EKONOMİ - 07 Nisan 2025 Pazartesi 12:32

Yalova’da topraksız tarım serasında çilek üretimine başlandı

A
A
A
Yalova’da topraksız tarım serasında çilek üretimine başlandı

Yalova’da daha önce hayatlarında tarımla uğraşmamış 4 girişimci tarafından topraksız tarımla çilek üretimine başlandı. İnternete gördükleri video sonrası harekete geçen ortaklar kentte 2 bin 200 metrekare alanda üretim gerçekleştiriyor.


Yalova’da 4 girişimci tarafından kurulan firma ile kentte ilk kez topraksız tarım serasında çilek üretimi gerçekleştirildi. Zorlu sera kurulum süreçlerinin ardından çalışmalarının meyvelerini toplayan ortaklardan Merve Yazıcı, "Aslında çiftçilikle çok alakamız yoktu. Bir gün oturup kahvaltı yaparken bu işi yapabilir miyiz dedik. Bu kadar maliyetli olacağını bilmiyorduk ama başladık. Çilek konusunda bir youtube videosundan yola çıktım" dedi.


Mersin’den ikinci bir el serayı satın olarak Safran Köyü’nde kurduklarını ifade eden Yazıcı, "Çok kolay olmadı. Maliyeti tahminimizin üzerinde oldu ama şu anda çok mutluyuz. Niye bu işe girdik dediğimiz bir gün olmadı" ifadesini kullandı.


Ortaklardan Murat Gülbaba ise soğuğa dayanıklı Sabrina cinsi çeleği üretimde tercih ettiklerini belirterek, "Topraksız tarımda 365 gün çilek üretimi yapılabiliyor. Zorlukları tabi var. Isıyı, nemi kontrol edebiliyor olmak gerekli" ifadesini kullandı.


Seranın kurulumu ve ilk adımlar hiç de kolay olmadığını anlatan Bager Arıcı ise "Topraksız tarımı seçme nedenimiz birim alandan daha fazla ürün toplamak. Bahçe çileğine oranla daha fazla ürün elde edebiliyoruz. Bitkinin kontrolü tamamen bize bağlı aslında. Kapalı ortamda üretim yaptığımız için bitkinin gelişimi tamamen bizim elimizde oluyor" diye konuştu.


Bager Arıcı, Sabrina cinsinin raf ömrünün diğer türlere göre daha fazla olduğunu kaydetti. Ortaklardan Murat Girgin de minimum gübre ile maksimum ürün aldıklarına dikkati çekerek, ""Şu anda 2 bin 200 metrekare alan içinde yaklaşık 30 bin kök dikerek bu işi hakkıyla yapıyoruz. Yaklaşık 1,5 aydır üretim yapıyoruz. 30 bin kök yaklaşık 12 ton üründen bahsediyoruz" açıklamasına bulundu.



Yalova’da topraksız tarım serasında çilek üretimine başlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenlendi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenledi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından ‘’28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası’’ isimli panel düzenlendi. Programda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan TBMM 29. Başkanı Mustafa Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise konuşmasında "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmasında "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.