KÜLTÜR SANAT - 01 Haziran 2018 Cuma 16:57

2 bin yıllık Roma Hamamı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı

A
A
A
2 bin yıllık Roma Hamamı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı

Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan halk arasında ’Kral Kızı’ olarak da bilinen, ’Basilica Therma’ adlı Roma Hamamı’nın, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başlatılan çalışmalardan olumlu sonuç alındı.

Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan halk arasında ’Kral Kızı’ olarak da bilinen, ’Basilica Therma’ adlı Roma Hamamı’nın, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için başlatılan çalışmalardan olumlu sonuç alındı.


2 bin yıllık geçmişe sahip tarihi Roma Hamamı, başlatılan kazı çalışmaları sonrası 2010 yılında gün yüzüne çıkarıldı. Tarihi yapı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.


Yozgat’ın ve Türkiye’nin en önemli kültürel varlıklarından biri olan tarihi Roma Hamamını en iyi şekilde tanıtmak için yoğun çaba harcadıklarını belirten Vali Kemal Yurtnaç,"Yozgat’ın tüm tarihi değerlerini tanıtmak için uğraşıyoruz. Burada 2 sene önce Roma Hamamıyla alakalı bir çalışma yaptık. Bu çalışmada baktık ki buranın bir tarihi değeri var ama UNESCO’ya dahi değil. Bir yıl bekledik bu bir yıl içinde bir sonuç alamadık. Nihayetinde bu sene geçici listeye alındı. Bu ne demektir. Bu şimdi UNESCO’nun tarihi, kültürel miras listesine girmek demek, tanıtımının olması demek. Burada UNESCO’nun içesindeki fonlardan yararlanmak demek ve dış turizme açılması demek. Yozgat için önemli bir adım. Tabi bunla bitmiyor. Şu anda burayı sabitledik yani UNESCO’nun listesine dahil ettik. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda master planı yaptık. Bu planla birlikte kazı çalışmalarını bu hafta itibariyle başlayacak. Orayı belki biraz daha genişleteceğiz. Sadece Sarıkaya’nın değil Yozgat’ın değil aynı zamanda Türkiye içinde Roma Hamamı dünya kültürel mirasında yerini alacak. Turizm değeri olarak da ülkemize katkıda bulunacak." dedi.


Yozgat’ı tur güzergahı haline getirmek istediklerini anlatan Vali Yurtnaç,"Kamulaştırma çalışmalarını bitirdik. Onun için kazılar yapılıyor. Ama kamulaştırma çalışmaları daha da artacak. Böyle büyük bir hamamın burada bulunması uzmanlara göre orada çok daha büyük tarihi değerlerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Biz de bu çerçevede çalışmalarımızı yönlendiriyoruz. Tanıtımı ile ilgili çalışmalar yapıyoruz turistleri davet edebilmek için kaliteli bir yatağa ihtiyacımız var. Orada da tesis sahipleriyle beraber özel idare ve belediye ile birlikte bir çalışma düşünülüyor. Tabi sadece Sarıkaya değil Yozgat’ın içerisinde tarihi değerler var. Burayı bir tur güzergahı haline getirmek istiyoruz. Kapadokya’dan çıkıp Hattuşaş’a giden yolcuların hem Sarıkaya’da hem de Yozgat’ta konaklamaları dolayısıyla buraya da artık turist gelmesini arzu ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.