ASAYİŞ - 23 Eylül 2025 Salı 15:03

Yalova’da eski belediye başkanlarının yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Yalova’da eski belediye başkanlarının yargılanmasına devam edildi

Yalova Belediyesi’ndeki yolsuzluk davasında yerel mahkemenin kararının bozması nedeniyle aralarında eski belediye başkanları Vefa Salman ve Yakup Koçal’ın da bulunduğu 8 sanığın yeniden yargılanmasına devam edildi.


Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi’nin yerel mahkemenin kararını bozması nedeniyle 8 sanığın yeniden yargılanmasına Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Yalova Belediyesindeki 23 milyon liranın üzerinde paranın zimmete geçirilmesiyle ilgili, 2020 yılında başlatılan soruşturma çerçevesinde dönemin Belediye Başkanı Vefa Salman görevden uzaklaştırılmıştı. Yargılama sürecinde ise 38 sanıktan 19’un çeşit tarih ve sürelerde tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmasına devam edilmişti. Yolsuzluk davasında 28 Aralık 2023 tarihinde mahkeme heyeti kararını açıklamıştı. Buna göre, Mali hizmetler çalışanı Reşat Elgin’i toplam 45 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Yeniden yargılanan eski başkanlar Vefa Salman ve Yakup Koçal hakkında nitelikli zimmet suçunda beraat kararı verilmişti. Heyet sanıklardan Salman’a zimmet suçunun ihmalinde 1 yıl 8 ay, Yakup Koçal’ı ise 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Dönemin belediye başkan yardımcısı Halit Güleç hakkında ise zimmet suçundan ihmalden 2 yıl 1 ay, irtikap suçundan ise 4 yıl 2 ay olmak üzere toplam 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti. Davada toplam 38 sanıktan 18’i hapis cezası almıştı.



Zimmet davasında dosyalar birleştirildi


Öte yandan duruşmada Vefa Salman ve Halit Güleç’in zimmet suçuyla yargılandığı başkan bir dosya dava ile birleştirildi. Dosyada sanık olan eski Belediye Başkanı Vefa Salman ve eski Başkan Yardımcısı Halit Güleç ile ilgili, 2014 yılında hayırsever Macide Alp’ten heykel yapımı için elden alınan 10 bin liranın kayıt altına alınmadığı, meclisi sunulmadığı ve zimmete geçirildiği iddiası yer alıyor. İddialar arasında, 2014’te çöp ihalesini alan firmanın rüşvet olarak bir otomobil verdiği ve bunun Vefa Salman’ın kuzeni Özlem Salman’ın üzerine yapıldığı da yer alıyor.


2018-2020 yılları arasında yapılan araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasının da yer aldığı birleştirilen davanın iddianamesinde Salman ve Güleç, hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası isteniyor.



Eski Başkan Koçal ifade verdi


Davanın ikinci duruşmasında eski Başkan Yakup Koçal, Şenay Reyhan Kaş, Saliha Öktemgil, eski Başkan Yardımcısı Halit Güleç, Kartal Özgür Barutçu, Beytullah Baltacı hazır bulunurken eski Başkan Vefa Salman ve Bekir Bilgi duruşmaya katılmadı. Duruşmada dinlenen sanık eski Başkan Yakup Koçal ise Mali Hizmetler çalışanı Reşat Ergin’in işlediği ve arşive giden evrakı kontrol etmemekle suçlandığını fakat suçsuz olduğunu belirtti. Koçal, başkanın arşive giden evrakı kontrol etme görevinin olmadığını savundu.


Duruşmada sanıklarda Şenay Reyhan Kaş ve Saliha Öztemgil de dinlendi. Sanıklar suçsuz olduklarını ifade etti.


Mahkeme heyeti tanık A.Ş.I.’nın bir sonraki duruşmaya zorla getirtilmesi kararı verirken duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Yalova’da eski belediye başkanlarının yargılanmasına devam edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek önceliğimizdir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Ramazan ayının birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vesile olmasını temenni etti. Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini ve artık eski küresel ve liberal dünyanın olmadığını aktaran Yılmaz, "Uluslararası kuralların, kurumların zayıfladığı, ülkelerin korumacı eğilimlerinin güçlendiği, güç siyasetinin ön plana çıktığı, ‘güçlüysem istediğimi yapabilirim’ gibi bir anlayışın dünyada giderek hakim hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu çok iyi bir dönem değil. Bunu tasvip ettiğimiz için söylemiyorum ama bu gerçeği de görmemiz lazım. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Eski düzen, eski kurallar giderek zayıflıyor ve yeni bir düzen de ortada yok. Dolayısıyla bu tür dönemler, en tehlikeli dönemlerdir. Bunun temelinde ne var diye baktığınız zaman dünyada ekonomide yeni bir güç dağılımı var. Çin başta olmak üzere Uzakdoğu’nun yükselişi, dünya ekonomik hiyerarşisinin dönüşümü siyasi gerilimleri de besliyor. Dünyanın bu yeni ekonomik gerçekliğiyle siyasal gerçekliği örtüşmüyor. Dolayısıyla bir çatışma ortamı içindeyiz. Ekonomideki bu güç dağılımı siyasette de jeopolitik gerilimleri besliyor. Bölgemizde de bunu yaşıyoruz, görüyoruz, dünyanın birçok farklı bölgesinde de bu gerilimlere şahit oluyoruz" ifadelerine yer verdi. Dünyada belirsizliklerin yükseldiği ve risklerin arttığı bir dönemde ülkelerin kendi iç cephelerini güçlendirmeleri gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada daha öngörülebilir politikaların izlenmesi, sağlıklı, sağlam ve ihtiyatlı politikalarla hareket etmenin önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın içinde bulunduğu bu riskli dönemde Türkiye’nin realiteleri gördüğünü ve bu doğrultuda orta ve uzun vadeli hedefleri belirlediklerini dile getiren Yılmaz, bu hedeflere dönük çabayı kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaptı. "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" Ekonomi politikalarında son dönemlerde istikrarı daha fazla ön plana çıkardıklarını belirten Yılmaz, "Malum dünya bir pandemi yaşadı. Pandemi sonrasında hala etkilerin belli oranlarda devam ettiğini söyleyebiliriz. 2020-2024 dönemine baktığımızda dünya ekonomisi kümülatif olarak 100 iken ancak 115 olabilmiş. Aynı dönemde Türkiye ekonomisi 100 iken 130 olmuş. Dünyanın iki katı kadar bir büyüme kaydetmiş. Dolayısıyla reel ekonomi tarafında güçlü bir performans ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim. Bu süreçte finansal açıdan istikrarsızlıklar yaşadık. Enflasyon oranımız yükseldi, dolayısıyla reel ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları olabildiğince koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir. Başta enflasyon oranını aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor. Bu konuda da belli bir mesafe almış durumdayız. 2024’ün Mayıs ayında enflasyon 75 buçuğa kadar yükseldi. O günden bu güne 45 puan civarında enflasyon oranında düşüş var" diye konuştu. Temel mallarda yüzde 17’lere kadar enflasyon oranının indiğini söyleyen Yılmaz, özellikle kira, eğitim gibi kalemlerde de giderek iyileşme gördüklerine dikkati çekti. "2026 yılı özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılının özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını dile getirerek, "Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda ama bir taraftan da bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz. Reel sektör içinde özellikle emek yoğun şirketlerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Bu sektörlerimize dönük politikalar izliyoruz" dedi. "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak" Enflasyonla beraber büyümeyi de dengeli bir şekilde sürdürdüklerine vurgu yapan Yılmaz, "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak. Kişi başına gelirimiz 18 bin dolara yakın mertebelerde gelecek diye tahmin ediyoruz. Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11’inci büyük ekonomisi olacak" açıklamasında bulundu. Para politikası ve maliye politikasını eşgüdüm içerisinde uyguladıklarını kaydeden Yılmaz, Orta Vadeli Programda bütüncül bir politika setini ortaya koyduklarını ve buna göre hareket ettiklerini belirtti. Ayrıca Yılmaz, para politikası ve maliye politikası dışında yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalarında çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Hep birlikte ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere taşıyacağımıza gönülden inanıyoruz" Sağlıklı para ve maliye politikaları başta olmak üzere arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yola devam edeceklerine dikkati çeken Yılmaz, "Doğru bir program izliyorsanız elinizde olmayan, kontrol edemediğiniz faktörler sizi bir miktar geciktirebilir veya olumlu bir sürprize hızlandırıcı etki yapabilir ama asıl etkili olan sizin kendi programınızdır, ortaya koyduğunuz hedeftir. Onu kararlı bir şekilde uygularsanız bir ay önce veya üç ay sonra hedeflerinize ulaşırsınız. Biz de bu anlayış içinde sabırla, kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Burada da kamu, özel sektör, sivil toplum hep birlikte dünyanın bu zorlu döneminde ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere hep birlikte taşıyacağımıza da gönülden inanıyoruz" dedi.