GENEL - 17 Aralık 2017 Pazar 14:39

Kaporta ustası hurdadan ’Formula 1’ aracı yaptı

A
A
A
Kaporta ustası hurdadan ’Formula 1’ aracı yaptı

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde ’Formula 1’ tutkunu kaporta ustası, hurda otomobil, traktör parçaları ve inşaat profillerinden oluşan ’Formula 66’ ismini verdiği ’Formula 1’ aracını yaptı.

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde ’Formula 1’ tutkunu kaporta ustası, hurda otomobil, traktör parçaları ve inşaat profillerinden oluşan ’Formula 66’ ismini verdiği ’Formula 1’ aracını yaptı. Sorgun Sanayi Sitesinde 10 yıldır tamirhane işleten 24 yaşındaki Fahri Taşkan’ın 3 ay içerisinde yaptığı aracı görenler gözlerine inanamıyor.


Formula 1 tutkunu Taşkan, çok sevdiği aracı yarış aracını alacak gücü olmadığı için bu aracı yapmaya karar verdi. Hurda otomobil, traktör ve inşaat profillerinden oluşan hurdalarla 3 ay gibi kısa bir süre içerisinde Taşkan ’Formula 66’ ismini verdiği aracı yaptı.



Yıllarca hayal ettiği aracı kendi yaptı


Aracın tasarımının tamamen kendisine ait olduğunu söyleyen 24 yaşındaki kaporta ustası Fahri Taşkan, "Bende Formula 1 tutkunluğu oldukça fazla. Yıllarca böyle bir araca sahip olmak istedim. Ancak imkanlarım el vermediği için ben de bu aracı kendim imal etmeye karar verdim. Aracın şase kısmını inşaat profilinden yaptım. Taban sacını traktör römorklarında kullanılan sacdan, dış kaporta kısmını bakalitten, motor kısmı ise hurdacılardan topladığım 4-5 parçadan bir araya getirdim. Debriyaj, fren ve vites kollarını traktör parçalarından bir araya getirdim. Aracımız normal araçlardan 40 santimetre daha uzun olup, motor kısmı arkadadır. Şu anda hız parkurlarında denediğimiz sürat 170 kilometre hızı vurdu. Formula 66 ismini verdiğim bu araç bana yaklaşık 9 bin liraya mal oldu. Bana yeteri kadar destek verilirse ben inanıyorum ki bir helikopter dahi yapabilirim" dedi.


Aracın ilgi gördüğünü ve tebrik edildiğini söyleyen Taşkan, "Sanayi gelen vatandaşlar aracımızı gördüklerinde çok şaşırıyorlar. Tebrik ediyorlar, helal olsun diyorlar. Bunlar bizim için büyük şeyler, güzel şeyler. Aracın başında bazen selfie çekim yapıyorlar. Tabi çevreden böyle ilgi görmek bizleri çok mutlu ediyor. İnşallah yakın bir zamanda gerekli mercilerden izin alıp aracımızı trafiğe çıkartmak istiyoruz" diye konuştu.


Aracı gören vatandaşlar da aracı büyük bir merakla izlerken, çok beğendiklerini söylediler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi. "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.
Kayseri Konuşmak için çağırdığı eşini boğazını keserek öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşini boğazını keserek öldüren sanık indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu. Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu eşi Rabia A’yı defalarca bıçakladıktan sonra, boğazını keserek öldüren R.A.’nın yargılanmasına Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık R.A ve avukatı ile öldürülen Rabia A.’nın anne-babası ve avukatlar katıldı. Duruşmada konuşan avukatlar; sanığın Rabia A.’yı canavarca hisle defalarca bıçakladıktan sonra boğazını keserek öldürdüğünü belirterek, verilecek cezada bu durumun göz önünde bulundurulmasını istedi. Sanığın önceki duruşmadaki ifadelerinin haksız tahrik indirimi almaya yönelik olduğunu belirten avukatlar, mahkeme heyetinden indirim uygulanmamasını talep etti. Rabia A.’nın babası sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını isterken annesi ise idam edilmesini istediğini söyledi. "Canavarca hisle yapmadım" Cinayeti canavarca hisle yapmadığını söyleyen R.A, savunmasında öldürdüğü eşinin ailesinin avukatların yönlendirmesiyle kendisinin aleyhinde ifade verdiğini öne sürdü. Eşini ve özgürlüğünü kaybettiğini belirten R.A. psikolojisinin bozuk olduğunu belirterek mahkemeden kendisini tedaviye göndermelerini talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti R.A.’yı boşanma aşamasındaki eşini öldürme suçunun sabit olduğuna hükmederek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararı oy birliği ile alan mahkeme heyeti R.A’ya ayrıca bıçak taşıdığı için 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan de 8 ay hapis ve 5 bin lira para cezasına hükmetti. Olay Melikgazi ilçesinde 14 Kasım 2025’te meydana gelen olayda R.A. konuşmak için çağırdığı boşanma aşamasındaki eşi Rabia A.’yı sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olay sonrası kaçan şüpheli R.A., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir" - "İmzalanan 182 anlaşma ile toplam 8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşıldı" "Bugün Türkiye yeni nesi savaş, uçağını, SİHA’larını, elektronik harp sistemlerini, tankını, savaş gemilerini inşa eden, denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her alanda yazılım ve kendi sistemleri yapan bir ülkedir"- "Türkiye Savunma Sanayi’nde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlığımızı tersine çevirdik. 2025 yılında ihracatta ilk defa yılda 10 milyar doların üzerine çıktık"- "Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ihracatımız Nisan ayında 962 milyon dolara çıktı. Geçen yıla göre yüzde 28 artış oldu. İlk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik"- "Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda ilk 10 ülke arasına girmek"- "Dost, kardeş ve müttefiklerimize güven veren bu başarı hikayesini yazmak kolay olmadı. Ambargolarla kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemleri vermedikleri günler oldu. Sadece dışardan değil içerden de ihanete, kumpasa maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş Truva atlarının sabotajları ile mücadele ettik"- "Kimi zaman ekonomiyi eğip bükerek, kimi zaman "balıklar ürküyor" gibi komik hamlelerle savunma sanayimizi engellemeye çalıştılar" (İSTANBUL) - İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İmzalanan 182 anlaşma ile toplam 8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşıldı. Türk Savunma Sanayi artık yalnızca bölgesinde değil dünyada rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen bir ekosistem haline gelmiştir" dedi.
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından, "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü öncesinde gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda anne ve çocuk sağlığına ilişkin güncel bilgiler paylaşılırken, sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyum kapsamında ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, toplantıda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’ni tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var." "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasın önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir, anne sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle, annenin sesi de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu açıklayan Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek, tabi ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" ifadelerini kullandı. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Artık içerisinde olanlar ispat edildi ki bunun bir mucize besin olduğunu biliyoruz. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe de o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu. (DLR-