POLİTİKA - 22 Haziran 2018 Cuma 13:12

Bozdağ: "Seçim sonuçlarına dönük başarısızlıklarına kılıf üretme gayretindeler"

A
A
A
Bozdağ: "Seçim sonuçlarına dönük başarısızlıklarına kılıf üretme gayretindeler"

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ sol medya ve millet ittifakının içinde olduğu çevreyi destekleyen medya ortaklarının şu anda seçim ve hile konusunu işlemeye başladıklarını söyleyerek, "Bu tamamıyla dediğim gibi seçim sonuçlarına dönük başarısızlıklarına kılıf üretme gayretinden başka hiçbir şey değildir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ sol medya ve millet ittifakının içinde olduğu çevreyi destekleyen medya ortaklarının şu anda seçim ve hile konusunu işlemeye başladıklarını söyleyerek, "Bu tamamıyla dediğim gibi seçim sonuçlarına dönük başarısızlıklarına kılıf üretme gayretinden başka hiçbir şey değildir" dedi.


Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, seçim çalışmalarını sürdürdüğü Yozgat’ın Saraykent ilçesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Saraykent mitingi öncesi açıklamalarda bulunan Bozdağ, seçim güvenliği konusunda Türkiye’de herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını söyleyerek,"Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından bir tanesi Yüksek Seçim Kurulu’dur. YSK güven müessesesidir. Bugüne kadar yapılmış bütün seçimleri ve halk oylamalarını anayasa ve yasalarımızın öngördüğü doğruluk dürüstlük kuralları çerçevesinde yapmıştır. Ve seçim kurulunun verdiği kararlar üzerine yaptığı seçimler üzerine herhangi bir sorunda bu güne kadar yaşamamıştır. Esasında Türkiye’de seçimleri YSK yapmamaktadır sadece YSK anayasa ve yasamızın verdiği yetkiler çerçevesinde görevler çerçevesinde seçim sürecini organize etmekte seçimlere ilişkin siyasi parti temsilcilerinin yaptıkları itirazları değerlendirip karara bağlanmakta. Seçimin dürüstlük içinde yapılmasını anayasa ve yasalara uygun yapılmasını denetlemektedir. Seçimin başlangıcından sonuna kadar bütün iş ve işlemler siyasi partiler tarafından yapılmaktadır" dedi.



"Seçim ve hile konusunu işlemeye başladılar"


Bozdağ, "Seçim yaklaşırken orada bir pusula orada başka bir zarf haberlerini yeniden görmeye başladık. Şu anda özellikle sol medya ve millet ittifakının içinde olduğu çevreyi destekleyen medya ortakları ve bu ittifakın içindekiler yüksek perdede şu anda seçim ve hile konusunu işlemeye başladılar. Bu tamamıyla dediğim gibi seçim sonuçlarına dönük başarısızlıklarına kılıf üretme gayretinden başka hiçbir şey değildir. Ve büyük bir yalan söylüyorlar. Büyük bir iftira ediyorlar" şeklinde konuştu.



"Son terörist etkisiz hale getirilene kadar operasyon devam edecek"


Terörle mücadelenin devam ettiğini de dile getiren Bozdağ, "Operasyon devam ediyor bundan sonrada devam edecektir. Terör bitene kadar son terörist etkisiz hale getirilene kadar yurt içinde ve dışında operasyonlarımız devam edecektir. Muhalefet partililerinin terörle mücadeleyi seçim döneminde askıya alınması talebi veyahut ta seçim döneminde terörle mücadeleden rahatsızlıklarını dile getirmesini anlamak mümkün değildir. Seçim var diye Türkiye bu güne kadar terörle mücadelesini durdurmamıştır. Askıya almamıştır. Bugünde durdurmayacaktır, bundan sonrada durdurmayacaktır. Terör olduğu sürece Türkiye’nin içerisinde başka gündemler olsa dahi Türkiye terörle etkili ve kararlı mücadelesini sürdürecektir" diye konuştu.



"Onlar zayıf Türkiye istiyorlar"


Türk halkının oy kullandığı yerde Türk halkının dilediğini cumhurbaşkanı seçeceğini aktaran Bozdağ, "Seçim sonuçlarını hep beraber göreceğiz. Fazla telaşa gerek yok. Şurada bir gün kaldı. Ertesi gün, bütün dünya, bütün sonuçları öğrenecektir. Etrafımızdaki kalabalığı görüyorsunuz. Saraykent ilçemizin tüm insanları neredeyse meydanda. Millet kararını vermiş. İşin doğrusu millet ilk turda cumhurbaşkanını seçecektir. Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiyi, seçecektir. Biliyorsunuz; vatandaş ince eler, sık dokur, İnce’yi eler, sonunda, Recep Tayyip Erdoğan’ı seçer. Bu bizim vatandaşımızın, bu konulardaki basiretinin de güzel bir örneğidir. Her işi insanımız çok iyi hesap ediyor ve ona göre yapıyor. Türk halkı değil de, 50 büyük ülkenin büyükelçisi oy vererek, Türkiye’nin cumhurbaşkanını seçmiş olsaydı, hiç şüpheniz olmasın, Muharrem İnce, hemen hemen bütün oyları alarak, Cumhurbaşkanı seçilirdi. Allah’tan, 50 büyük ülkenin büyükelçisi, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçiminde oy kullanmıyorlar. 81 milyon Türk halkı oy kullanıyor. Türk halkının oy kullandığı yerde, Türk halkı dilediğini Cumhurbaşkanı seçer. Büyükelçilerin istediğini Cumhurbaşkanı seçmez. Şimdi 50 büyük ülkenin büyükelçisi, Muharrem İnce’yi istiyorsa, Muharrem İnce’nin bu ülkenin ve bu devletin, aleyhine bir kişi olduğunu gösteren, en somut delil budur. Onlar zayıf Türkiye istiyorlar. Güçsüz Türkiye istiyorlar. Avrupa’ya, ABD’ye muhtaç Türkiye istiyorlar. IMF’ye dilencilik yapan Türkiye istiyorlar. Cumhurbaşkanımız gibi, bunu yapamazsınız diye itiraz eden birini istemiyorlar. Bu kadar basit" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa CBÜ’den Filistin için haykıran Amerikalı öğrencilere destek İsrail’in Filistin’e karşı saldırılarına tepki gösteren ABD’li öğrenci ve akademisyenlerin gözaltına alınmasını kınayan Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) yönetimi, öğrenci ve akademisyenlere destek vermek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Manisa CBÜ yönetimi, İsrail’in Filistin’e uyguladığı insanlık dışı saldırılara ve ABD’li akademisyen ve öğrencilerin İsrail’in saldırılarına karşı gösteri düzenlerken gözaltına alınmalarına tepki göstererek, basın açıklaması yaptı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğünce Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunduğu basın açıklamasına ellerinde Türk bayrağı ve Filistin bayrağı taşıyan çok sayıda öğrenci ve akademisyen destek verdi. “Bireysel tepkilerini gösteren kendi vatandaşlarına dahi tahammül edemiyorlar” Basın açıklamasında konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, “Maalesef ki içinde yaşadığımız 21. yüzyılda inşa edilen ortak insani değerlere, ilkelere ve normlara rağmen tüm dünyanın gözü önünde yine bir insanlık dramının yaşandığına tanıklık ediyoruz. Ekim ayında başlayan ve 7 aydır devam eden İsrail saldırılarında 15 bini çocuk, 10 bini kadın olmak üzere 35 binden fazla sivil vatandaşın katledilmesi karşısında vicdan sahibi her insan gibi kahroluyoruz ve ah ediyoruz. Dünya devletlerinin İsrail’in zulmü karşısında sessiz kalmaları, dahası katliamları destekleyen politikalar benimsemeleri birer akıl tutulmasına dönüşmüştür. Şüphesiz batının bu iki yüzlü tutumu bizler için yeni değildir. Akan kan Müslüman kanı olduğunda Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Hocalı’da, Bosna’da, Kıbrıs’ta sözde medeni Batı’nın bu iki yüzlülüğünü biz hep gördük, hep yaşadık. Ancak İsrail’in saldırılarının sergilediği vahşet ve ortaya çıkan soykırım tablosu öyle ağır olmuştur ki; Batı toplumlarında farklı din, dil, ırka sahip olsa da benzer vicdana sahip her kesimden vatandaşın tepkisini çekmiştir. Kendi yönetimlerinden umudunu kesen Batılılar, insan olmanın ve vicdan taşımanın gereğini yaparak hem İsrail’e hem kendi ülkelerine tepkilerini bireysel eylemlerle dile getirmeye başlamıştır. Yıllarca bize medeniyet nutukları atan batı ülkelerinin çıkarları için bir soykırım karşısında sessiz kalmaları yetmezmiş gibi bireysel tepkilerini gösteren kendi vatandaşlarına dahi tahammül edemedikleri de görülmüştür. Siyonizm odaklı vahşet karşısında tepki gösteren Amerikalı öğrencilere yönelik baskı ve şiddet de bu durumun tüm dünya halkları tarafından görülmesini sağlamıştır” dedi. Filistin’e destek gösterileri düzenleyen öğrencilere karşı ABD polisinin üniversiteleri işgal ettiğini dile getiren Rektör Kibar, “ABD’de çok sayıda kampüs polisler tarafından işgal edilmeye başlamıştır. Son 3 haftadır yaşanan süreçte 2 binden fazla akademisyen ve öğrenci orantısız güç kullanılarak şiddete maruz kalmış ve ağır ceza suçluları gibi ters kelepçe ile göz altına alınmıştır. Manisa CBÜ ailesi olarak yaşanan bu süreci kabul edemiyor, tüm inancımızla reddediyor ve ABD ile İsrail yönetimlerine sesleniyoruz; sadece Gazze’deki masum sivilleri değil, aynı zamanda insanlık vicdanını, onurunu, evrensel hukuku, insan haklarını, medeniyet değerlerini ve normlarını da katlettiğinizi görün ve bu zulmü durdurun artık. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır şiarını benimseyerek tüm gücümüz ve kararlılığımızla ABD ve İsrail yönetimleri tarafından sürdürülen bu zulmün karşısında olduğumuzu çok net bir şekilde bir kez daha haykırıyoruz” diye konuştu. Manisa Valisi Enver Ünlü ise yaptığı açıklamada, “Filistin yarım asırdan fazla bir süredir vahşetin en şiddetlisini yaşandığı bir yer haline geldi. Biz bu coğrafyadan çekildikten sonra bu başladı. O tarihten beri de gözyaşı dinmedi. Siyonist İsrail ve gözü dönmüş eli kanlı cani Netanyahu, Refah kentine de saldırıların da çok yakında başlayacağını açıkladı. Dünyanın gözü önünde çok büyük bir katliam, çok büyük bir acı yaşanıyor. Bütün dünya buna sessiz. Ancak başta Amerikalı öğrenciler, Avrupa’da sivil toplum kuruluşları çok büyük bir mücadele veriyorlar. 2 bin 500 Amerikalı öğrencinin gözaltına alındığını, baskıya ve zulme uğratıldığını, çok sayıda akademisyenin görevden el çektirildiğini üzüntüyle öğrendik. İnsanoğlunun hayal gücünü zorlayan, merhamet duvarlarını tarumar eden bu vahşet karşısında maalesef dünya kamuoyu görmez, duymaz, konuşmaz olmuştur. Gazze’de yaşananlar başta olmak üzere, bu insanlık dramına gerek yurtiçinde gerek yurtdışında en şiddetli tepkiyi veren yine aziz milletimiz ve devletimiz olmuştur. Dini farklılıklar sebebiyle zulme maruz kalan ve en çok da savunmasız kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği bu vahim hadiseler, insan olma şuuruna erişmiş her vicdanı derinden yaralamıştır” dedi. Basın açıklamasına Manisa Valisi Enver Ünlü ve eşi Sema Ünlü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, protokol üyeleri, akademisyenler, öğrenciler katıldı.