POLİTİKA - 20 Haziran 2018 Çarşamba 18:01

Bozdağ: “CHP’yi Apo’nun askeri yapmak üzere uygun adım marş ileri doğru götürüyorsunuz”

A
A
A
Bozdağ: “CHP’yi Apo’nun askeri yapmak üzere uygun adım marş ileri doğru götürüyorsunuz”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, CHP’nin HDP’ye oy kampanyası başlattığını ifade ederek “Yeri gelince ’biz Atatürk’ün askeriyiz’ diyorlar.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, CHP’nin HDP’ye oy kampanyası başlattığını ifade ederek “Yeri gelince ’biz Atatürk’ün askeriyiz’ diyorlar. Siz CHP’yi Apo’nun askeri yapmak üzere uygun adım marş ileri doğru götürüyorsunuz” dedi.


Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, partisinin Sarıkaya ilçesinde düzenlediği mitingde 24 Haziran seçimlerinde güçlü meclis, güçlü hükümet vurgusu yaptı. Bozdağ, "Güçlü meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye diyoruz. Eğer güçlü bir Türkiye istiyorsak hükümetimiz güçlü olmalı. Güçlü hükümet için de parlamento çoğunluğu mutlaka bulunmalı. Eğer parlamento çoğunluğu yoksa bir hükümetin arkasında o hükümet güçlü hükümet olamaz. Cumhurbaşkanımızın arkasında güçlü bir parlamento çoğunluğunu hep beraber koymamız gerekiyor. Şimdi birileri cumhurbaşkanı seçimini kaybetti. Çünkü her gösterge birinci turda Allah’ın izniyle işin bittiğini gösteriyor ayın 24’ü saat 22.00 herkesin Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanını öğreneceğini biliyor. Onun için ’cumhurbaşkanlığına Tayyip Bey’in engel olamadık ama parlamentodaki çoğunluğu elde etmesine engel olalım’ diyorlar. Büyük bir gayretin içindeler. Tamam olsunlar bir şey demiyoruz ama hedeflerini çok iyi bir şekilde biliyoruz. Niçin, cumhurbaşkanını zayıflatmak için elini ayağını bağlamak için, etkisiz hale getirmek için Türkiye’ye hizmetini engellemek için. Bir araya gelelim birlik olalım” dedi.


CHP’nin HDP’ye oy kampanyasına başladığını da söyleyen Bozdağ, “Şimdi bizim gücümüzü azaltmak için parlamentodaki temsilimizi HDP’ye oy kampanyası başlatıyor. Bir yandan FETÖ’cüler bir yandan CHP’liler şimdi türkülerini değiştirdiler. Eğer HDP barajı geçmezse bu vekillerin büyük bir kısmını AK Parti kazanacak. Öyleyse AK Parti kazanacağına PKK’nın uzantısı HDP kazansın diyorlar. Ne yapalım her CHP’li aile evinden bir oy HDP’ye versin. Kampanya yapıyorlar. Bir de utanmadan biz Atatürk’ün partisiyiz diyorlar. Atatürk hayatta olsaydı İnönü hayatta olsaydı PKK seven ve terör örgütü uzantısı HDP’yi parlamentoya sokmak için kampanya yapan bu CHP yöneticilerinin ileri gelenlerini CHP’nin kapısına koyar mıydı? Yeri gelince ’biz Atatürk’ün askeriyiz’ diyorlar. Siz CHP’yi Apo’nun askeri yapmak üzere uygun adım marş ileri doğru götürüyorsunuz. Atatürk bunları kapıdan koyar mıydı? Ben şimdi Sarıkaya’da Yozgat’ta Türkiye’de CHP’ye oy vermiş bütün CHP’li kardeşlerime soruyorum. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun, Atatürk hayatta olsaydı PKK’nın listesini belirlediği ve PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP barajı geçsin diye Atatürk sizden oy ister miydi? İnönü sizden oy ister miydi? CHP’li olanlar Atatürk’ün izinden gidenler bunu yapar mıydı? Ama şimdi yapıyorlar. Peki AK Parti’liler bu PKK’lılardan bu millet bu devlet için daha mı tehlikeli insanlar. Milleti için devleti için her şeyi göze alanlar bu millet daha ileri gitsin devlet daha ileri gitsin diye çalışanlar daha kötü insanlar mı? Ama bakın böyle bir propagandayı da bunlar yürütüyorlar. Onun için diyorum ki oyları bölmeyelim. Eğer bölersek bu beşi benzemezlere bir imkan da Yozgat’tan vermiş oluruz. Yanlışı yaptığımızda bunların ekmeğine yağ sürmüş oluruz. O ekmeğe yağı Yozgatlılar sürmez. Vatanını milletini devletini bayrağını sevenlere bunlarla ilgili bütün bu mühendislikleri görür ve gereğini Allah’ın izni ile yaparlar ben ona yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."