YEREL HABERLER - 21 Nisan 2012 Cumartesi 17:12

YERKÖY`DE TEKSTİL FABRİKASI ÇALIŞTIRACAK İŞÇİ ARIYOR

A
A
A
YERKÖY`DE TEKSTİL FABRİKASI ÇALIŞTIRACAK İŞÇİ ARIYOR

Yozgat`ın Yerköy ilçesine kurulan tekstil fabrikası yöneticileri işçi bulamamaktan yakınıyor.
Yozgat`ın Yerköy ilçesinde fabrikasında ürettiği spor giyim ürünlerini yurt içi ve yurt dışında Rusya ve bazı Avrupa ülkelerine ihraç eden Divan Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Erzurum, Yozgat`ta tekstil sektöründe kalifiye elamanın bulunduğunu, ancak geçmiş dönemlerde kısa süreli gelip giden tekstil fabrikalarının oluşturduğu sıkıntıdan dolayı, işçi bulmakta zorlandıklarını söyledi. Çalıştıracakları işçinin güvenini sağlamak için işçiye 15 günde bir ödeme yaptıklarını ifade eden Erzurum, ``Geçmiş dönemlerde kısa süreli gelen tekstil fabrikaları çalıştırdıkları işçinin maaşını ödememiş, işçinin içeride alacağı kalmış, bu sebeple işçiler yeni açılan fabrikalara sürekli tereddütlü bakıyor. Yozgat`ta çok sayıda kalifiye eleman var ama bu tereddütten dolayı işçi bulamıyoruz. Şu anda işçiye 15 günde bir ödeme yaparak güven tesis etmeye çalışıyoruz.`` dedi.
Fabrika kapasitesinin 250 kişi olduğunu ancak şu anda 105 işçi çalıştırdıklarını belirten Erzurum, ``Broşür bastırarak, belediye hoparlöründen anonslar yaptırarak, mevcut çalışan işçilerimizden destek alarak içi sayımızı artırmaya çalışıyoruz. Tüm işçilerimizin sosyal güvencesi sağlanıyor, servis ve yemek veriyoruz. Özellikle servis güzergahlarımız Yozgat Merkez, Saray Beldesi, Midiliç Köyü, Yerköy, Çiçekdağı ve Sekili beldesi, biz buralarda çalışmak isteyen vatandaşlarımızı bekliyoruz. İşçilerin vasıflı veya vasıfsız olması fark etmiyor. Vasıfsız elemanları ise eğiterek kazanmaya çalışıyoruz.`` diye konuştu.
Yozgat Bozok Üniversitesi`nde İşletme Bölümü 4. Sınıf Öğrencisi Kübra Çağman, kalite kontrol ile ilgilendiklerini belirterek, ``Ben hem eğitimimi sürdürürken, hem de burada çalışıyorum. Fabrikamız işçi aramaktadır. Özellikle burası kadınlar için çok ideal bir yer, bu sebeple ev ekonomisine katkı sağlayan kadınları burada çalışmaya davet ediyorum.`` ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MCBÜ’de ’Afetlerde insan olmak’ sempozyumu Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen "Afetlerde İnsan Olmak" sempozyumunda, afetlerin yalnızca bir doğa olayı değil, aynı zamanda insanlık sınavı olduğu vurgulandı. Uzmanlar, afet öncesi hazırlık, kriz anı yönetimi ve sonrası için toplumsal bilinç çağrısı yaptı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) bünyesinde, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi ile AFAD Manisa İl Müdürlüğü iş birliğinde "Afetlerde İnsan Olmak" konulu sempozyum gerçekleştirildi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, Türk Kızılay Manisa Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Özgür Kalenderoğlu, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Afetlere karşı bilinç vurgusu Açılış konuşmasını yapan Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, Türkiye’nin deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerin sık yaşandığı bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, afetlerin zararlarının ancak bilinçli toplumlarla azaltılabileceğini ifade etti. Topçu, özellikle 6 Şubat depremlerinin afet bilincinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Topçu, "Afetlerin zararını en aza indirmek için toplumda önlem alma ve zarar azaltma bilincini yerleştirmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor" dedi. "Afetler bir süreçtir" MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer ise afetlerin yalnızca yaşandığı anla sınırlı olmadığını belirterek, "Afet öncesi, anı ve sonrası bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üniversitelerin görevi, bu süreçleri bilim ışığında değerlendirmek ve toplumu bilgilendirmektir" diye konuştu. AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı da afetlerin insanlığın dayanışma yönünü ortaya çıkardığını belirterek, "Afet anında insan olmak; yardıma koşmak, dayanışmayı en güçlü şekilde yaşamaktır. Gerçek insanlık zor zamanlarda ortaya çıkar" ifadelerini kullandı. Pıhtılı, 6 Şubat depremlerinin geniş bir coğrafyada milyonlarca insanı etkilediğini hatırlatarak, afetlere karşı bireysel sorumlulukların da büyük önem taşıdığını vurguladı. Sempozyum kapsamında; "Afetlerde çocuk olmak", "Afetlerde kadın olmak", "Afetlerde yaşlı birey olmak" ve "Afetlerde engelli birey olmak" başlıklarında akademisyenler tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Arama kurtarma ekipleri tanıtım yaptı Programın ardından, Süleyman Demirel Kültür Merkezi bahçesinde kurulan stantlarda arama kurtarma ekipleri araç ve ekipmanlarını tanıttı. Katılımcılar, ekiplerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Öte yandan AFAD İzmir İl Müdürlüğü’ne ait simülasyon tırında öğrencilere deprem öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı.
Balıkesir Atatürk’ün Burhaniye’ye gelişinin 92. Yıldönümü törenle kutlandı Atatürk’ün Balıkesir’in Burhaniye ilçesine gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında çelenklerin anıta konmasının ardından başlayan törenlerde, günün anlam ve önemi anlatıldı, şiirler okundu ve halk oyunları gösterisi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törenler büyük ilgi gördü. Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye çelenklerinin anıta konmasının ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Öğrenciler Atatürk şiirleri okurken, günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı da öğretmen Oğuz Üzmez yaptı. Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları ekiplerinin gösterileride törenlere renk kattı. Öğretmen Oğuz Üzmez konuşmasında, "Bugün burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadelemizin meşalesinin yakıldığı, Kuvayı Milliye ruhunun taçlandığı, gönüllerin güzide şehri Balıkesir’in medarı iftarı Burhaniye’mize gelişinin 92. Yıl dönümü vesilesiyle toplanmış bulunmaktayız. Gazi Paşanın geleceğini önceden haber alan Burhaniyeliler, heyecan ve mutluluk içinde beklemeye başlamışlardı. Saat 22 sularında Atamızı taşıyan araba hükümet konağının önüne yanaşmış, Atatürk de aracından inerek Burhaniye halkını selamlamıştı. Burhaniye halkı Atasına olan sevgisini ve bağlılığını yoğun ilgiyle göstermişti. Mustafa Kemal Atatürk, bu ziyaret ve konaklamasında görmüştür ki; Kuvayı milliye havası içinde tek yürek olan Burhaniyeliler, Atalarına saygı ve bağlılık içindedirler. Böyle bir ecdadın nesli olarak, bu onur ve gurur günümüzün 92. Yıl dönümünde Atamızın manevi huzurunda aynı ruh hali ve heyecanı içinde hoş geldiniz diyor ve bilmeni istiyoruz ki; Kurduğun cumhuriyeti aydınlık bir meşale, başlattığın ilke ve inkılapları yol göstericimiz olarak görüyor, Bu kararlılığımızı sonuna kadar koruyup muhafaza edeceğimize Burhaniyeliler olarak söz veriyor ve tüm dünyaya haykırıyoruz: Ne mutlu Türküm diyene" sözlerine yer verdi.