POLİTİKA - 03 Haziran 2018 Pazar 13:07

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: "İsmail Paşa’nın apoletlerini sökmeye kimsenin gücü yetmez"

A
A
A
Başbakan Yardımcısı Bozdağ: "İsmail Paşa’nın apoletlerini sökmeye kimsenin gücü yetmez"

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin 2.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel’in ’Apoletlerini sökeceğim’ sözlerine tepki göstererek, "İsmail Temel Paşa’nın apoletlerini sökmeye Sayın İnce’nin de, onunla beraber koşan hiç kimsenin de gücü yetmez" dedi.


24 Haziran seçim çalışmalarını memleketi Yozgat’ta sürdüren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı alkışladığı için 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel’e "Apoletlerini sökeceğim" sözlerinin hatırlatılması üzerine Bozdağ, "İsmail Temel gibi kahraman bir vatan evladının apoletlerini sökme görevi PKK veya FETÖ veya onu destekleyenler tarafından Sayın İnce’ye mi verildi? İsmail Temel Paşa ordunun şerefli ve kahraman bir mensubudur. Hem darbecilere hem teröristlere karşı devletinin, milletinin hukukunu ölümüne müdafaa etmiştir. Türkiye’nin cumhurbaşkanı ve başkomutanı olan birisini alkışlaması kadar doğal ne olabilir. Bir komutanın başkomutanını, cumhurbaşkanını alkışlayıp ona saygı göstermesi neden bu kadar Sayın İnce ve arkadaşlarını rahatsız ediyor. İsmail Temel Paşa’nın apoletlerini sökmeye Sayın İnce’nin de, onunla beraber koşan hiç kimsenin de gücü yetmez. Bu millet onlara sandıkta en büyük dersi verecektir" dedi.



"FETÖ’ye ve PKK’ya İsmail Paşa üzerinden mesaj vermişlerdir"


Teröristlere, FETÖ’cülere, PKK’lılara dünyayı dar eden Mehmetçiğe yapılan saldırının PKK’lıları, FETÖ’cüleri ve bunlara destek veren yabancı güçleri sevindireceğini ifade eden Bozdağ, "Öyle anlaşılıyor ki Sayın İnce FETÖ’ye de, PKK’ya da, onlara destek veren, onları himaye eden güçlere de İsmail Temel Paşa üzerinden bir mesaj vermişlerdir. O mesajı onlar almıştır. Ama bu mesajı Türk milleti de gördü. O mesajın gereğini de inşallah sandıkta Türk milleti ona gereken dersi vermek suretiyle verecektir. Bundan hiçbir şüphem yoktur. Türk ordusu bütün teröristlere ve terör örgütlerine karşı onları destekleyen kim olursa olsun, onlara karşı da mücadelenin en büyüğünü bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vermeye devam edecektir. Ben buradan İsmail Metin Temel Paşama da selam gönderiyorum. Siz İnce’nin bu saygısızlığından, bu had bilmezliğinden sakın üzülmeyin, endişe etmeyin. Bu millet sizin yanınızdadır. Duasıyla, desteğiyle sizin kahramanlıklarınızı herkes biliyor. Bu millet kahramanlarını onlara düşman olanlara hiçbir zaman yedirmedi, bundan sonra da yedirmeyecektir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.