GENEL - 22 Mayıs 2018 Salı 11:48

KKKA hastalığıyla mücadele için 12 bin keklik doğaya bırakılacak

A
A
A
KKKA hastalığıyla mücadele için 12 bin keklik doğaya bırakılacak

Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, bu yıl içerisinde üretimi yapılan 12 bin civarı kınalı kekliğin kene ve süne ile mücadele için doğaya bırakacak.

Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, bu yıl içerisinde üretimi yapılan 12 bin civarı kınalı kekliğin kene ve süne ile mücadele için doğaya bırakacak.


Doğa Koruma ve Milli Parklar Yozgat Şube Müdürlüğü tarafından bu yıl içerisinde Çalatlı Üretim İstasyonunda üretimi yapılan 12 bin kınalı kekliğin tamamı farklı illerde doğaya salınacak.


Yozgat’ta kınalı keklik üretim istasyonunda bu zamana kadar 156 bin civarında kınalı keklik üretildiğini belirten Doğa Koruma ve Milli Parklar Yozgat Şubesi Müdürü Cihan Eğilmez, tesisin üretim kapasitesinin yıllık 10 bin civarında olduğunu söyledi. İyi bir planlama ile bu yıl keklik üretimini 12 bine çıkardıklarını anlatan Eğilmez,"Yakın zamanda tahsis edilen illerimize kınalı kekliklerimizi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzün ön gördüğü yerlere göndermeye başlayacağız. Doğada yaşama imkanı bulunan illere ihtiyaç duyulduğunda oralara kekliklerimizi doğaya salınması için gönderiyoruz" dedi.


Kınalı kekliğin süne ve kene ile mücadelede çok etkin bir canlı olduğunu vurgulayan Eğilmez,"Doğal dengeyi insan eliyle bozmuşuz, doğal dengeyi insan eliyle tekrar dizayn etmeye çalışıyoruz. Avcılarımızın yanlış avlanmalarıyla azalan optimum düzeyde daha az seviyelere düşmüş olan kınalı keklik popülasyonunu bu çalışmalarla daha da artırmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.


Keklikler Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneye karşı önemli bir biyolojik mücadele aracı olarak biliniyor. Doğaya bırakılan keklikler bulunduğu bölgede keneleri yok ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Camdan çıkarak kayıplara karışan Uğur’dan haber alamayan ailenin sesine Bakan Çiftçi kulak verdi Hatay’da evin camından çıkarak kayıplara karışan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’dan 74 gündür haber alamayan yakınlarının sosyal medya paylaşımlarına cevap veren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Süreci yakından takip ediyorum, rabbim sağ salim kavuşmanızı nasip etsin" dedi. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan, 3 yıl önce psikolojik rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanmaya başlamıştı. Çalışkan, 19 Şubat günü sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı ve sırra kadem bastı. Ailesinin kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Sahadaki taramalarda taş üzerinde Çalışkan’ın; elbiseleri, telefonu ve cüzdanı ile terliği bulundu. Günlerdir süren arama çalışmalarında herhangi bir ize rastlanmaması üzerine çalışmalar durduruldu. Geride kalan 75 günde Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekleyen aile kendi imkanlarıyla arama çalışmalarını sürdürüyor. Kayıp gencin ağabeyi Tarık Çalışkan, sosyal medya üzerinden yayınladığı görüntüyle İçişleri Bakanı Mustafa Çifçti’ye seslendi. Ağabey Çalışkan, "Lütfen biz karanlıktayız, lütfen bize bir ışık olun, bize ışığınızı yakın. Günlerdir perişanız "sözleriyle kardeşinin bulunması için yardım istemişti. Sosyal medya paylaşımını gören İçişleri Bakanı, söz konusu paylaşım üzerinden ailenin paylaşımına cevap verdi. Bakan Çiftçi paylaşımında, "Değerli kardeşim, konudan haberdarım. Valimizin koordinasyonunda kardeşinizin bulunması için gerekli çalışmalar yapılıyor. Gerekirse, kayıpları bulma, olayları aydınlatma alanında önemli tecrübesi olan JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timi) timlerimizden bir ekibi görevlendireceğiz. Süreci yakından takip ediyorum, rabbim sağ salim kavuşmanızı nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Lütfen bize bir ışık yakın, bizi görün ve duyun" Kayıp kardeşinden 74 gündür haber alamayan ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim Uğur, 19 Şubat’tan bu yana kayıptır. Günlerdir acı çekiyoruz. Günler geçti, haftalar geçti bir açıklama yok, sonuç yok. Uğur nerede peki, Uğur’a ne oldu ve neden bulamıyoruz. Uğur’un elbisesi bulundu ama Uğur neden bulunamadı. Lütfen sizden rica ediyorum. Bir insanlık görevi olarak görmenizi istiyorum ve hem kamuyu hem de basın; bakın, sorun ve sorgulayın. Lütfen Uğur’a ne oldu, Uğur nerede? Kesinlikle kardeşim bipolar hastası değildir. Kesinlikle kardeşime konulan bir tanı yoktur. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Buradan İçişleri Bakanlığımıza sesleniyorum. Sayın Mustafa Çiftçi; Lütfen biz karanlıktayız, lütfen bize bir ışık olun, bize ışığınızı yakın. Günlerdir perişanız, hiçbir şekilde ulaşamıyoruz. Uğur’un elbisesi bulundu ama Uğur bulunamadı. Lütfen bize bir ışık yakın ve bizi görün ve duyun. Burada bir anne, bir baba, bir aile, perişan durumda. Hepinize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Erzincan Okullarda nezaket kültürü güçleniyor Erzincan’da Demirkent TOKİ Ortaokulu, Bilim Söyleşileri kapsamında düzenlenen etkinlikte, öğrencilerde akran nezaketi ve aile içi iletişimin önemine dikkat çekildi. Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen "Aile İçi İletişim ve Akran Nezaketi" başlıklı söyleşiye, Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Fatma Kurudirek konuşmacı olarak katıldı. Kurudirek, öğrencilerin okula yalnızca ders materyalleriyle gelmediğini belirterek, aile içinde yaşanan olumlu ya da olumsuz davranışların çocukların sosyal ilişkilerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Akran zorbalığına karşı en etkili yöntemin "akran nezaketi" olduğunu vurgulayan Kurudirek, "Bağırılan çocuk arkadaşlarına bağırabilir, sürekli eleştirilen çocuk arkadaşlarını eleştirebilir. Anlaşılan çocuk ise arkadaşlarını anlamaya çalışır. Sağlıklı bir okul ortamı, akranlar arasındaki iletişimin kalitesiyle ölçülür." dedi. Etkinlik sonrası açıklamada bulunan Okul Müdürü Ahmet Sağsöz, akademik başarının yanı sıra değerler eğitiminin de önem taşıdığını belirtti. Sağsöz, "Okul olarak sadece bilgi veren değil, aynı zamanda değer kazandıran bir kurum olma gayretindeyiz. Öğrencilerimizin nezaket, saygı ve empatiyle yetişmesini hedefliyoruz. Bu tür söyleşiler, öğrencilerimizin doğru iletişim becerileri kazanmasına katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı. Program sonunda Sağsöz, katkılarından dolayı Kurudirek’e teşekkür belgesi takdim etti.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde ’change’ operasyonu: 13 gözaltı İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen ’change’ oto operasyonunda 26 şüpheli, gözaltına alındı. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şasilerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekenin, milyonlarca lira tutarında dolandırıcılık yaptığı belirlendi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kazalı, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçlara ait fabrikasyon seri numaralarını, yurt dışından veya piyasadan temin ettikleri hacizli/yakalamalı araçların seri numaraları üzerine uyarlayarak "change" işlemi yaparak vatandaşları dolandıran organize suç örgütüne yönelik çalışma yürüttü. Change araçlar üçüncü şahıslar üzerinden piyasaya sürülmüş Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen polis, şebekenin bu yöntemlerle change yapılan araçları üçüncü şahıslara satarak milyonlarca lira vurgun gerçekleştirdiklerini tespit etti. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri tespit edilen şebekenin çökertilmesi için operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul, Samsun ve Antalya’da 28 araca el konuldu Bu sabah İstanbul merkezli olarak Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Birçok ev ve iş yerine yönelik baskınlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, ’change’ yaptıkları belirlenen toplam 28 araca el konuldu. Operasyon kapsamında yakalanan şebeke üyeleri sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Zanlılar ile ilgili yürütülen tahkikatın devam ettiği aktarıldı.