bir fikir ve ahlaki miras bıraktı" Prof. Dr. Zühtü Arslan, "Ali Fuat Başgil’e vefa borcumuz var. Çünkü hepimize çok zengin bir fikir ve ahlaki miras bıraktı. Bu mirası bırakan insanı ne kadar ansak azdır" şeklinde konuştu. "Başgil’in döneminde şüpheyi göremezsiniz" Başgil’in inkılap ruhundan bahseden Prof. Dr. Mustafa Said Kurşunoğlu ise şunları söyledi: "Her inkılabın ve her devrin bir ruhu vardır. Bu durum kişiyi şekillendirir. O inkılapla açığa çıkan kurumları da canlı tutar. Varlığını devam ettirir. Yasayı yapan ya da uygulayan, bir dokuma ustası gibidir. Ali Fuat Başgil’in dönemine gittiğinizde, şüpheyi göremezsiniz. Çok kavgalı dönemlerin, Türk, İstiklal ve hürriyet mücadeleleri tarihinin içinde bulunmuş bir ferdidir." Program sonunda, Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam ve Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, konuşmacılara plaket takdim etti. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimi sonrası son buldu.