YEREL HABERLER - 30 Ağustos 2016 Salı 13:12

Akçakışla Göletine 10 bin adet yavru sazan bırakıldı

A
A
A
Akçakışla Göletine 10 bin adet yavru sazan bırakıldı

Yozgat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından iç sularda balıklandırma projesi kapsamında mevcut balık varlığını artırmaya yönelik ve olta balıkçılığını teşvik etmek amacıyla Akdağmadeni ilçesinde Akçakışla göletine 10 bin aynalı sazan yavrusu bırakıldı.
Akçakışla Köyü Muhtarı Önder Gürel, Yozgat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce yürütülen göletlerin balıklandırma projesi kapsamında Akçakışla barajına 10 bin balık yavrusu bırakıldığını söyledi. Gürel, “Göletimiz Akdağmadeni ormanlarından gelen doğal kaynak suları ile beslenmektedir. Lezzetli bir balığa sahip göletimizde tatlı su sazanı ve yeni eklenen aynalı sazan ile çeşitliliğini artırıldı. Piknik yapan vatandaşlarımız bu gölette hobi olarak olta balıkçılığı yaprak vakitlerini değerlendiriyor. Gıda tarım ve hayvancılık il müdürlüğümüze yaptığı bu çalışmadan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrumlu turizmciler: "Bodrum’u lahmacun fiyatına endekslemek haksızlık" Muğla’nın Bodrum ilçesinde her yaz sezonu öncesi gündeme gelen lahmacun fiyatları, bu yıl da yeniden tartışma konusu oldu. Sosyal medyada paylaşılan yüksek fiyatlı adisyonlar üzerinden oluşturulan "Bodrum pahalı" algısı turizm sektörünü yeniden ikiye böldü. İşletmeciler ise Bodrum’da her bütçeye uygun işletme bulunduğunu belirterek özellikle lüks beach ve tekne servisleri üzerinden tüm ilçeye yönelik pahalı algısı oluşturulmasına tepki gösterdi. Bodrum’da restoran, beach ve teknelerde uygulanan fiyat tarifeleri; işletmenin bulunduğu bölgeye, verilen hizmete ve servis şekline göre değişiklik gösteriyor. İlçedeki birçok işletmede lahmacun fiyatlarının 250 TL’den başladığı öğrenilirken, özel servisle teknelere gönderilen ürünlerin fiyatlarının ise hizmet bedeliyle birlikte 2 bin TL’ye kadar çıktığı belirtildi. Özellikle denizin ortasında bulunan teknelere yapılan servislerde ulaşım, servis ve özel hizmet bedellerinin fiyatlara yansıdığı ifade edilirken, restoran fiyatlarıyla tekne servis ücretlerinin aynı değerlendirilmesinin doğru olmadığı kaydedildi. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte sosyal medyada paylaşılan yüksek fiyatlı ürünlerin tüm Bodrum’a mal edilmesi ise ilçedeki işletmeciler tarafından haksız rekabet ve algı operasyonu olarak değerlendiriliyor. İlçede her bütçeye uygun işletmeler bulunduğu; lüks hizmet veren beach işletmeleri ile standart restoranların aynı fiyat politikasıyla hizmet vermediği ifade edildi. Beach işletmelerinde sunulan şezlong, havlu, özel alan kullanımı ve sahil hizmetlerinin de fiyatlara doğrudan yansıdığı, bu nedenle deniz kenarında sunulan hizmetlerle standart restoran hizmetlerinin bir tutulmadığı belirtildi. "Sadece bir Bodrum algısı oluşturuluyor" AZKA Grup Yönetim Kurulu Başkanı, turizmci iş insanı Bülent Kaya, her sezon başında benzer haberlerin gündeme geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Her sene aynı haberler çıkıyor zaten sezon başında. Sadece Bodrum olarak ele almamak lazım. İstanbul’un da bazı bölgelerinde pahalılık var, bazı bölgelerinde yok. İşte biliyorsunuz lahmacun-ayran; her sene bunları söylüyoruz. Bodrum’a has, özgü, kendi ürettikleri yöresel yemekler üzerinden gitmek lazım. Ama hep lahmacunla başlıyoruz, lahmacunla sezonu bitiriyoruz. Sadece bir ‘Bodrum algısı’ oluşturuluyor. Ucuz yerler de var." "Bodrum’da her bütçeye uygun restoran var" TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış ise Bodrum’daki fiyatların bilinçli tercih edilen lüks işletmeler üzerinden değerlendirildiğini ifade ederek şunları söyledi: "İstanbul olsun, Ankara olsun; kesinlikle Bodrum’dan daha pahalı. Siz bir lüks restorana gittiğiniz zaman onun fiyatı farklıdır. Nasıl bir otele gittiğiniz zaman iki yıldızlı otelle beş yıldızlı otelin fiyatı farklıysa, gittiğiniz restoranla, gittiğiniz yerle ilgili tabii ki fiyatlar farklı olur. İnsanlar bilinçli olarak oraya gidiyor. Öyle bir marka restoran ya da öyle bir otel olmasa zaten o misafir buraya gelmez. Onun için kesinlikle yanlış. Ufak bir fiyatı gördüğü zaman ya da gelip de reklam amaçlı insanlar diyor ki: ‘Ya burası çok pahalı.’ Aslında burası pahalı değil. Yani Bodrum’a baktığınız zaman, İstanbul’a, Ankara’ya baktığınız zaman burası onlar kadar pahalı değil. Bodrum’da ucuz ve uygun restoranlarımız da var. Evet, marka restoranlarımız da var ve insanlar bilinçli olarak gidiyor. Onun için kesinlikle buna katılmıyorum" "Lahmacun üzerinden Bodrum değerlendirilmemeli" Oba Otel Genel Müdürü Özgür Adıgüzel de sosyal medyada oluşan algının turizme zarar verdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Bodrum’da pahalılık diye bir olaya biz inanmıyoruz. Bodrum’da her bütçeye göre bir tatil, her bütçeye göre de bir yaşam alanı kendinize bulabiliyorsunuz. Bu sosyal medyada ve televizyonlarda duyduğumuz Bodrum’daki özellikle şu ‘lahmacun algısı’ çok yanlış. Dünyanın en güzel yarımadalarından birine sahibiz ve bunun sadece lahmacunla, dönerle endekslenmesinin çok yanlış olduğunu ve ülke turizmine de çok zarar vereceğini düşünüyorum. Bodrum’da herkese göre bir alternatif var ama özel yatına denizin ortasında lahmacun isterseniz tabii ki bunun bir bedeli var. Ama bu, lahmacunun Bodrum’daki reel değerini gösteren bir ölçü değildir."
İstanbul Bayramda en büyük risk yanlış beslenme ve hijyen hataları Kurban Bayramı’nda bir anda artan kırmızı et tüketimi, göz ardı edilen hijyen kuralları ve acemi kasap kazaları, bayram sevincini acil servislerde sonlandırabiliyor. Toplumdaki bu risklere dikkat çekmek için "Bayramda Kurban Siz Olmayın" panelini düzenleyen Medipol Sağlık Grubu; kardiyolojiden acil tıbba, enfeksiyon hastalıklarından beslenmeye kadar birçok branştan uzmanı bir araya getirerek hastalıksız ve kazasız bir bayramın yol haritasını çıkardı. Kurban Bayramı’nın getirdiği yoğunluk, değişen beslenme alışkanlıkları ve gözden kaçan hijyen kuralları, sağlık açısından çeşitli riskleri beraberinde getirebiliyor. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen "Bayramda Kurban Siz Olmayın" panelinde, bayram sürecinin sağlıklı geçirilmesi tüm yönleriyle ele alındı. Moderatörlüğünü Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan’ın üstlendiği panelde; Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, Diyetisyen Ayşenur Karaca ve Acil Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Sümeyra Acar Kurtuluş, merak edilen konulara ışık tuttu. Bayramda denge ve kontrol şart Kurban Bayramı’nda beslenme alışkanlıklarının her yıl yeniden gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan,"Bayramda nasıl beslenmemiz gerektiği, mide ve kalp sağlığımızı yormadan nasıl hareket edeceğimiz önemli. Porsiyon kontrolü, kurban kesim ve saklama süreçleri, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve bayram kazalarına karşı dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Et tüketiminde acele etmeyin Bayramda et tüketiminin artmasına dikkat çeken Prof. Dr. Esin Korkut, "Kesilen et hemen tüketilmemeli, en az 12 saat dinlendirilmelidir. Etler mümkünse kısık ateşte ve kendi suyunda pişirilmeli, ekstra yağ eklenmemelidir. Aksi halde reflü gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Sıvı tüketiminin de artırılması ve gazlı içeceklerden uzak durulması gerekir. Porsiyon kontrolüne özellikle dikkat ederek, tatlı tercihlerinde sütlü ürünler daha sağlıklı olacaktır" ifadelerini kullandı. Hijyen kuralları hayat kurtarır Kurban Bayramı’nın enfeksiyon hastalıkları açısından riskli bir dönem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hüsrev Diktaş,"Kesimden tüketime kadar tüm süreç hijyen kurallarına uygun şekilde yürütülmelidir. El hijyeni, kullanılan bıçaklar, kesme tahtaları ve ortam temizliği büyük önem taşıyor. Etler buzdolabında dinlendirilmeli, güneş altında bırakılmamalı. Ayrıca iyi pişirilmeden tüketilmemeli ve çözülen et kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır" uyarısında bulundu. Etin yanında sebze tüketimi önemli Diyetisyen Ayşenur Karaca ise bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, kırmızı etin doğru şekilde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Karaca, "Et tüketimi kahvaltı yerine öğle öğününde tercih edilmelidir. Tabağın büyük kısmı sebze ve lifli gıdalardan oluşmalı, et porsiyonu ise yaklaşık 100-150 gram ile sınırlandırılmalıdır" dedi. Tam tahıllı gıdaların da beslenmeye eklenmesi gerektiğini belirten Karaca, tek yönlü beslenmeden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Acemi kasaplara dikkat Bayram sürecinde en sık karşılaşılan durumlardan birinin kesici alet yaralanmaları olduğunu belirten Uzm. Dr. Sümeyra Acar Kurtuluş, "Küçük kesilerde yara önce temiz suyla yıkanmalı, ardından temiz bir bezle basınç uygulanmalıdır. Halk arasında yaygın olan salça, kül ya da tütün sürme gibi uygulamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır" dedi. Ciddi yaralanmalarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Dr. Kurtuluş, kırıklar ve iç kanama riskine karşı da dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Ankara Pursaklar Belediyesinden Kurban Bayramı öncesi kesim provası Pursaklar Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların kurban ibadetlerini sağlıklı, hijyenik ve düzenli bir ortamda gerçekleştirebilmesi amacıyla Gümüşoluk Kurban Satış ve Kesim alanında kapsamlı bir kesim provası gerçekleştirdi. Kurban Bayramı hazırlıklarını tamamlamak için çalışmalarını hızlandıran Pursaklar Belediyesi, kurban satış ve kesim alanında gerçekleştirdiği prova ile bayram süresince yürütülecek hizmetleri uygulamalı olarak test etti. Prova çalışmalarını yerinde inceleyen Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, vatandaşların huzurlu ve sorunsuz bir bayram geçirmesi için tüm hazırlıkları titizlikle sürdürdüklerini belirtti. "Bayram boyunca veteriner hekimlerimiz, zabıta ekiplerimiz, temizlik personelimiz sahada aktif olarak görev yapacak" Vatandaşların kurban ibadetlerini modern tesislerde rahat bir şekilde gerçekleştirebilmesi adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirten Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı sağlıklı, güvenli ve hijyenik şartlarda geçirebilmesi adına tüm ekiplerimizle sahadayız. Kurban satış ve kesim alanımızda gerçekleştirdiğimiz prova ile bayram sürecinde oluşabilecek aksaklıkları önceden tespit ederek gerekli tedbirleri alıyoruz. Özellikle hijyen konusunda çok hassas davranıyoruz. Bayram boyunca veteriner hekimlerimiz, zabıta ekiplerimiz, temizlik personelimiz sahada aktif olarak görev yapacak. İnşallah hep birlikte huzurlu, bereketli ve kardeşlik ikliminin hâkim olduğu güzel bir Kurban Bayramı yaşayacağız’’ dedi. Veteriner İşleri Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin hazır bulunduğu Gümüşoluk Kurban Satış ve Kesim alanında gerçekleştirilen provada, kurbanlık hayvanların sevki, kesim işlemleri, temizlik çalışmaları ve atık yönetimi gibi süreçler uygulamalı olarak test edildi.
Bursa Güneş’ten herkesi utandıran serzeniş Bursa’da bir araya gelen öğrenciler, orman yangınlarına ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için ellerindeki poşetlerle ormanda çöp topladı. Çöp toplayanların arasında yer alan 4 yaşındaki Güneş ise herkese örnek olarak, "Biz topluyoruz siz atıyorsunuz. Benim ormanım burası" diye konuştu. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin de etkisiyle orman yangınlarının oluşma riski her geçen gün daha da artarken, tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da ’Orman Benim’ etkinliğim düzenlendi. Yıldırım ilçesindeki birçok ortaokul ve lise öğrencisinin katıldığı etkinlikte, vali yardımcısı ve kaymakam da eline poşet alıp çöp topladı. Ancak en dikkat çeken ise İdil ve Burak çiftinin 4 yaşındaki oğulları Güneş’in serzenişi oldu. Güneş, "Orman benim. Siz çöp atmayın. Biz topluyoruz. Ama siz atıyorsunuz. Benim ormanım burası" dedi. Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ise, "Artan orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarında öncelikli strateji, yangın öncesi alınması gereken önleyici tedbirlerdir. Son 10 yılın yangın istatistiklerine bakıldığında çıkan orman yangınlarının yüzde 92’sinin insan kaynaklı çıktığı görülmektedir. Toplumsal bir sahiplenme ile başarıya ulaşacağına inandığımız ’Orman Benim’ kampanyası ile toplumsal farkındalık oluşturup, yangın sayılarını ciddi oranda düşürmeyi, böylece mevcut söndürme kapasitemizi daha verimli kullanarak toplumumuz için bir tehdit haline dönüşen orman yangınlarının zararlarını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada gereken temizliği yaparak, yanıcı madde miktarını azaltmaktayız" ifadelerini kullandı. Ormanların sadece orman teşkilatının değil, herkesin olduğunun farkında olmak gerektiğini belirten Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan da, "Orman gerçekten de bu ülkenin, dünyanın ve Bursa’da korumamız gereken en büyük değerlerimizden bir tanesidir. Bursa, yeşiliyle ön plana çıkmaktadır. Yeşil Bursa’nın bu zenginliğini korumamız gerekiyor" diye konuştu. Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Yıldırım İlçe Kaymakamı Metin Esen, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, öğrenciler ve katılımcılar ellerine aldıkları poşetlerle adım adım ilerleyerek ormanlık alandaki çöpleri topladı.
Zonguldak Doğa yürüyüşünde bulduğu salep orkidesi hayatını değiştirdi: 60 bin fideyle salep üreticisi oldu Zonguldak’ın Devrek ilçesinde doğa yürüyüşü sırasında dikkatini çeken salep orkidesini araştırmaya başlayan 3 çocuk annesi Gülsüm Köseoğlu, 3 dönümlük arazide 60 bin fideyi toprakla buluşturarak kendi işini kurdu. Başarılı girişimci kadın, elde ettiği 600 kiloluk ilk hasadını köyünde bir ilke imza atarak şenlik havasında kutladı. Devrek ilçesine bağlı Kabaca köyü Dereköy mahallesinde yaşayan 39 yaşındaki Gülsüm Köseoğlu’nun girişimcilik serüveni, geçen yıl ailesiyle çıktığı doğa yürüyüşüyle başladı. Yürüyüş esnasında gördüğü bir bitkiyi merak ederek internette araştıran Köseoğlu, bunun doğadan toplanması yasak olan endemik ’salep orkidesi’ olduğunu öğrendi. Bitkinin yumrularının toz haline getirilerek içecek, dondurma, pastacılık ve kimya sektörlerinde yoğun talep gördüğünü ve yüksek ekonomik değere sahip olduğunu fark eden Köseoğlu, salep yetiştirmeye karar verdi. Uzun süren araştırmalarının ardından ilgili kurumlardan resmi izinlerini alan Köseoğlu, hazırladığı üç dönümlük araziye 60 bin salep fidesi dikti. "Doğada gördüm, araştırdım ve üretime başladım" Büyük bir emekle girdiği bu yolda 600 kilogram ürün elde etmeyi başaran Köseoğlu, girişimcilik hikayesini şu sözlerle anlattı: "Ailemle memleketimizde çıktığımız doğa yürüyüşünde yetişen çiçekler dikkatimi çekti. İnternetten araştırıp gerekli bilgileri edindikten sonra dikimini gerçekleştirdik. Ailemin de desteğiyle girdiğimiz salep yetiştiriciliğinde ilk mahsulümüzün hasadını yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizlere destek veren kurumlara teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın bu bitkiyi yetiştirerek hem kendi bütçelerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlamalarını tavsiye ederim." Eşinin girişimcilik ruhunu ilk günden beri desteklediğini belirten Umut Köseoğlu ise, "Eşim salep yetiştiriciliğine merak saldı, ben de kendisine her konuda destek verdim. Ekonomik anlamda güzel getirisi olan bir ürün, yöre insanımıza da bu alana el atmalarını tavsiye ediyorum" dedi. Hasat heyecanına protokol de ortak oldu Gülsüm Köseoğlu’nun elde ettiği başarılı ilk hasat, köyde düzenlenen bir etkinlikle taçlandırıldı. Bölgede salep üretimini teşvik etmek amacıyla Gökçebey Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından eğitim alan 100 kursiyer de Köseoğlu’nun bahçesinde uygulamalı ders yaparak hasada katıldı. Gökçebey Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Satılmış Erenoğlu, "Şu ana kadar kurumumuzda yüze yakın kişiye sertifika verdik. Üretimi çok zor olmayan bir bitki, her vatandaşımız rahatlıkla yetiştirebilir" ifadelerini kullandı. Kadın girişimcinin başarısını kutlamak için köye akın eden davetliler ve ilçe protokolü, hasat şenliğinde bir araya geldi. Programa; Devrek Belediye Başkan Yardımcısı Özcan Özmekik, Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erol Ziyadoğlu, İl Tarımsal Şube Müdürü Osman Karaköse, Devrek İlçe Tarım ve Orman Müdürü Volkan Hızarcı, Gökçebey Halk Eğitim Müdürü Satılmış Erenoğlu ve çok sayıda davetli katılarak Köseoğlu’nu yalnız bırakmadı.