EĞİTİM - 23 Kasım 2025 Pazar 10:45

3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi

A
A
A
3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi

Yozgat’ta görev yapan üç fedakâr müzik öğretmeni, çocuklara müziğin çok sesli dünyasını açmak amacıyla gönüllü bir girişim başlattı. Üç öğretmen bir araya gelerek, tamamen gönüllülük esasına dayanan Polifonik Çok Sesli Çocuk Korosu kurdu.


Üç müzik öğretmeni, müziğin birleştirici gücünü kullanarak Yozgatlı çocukların sanatsal gelişimine katkıda bulunmayı hedefledi. Yoğun mesai saatlerinin ardından gönüllü olarak bir araya gelen öğretmenler, koro için yaptıkları seçmelerle 8-14 yaş arasındaki yetenekli öğrencileri bir çatı altında topladı. Koro ile geçtiğimiz yıl 23 Nisan’da konser veren öğrenciler sahne deneyimi yaşarken öğretmenlerini de gururlandırdı.


"Çocukların sahnedeki heyecanını görünce ‘İyi ki öğretmeniz’ diyoruz"


Müzik Öğretmeni Kübra Mutlu Yozgat Polifonik Çok Sesli Çocuk Korosunu 3 öğretmenin hayaliyle oluşturduklarını söyledi. Mutlu, "Koro içerisinde çocukların, müziğin birleştirici gücünü kullanarak bir disiplin ve özgüven içerisinde birlikte üretim yapmaları, müziği icra etmeleri, koro içerisinde kendilerini keşfetmelerini sağlamayı hedefledik. Biz üç öğretmen gönüllü olarak çalışıyoruz. Polifonik çok sesli koro daha önce kurulmamış. Çocuklar birbiriyle iletişim halinde olsun, özgüven kazansınlar, sahne deneyimi kazansınlar istedik. Hedefimize ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyoruz. Geçen yıl 23 Nisan’da ilk konserimizi verdik. Bizim için çok güzel bir ambiyans oldu. Öğrencilerimiz olmasaydı bizim mesleğimizin hiçbir anlamı olmazdı. Konser hazırlığı yaparken çok yoğun programlar içerisinde çalışıyoruz, çok yoruluyoruz. Çocukların sahnedeki heyecanı, özgüvenli duruşları, gülüşleri bizim bütün yorgunluğumuzu alıyor. O anda ‘İyi ki öğretmeniz, iyi ki bu işi yapıyoruz’ diye düşünüyoruz" dedi.


"Konserdeki heyecanımız yaşamaya değer"


Müzik Öğretmeni Belgüzar Akgül "Bu yolda çok mutlu, keyifli ve başarılı yürüdüğümüzü düşünüyorum. Mesleki anlamda konsere çıktığımız o an dizlerimizin titremesi, heyecan yaşamaya değer. Tadı hiçbir şeyle hiçbir alternatifle alınmayan şey. İnci gibi karşımıza dizildiler. Bizler eğitim aldığımız alanla onlara ne gerekiyorsa destek verdik. Güzel bir atmosfer oluşturduğumuzu düşünüyorum. Konser sonrasında öğretmenliğin hazzını hep birlikte yaşadık" ifadelerini kullandı.


"Çocukların arasında ben de bir çocuğum"


Müzik Öğretmeni Okan Bozkurt ise "Koromuzda piyano eşliklerini yazıyor ve düzenliyorum. Saatlerce vakit harcıyoruz, güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz. Her eserde ayrı ayrı emeklerimiz var. Ben onlarla birlikte keyif alıyorum. Çocukları çok seviyorum onların arasında ben de bir çocuğum aslında. Genelde gülüyoruz, eğleniyoruz. Hocalarımdan çok şey öğrendim. Güzel bir proje yapmaya çalışıyoruz" cümlelerine yer verdi.


Koroda yer alan öğrencilerden Yağmur Selin Uyar gönüllü öğretmenleri ve arkadaşları olmasa bu noktaya gelemeyeceklerini söyledi. Uyar, "Hepimiz evlerimizde şarkılar söylerdik. Burada konser ve sahne deneyimini yaşamak hepimiz için ayrı bir duygu. Başladığımızda 30 kişiydik. Şu an 50 kişiyiz. Hepimizin burada olması büyük bir başarı. Hocalarımız can bağımız, hepimiz aile gibiyiz" diyerek yaşadığı mutluluğu belirtti.


Öğrenci velisi Terane Mehrevar torununu koroya getirdiğini belirtti. Mehrevar, "Torunum çok mutlu. Ondan önce ben kendim mutluyum. Böyle öğretmenler benim torunumla çalışıyor. Çocukluğumu hatırladım. Torunum evde de şarkılar söyler. Mutlu oluyorum. Öğretmenlerin zahmeti büyük. Çok teşekkür ederim" dedi.


Veli Sevim Taşdemir 8 yaşındaki kızı Beren’in koroda olduğunu söyledi. Taşdemir, "Kızım koroya bu sene dahil oldu. İlimiz için çok güzel bir proje. Öğretmenlerimiz bunu gönüllülük esaslı yapıyorlar. Bu daha da kıymetli. Bizim için paha biçilemez bir değer. Kızım koroda olduğu için çok mutlu. Hocalarıma bu projeyi yaptıkları için teşekkür ediyorum" dedi.


Veli Mehmet Nurdoğdu oğlu Çınar’ın koroya bu yıl dahil olduğunu ifade etti. Nurdoğdu, "Ben de her ebeveyn gibi çocuklarımın bir yeteneğe sahip olmasını isterdim. Koroya seçildiği için çok mutluyum. Burada yapılan çalışmayı görünce duygulanmamak elde değil. Kıymetli öğretmenlerimizin emekleri büyük. İnşallah güzel bir konserle bunu taçlandıracağız. Herkese teşekkür ederim" şeklinde konuştu.


İlerleyen zamanda yarışmalara katılmayı hedefleyen koro ekibi, heyecanla provalarını sürdüreceklerini ifade etti.



3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.