EĞİTİM - 13 Temmuz 2018 Cuma 15:23

Bozok Üniversitesi’nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri

A
A
A
Bozok Üniversitesi’nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri

Bozok Üniversitesi’nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında bir dizi program düzenlendi.

Bozok Üniversitesi’nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında bir dizi program düzenlendi.


İlk olarak kampus alanında bulunan Erdoğan Akdağ Camiinde terör ve 15 Temmuz şehitleri için mevlidi şerif okutuldu. Cuma namazı öncesi okutulan mevlidi şerife Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim ve mevlidi şerif okunmasının ardından şehitler ve hain gecenin bir daha yaşanmaması için dua edildi.


Anma programı kapsamında Bozok Üniversitesi tarafından Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında “15 Temmuz Şehitleri Fotoğraf Sergisi” açılışı yapıldı. Sergide, İstanbul, Ankara ve Yozgat’ta 15 Temmuz gecesi yaşananlar ve ardından tutulan demokrasi nöbetlerinden kesitler yer aldı. Sergi fotoğrafları dikkatle inceledi.


Rektör Karacabey, “15 Temmuz ruhunu daima yaşayacak ve yaşatacağız”


Konferans öncesi konuşan Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, “15 Temmuz 2016 tarihinde, Türk silahlı kuvvetlerinin içine sinsice sızmış Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) mensupları tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi; devletimize ve milletimize yönelik en büyük ihanetlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Buna karşın, milletimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine hiç düşünmeden meydanlara çıkması; canını ortaya koyarak darbe girişimini bertaraf etmesi, çok daha büyük bir kahramanlık destanı olarak şanlı tarihimizdeki yerini almıştır. Bu nedenle 15 Temmuz’u, milli irade ve demokrasi adına bir milat olarak daima anmalı ve gelecek nesillere çok iyi bir biçimde anlatmalıyız. “Bozok Üniversitesi olarak, 15 Temmuz ruhunu daima yaşayacak ve yaşatacağız. Geleceğine sahip çıkmayı bilen bireyler olarak, daha çok çalışacak, daha çok kenetlenecek ve yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmek için yılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile 15 Temmuz şehitlerimizle birlikte tüm kahraman şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, tüm gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum” dedi.


15 Temmuz Darbe Girişiminin Dini Arka Planı Konferansı düzenlendi


Bozok Üniversitesi Bilal Şahin İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ümit Harun Akkaya tarafından verilen konferansta ise “15 Temmuz Darbe Girişiminin Dini Arka Planı” konusu ele alındı. Dr. Akkaya, “Temelde başlık dini arka planı, bu FETÖ’nün. Ancak burada dini arka plandan söz ederken doğru kavramlar kullanmak lazım. Çünkü dini kullanan bir örgütten bahsediyoruz. Burada onun açılımını yaptık. Çünkü din doğru anlaşıldığında gerektiğinde vatanı kurtarmaya dönüşen bir unsura dönüşebilir. 15 Temmuz’da görüldüğü gibi. Ama yanlış emeller için kullanıldığında bir araca dönüştüğünde bir toplumu yok etme noktasına getirebilecek süreçleri çalıştırabiliyor” dedi. Geçmiş dönemde de FETÖ benzeri bir yapılanmanın yaşandığını anlatan Akkaya, “Geçmişte de yaşanan Haşşaşilik Hasan Sabbah onlara vurgu yaptık. Onlarında benzeri eğitim faaliyetlerinde içeren insan, suikastçı yetiştirdikleri koşulsuz itaatle kendilerine bağladığı insanlar vasıtasıyla toplumsal ya da devlete dair siyasi bir takım riskler oluşturdukları dönemler yaşadı insanoğlu. Aynı yaşanmış olanların tekrarı gibi günümüzde de FETÖ uzun süren bir süreç sonrasında kapsamlı batıni özellikler taşıyan yapılanmayla devletin kademelerine sızmış toplumsal yapıda kendince bir güç edinmiş ekonomik yapıda ya da toplumsal anlamda. Tabi bunların hepsini yaparken takiyeyle yapmış münafık kavramını dolduracak bir biçimde yöntemle yapmış sonrasında da böylesine kabul edilemez bir girişimle ortaya çıkmış. Ancak gereken cevabı almıştır” şeklinde konuştu.


Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi Eskişehir’e gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Komisyonu heyeti, Ceza İnfaz Kurumlarında fiziki şartlar gibi çeşitli konularla ilgili incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un eşliğinde Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açıklama yaptı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Milletvekili Alkayış, "Değerli milletvekillerimizle beraber bugün Eskişehir Ceza İnfaz Kurumlarını incelemek üzere buradayız. Komisyonumuz, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun alt komisyonudur. Tabii İnsan Haklarını İnceleme Komisyonumuz, her yasama döneminde olduğu gibi bir gelenek olarak hükümlü ve tutuklu haklarını koruma amacıyla kurulmuştur. Komisyonumuz özellikle insan hakları boyutuyla hükümlü ve tutukluların; eğer hükümlüyse cezalarının insan onuruna yakışır şekilde infaz edilmesi, infazdan sonra topluma kazandırılması, cezaevine girdiği zaman eğer bir işi varsa bu işini kaybetmemesi, herhangi bir işi yoksa da mümkünse bir iş sahibi olması için gerekli ıslah tedbirlerinin alınması, eğer tutukluysa da yargılama süresince insan haklarına uygun bir şekilde bir muameleye tabi tutulmasını amaç ediniyor" dedi. "İncelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" Hükümlü ve tutuklular açısından bazen çok ufak görünen hakların tam yerinde ve zamanında yerine getirilmesinin İnsan Hakları Komisyonu açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Alkayış, "İnsan hakları konusu her gün kendini yenileyen, her gün değişen, dinamik bir alan olduğu için konuşulan başlıklar da çok hızlı bir şekilde değişebiliyor. Türkiye, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu kurarak insan hakları yönüyle anayasamız ile uluslararası anlaşmaların uyumunu sağlama, yine içeride de iyi uygulamalarla eş güdümü sağlama, insan hakları yönüyle şikâyetler varsa bu tarafları dinleme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir. Bu anlamda incelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" diye konuştu. "Çalışmalarımızın insan haklarının daha ileriye gitmesine katkı sunmasını temenni ediyorum" Alkayış, sözlerini şöyle sürdürdü: "28. Dönem’de bu 12’nci inceleme olduğunu İncelemelerimizden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğümüzü davet ederek bulgularımızı kendileriyle müzakere ediyoruz. Sonra bunları raporlaştırıp Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve kamuoyuna açıklıyoruz. İncelediğimiz konular; hükümlü ve tutukluların sağlığa erişim hakları, beslenme şartları, fiziki şartlar, kalabalık, nakiller, görüşmelerin tam ve istenilen düzeyde yapılması gibi konularda incelemelerimizi yapıyoruz. Eskişehir cezaevimizde bugün iki tane incelememiz olacak. Komisyonumuza 206 tane başvuru var; biz de bu başvuruların içeriğini milletvekili arkadaşlarımızla beraber daha sonra rapora dönüştüreceğiz. Yaptığımız çalışmaların ülkemizdeki insan haklarının daha ileriye gitmesine ve standardın yükselmesine katkı sunmasını temenni ediyorum."
İstanbul Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı Cilt kanserinin en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, erken fark edilen cilt lezyonlarının büyük oranda tedavi edilebildiğini belirterek özellikle benlerdeki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Mayıs ayı, ‘Cilt Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında güneşin zararlı etkilerine dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla dünya genelinde çeşitli bilgilendirme çalışmalarıyla öne çıkıyor. Cilt kanserinin çoğu zaman yeni oluşan lekeler, büyüyen ya da kanayan benler ve iyileşmeyen yaralarla kendini gösterebildiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, asimetrik görünüm, düzensiz sınırlar ve renk değişimlerinin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade etti. Bu tür değişikliklerin fark edilmesi halinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Güneşten korunmak en etkili yöntem Cilt kanserinden korunmanın en temel yolunun güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Yalnızca yaz aylarında değil yıl boyunca güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. En az SPF 30 içeren güneş kremlerinin düzenli olarak uygulanması gerekiyor, özellikle 10.00–16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" dedi. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerin de ek koruma sağladığını belirten Metcalfe, solaryum gibi yapay UV kaynaklarından uzak durulmasının da riskin azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Çocukluk dönemi yanıkları riski artırıyor Çocukluk ve gençlik döneminde geçirilen şiddetli güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırabileceğini belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "UV ışınları bulutlu havalarda da etkisini sürdürüyor ve bu nedenle kapalı havalarda dahi güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir. Kişilerin ayda bir kez kendi ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri erken tanı açısından büyük önem taşıyor. Saç dipleri, ayak tabanları ve tırnak yatakları gibi zor görülen bölgeler de mutlaka incelenmelidir" şeklinde konuştu. "ABCDE kuralı" erken tanıda yol gösteriyor Ciltteki benlerin değerlendirilmesinde "ABCDE kuralı"nın önemli bir rehber olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, benin asimetrik olması (A), sınırlarının düzensiz olması (B), birden fazla renk içermesi (C), çapının 6 mm’den büyük olması (D) ve zamanla değişim göstermesi (E) durumlarında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Bu kriterlerin erken dönemde riskli lezyonların fark edilmesini kolaylaştırdığını söyledi. Tedavi planı hastaya özel belirleniyor Cilt kanserinin tedavisinin tümörün türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedaviler günümüzde etkin şekilde kullanılıyor. Özellikle erken evrede yakalanan cilt kanserlerinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Radyoterapi bazı hastalar için önemli bir tedavi seçeneğidir. Özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalarda veya yüz, burun ucu, kulak ve göz kapağı gibi hassas bölgelerde alternatif bir yöntem olarak tercih ediliyor. Ayrıca ameliyat sonrası mikroskobik hastalık kalma riskinin bulunduğu durumlarda ve lenf bezlerine yayılım söz konusu olduğunda radyoterapinin nüks riskini azaltmada önemli rol oynuyor" dedi. Malign melanom en tehlikeli türlerden biri Cilt kanserleri arasında daha nadir görülmesine rağmen en agresif türlerden biri olan malign melanom hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Bu hastalık hızlı yayılma eğilimi nedeniyle cilt kanserine bağlı ölümlerin büyük bölümünden sorumludur. Genellikle sırt, bacak, kol ve yüz gibi güneşe maruz kalan bölgelerde koyu renkli leke şeklinde ortaya çıkan bu türün erken fark edilmesi hayati önem taşıyor. Cilt kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile başarılı şekilde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Düzenli cilt kontrolleri ve güneşten korunma alışkanlıklarının bu süreçte en güçlü koruyucu adımlar" şeklinde konuştu.
Kütahya Kütahya’nın yüksek kesimlerinde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı dağlık alandaki Safa köyünde kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı Mayıs ayında etkili olan yoğun kar yağışıyla adeta kış mevsimini yeniden yaşanırken, köy sakinleri, bölgede ilk kez bu kadar yoğun bir mayıs karıyla karşılaştıklarını ifade etti. Gece saatlerinde başlayan ve aralıklarla devam eden kar yağışı kısa sürede etkisini artırırken, köyde kar kalınlığı yer yer 60 santimetreye ulaştı. Yoğun yağış nedeniyle köy yolları ulaşıma kapanırken, özellikle yüksek kesimlerde ulaşım tamamen durma noktasına geldi. Karın ağırlığına dayanamayan çok sayıda ağaç devrilirken, bazı tarım alanları ve yeni filizlenen ürünler kar altında kaldı. Bahar döneminde çiçek açan meyve ağaçlarının zarar görmesinden endişe ediliyor. Köy Muhtarı Ahmet Yavuz, yaşanan durumun hem ulaşımı hem de günlük hayatı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, "Köyümüzde ilk kez mayıs ayında bu kadar yoğun kar yağışı görüyoruz. Kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı. Yollarımız kapandı, bazı ağaçlar devrildi. Hayvanlarımız ahırlarda mahsur kaldı" dedi. Kar yağışı nedeniyle köyde park halindeki araçlar da kar altında kaldı. Vatandaşlar, traktör yardımıyla araçlarını bulundukları yerden çıkarmaya çalışırken, bazı bölgelerde iş makinelerine ihtiyaç duyulduğu öğrenildi.