POLİTİKA - 02 Haziran 2018 Cumartesi 13:53

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Bunların projesi yok. Yıkım projeleri var yıkım”

A
A
A
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Bunların projesi yok. Yıkım projeleri var yıkım”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, muhalefeti hedef alarak “Proje üretmeden üretilmiş projeleri yapılan yatırımları durdurma gayreti içerisindeler.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, muhalefeti hedef alarak “Proje üretmeden üretilmiş projeleri yapılan yatırımları durdurma gayreti içerisindeler. Biz eğitimde, sağlıkta, tarımda her alanda neyi nasıl yapacağımızı kalem kalem yazdık. Biz daha iyilerini yapma gayreti içerisindeyiz. Onu yazdık. Ama bunlar ne yapıyorlar. Neyi nasıl yıkacaklarını yazıyorlar. Projeleri bu. Bunların projesi yok, yıkım projeleri var yıkım” dedi.


Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yaptığı konuşmada “Şimdi muhalefet partileri şu anda sanki sistem değişmemiş gibi bir algının içerisinde. Yani 16 Nisan 2017’de aziz Türk milletinin verdiği oylarla Parlamenter Hükümet Sistemi gitti yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geldi. Ayın 24’ünde de biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini uygulamaya başlayacağız. Siz nasıl uygulayacaksınız size yetki verirlerse neyi nasıl yapacaksınız. Türkiye’yi nasıl yöneteceksiniz. Bunların buna dahi bir tane fikri yok. Bir tane alt yapısı yok. Bir tane hazırlığı yok. Hepsi biz eskiye döneceğiz diyorlar. Yahu eski hal muhal. Eskiye dönmek yok artık. Yeni bir yol açıldı, bu yolda adam gibi beraber yürüyeceğiz. Siz nasıl yürüyeceksiniz. Bu yolda arabayı nasıl kullanacaksınız. Bunu anlatın anlatmıyorlar. Biz gelince hemen eski düzene yeniden döneceğiz diyorlar. Gelsin koalisyonlar gelsin krizler. Çünkü sandıktan biz iktidar yetkisi alamayız diyorlar. Yüzde 50 artı 1 milletten oy almadan Türkiye’yi bundan sonra yönetme imkanı yok. Adam diyor ki ben yüzde 25’im. Ben diyor yüzde 10’um diyor. Yüzde 50 artı 1’i nasıl alacağım diyor alamam diyor. Alamazsan iktidar olma alan olsun. Sen o zaman politikalarını değiştir yüzde 50 artı 1’in oyunu alacak politikalara geliştir. Projeler geliştir. Söylem geliştir. Ona göre çalış ona göre koş. Ama yok. Onlar Ankara’da otursunlar ideoloji kavgalarını yapsınlar Türkiye’ye dair alın teri dökmesinler, kebap oyları var, kesin oyları var. Kıyamet kopsa da değişmeyen oyları var. Bazı partiler var öyle. Hizmet etsin etmesin iyi yapsın yapmasın. Doğru yapsın yapmasın, yanlış yapsın ne yaparsa yapsın oyu değişmiyor. Artık bir şeyleri görmemiz lazım, artık millet oyunu değiştiriyor. Oyunu da değiştiriyor oyunları da bozuyor. Onun içinde yeni dönemde Türkiye’nin iktidarına talip olanlar projelerine milletin önüne gelecekler. Politikalarıyla a milletin önüne gelecekler” dedi.


Bozdağ, “Peki bunlar şu anda projeleriyle milletin önüne geliyorlar mı? Yok. Biz ne diyoruz. Türkiye’yi önümüzdeki 10 yılda da 3 kattan daha fazla büyüteceğiz Allah’ın izniyle. Dünya’nın 10 büyük ekonomisi içerisine sokacağız. 3. Hava alanını devreye alacağız. Şehir hastaneleriyle Türkiye’yi yeniden donatacağız. Nükleer güç santralleriyle Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacağız. Daha iyi noktaya getireceğiz. Cari açığı bütçe açığını aşağı düşüreceğiz ülkemizi daha iyi noktaya getireceğiz. Eğitimde sağlıkta emniyete tarımda her alanda neyi nasıl yapacağımızı kalem kalem yazdık. Biz daha iyilerini yapma gayreti içerisindeyiz. Onu yazdık. Ama bunlar ne yapıyorlar. Neyi nasıl yıkacaklarını yazıyorlar. Projeleri bu. Bunların projesi yok yıkım projeleri var yıkım” şeklinde konuştu.


Bozdağ açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Gelmiş ben yüksek hızlı treni durduracağım diyor Karamollaoğlu göç var diyor. Yahu biz Orta Asya’dayken hızlı tren yoktu ama atlara bindik buralara geldik. Şimdi o zaman olsaydı demek ki atları da yasaklarlardı bunlar. Şimdi öbürü kalkmış şehir hastaneleri israf diyor. Nemize lazım diyor. ABD’den Avrupa’dan dünyanın her yerinden daha iyi sağlık hizmeti bu milletin almasının neresi kötü. Sağlığa yapılan yatırım israf mıdır? Milletimizin acısı derdi olduğu zaman devletin derman olması şefkat olması vatandaşın imdadına koşmasının neresi yanlıştır. Buna israf diyenler esas kendileri israftır. Öbürü kalkmış ben Kanal İstanbul’u durduracağım diyor. Yerli otomobili ben durduracağım diyor. Neyi nasıl durduracaklarını anlatıyorlar. Yahu sizin yapacaklarınız yok mu? Bir de onu anlatın. Ama ne onu durdururlar ne halkı durdurabilirler ne Türkiye’yi durdurabilirler. Bunlar proje üretmeden üretilmiş projeleri yapılan yatırımları durdurma gayreti içerisindeler. Ama Türkiye’yi kimse Allah’ın izni ile durduramayacaktır. Yatırımlarda devam edecek Türkiye’de durdurulamayacak devam edecektir. Savunma sanayinde diğer bütün alanlarda Türkiye’nin daha iyi üretim ve dışa bağımlılığı daha da azaltan adımlar atmasına ihtiyaç var. Biz bunu yapacağız”


“Türkiye ithalatın daha az olduğu ihracatın daha çok olduğu üretimin daha ileriye taşındığı bir ülke haline gelecektir” diyen Bozdağ, “Bunu beraber yapacağız. Yaptıklarımız ortada 35 milyar dolar bizden önce bu ülkenin ihracatı vardı. Şimdi 167.5 milyar dolara geldi dayandı. Tabi biz çok mal satarken pazarda kimin payı azalıyor. Avrupalıların, ABD’lilerin başkalarının payı azalıyor. Tayyip Erdoğan’ı neden sevsinler. Adam 35 milyar dolarlık mal satıyordu geri kalanı onlar satıyordu. Şimdi 167.5 milyar dolar Türkiye mal satıyor. Nereden çıktı bu piyasaya bu adam diyorlar. Allah’ın İzni ile götüremeyecekler. Götürmeleri de mümkün değildir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.