EKONOMİ - 28 Eylül 2023 Perşembe 16:09

Oksijen tedavi kabinleri Yalova’da üretiliyor dünyaya ihraç ediliyor

A
A
A
Oksijen tedavi kabinleri Yalova’da üretiliyor dünyaya ihraç ediliyor

Yalova’da faaliyet gösteren bir firma, hiperbarik oksijen tedavinde kullanılan basınç odasının üretimi gerçekleştirerek dünyanın çeşitli ülkelerini ihraç ediyor. Firma son olarak Filipinler’de kullanılmak üzere yapımına başladığı kabini tamamladı.


Çiftlikköy ilçesin Taşköprü beldesinde bulunan Sanayi Sitesi’nde basınç odaları yaparak hem Türk Savunma Sanayi Başkanlığı’nın ihtiyaçlarını karşılarken bunun yanı sıra ABD, İspanya, Arjantin, Filipinler, Kazakistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan gibi ülkelere ihraç ediyor. Firmanın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yiğithan Demirdik, ihracını yaptıkları hiperbarik oksijen tedavi kabini hakkında bilgi verdi. Demirdik, hiperbarik oksijen tedavisinin basınç altında yüzde 100 oksijenin solunmasıyla kullanılan bir tedavi şekli olduğunu belirtti. Demirdik, kabinin diyabetik hastaların ülser yaraları, gaz zehirlenmeleri, termal yanıklar ve buna benzer diğer durumlarda kullanıldığını anlattı.



8 ülkeye ihracat


Firmalarının 8 ülkeye ihracat yaptığını ifade eden Demirdik, son ürettikleri hiperbarik oksijen kabininin Filipinler’den kullanılacak ilk basınç odası olacağını belirterek şöyle konuştu:


“Başta Türk savunma sanayi olmak üzere Filipinler, Kazakistan, Irak, İspanya ve ABD gibi ülkelere ihracatımız da mevcut. Arjantin’de kurduğumuz ofisimizle birlikte Arjantin ve Güney Amerika pazarına giriş yapmış bulunmaktayız. Aynı zamanda tesislerimizde şuanda yapmakta olduğumuz farklı kabinlerimiz de mevcut. Yapımı devam eden tek kişilik ev kullanımına uygun özel hiperbarik kabinlerimiz de mevcut. Türkiye’nin özellikle dünyanın ilk ve özel projelerini yapmaktaki vizyonumuzla Türkiye’nin ilk hayvan kabinlerini yapmış bulunmaktayız.”



Yurtdışından alınırken ihraç edillir duruma gelindi


Demirdik, Türkiye’nin hiperbarik ihtiyacı için yurt dışına bağlı bir ülkeyken şu anda kendileriyle birlikte bu ürünü üreten 3 firma olduğunu kaydetti. Demirdik, “Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde yurt dışına ihracat yapabilen seviyeye gelmiş bulunmaktayız. Ülkemizde özellikle son 20 yılda sanayinin gelmiş olduğu noktayı göstermek açısından hiperbarik kabinimizin kullanımı için yurtdışına bağımlı haldeyken şu noktada Avrupa’ya ve ABD gibi büyük ülkelere ihracat yapabilir kapasiteye gelmiş durumdayız. Türk sanayisinin burada elde etmiş olduğu başarıda vermiş olduğumuz katkılardan dolayı da gurur duymaktayız. Hedefimiz Avrupa, Amerika ve Asya kıtalarında daha etkin ve üstün rol üslenmektir” diye konuştu.



Özel tek kişilik siparişler imal ediliyor


Şirket olarak hem evde özel kliniklerde kullanılmak üzere bazı özel siparişler aldıklarını da anlatan Demirdik, “Hatta şuanda imalatını gerçekleştirmekteyiz. İnşallah çok yakın bir vakitte bunun da müjdesini vermiş olacağız. Bu projemiz Türkiye’nin hatta ilk projesi olması özelliğine sahip olacak. Başta İspanya ve ABD’de olmak üzere aldığımız siparişler çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz imalatımız tek kişiliğe uygun ve özel dizayn edilmiş bir üründür. Çok yakın zamanda İnşallah bunun da sürprizini sizlerle paylaşmış olacağız” ifadesini kullandı.


Şirket olarak başta Türk savunma sanayine de hizmet vermek açısından daha çeşitli hiperbarik ürünleri tasarlayarak imal etmek istediklerini kaydeden Demirdik, daha önce Emniyet Genel Müdürlüğü’ne dalgıçlar için basınç odası imal ettiklerini söyledi.


Demirdik, şuanda da yeni projeler için çalışmaların sürdüğünü de anlattı.



Oksijen tedavi kabinleri Yalova’da üretiliyor dünyaya ihraç ediliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de çocuklara eşit gelecek için güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, çocukların eğitimden beslenmeye, spordan sosyal gelişime kadar birçok alanda fırsat eşitliğine erişebilmesi için hayata geçirdiği projelerle dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde yürütülen çalışmalarla özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor. ’Doğumdan ölüme belediyecilik’ anlayışıyla sosyal politikaları hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, eğitim destekleri, çocuk kampüsleri, spor faaliyetleri ve gıda destekleriyle çocukların hem bugünü hem de geleceği için kapsamlı hizmetler sunuyor. Eğitim, sanat ve sosyal gelişim bir arada Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezlerinde alanında uzman eğitimciler tarafından çocuklara tamamen ücretsiz eğitim veriliyor. Dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere erişimini artırmak amacıyla kent genelinde çeşitli merkezler açılıyor. Çocuk Kampüslerinde düzenlenen atölye ve etkinlikler sayesinde çocukların hayal gücü, yetenekleri ve sosyal becerileri geliştirilirken; akademik, sanatsal ve duygusal gelişimleri de destekleniyor. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeyi düşük mahallelerde açılan Çocuk Gelişim Merkezleri ile çalışan ailelere de önemli bir destek sağlanıyor. Eğitimle birlikte sağlıklı beslenme desteği Ekonomik şartların zorlaştığı dönemde çocukların beslenmesine de önem veren Büyükşehir Belediyesi, Mahalle Mutfakları aracılığıyla dezavantajlı mahallelere sıcak yemek ulaştırıyor. Kurs merkezlerinden yararlanan öğrencilere öğle yemeği götüren ekipler, sabah saatlerinde ise ’1 Ekmek 1 Çorba’ uygulamasıyla çocukların güne sıcak bir başlangıç yapmasını sağlıyor. Spor ve kültür hizmetleri mahallelere taşınıyor Çocukların fiziksel gelişimi ve sosyal becerilerinin artırılması için birçok spor tesisini hizmete açan Büyükşehir Belediyesi, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, tenis, jimnastik, okçuluk, taekwondo ve masa tenisi gibi birçok branşta ücretsiz kurslar düzenliyor. Merkeze uzak bölgelerde yaşayan çocuklara da ulaşmayı amaçlayan ekipler, Kitobüs ile çocukları kitaplarla buluştururken Sporbüs ile farklı spor branşlarını tanıma fırsatı sunuyor. Ailelere yönelik destek ve farkındalık çalışmaları Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Çocuk Atölyelerinde düzenlenen aile-çocuk etkinlikleriyle aile içi iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca akran zorbalığı konusunda düzenlenen farkındalık atölyeleri ile çocuklar ve aileler bilinçlendiriliyor. "Çocukların gelişimi için çalışıyoruz" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz, çocuklar ve gençlere yönelik faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirterek, "Temel amacımız çocukların akademik, kültürel, sosyal, sportif ve bilimsel gelişimlerine katkı sağlamak ve onların kendi yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmaktır" dedi. Dezavantajlı bölgelerde sunulan hizmetlerin çocukların bu imkanlara erişimini kolaylaştırdığını ifade eden Gökayaz, kent genelindeki çocuklar için fırsat eşitliği sağlamayı görev bildiklerini kaydetti. Çocukların beslenmesine de büyük önem verdiklerini vurgulayan Gökayaz, kurs merkezlerinde öğrencilere sağlıklı yemek imkanı sunduklarını, ayrıca eğitim-öğretim yılı başında ilkokula başlayan binlerce öğrenciye ’İlk Çantam Projesi’ kapsamında çanta ve kırtasiye desteği verdiklerini belirtti. "Mutlu çocuk, mutlu toplum demektir" Kent genelinde çevre temizliği ve parkların bakımına da önem verdiklerini ifade eden Gökayaz, çocukların güvenli ve sağlıklı alanlarda vakit geçirebilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesinin çocuklara yönelik tüm hizmetlerinin ücretsiz olduğunu kaydeden Gökayaz, "Mutlu çocuk mutlu aileyi, mutlu aile de sağlıklı ve mutlu toplumu beraberinde getiriyor. Bu nedenle çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz faaliyetleri kent genelinde yaygınlaştırarak sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
İzmir Göztepe’nin galibiyet hasreti sürüyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 6 karşılaşmada 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak bu süreçte galibiyete hasret kaldı. Sezona etkili bir başlangıç yapan Göztepe’de son haftalarda yaşanan düşüş dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılı ekip, sezonun ilk 20 haftasında başarılı sonuçlara imza atarak 11 galibiyet, 6 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı ve uzun süre Avrupa kupalarına gitme hakkı elde edilen 4. sırada yer aldı. Ancak 21. haftada deplasmanda Konyaspor ile oynanan ve golsüz sona eren karşılaşmanın ardından İzmir temsilcisinde form düşüş başladı. Bu maçın ardından iç sahada Kayserispor ile de 0-0 berabere kalan sarı-kırmızılılar, kötü gidişatın ilk yenilgisini ise sonraki hafta deplasmanda Beşiktaş karşısında 4-0’lık skorla aldı. Bu mağlubiyetin ardından yeniden çıkış yakalamak isteyen Teknik Direktör Stanimir Stoilov yönetimindeki sarı-kırmızılılar, 24. haftada iç sahada Eyüpspor karşısında galibiyet aradı. Ancak bu mücadele de golsüz eşitlikle sonuçlandı. İzmir ekibi daha sonra Avrupa hattındaki doğrudan rakiplerinden Başakşehir ile deplasmanda karşılaştı ve sahadan 2-1 mağlup ayrılarak 6. sıraya geriledi. Böylece Göztepe, üst üste 5 maç kazanamayarak hedefinden uzaklaşmaya başladı. Son olarak dün sahasında Alanyaspor ile karşılaşan sarı-kırmızılılar, uzatma dakikalarında yedikleri golle sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı ve galibiyet hasreti 6 maça çıktı. İzmir temsilcisi, aynı haftada Başakşehir’in puan kaybetmesini fırsata çevirerek hanesine yazdırdığı 1 puanla yeniden 5. sıraya yükseldi. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağı karşılaşma nedeniyle iki sarı-kırmızılı takımın ligdeki mücadelesi ertelenirken, sonrasındaki milli maç arasıyla birlikte İzmir ekibi bu süreçte yapacağı antrenmanlarla ara sonrası kötü gidişatı sonlandırmayı hedefliyor.
Sakarya Vatandaş bu lezzet için 11 ay bekleyip sıraya giriyor: Sadece Sakarya’da üretiliyor Osmanlı döneminden günümüze uzanan ve Türkiye’de sadece Sakarya’da yaşatılan Ramazan’a özgü kıymalı pide geleneği, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi oldu. Normal pidelere göre daha yumuşak hamuru ve bol iç harcıyla dikkat çeken bu özel lezzet, fırınlarda hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Sakaryalıların tadabilmek için 11 ay beklediği kıymalı pide, fırınlarda 130 TL’den satılırken, iç harcını kendi getiren vatandaşlar için ise 40 TL işçilik ücretiyle pişiriliyor. Sakarya’da fırıncılar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte mesailerini bu asırlık geleneği yaşatmak için harcıyor. Kır pidesinden farklı olarak daha yoğun malzeme ve özel bir hamur tekniğiyle hazırlanan kıymalı pide, hem hazır olarak satışa sunuluyor hem de vatandaşların evde hazırlayıp getirdiği iç harçlarla "fırınlama" geleneğini sürdürüyor. "Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyorlar" Pidenin tarihi serüvenini ve üretim aşamasını anlatan fırın sahibi Levent Gündüz, "Sadece Ramazan aylarında ürettiğimiz bir ürün. Kıymalı pidemiz çok eskilerden, Osmanlı döneminden gelen bir gelenek. Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyor. Biz de onların beklentisine cevap verebilmek için özenle hazırlıyoruz. Mesleğe ilk başladığımız zamanlarda bu pideyi kendimiz yapmıyorduk. Müşteri iç harcını kendisi getirirdi. Biz o harçtan üretip müşteriye verirdik. Zaman geçtikçe kendimiz de üretmeye başladık. Tabii bu gelenek de devam ediyor. İç harcını kendisi getiren müşteriler oluyor, onlara da yapıyoruz. Tercih eden bizim pidemizi alıyor ya da kendi harcını getiriyor. Ramazan ayı paylaşma ayı ve bu lezzeti herkesin tadabilmesi için mümkün olduğunca fiyatları uygun tutuyoruz. Bizim ürettiğimiz pidemizin fiyatı 130 lira. Müşterinin harcıyla yapılan pideyi 40 liradan yapıyoruz, işçilik ve hamur ücreti alıyoruz" dedi. "Yılda sadece bir ay üretiliyor" Kıymalı pidenin hazırlık sürecini ve diğer pidelerden ayıran farklarını anlatan fırıncı Yasin Akyüz ise, "Öncelikle soğanımızı bir gün öncesinden soyuyoruz, doğruyoruz. Biberimiz var, aynı şekilde soyup doğrayıp ertesi güne hazır ediyoruz. Ramazan pidesi hamuru gibi, daha lezzetli. Yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. Bunları yaklaşık bir saat dinlendiriyoruz. Bir saat dinlendikten sonra açılmaya hazır hale geliyor. Sonrasında pişiriyoruz, iftar saatine yetiştiriyoruz. Kır pidesinin içinde kıymalı pideye göre daha az kıyma bulunuyor. Kır pidesinin hamuru daha sert. İçerik olarak da; kır pidesinin içinde biber ve kıyma çok yoğun olmaz. Bunun özelliği Ramazan ayına özgü olduğu için bol kıymalı ve daha yumuşak hamurlu olması. Bu pideyi diğer pidelerden ayırmamızın sebebi Ramazan ayına özel olarak Sakarya’da yılda sadece bir ay üretiliyor olması" diye konuştu.