KÜLTÜR SANAT - 21 Şubat 2021 Pazar 11:17

Kar altında ok atarak hünerlerini sergilediler

A
A
A
Kar altında ok atarak hünerlerini sergilediler

Yozgat’ta geleneksel Türk kıyafetlerini giyip yay ve okunu kuşanan vatandaşlar, ok atarak kar altında hünerlerini sergiledi.

Yozgat’ta geleneksel Türk kıyafetlerini giyip yay ve okunu kuşanan vatandaşlar, ok atarak kar altında hünerlerini sergiledi.


Türk kültürünün en değerli miraslarından olan okçuluğu gelecek nesillere aktarmak için çalışan Nuri Irgav, ata sporunu genç yaşlı birçok insana öğretiyor. 3 yıl önce ok yapımı ile geleneksel Türk okçuluğu serüvenine başlayan ve Yozgat Üçok Çapanoğlu Geleneksel Türk Okçuluk Spor Kulübü’nde atıcılık eğitimi alarak kendisini geliştiren Irgav, antrenörlük belgesini de alarak ata sporu olan okçuluğu ücretsiz olarak birçok insana öğretiyor. Pandemi nedeniyle 3 aydır çalışmadığını söyleyen Nuri Irgav, geçimini evinde ok ve manda boynuzundan okçu yüzüğü ‘zihgir’ yapıp satarak sağlıyor. Bu süre zarfında çeşitli yaşlardan kadın ve erkek okçuluğa gönül veren birçok kişiye geleneksel Türk okçuluğunu da öğreten Irgav, binlerce yıllık bu mirası gelecek nesillere taşımak için uğraşıyor. Okçuluğa gönül veren vatandaşlar, geleneksel Türk kıyafetleri giyip ok ve yayını kuşanarak açık havada ok talimi yapıyor. Çeşitli yaşlarda kadın ve erkek birçok insan, yaklaşık 40 metre uzaklıktaki hedefi “Ya Hak” nidalarıyla vurmaya çalışıyor. Türk tarihinin adeta yeniden canlandırıldığı kentte vatandaşlar marifetlerini sergiliyor.


Ata sporuna sahip çıkmak için okçuluğu öğrendiğini belirten Muhammet Kadir Akca, “Boş zamanlarımızda kendimizi geliştirmek için atalarımızdan bize kalan bu mirası 21. yüzyılda canlandırmak için çalışıyoruz. Bu bize büyük bir onur katıyor. Okçuluk üzerine çalışmak bizi çok mutlu ediyor” dedi.


Üniversitede öğrenci iken okçuluk sporuna başladığını söyleyen Seher Bolat ise, “Bayan olarak hiç zor olmuyor. 2.5 yıldır bu sporu yapıyorum. Üniversite zamanında öğrendim, elimden geldiğince bu spora sahip çıkmaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.



“Türklükle özdeşleşen bir spor”


Uğur Güçlü de 3 yıldır bu sporla uğraştığını söyleyerek, “Okçuluk atalarımızın bize bıraktığı sporlardan birisi. Metehan’dan beri gelen ve Türklükle özdeşlesen bir spor, biz de elimizden geldiğince yaşatmaya çalışıyoruz. Hem kendimiz öğrenmek hem de gelecek nesillere ulaştırmak için çalışıyoruz” dedi.



“Ok yapımı meşakkatli iş”


Ok yapımının meşakkatli bir iş olduğunu belirten Nuri Irgav, evde menzil, puta, darp oku yaptığını söyledi. Irgav, “Pandemi nedeniyle 3 aydır işe gitmiyorum, evde ok yapıyorum. Mutfağımı atölyeye çevirdim. Bu süre zarfında okçuluk işlerimi geliştiriyorum. Bilmediğim her şeyi öğreniyorum. Pandemi süresinde ok ve zihgir yaparak geçimimi sağlıyorum. Geleneksel Türk okçuluğunu merak edip isteyen herkese ücretsiz öğretiyorum” dedi.



“Okçuluğu herkese öğretmek istiyorum”


Yozgat’ta okçuluğa olan ilgiyi artırmak istediklerini vurgulayan Irgav, “Osmanlı döneminde rekoru 847 metre ile Tozkoparan İskender kırmıştır ve bu rekor hala kırılamıyor. Şu an benim kendi yaptığım oklar 450 metre mesafeye gidiyor. Bunu 500-600 metre arasına taşımak için çalışıyorum. Geleneksel Türk okçuluğunu herkese öğretmeye ve tanıtmaya çalışacağım. Kentte okçuluğa yoğun bir ilgi olsun istiyorum” diye konuştu.


Okçu yüzüğü zihgir hakkında da açıklamalarda bulunan Irgav, “Manda boynuzu, çeşitli ağaçlardan yapılan bir yüzüktür. Okçu yüzüğüdür ve yayın ipini bununla çekeriz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Vali Çiçek: "Kahraman polislerimiz, toplumumuzun huzurunun en büyük teminatıdır" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek; 10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında; "Gece gündüz demeden görevlerini yerine getiren, gerektiğinde canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen kahraman polislerimiz, toplumumuzun huzurunun en büyük teminatıdır" ifadelerine yer verdi. Vali Gökmen Çiçek; Polis Haftası dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. "10 Nisan Polis Haftası ve köklü geçmişiyle gurur duyduğumuz Türk Polis Teşkilatımızın 181’inci kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerine yer veren Vali Çiçek mesajında; "Kurulduğu günden bu yana milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamak, kamu düzenini korumak ve devletimizin bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek adına büyük bir özveriyle görev yapan polislerimiz; hukukun üstünlüğünü esas alarak, insan haklarına saygılı, fedakâr ve kararlı duruşlarıyla her zaman takdir toplamaktadır. Gece gündüz demeden görevlerini yerine getiren, gerektiğinde canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen kahraman polislerimiz, toplumumuzun huzurunun en büyük teminatıdır. Suç ve suçlularla mücadelede gösterdikleri azim, modern gelişmelere uyum sağlayan yapıları ve yüksek görev bilinciyle Türk Polis Teşkilatı, milletimizin gurur kaynağı olmaya devam etmektedir. Bu anlamlı hafta vesilesiyle görevleri başında şehit düşen polislerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Görevi başındaki tüm emniyet mensuplarımıza sağlık, başarı ve kolaylıklar diliyor; Polis Haftası’nı ve 181’inci kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum. Türk Polis Teşkilatımızın 181’inci kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
Muğla Türkiye’de tek örnekti, Muğla Büyükşehir’e devredildi Milas Güllük Mahallesinde su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilmesi ve terfi hatlarını da içeren altyapı işletme imtiyaz sözleşmesi 2005 yılında imzalanmıştı. Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilen tek mahallesi suyun tonunu 100 liranın üzerinde içmeye başlayınca vatandaşların da talebi ile şirket ile Muğla Büyükşehlir Belediyesi arasında hizmetlerin devri sözleşmesi imzalandı. 35 yıllığına özel bir şirkete devredilen bu proje, Türkiye’de su hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunda ilk ve tek örnek olarak biliniyor. 7 kişi yaşamını yitirmişti Muğla’nın Milas ilçesi Güllük mahallesinde, Haziran 2013’te özel şirket tarafından işletilen atık su terfi istasyonunda meydana gelen faciada 7 işçi, metan gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Depoya bakım için inen işçilerin yüksek miktarda metan gazına maruz kaldığı ve olayın teknik tedbirsizlikten kaynaklandığı açıklanmıştı. 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri yapıldı Yıllar içerisinde şirket tarifelerinin MUSKİ’ye kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olması, su kesintileri ve altyapı sorunları vatandaşların tepkisine neden oldu. Bölge halkı, artan mağduriyet nedeniyle MUSKİ ve CİMER’e yoğun şikâyetlerde bulundu. Yaşanan sorunlar üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla bir devir komisyonu kuruldu. Yapılan teknik ve mali incelemeler sonucunda işletmenin değeri belirlenirken, borç ve yükümlülükler düşüldükten sonra 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri konusunda anlaşmaya varıldı. Tüm içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri MUSKİ’ye devroldu 1 Nisan 2026 itibarıyla özel şirketin imtiyaz sözleşmesi sona erdirilirken, Güllük, Kıyıkışlacık’ın bir bölümü ve Zeytinlikuyu Mahallesi’nde su ve kanalizasyon hizmetlerinde tek yetkili kurum MUSKİ oldu. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül ve Şirket Yetkilisi İhsan Hızarcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen imza töreni ile Güllük’te yıllardır devam sorun çözüme kavuştu. Böylece yıllardır tartışma konusu olan yüksek su ücretleri sorunu çözüme kavuşmuş oldu. Devir töreninde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Güllük Mahallesi, Kıyıkışlacık Mahallesi’nin bir bölümü ve Zeytinkuyu Mahallesi’nde içme ve atık su hizmetleri geçmişte yapılan bir imtiyaz sözleşmesiyle 35 yıllık bir süreyle arkadaşlar özel şirketlere devredilmişti. Türkiye’de ilk tek örnektir. O dönem aslında yaygınlaştırma amacıyla başlayan bu uygulama daha sonra durdurulmuş ve başka illere ilçelere sirayet etmemiş. Buradaki hemşehrilerimiz bizim MUSKİ’nin verdiği tabii ki hizmeti hem ücret açısından hem de hizmet açısından yaklaşık arkadaşlar maliyet açısından baktığınızda 110 bine yakın abone Muğla’daki tarifelerin yaklaşık iki katı civarında bir su ve atık su bedeli ödemek zorunda kalıyorlardı. Bugün bu sözleşmeyi imzalıyoruz. Tekrar teşekkür ediyorum. Özellikle MUSKİ Genel Müdürlüğümüz ve ekibine. Karşılıklı toplantılar yapıldı, değer tespitleri yapıldı ve Danıştay’a gönderildi. Danıştay onayladıktan sonra da evet bu devir yapılabilir dedikten sonra da biz artık bugün sizlerin karşısına gururla çıkmış olduk. MUSKİ tekrar bütün Muğla’da tarifeler neyse aynı tarifeleri orada uygulayacak. Aynı zamanda yatırım eksiklikleri varsa onları da tamamlayacak. Firmamızın çalışanlarını da mağdur etmek istemiyoruz. Çünkü oradan firma çekilince onun orada hizmet veren yıllardır emekçileri var. İşte burada arkadaşlarımız var, emekçi arkadaşlarımız. Bu zor şartlarda onların da işlerini kaybetmesine bizim gönlümüz kesinlikle razı vermiyor. 50’ye yakın çalışanımız var. Tabii biz o arkadaşlarımızı da yine aynı bölgede MUSKİ’nin çatısı altında bu sefer istihdam edeceğiz ve oradaki faaliyetleri aynı şekilde o arkadaşlarımızın emeğiyle devamını sağlayacağız. Bu sözleşmenin, bu devrin Miladımıza, Muğla’mıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.