POLİTİKA - 05 Haziran 2018 Salı 16:32

Bekir Bozdağ: "Muharrem İnce senin rakibin kim? Bekir Bozdağ mı?"

A
A
A
Bekir Bozdağ: "Muharrem İnce senin rakibin kim? Bekir Bozdağ mı?"

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi hedef alarak, "Ben bazen diyorum ki Muharrem İnce senin rakibin kim? Bekir Bozdağ mı, Recep Tayyip Erdoğan mı? Sen Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığına mı adaysın yoksa başbakan yardımcılığı, hükümet sözcülüğüne mi adaysın?" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi hedef alarak, "Ben bazen diyorum ki Muharrem İnce senin rakibin kim? Bekir Bozdağ mı, Recep Tayyip Erdoğan mı? Sen Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığına mı adaysın yoksa başbakan yardımcılığı, hükümet sözcülüğüne mi adaysın?" dedi.


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, AK Parti Yozgat seçim irtibat bürosu açılışına katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, "Dün bir araya gelmişler Türkiye’yi eski krizlerin koalisyonlar olduğu döneme yeniden dönmek için bir yol haritası hazırladık diyorlar. Mevcut sistemi değiştirmek için parlamentoda 401 milletvekili şarttır. Bu 5 birbirine benzemezler, görünür görünmez ortakların tamamı parlamentoda 401 milletvekili alabilirler mi? Kendileri de biliyor alamayacaklar. Peki halk oylamasına gitmesi için de 360 milletvekili lazım. Bunlar 360 milletvekili alabilirler mi? Peki nasıl eski sisteme dönecekler? Yalan söylüyorlar, hayal satıyorlar. Onun için yapamayacakları işleri millete vaat ediyorlar. Biz onlara şunu söylüyoruz. Yeni bir dönem başlıyor. Yeni dönemi görün, yeni dönemin Türkiye için daha hayırlı yararlı olması için bilginizi tecrübenizi görgünüzü millete anlatın" dedi.



"İnce yol haritasını şaşırmış"


CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye de Yozgat’tan seslenen Bozdağ, "Milleti aldatmaya kandırmaya çarpıtmaya devam ediyorlar. Sosyal medya üzerinden iftiralarla kirletmeye devam ediyorlar. Ama bu arada beni de çok seviyorlar. Yatıyor, kalkıyor Bekir Bozdağ. Onunla kalkıyor, onunla devam ediyor. Ben bazen diyorum ki Muharrem İnce senin rakibin kim? Bekir Bozdağ mı, Recep Tayyip Erdoğan mı? Sen Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığına mı adaysın yoksa başbakan yardımcılığı, hükümet sözcülüğüne mi adaysın? Neye aday olduğunu karıştırmış durumda. Eğer başbakan yardımcılığı hükümet sözcülüğüne adaysan bil ki parlamenter sistemin bakanlar kurulu son toplantısını dün yaptı. Başbakan Yardımcılığı hükümet sözcülüğü diye bir görevde kalmadı. Olmayan bir göreve talip oluyorsun. Adam rotasını şaşırmış. Öyle devam ediyor." şeklinde konuştu.


Bozdağ, konuşmasının ardından milletvekili adayları ile birlikte AK Parti Yozgat seçim irtibat bürosu açılışını gerçekleştirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.