POLİTİKA - 20 Ekim 2017 Cuma 16:57

Bozdağ: “Nikah kıyma yetkisi tapu müdürüne verilse CHP itiraz etmezdi”

A
A
A
Bozdağ: “Nikah kıyma yetkisi tapu müdürüne verilse CHP itiraz etmezdi”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “Nikah kıyma yetkesi tapu müdürüne verilmiş olsa CHP’nin bunlara hiçbir itirazı olmazdı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “Nikah kıyma yetkesi tapu müdürüne verilmiş olsa CHP’nin bunlara hiçbir itirazı olmazdı. Çok net söylüyorum itiraz müftülerin nikah kıymasınadır” dedi.


Yozgat’ın Sorgun ilçesinde düzenlenen Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliğinin toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, meclisten geçen müftülerin nikah kıyma yetkisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin eleştirilerine yanıt veren Bozdağ, müftülerin nikah kıymasının laikliğe aykırı olmadığını söyleyerek, “Halkımızı yeni düzenlemenin aleyhine kışkırtmak ve toplumda yeni kamplaşmalar oluşturmak için CHP ve bazı dernekler tarafından uydurulan yalanlar ve manipüle edilen hususlar olarak ortada duruyor” diye konuştu.



“Bu nikah sözlü değil yazılı bir nikah olacaktır”


CHP’nin Anayasa Mahkemesinin değişmez, daimi, değiştirilmesi teklif edilemez bir abonesi olduğunu söyleyen Bozdağ, “Ortaya çıkan fotoğraf bildik CHP’nin kendisini bir kez daha tekrarlanmasından ibarettir. Nüfus kanununda yapılan değişiklikle nikah yetkisi ve görevi verilen kişiler arasında il ve ilçe müftülükleri de konuldu. Burada yapılan düzenleme ile verilen yetki resmi nikah kıyma yetkisidir. Yoksa dini nikahın resmi nikah yerine ikame edilmesi değildir. İlçe müftüleri veya il müftüleri nikah kıyarken belediye başkanı, belediye başkanlarının yetkilendirdiği memur veya muhtar veya konsolos, nüfus müdürü veya hangi usule göre nikah kıyıyorsa aynı usule göre nikah kıyacaklardır. Hangi şartlara göre nikah kıyıyorlar aynı şartlara göre nikah kıyacaklardır. Ayrı bir nikah usulü, ayrı bir nikah şartı getirilmemektedir. Bu da son derece önemli. Bu nikah sözlü bir nikah olmayacaktır. Yazılı bir nikah olacaktır. Kıyılan nikah daha sonra nüfus kütüklerine kayıt ve tescil edilecek. Böylelikle resmi nikahın hukuki sonuçları kadın ve erkek lehine doğrulması sağlanacaktır. Bu da son derece önemli” şeklinde konuştu.



“Kayıt dışı evliliğin önüne geçecek”


Müftülük nikahının kayıt dışı evliliklerin önüne geçeceğini de ifade eden Bozdağ, “Kadınların aleyhine resmi nikahsız birlikteliğin oluşmasını önleyecek. Ve kadının hukukunu mağduriyetini önleyecek son derece önemli ve yerinde bir değişikliktir. Tabi burada çocuk yaştaki evliliklerin önün açılacak falan şeklinde, çok evliliklerin önü açılacak şeklinde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin söyledikleri yalanlar var. Bazı kadın dernekleri de bu konuda yalan söylüyorlar. Çünkü kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyorlar. Bir defa çocuk yaştaki evliliklerin önünü açılması söz konusu değil. Çünkü evlenme yaşı medeni kanunda neyse, odur. Burada bir değişiklik yok. Evlenme yasaklarında bir değişiklik yok. Evlenme engellerinde ve şartlarında bir değişiklik yok. Dünkü hukuk neyse, bugünkü hukukta, yarınki hukukta aynı hukuktur. Bu nedenle çocuk yaşta evlenmelerin önünün açılması diye bir şey yoktur. Kıyılacak nikah resmi nikah olduğu için birden çok evliliğin de olması değildir. Çünkü bizim medeni yasamıza göre bir kişi sadece bir kişi ile evli olabilir. Resmi nikahta sadece bir kişiye kıyılabilir. Resmi nikah verilen bir yerde birden çok evliliğe nikah verilecektir demek büyük bir yalan söylemek anlamına geliyor. Bunu çok yaptılar. Bu, yasayı kirletmek. Halkı bu yasaya karşı kışkırtmak için çok kullandılar. Ama gerçek yalanla örtülemiyor. Ya da başka bir hale getirilemiyor. Burada laiklikle ilgili eleştiriler yapıldı. Bu düzenleme laiklik ilkesine aykırıdır denildi. Bu da bir çarpıtmadır. Çünkü düzenleme laiklik ilkesine aykırı değildir. Bildiğiniz gibi laiklik herkesin inancına veya inanmamasına karşı bir sigortadır. Laiklik her inancın ya da inançsızlığın teminatıdır” ifadelerini kullandı.



“Zorlama söz konusu değildir”


CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’lilerin hür iradesini kullanarak istediğine nikah kıydırabileceğini hatırlatan Bozdağ, “Kişi özgür bir şekilde neye inanıyorsa onu yapacaktır. İnanmıyorsa onun gereğini yapacaktır. Laik devletler bunun koruyucusu ve teminatını olacaktır. Müftülüklerin kıyacakları nikahlar bu anlamda laikliğe bir aykırılık oluşturmaz. Çünkü kimseyi müftülüklere nikah kıymayı zorlayan bir yasa yok. İsteyen müftüye gider nikahını kıydırır isteyen köyde muhtara gider nikahını kıydırır. İsteyen belediye başkanına, nüfus müdürüne ya da belediye başkanının yetki verdiği memura giderek nikah kıydırabilir. İsteyen de gidip müftüye nikah kıydırabilir. Sayın Kılıçdaroğlu veya CHP’liler veya başka vatandaşlarımız müftüye nikah kıydırmak istemeyebilir. Başka birisine gidip nikah kıydırabilir veya hiçbir ayrım yapmadan o gün kim müsaitse ona gidip nikah kıydırabilir. Burada tamamen vatandaşlarımızın tam hürriyeti vardır. Hür iradesiyle tercihlerine saygı vardır. Vatandaşın önüne mevcut seçeneklerin yanına yeni bir seçenek ortaya koymuştur. Zorlama söz konusu değildir. Batı ülkeleri laik ülkeler ama orada din adamları ne yapıyorlar. Resmi nikah kıyabiliyorlar. Orada laikliğe aykırı olmuyor. O zaman Almanya’da laikliğe aykırı olmayan bir nikah Türkiye’de din adamı olan müftüler nikah kıydığı zaman nasıl laikliğe aykırı olur? Laiklik tanımı özü değişebilir mi? Değişmiyor. Dolayısıyla bunların nikah kıyması da böyle bir aykırılık oluşturmaz. Bunlar tamamen halkımızı yeni düzenlemenin aleyhine kışkırtmak ve toplumda yeni kamplaşmalar oluşturmak için CHP ve bazı dernekler tarafından uydurulan yalanlar ve manipüle edilen hususlar olarak ortada duruyor” dedi.


Bozdağ, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:


“CHP eğer bu resmi nikah kıyma yetkisi ilçe tarım müdürüne diyelim ki tapu müdürüne verilmiş olsa bunlara hiçbir itirazı olmazdı. Çok net itiraz müftülerin nikah kıymasınadır. Müftüler kamu görevlisi bugün Türkiye’de görev yapan müftülerin tamamı 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu. Bunların bir kısmı doktora yapmış insanlar ve iyi eğitim almış kamuda görev yapan insanlar. Peki neye karşı çok net söylüyorum dini çağrıştırdığı için din görevlisi olduğu için dini konuları halka anlatmak ve dini konularda halkı aydınlatmakla görevli birisi nikah kıydığı için CHP bundan rahatsızlık duyuyor. Din adamının nikah kıymasından rahatsızlık duyuyor. Yoksa başka bir şeyden bir rahatsızlığı yok. Tapu müdürü kıysa rahatsızlık duymazdı. Biz CHP’nin bu rahatsızlığını biliyoruz ne kadar başka gerekçeler söyleseler de bu yanlışını biliyoruz. Bu da bildik CHP’nin kendini tekrarından başka bir şey değil. Çünkü dini konular ve ya din adamları dinle ilgili ne olursa olsun CHP hemen işin başında onun karşısında duran bir pozisyon alıyor. Bu parti değişmedi ama inşallah değişmeyeni halk değiştirecektir diye düşünüyorum. Bu yeni düzenlemenin hayırlı olmasını diliyorum. Meclisimizden geçti vatandaşlarımız şimdi yeni bir imkana kavuşmuş oldu.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Araç muayenede Danıştay sürecinde sona yaklaşıldı Türkiye’de araç muayene hizmetlerinde 2027-2047 dönemini kapsayan yeni işletim sürecine ilişkin Danıştay ve ilgili kamu kurumlarının onay süreçlerinde son dönemece girildi. Yeni dönemde hizmeti devralmaya hazırlanan MOI Ortak Girişim Grubu’nun TURKA markasıyla yürüttüğü çalışmalar hızla sürüyor. Türkiye’de araç muayene hizmetlerinin özel sektör modeliyle dönüşüm süreci ilk kez 2004 yılında başlatılmış, ihale sonrası Danıştay başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının onayları ve yasal geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından hizmetler yaklaşık 31 aylık sürecin sonunda 2007 yılında TÜVTÜRK tarafından verilmeye başlanmıştı. Mevcut lisans süresinin sona yaklaşmasıyla başlatılan 20 yıllık yeni döneme ilişkin ihale süreci sonuçlanacak Cumhurbaşkanlığı kararıyla Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. MOI Ortak Girişim Grubu (TURKA), toplam 1,72 milyar ABD doları ile en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazanırken, süreç ilgili kamu kurumları kararıyla resmiyet kazanmıştı. Danışay onayı bekleniyor İhale sürecinin ardından hazırlanan İmtiyaz Sözleşmesi ise Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB) 26 Mayıs 2025 tarihli yazısıyla Danıştay’ın görüş ve onay sürecine sunuldu. Rekabet Kurulu ve milli güvenlik kapsamında yürütülen değerlendirmeler tamamlandı. Danıştay değerlendirmesi ile ilgili bakanlık ve tüm ilgili kurumların onay süreçlerinin sonuçlanması bekleniyor. Sözleşme imza aşamasına ise tüm yasal ve idari süreçlerin tamamlanmasının ardından geçilecek. İhale şartnamesinde yer alan ödeme süreci de Danıştay onayı sonrasında başlayacak. "Olağan süreç işliyor" TURKA İcra Kurulu Üyesi Serhan Selman, süreçlerin olağan kamu prosedürleri çerçevesinde ilerlediğini belirterek, "Şu anda Danıştay onay süreci devam ediyor. İlgili bakanlık ve kamu kurumlarının onaylarının tamamlanmasını bekliyoruz. Araç muayene hizmetleri gibi stratejik öneme sahip bir alanda tüm süreçler ilgili kamu otoritelerinin koordinasyonunda ve doğal işleyişi içinde ilerliyor" dedi. Selman, tüm onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından TURKA’nın 15 Ağustos 2027 itibarıyla araç muayene hizmetlerini devralacağını belirtti. Yıllık 16 milyon muayene 2025 verilerine göre, Türkiye’de tekrar muayenelerle birlikte yıllık araç muayene sayısı 16 milyona yaklaşırken, her yıl 1 milyondan fazla yeni araç trafiğe çıkıyor. Artan araç parkı ile birlikte araç muayene hizmetlerinin stratejik öneminin de büyüdüğü belirtiliyor. Örnek yeni nesil istasyon geliyor Öte yandan TURKA’nın, yeni dönem hazırlıkları kapsamında yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığı örnek yeni nesil istasyonunu kısa süre içinde devreye alması planlanıyor. Aynı zamanda Ar-Ge merkezi olarak konumlandırılacak istasyonda; çok noktalı kamera altyapıları, lazer tarayıcılar ve yapay zekâ destekli görüntü işleme teknolojileri gibi yeni nesil araç muayene sistemlerinin test edilmesi hedefleniyor.
Adana Özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştü Adana’nın Kozan ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen seramik atölyesinde özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştürdü. Kozan Belediyesi Kültür ve Sanat Evi tarafından düzenlenen etkinlikte özel çocuklar ve anneleri hem birlikte vakit geçirdi hem de seramik çalışmaları yaparak unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlikte anneler ve çocukları pasta keserek Anneler Günü’nü kutladı. Seramik sanatçısı Nermin Elmalı, özel çocuklar ve anneleri için farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek, "Özel bireyler bizim kırmızı çizgimiz. Anneler Günü’nü sanatla iç içe bir etkinlikle kutlamak istedik. Anneler için kalıcı bir hatıra olsun, çocuklarıyla birlikte özel bir anıyı paylaşsınlar istedik. Çamur, anneler ve özel çocukların ellerinde sanata dönüştü" diye konuştu. Rehabilitasyon merkezi yetkililerinden Tuğba Koç da etkinliğe ev sahipliği yapan Kozan Belediyesi’ne teşekkür ederek tüm annelerin ve çocukların özel olduğunu ifade etti. "Annelerin aklında hep çocukları vardır" Down sendromlu 10 yaşındaki kızıyla etkinliğe katılan anne Zeynep Kaplan ise özel çocuk annesi olmanın büyük fedakarlık ve kaygı gerektirdiğini anlatarak, "Annelik ömür boyu sürüyor. Uyurken bile onları düşünüyoruz. Annelerin aklında hep çocukları vardır" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Betül Ulutaş ise annesini çok sevdiğini belirterek, "Cennet annelerin ayakları altındadır" dedi.
Düzce Tarım akademisi kursiyerleri hünerlerini sergiledi Düzce Belediyesi tarafından başlatılan ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın da destek verdiği ‘Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesi çerçevesinde dezavantajlı kadınlara verilecek gastronomi eğitiminin ilk ayağı gerçekleştirildi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün Düzce’nin gastronomi kenti olması noktasında hizmete açtığı ve bugüne kadar bir çok workshop etkinliğini vatandaşlarla buluşturan MSM Akademi kapılarını bu kez, MARKA ile yapılan ortaklık çerçevesinde hazırlanan ‘Mutfak Atölyesi Düzce Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesine açtı. Düzce Belediyesi Meclis Üyeleri Fahrettin Altun ve Ayşe Nimet Özer ile Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı’nın da ziyaret ettiği Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen proje etkinliğinde, Tarım Akademisinde eğitim gören kursiyerlere, pastacılığın en sevilen lezzetlerinden ekler ve profiterol yapımı uygulamalı olarak öğretildi. Akademi eğitmenleri eşliğinde doğru hamur kıvamından başlayarak, iç dolguların hazırlanmasına, krema kıvamlandırmadan şık sunum tekniklerine kadar pastacılığın tüm inceliklerinin gösterildiği etkinlikte kursiyerler, öğrendikleri bilgileri uygulamaya dökerek elleriyle ekler ve profiteroller hazırladı. Etkinliğe katılan kursiyerler, "Hem eğlendik hem de çok şey öğrendik. Böyle etkinliklerin devamını diliyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi.