YEREL HABERLER - 20 Nisan 2016 Çarşamba 15:58

Yozgat'ta Huzurevi'nde Kalan Yaşlı Çift Boş Zamanlarını Maket Yaparak Değerlendiriyor

A
A
A
Yozgat'ta Huzurevi'nde Kalan Yaşlı Çift Boş Zamanlarını Maket Yaparak Değerlendiriyor

Yozgat Alparslan Türkeş Huzurevi’nde kalan koah hastası 69 yaşındaki Şükrü Pasinlioğlu, boş zamanlarını cami, gemi ve uçak maketi yaparak değerlendirirken, şimdi de torunları için kendiliğinden sallanabilen beşik yapıyor.
Sekiz yıldır eşi Lütfiye Pasinlioğlu (66) ile birlikte Yozgat Alparslan Türkeş Huzurevinde kalan koah hastası Şükrü Pasinlioğlu, hastalığına rağmen boş durmayarak zamanını maket yaparak değerlendiriyor. Hobi olarak başladığı maket uçak yapma işini çok benimsediğini ve sevdiğini belirten Pasinlioğlu, “Daha sonra gemi, cami saat kulesi maketleri yapmaya başladım. Yaptıklarımı satmıyorum hediye ediyorum. Boş oturmakla zaman geçmiyor, bu şekilde bir şeylerle meşgul olunca zaman daha çabuk geçiyor ve bir şeyler üretmenin keyfini yaşıyorsunuz” dedi.
Aslen Tokat’lı olduğunu uzun yıllar İstanbul’da 3 çocuğuyla yaşadığını hatırlatan Pasinlioğlu, “İki oğlum ve bir kızım olmak üzere 3 çocuk babasıyım. Çocuklarımı büyütüp birer yuva kurmasını sağladım. Daha sonra sağlık sorunlarım sebebiyle koah hastası olduğum için Yozgat’a eşimle birlikte geldim ve sekiz yıldır huzurevinde kalıyorum. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Bize burada çok iyi bakıyorlar" diye konuştu.
Maketlerden sonra şimdi de kendiliğinden sallanan beşik yaptığını ifade eden Painlioğlu, “Şuan üç torunum için beşik yapıyorum. Mesleğim elektrik olduğu için kendiliğinden sallanan beşik yaptım ve ilkini bitirdim. Şimdi ikinci beşiği yapmaya çalışıyorum. Bu üretim için kimseden herhangi bir yardım alamdım tamamen kendi tasarladığım projeyi uygulayarak bu hale getiriyorum. Araç silecek motorunu kullandım, kendiliğinden sallanıyor. İsterseniz kademesini artırıp düşürebiliyorsunuz. Bizler gibi huzur evinde kalan yaşlı vatandaşlarımızın da boş vakitlerini bu şekilde değerlendirmelerini ya da ibadetle geçirmelerini öneriyorum” şeklinde konuştu.
Çalışmalarında eşine yardımcı olan Lütfiye Pasinlioğlu’da 45 yıllık evli olduğunu belirterek, “Eşim 6 yıl önce hobi olarak maket uçak yapmaya başladı. Daha sonra geliştirerek saat kulesi, cami ve gemi maketi yaptıtı. Şimdi de beşik yapıyor, bende kendisine yardım destek oluyorum. Allaha şükür burada rahatımız, huzurumuz yerinde kimseye muhtaç değiliz. Allah devletimize güç versin. Ama Rabbimiz kimseyi de buraya düşürmesin. Herkesin evi bambaşka, kadınlar genelde evlerine daha fazla düşkün oldukları için evin yeri bizim için başka oluyor. O yüzden bende burada değil de evimde olmak isterdim” ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.