SAĞLIK - 06 Ağustos 2024 Salı 17:14

Yalova UMKE’nin isimsiz kahramanları

A
A
A
Yalova UMKE’nin isimsiz kahramanları

Başta deprem, yangın, seller gibi afetlerde insanların yardımlarına koşan afetlerin ‘ilk yardım melekleri’ olarak adlandırılan Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri kısa adıyla UMKE’nin gönüllüleri birçok insanın isimsiz kahramanı oldu ve olmaya devam ediyor.


Yalova’da UMKE Haftası nedeniyle afetlerin sağlık gönüllüleri bugüne kadar büyük fedakarlık göstererek yaptıkları çalışmaları gazetecilere anlattı. İlk olarak söz alan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Osman Karakuş, UMKE gönüllülerine teşekkür etti. Büyük bir fedakarlıkla zorlu bir eğitimden geçerek UMKE gönüllüsü olan sağlık çalışanlarının önemine değinen Karakuş, “Şunu da tüm halkımızdan sağlıkçılarımızdan şunu temenni ediyorum, en kısa zamanda bu ruhu benimsemeleri. Çünkü biz bölgesel olarak afetlerin çok olduğu bir yerdeyiz. Geçen yıl yaşamış olduğumuz Kahramanmaraş depreminde hizmet veren arkadaşlarımız. UMKE gönüllüler ordusu. Sağlıkçılar arasından çıkmış, afette, sıkıntılı günlerde halkımıza nasıl sağlık hizmeti veririz, nasıl entegre oluruz, onların dilinden nasıl anlarız, onlara nasıl yardımcı oluruz, onları nasıl rahatlatırız noktasına önce kendilerini bir eziyet, iletişim, gönüllük kampına sokuyorlar ve eğitimlerini alıyorlar. İnsanların neler yaşayabileceğini ne sıkıntılar çekebileceğini önce hissediyorlar. Sağlıkçı olarak buna entegre olup ilk duydukları anda koşuyorlar" dedi.


Karakuş, Yalova’da yaklaşık 125 sağlıkçının gönüllük esasına dayanan UMKE eğitimlerini aldığını ve 60-70 civarında da kişinin ise aktif hala görev yaptığını söyledi. Karakuş, eylül ayında bir eğitim programı yapacaklarını Yalova’dan 25 ve çevre illerden de 25 kişi olmak üzere gönüllük eğitimi düzenleyeceklerini anlattı.


Her afette ilk yardıma onlar koşuyor


İl Sağlık Müdürlüğü Acil ve Afetler Sağlık Hizmetleri Birimi UMKE sorumlusu Mustafa Ülker, 1999 Marmara Depremi’ni yaşadığını ve o günden sonra ne yapabilirim düşüncesine sahip olduğunu anlattı. Bu nedenle de UMKE gönüllüsü olduğunu belirten Ülker, “Van Depremi’nde 2011 yılının aralık ayında görev aldım ilk. Daha sonra İzmir Depremi’nde görev yaptım. Çeşitli yangın ve sellerde görev aldım. En son yine Kahramanmaraş Depremi’nde önce Adıyaman’da, daha sonra Kahramanmaraş’a, ardından Hatay’a 2 defa gidip oralarda görev aldık” dedi.


“14 kişiyi canlı, sağ kurtarabilme şerefine nail oldum”


Samed Cem Alıcıoğlu ise 17 yıldır paramedik olarak görev yaptığını ve 2016’dan beri Sağlık Bakanlığı’nda çalıştığını belirterek şöyle konuştu:


“5 yıldır da UMKE gönüllüsü olarak görev yapıyorum. 1999 Marmara Depremi’nde ben küçük bir çocuktum. O zamanki görüntülerden çok etkilenmiştim. Bundan dolayı ben insanlara yardım etmeyi, kendime bir borç bildim. Hem ülkemize hem vatandaşlarımıza yardımcı olmak adına depremde veya herhangi bir afette zarar görmüş, yardıma muhtaç kişilere yardım eli olabilmek adına UMKE gönüllüsü oldum. 112 olarak Elazığ ve İzmir depremlerine katıldım. UMKE olarak da en son Kahramanmaraş Depremi’nde görev aldım. İlk günden itibaren bölgeye giden ekipteydim. Yaklaşık 9 gün sıcak alanda kaldım. 14 kişiyi canlı, sağ kurtarabilme şerefine nail oldum. Bir vakada yaklaşık 3,5 saat enkaz içinde depremzedeyle birlikte kaldım. Ona tıbbı müdahalede bulunurken onu yukarıya çıkarabilmek için kendim de enkaz altında kalınca orada bir empati kurabildim. Çok zor bir durum. Her yeriniz enkazda. Yapacak hiçbir şey yok. Bir yardım eli, bir yardım sesi duymak istiyorsunuz. Biz de bu yardım sesi olabildiğimiz için gururluyuz, onurluyuz. Bu iş gönüllük esaslı bir iş. Ben de gönüllü olmaktan dolayı çok mutlu ve gururluyum.”


Hemşire Ganime Köroğlu Oruç, 20 yıla yakında UMKE personeli olan olduğunu 7 yıldır da aktif olarak görev yaptığını belirterek, “Çeşitli görevlerde bulundum. UMKE gönüllük işi insanlara yardım etmek, onların zor anlarında yanında olmak çok ayrıcalıklı bir şey. Onun vermiş olduğu gurur, onur çok farklı bir olay. Bunu yaşamak istedim. Bir nebze de olsa birilerine yardımımız dokunursa farklı bir duygu. Onun için UMKE personeli olmayı tercih ettim. Maraş depremi, daha önce sınırlarda bir çok yerde görevde bulundum” dedi.


“O zorluklar bizi hiç yormadı”


Kahramanmaraş Depremi’nde büyük zorluklar içinde insanlara yardımcı olmaya çalıştığını ifade eden Oruç, “O zorluklar bizi hiç yormadı. İnsanları kurtardığımız zaman çok değişik duygular yaşadık. Göçükte bir anne ve çocuk vardı. Anne çocuğun üzerine yatmıştı. 2 çocuğu vardı biri ölüydü, anne de ölüydü. Diğer bir tane küçük olan çocuğu çıkardık. Onu hiç unutamıyorum” ifadesini kullandı.



Yalova UMKE’nin isimsiz kahramanları

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun Şehir Hastanesi’nde KBRN tatbikatı Samsun Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) tatbikatında patlama ve kimyasal sızıntı senaryosu uygulandı. AFAD koordinasyonunda düzenlenen tatbikata 7 kurumdan 78 personel katıldı. Tatbikatta ekiplerin olaylara müdahale kabiliyeti ile kurumlar arası koordinasyon sahada test edildi. Samsun Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinasyonunda düzenlenen tatbikatta senaryo gereği hastanenin laboratuvar bölümünde meydana gelen patlama sonrası kimyasal sızıntı oluştuğu varsayıldı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler kısa sürede güvenlik çemberi oluşturarak müdahale çalışmalarını başlattı. Tatbikat kapsamında ilk olarak olay yeri güvenliği sağlanırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek kontrol altına aldı. Özel koruyucu kıyafetler giyen AFAD ekipleri, kimyasal maddeden etkilendiği varsayılan yaralıları güvenli alana taşıdı. Senaryo gereği etkilenen hasta ve hastane personelinin tahliyesi gerçekleştirildi. Tahliyenin ardından yaralılara dekontaminasyon (arınma) işlemleri uygulandı ve sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapıldı. Olay yerinde ölçüm ve tespit çalışmaları gerçekleştirilirken, alınan numuneler inceleme yapılmak üzere ilgili birimlere teslim edildi. Gerçekleştirilen tatbikatta kurumlar arası koordinasyon, acil müdahale planlarının işleyişi ve kriz yönetimi süreçleri de sahada test edildi. Yetkililer, bu tür tatbikatların muhtemel afet ve kimyasal olaylara karşı hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tatbikata AFAD’ın yanı sıra itfaiye, emniyet, Kızılay, UMKE, 112 Acil Sağlık ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personeli katıldı. Toplam 7 kurumdan 78 personelin görev aldığı tatbikatta 12 araç kullanıldı. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında görevli kurum amirleri de tatbikatı yerinde takip etti. Tatbikat sonunda mevcut müdahale planlarının uygulanabilirliği değerlendirilerek muhtemel eksikliklerin giderilmesine yönelik notlar alındı. "Tatbikatımızı başarıyla gerçekleştirdik" Tatbikat hakkında bilgi veren Samsun AFAD Müdürü Ahmet Matur, "Burada amacımız, şehrimizdeki tüm kurumların koordinasyonunu sağlamaktır. Muhtemel bir afet durumunda kimyasal, radyolojik, biyolojik ve nükleer görevler söz konusu olduğunda kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek ve müdahale kapasitemizi artırmaktır. Tatbikatımızı başarıyla gerçekleştirdik. Senaryoya göre 112 Acil Çağrı Merkezi’ne, Samsun Şehir Hastanesi’nde bir patlama meydana geldiği ve patlamanın ardından kimyasal sızıntı gerçekleştiği ihbarı geldi. İlgili 7 kurumumuz tatbikata katıldı. İlk olarak patlama sonrası itfaiye ekipleri yangına müdahale etti, emniyet güçleri olay yeri güvenliğini sağladı. Ardından AFAD ekipleri, KBRN uzmanlarıyla birlikte tehlikeli maddelerden etkilenen yaralı vatandaşlara müdahale etti ve alanın kimyasal maddelerden arındırılması işlemini gerçekleştirdi. Bu işlemlerin ardından alınan numuneler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ekiplerine teslim edildi. Akabinde kesintisiz iletişimin sağlanması amacıyla baz istasyonu görevlendirildi. Tatbikatın sonunda ise Kızılay’ın ikram aracı ekiplerimize eşlik etti. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Tatbikata ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Bilal Bozdemir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bakçepınar, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Tevfik Akçay, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz ile görevliler katıldı.
Kastamonu "Kampüs İftarları" etkinliği gençleri aynı sofrada buluşturdu Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Kampüs İftarları" programında gençlerle iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. İftar programına Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ile çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Gençlerle aynı sofrada iftar yapan Genel Müdürü Efendioğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek üniversite kampüslerinde düzenlenen iftar programlarının gençleri bir araya getirdiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Küçük ise öğrenci topluluklarının yürüttüğü projelerin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, öğrencilerin proje ve faaliyetlerini çeşitlendirerek üniversitenin başarılarını artırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu da üniversitenin son dönemde ÜNİDES programında üst sıralarda yer almasının önemli bir başarı olduğunu belirtti. İftarın ardından "Kampüste Ramazan Bereketi" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, Hacivat-Karagöz ve Aşık ile Maşuk gösterileri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinlik boyunca öğrencilere çeşitli ikramlar yapıldı. Öğrenci toplulukları kurdukları stantlarda projelerini tanıttı. Programın son bölümünde ise üniversiteli gençlerle ÜNİDES buluşmaları gerçekleştirildi. Gençlerin proje ve fikirlerini paylaşma imkanı bulduğu buluşmada, gençlik çalışmalarına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Programa; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Genel Müdür Yardımcıları Tarık Karkınçam, Tuncay Ulusan ve M. Tayyip Kahyaoğlu katıldı.
İstanbul Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi " Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) iftar yemeğinde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası hakkında konuşarak, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi." dedi. İstanbul Ataköy’de bulunan Hyatt Regency Otel’de MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) öncülüğünde bir iftar yemeği etkinliği düzenlendi. Düzenlenen organizasyona Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve birkaç davetli katıldı. Verilen iftar yemeğinden sonra katılımcılara seslenen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da depremden sonra inşa edilen yapılara değinerek geliştirilmekte olan projeler hakkında konuştu. Daha sonrasında Malatya Bilim Merkezi açılışı öncelikli olmak üzere toplanan protokol, imza töreninde sahneye çıkarak imzalarını attı. Asrın felaketinin üstesinden bu ülke geldi Deprem sonrası toparlanma süreci hakkında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı asrın felaketi diyorlar ama bence asırların felaketiydi. Bu felaketin üstesinden bu ülke büyüklükle geldi." dedi. Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi Malatya’da 121 bin bağımsız bölümün yükseldiğine değinen Er, "Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi. 121 bin. Cumhurbaşkanıma hitaben teşekkür konuşması yapmıştım. Aynı şu ifadeyi kullandım. Cumhurbaşkanıma ’Sayın Cumhurbaşkanım, 121 bin konut diyoruz, insanlar 121 olarak algılıyor. Siz 455 bin konut diyorsunuz, insanlar rakam telaffuzunda zorlanıyor, 455 tane diyorlar.’ Geçen gün dedim bir ortamda, ’121 bin bağımsız bölüm Malatya’da 2 yıl içerisinde yükseldi.’ diyorum." şeklinde konuştu. Bilim merkezleri hayata geçiyoruz Malatya’da hayata geçirilen yeni projelere değinen Sami Er, "Bilim merkezlerini hayata geçiriyoruz. 2 tane cami projemiz var. Bu projelerimizle de inşallah birazdan protokol yapacağız. Çok ciddi manada sanayimiz yapılıyor. Burada biz ayrıca mobilyacılar, mermerciler, hurdacılar bütün iş sınıflarını kümelendirerek şehrin dışına çıkarmayı hedefliyoruz ve Malatya’daki Çavuşoğlu’ndaki sanayi çarşısını Allah’ın izniyle dönüştürerek Malatya’nın cazibe merkezi hâline getiriyoruz." dedi. Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var Altyapı yatırımlarının varlığından bahseden Belediye Başkanı Er, "Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var. Bütün Malatya’nın şebekesini değiştiriyoruz. Yıllardır kullanılan asbest borular var, onların tamamını değiştiriyoruz. Bütün su depolarının tamamı değişiyor ve arıtma tesisleri bölgenin en ileri biyolojik arıtmasını yapıyor. Yani altyapı ile ilgili 35 milyar lira bir çalışmamız var." dedi. Çevre ile ilgili çok ciddi çalışmamız var "Yollarla ilgili, çevreyle ilgili çok ciddi çalışmamız var." diyerek sözlerine devam eden Sami Er, "Şu anda Kuzey Çevre Yolu alanı Allah’ın izniyle ağustos ayında bitiyor. Kuzey kuşak ve Güney kuşak yollarını, 6 yıl sürecek olan işi 6 ayda bitirdik. İnşallah Malatya’mıza raylı sistemi de kazandırıyoruz. Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi’ni 30 metrelik yola çıkararak buradan raylı sistemi geçirerek 100. Yıl Parkı’na kadar çalışmalar devam ediyor. Ayrıca banliyö treni oluşturarak burasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunları biz İkizce’ye kadar inşallah devam edeceğiz." dedi. Kürsüde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuştu. Türkiye’nin savunma sanayii alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Bakan Kacır, "Savunma sanayiinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern ve en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldık. Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68’lik pazar payıyla dünyada 1 numara. Türkiye bugün jet motorlu SİHA’sında havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke." dedi. Türkiye bugün balistik füzelerini üretebilen bir ülke Konuşmasının devamında Türkiye’nin balistik füze üretimi hakkında konuşan Bakan Kacır, "Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen, üretebilen; kendi seyir füzelerini geliştirebilen, üretebilen; balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkânlarıyla hayata geçirebilen bir ülke." şeklinde konuştu. Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu Türkiye’nin mührünü gökyüzüne vurduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Türk milleti Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, KAAN’la, Kızılelma’yla mührünü gökyüzüne vurdu." dedi.