GÜNDEM - 23 Nisan 2024 Salı 17:07

Vali Kaya, “Hastane yolu yaz ayları başlamadan bitirilsin istiyoruz”

A
A
A
Vali Kaya, “Hastane yolu yaz ayları başlamadan bitirilsin istiyoruz”

Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin çöken yoluyla ilgili, “Hastane yolunda istiyoruz ki yaz ayları tamamen başlamadan bitirilsin. Normal şartlara göre yaz aylarında çok daha yoğun vatandaş giriş-çıkışı oluyor. Şu an bir noktadan giriş, bir noktadan da çıkış verdik ama inanılmaz bir trafik oluyor” dedi.


Geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir toplantıda konuşan Vali Kaya, hastane yolunda yaşanan çökmeyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kaya, “Projeyi hazırlarken orada dolmuş durağı yok. Orada taksilerin durabileceği bir yer yok. Ben de gittim inceledim. En azından bu yol yapılırken onlara da cepler yaparsak hem dolmuşların durabileceği hem de vatandaşların durabileceği indi-bindi yapılabileceği güvenli bir yol ortamı oluşturmak gerekiyor. Biraz hastanenin duvarını da içeriye almak lazım. Orada 2 metre daha içeriye girilse orası vatandaşın trafiğini yönetme adına güzel olacak. Şu haliyle biz oradaki trafiği yönetemiyoruz. Proje çizilirken yanlış çizilmiş. Bunların hepsinin düşünülmesi lazımdı. Bunlar düşünülmemiş. Madem yol kaydı bu da bir fırsat oldu. Yaparken en azından orayı düzgün yapalım. Böyle bir planlama gerçekten olmaz. Taksi nereden girecek nereden çıkacak o düzenlenmemiş. Orada bir maalesef keşmekeşlik var” ifadelerine yer verdi.


Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’ne teşekkür eden Vali Kaya, “Proje ihalesi yapılırken de mutlaka haberimiz olsun biz de planlamasını yapalım. En azından yap-boz meselesine yeniden dönmesin. Müdürlüğü de anlayışınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Burası Karayolları ağında değildi. Daha öncesinde hastane açılırken kolaylık olsun diye bu yol yapılmış. Ama bu yol kaydı. Burada da bir mağduriyet oluştu. Biz buna duyarsız kalamayız dediler ve bu işe el attılar. Yereldeki imkanlar ile Karayolları standardına uygun yol yapmak mümkün değil. Belediyenin imkanı da yoktu. Çok ciddi bir bütçe karşımıza çıkıyordu. Bakanımız talimatı verdi ve müdürlüğümüz hızlı bir şekilde çalışmaya başladı. Ben müdürlüğünüze hassasiyetinizden dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel de hastanenin arkasında bulunan duvarın da sıkıntılı olduğunu hatırlatarak, “Bunu hızlandırmamız gerekiyor. Hastane çevresiyle alakalı daha önce siyaseten de dile getirdim. Hastanenin ön tarafında sorun olduğu gibi arka tarafında da problem bulunuyor. Hastanenin arkasındaki istinat duvarının altı boş. Toprak altından kayıyor. Oraya da bakmak lazım. Bu hastane çevresindeki projelendirmelerin bir an önce bitmesi gerekiyor. Orası kentin tamamını ilgilendiren bir bölge. Kentin merkezinde de ulaşım problemini çözebilecek bir aks. Kentin merkezindeki ulaşım probleminin çözüm önerilerini de vatandaş ile paylaştığım için hastane önündeki yolun ve kavşağın bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Çevre Yolu’nun ne zaman biteceğini bilmem gerekiyor. Ona göre şehir merkezinde bir planlama yapacağız” dedi.


Karayolları 14. Bölge Müdür Yardımcısı Alican Birincioğlu da açıklamalarında şu sözlere yer verdi: “Güney Çevre yolunda ihale süreci devam ediyor. Güney Çevre yolunun bitişi muhtemel 2026 yılı. Hastane yoluyla alakalı da belediyemizin bir proje çalışması olmuş ama Karayolları standartlarına tam uygun kriter olmadığı için projesini Karayollarına göre yapıyoruz. Proje bittikten sonra da akabinde imalatını tamamlayacağız. Hastane yolu ve Güney Çevre Yolu’nun oluşturduğu sıkıntının farkındayız. Zemin yapısından kaynaklı problemler var. Çözüme kavuşturacağız.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.