GENEL - 14 Nisan 2016 Perşembe 11:20

Bankaların Dosya Masrafı Oyunu Tüketicileri Mağdur Ediyor

A
A
A
Bankaların Dosya Masrafı Oyunu Tüketicileri Mağdur Ediyor

Bankaların haksız olarak aldığı dosya ücreti, kart ücreti gibi ücretleri geri almak için Tüketici Hakem Heyetine müracaat eden tüketicilerin şikayetini gören bazı bankalar, aldığı ücreti tüketicinin hesabına yatırıp, aynı parayı ikinci defa istiyormuş gibi mahkemeye verip, mahkeme giderleri çıkartıp tüketiciyi mağdur ediyor.
Yozgat’ta bir vatandaş, bankadan çektiği krediden doğan dosya masrafını 300 TL olarak geri alırken, mahkeme masrafı olarak 252 TL ve 65 TL de hesap işletim ücreti olmak üzere toplam 317 TL olarak bankaya masraf ödedi.
Yozgat’ta bankadan kredi çeken Ahmet Sarıkaya, bankanın haksız yere kendisinden aldığı dosya masrafını almak için Tüketici Hakem Heyetine müracaat ettiğini belirterek, “Benim Tüketici Hakem Heyetine verdiğim şikayet dilekçesini banka görüyor ve bunun üzerine benim hesabıma dosya masrafı diye para yatırdı. Daha sonra bana mahkemeden bir yazı geldi. Bende bunu Tüketici Hakem Heyetindeki bir görevliye bildirdim o da ‘biz takip ediyoruz bir şey olmaz’ dedi. Ben de buna istinaden bir girişimde bulunmadım” dedi.
Mahkemeden ikinci bir kararın tarafına ulaştırıldığını ifade eden Sarıkaya, “Ben hakim karşısına dahi çıkmadan karar verilmiş. Kararda sanki ben bankadan ikinci bir defa dosya ücreti istiyorum gibi gösterilmiş. Mahkeme masrafı, bilirkişi masrafları olarak 252 TL para yansıtılmış. Banka bunun dışında bir de 65 TL banka hesap ücreti olarak toplamda 317 lira benden ücret aldı. Dosya masrafı 300 lira alıyorum 317 lira masraf ödüyorum. Ben bu bankadan şikayetçiyim, alınan bu ücretlerin tekrar tarafıma ödenmesini istiyorum. Banka vatandaşı mağdur ediyor. Uyanık davranıp, tüketici haklarına şikayet yapıldığında banka talep edilen ücreti hesaba yatırıyor. Tüketici Hakem Heyeti de işlemleri yürüttüğü için sanki bizleri ikinci bir masraf istiyormuş gibi gösteriyor. Benim gibi 250 kişinin üzerinde vatandaşın olduğunu öğrendim. Bu sayı belki daha da fazladır” diye konuştu.
MAĞDUR OLMAMAK İÇİN TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİNİN SONUCU TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BİLDİRİLMESİ GEREKİYOR
Yozgat Ticaret İl Müdürü ve Tüketici Hakem Heyeti Komisyon Başkanı İbrahim Akdaş, zaman zaman kendilerine bu türde mağduriyetten dolayı şikayetlerin geldiğini belirterek, “Bu problemin teknik olarak izahı, türetici hakem heyeti olarak bizim verdiğimiz karar ilamlı mahkeme kararıyla eş değer bir karardır. Bunun için bu karar doğrultusunda tekrar ödenmemesi için bankalar tarafından bunların bozulması gerekiyor. Bu nedenle de zaman zaman bu işlemleri yapıyor ve tüketiciyi mahkeme masraflarıyla karşı karşıya bırakarak mağdur olayları yaşanmaktadır” dedi.
Tüketicilerin hesaplarını kontrol ederek ederek eğer hesabında talep ettiği veya tüketici hakem heyetine vermiş olduğu miktarı yatırdığını gördüğü anda tüketici hakem heyetine gelerek dilekçesinden ve davasından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Akdaş, “Yatan ücretin tam, eksik veya fazla olduğunu hakem heyetine bildirerek bu tür hataların önüne geçilmesi mümkündür. Hesaba para yattığını görür görmez bize gelecek çünkü bizde devam eden dilekçe var. Biz onun işlemlerini yürütüyoruz. Eksik veya fazla olduğunu biz kendisine bildireceğiz. Hem banka ile ilgili problem çözülmüş olacak hem de bizdeki dilekçe tamamlanmış olacak. Bu şekilde bankaya ikinci bir para isteme durumu olmadığından dolayı böyle bir problemle karşı karşıya kalınmayacaktır” diye konuştu.
"BANKALAR BASİRETLİ BİR TÜCCAR GİBİ DAVRANMALI"
Bankaların bu konuda basiretli bir tüccar gibi davranmaları gerektiğine değinen Akdaş, “Çünkü bu tüketiciler aynı zamanda bankanın birer müşterisidir. Müşteri gibi davranması gibi gerekir, müşterilerini bu şekilde hileli yolla aldatmamaları gerekiyor. Biz buna karşıyız. Ama hukuki olarak bankaların Asli Hukuk Mahkemesi tüketici sıfatı ile giderek kararı bozma yönünde herhangi bir durumumuz yok. Şu andaki mevzuata göre en güzel çözüm tüketicinin hesabına para yattığında bize bildirmeleri gerekiyor. Tüketicilerimizin bunu bilmesi gerekiyor. Sadece banka değil başka konular için de sonucu tüketici hakem heyetine bildirmeleri gerekiyor, mağdur olmamak için bunun en güzel sonucu bu şekildir” ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.