EĞİTİM - 14 Mayıs 2024 Salı 09:39

38 yıllık meslek aşkı, baba evini kütüphaneye çevirtti

A
A
A
38 yıllık meslek aşkı, baba evini kütüphaneye çevirtti

İstanbul’da 38 yıl kütüphanecilik mesleğini yaptıktan sonra emekli olan ve memleketi Yozgat’a baba evine dönen Selahattin Öztürk, meslek hayatı boyunca biriktirdiği kitap ve dergilerle evini kütüphaneye çevirdi.


İstanbul’da 38 yıl boyunca süren kütüphanecilik mesleğinden bir süre önce emekli olan Selahattin Öztürk (60), doğup büyüdüğü memleketi Yozgat’ın Fatih Mahallesi’ndeki baba ocağına geri döndü. 1982-86 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünden mezun olduktan sonra aktif meslek hayatına başlayan Öztürk, ilk görev yeri olan TDV İslam Araştırmaları Merkezi Kütüphanesinde 25 yıl boyunca kütüphanecilik hizmetini sürdürdü. Daha sonra eserlerin dijital ortama aktarılması projelerinde proje sorumlusu olarak çalışan ardından 2017 yılında İstanbul Zeytinburnu Belediyesi Millet Kıraathanelerinde 7 yıl kütüphanede görev yapan Öztürk, 2023 yılının Eylül ayında memleketi Yozgat’taki baba evine dönüş yaptı.


Hayatını kitaplara adayan ve 38 yıl boyunca biriktirdiği binlerce kitap ve dergi ile baba ocağına dönen Öztürk, evinin bir bölümünü kütüphaneye dönüştürmeye karar verdi. 18 ila 20 bin arasında kitap ve dergiden oluşan kütüphanesine gözü gibi bakan Öztürk, kütüphanesini vatandaşların istifadesine sunmak ve toplumda okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak için harekete geçti. Emekli olduktan sonra baba ocağında dijital arşivini kullanarak çalışmalarını sürdüren Öztürk, kitap ve dergilerinin vatandaşın hizmetine sunulabilmesi için daimi bir yere ihtiyacı olduğunu ve bu yönde çalışmalarının sürdüğünü de söyledi. Emekli olmasına rağmen kitaplarla gönül bağını koparmayan Öztürk, kütüphanedeki kitap ve dergilerin sayısını da artırmaya devam ediyor.



Kütüphanesinde 20 bine yakın kitap ve dergi bulunuyor


Kütüphanesinin zengin içerikli kaynaklardan oluştuğunu ve 20 bine yakın eserin bulunduğunu belirten Öztürk, "1982-86 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünü okudum. Bölümün son sınıfında da aktif meslek hayatıma başladım. İlk görev yerim TDV İslam Araştırmaları Merkezi Kütüphanesi oldu ve burada 25 yıl kütüphanecilik hizmeti yaptıktan sonra emekli oldum. Daha sonra sayısallaştırma kavramıyla birlikte ülkemizde başlayan bir yapı içerisinde firma koordinatörü olarak binlerce cilt eserin dijital ortama aktarılması projelerinde proje sorumlusu olarak çalıştım. 2017 yılında da Zeytinburnu Belediyesi Millet Kıraathaneleri koordinatörlüğüne başladım, 7 yıl gibi bir süre burada kütüphanede çalıştıktan sonra Yozgat’a baba ocağına dönüş kararı aldım. Baba ocağıma getirdiğim kütüphanemde 8 ila 10 bin arasında değişen kitap, 8 bin farklı dergi var. Koleksiyonumda toplamda 18-20 bin arası kitap ve dergi bulunuyor ve bunlar hemşerilerimizin hizmetine sunulacak" dedi.



"Kitabı sevmeyen kişinin bu mesleği yapması mümkün değil"


Kitap sevgisinin mesleği ile olan ilişkisinden bahseden Öztürk, "Kütüphanecilik mesleğini yerine getirdiğim için kitabı sevmeyen kişinin bu mesleği yapması pek doğru olmuyor. Mesleğe başladığım günden beri hatta fakültenin son sınıfında Osmanlıca kitaplarıyla başlayan bir birikim. Kütüphanelere kitap alırken kendimize de aldığımı yayınlar ve bir kısmı da yayıncılardan gelen bağışlarla oluşan bir koleksiyon. Kitap sevgisi bende meslekle de bütünleşik bir şekilde yürüdü. Makale ve kitap çalışmalarım da olduğu için bir kısım eserler akademik çalışmaya zemin hazırlayacak kaynak eserlerden oluşmakta. Onun dışında epeyce bir kısmı da herkesin okuyabileceği türden araştırma, inceleme, roman, öykü, şiir kitaplarından oluşuyor" ifadelerine yer verdi.



"Vatandaşların kitaplardan istifade edebileceği daimi bir yere ihtiyaç var"


Kitaplarını Yozgatlı vatandaşların kullanımına açmak istediğini ve bunun için de daimi bir yere ihtiyacının olduğunu söyleyen Öztürk, "Burası babamdan kalan bir ev kütüphanesi ama burayı merkezde bir yerde herkesin kolayca ulaşabileceği ve 24 saat hizmet verebilecek bir yapıda yer arayışımız devam ediyor. Yozgat’a yeni bir il halk kütüphanesi yapılmakta, o bina içerisinde bakanlığımızla yapılan görüşmelerde bir yer tahsis edilirse orada, yoksa belediye başkanımızla yapacağımız görüşmelerde semt konaklarının bir tanesinde yer talebim olacak. Uygun görülürse bu eserlerin yarıya yakını orada hizmete sunulacak" şeklinde konuştu.



38 yıllık meslek aşkı, baba evini kütüphaneye çevirtti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Tabutunun üzerine damatlığı konuldu: İran’da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı. Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat’ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı. "İran’da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rast gele öldürülüyor" Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika’yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran’da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran’da hastanede güzel baktılar" dedi. "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde" Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin’im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.
Aydın Köşk’te İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenirliği Eğitimi gerçekleşti Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonunda "İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği Eğitimi" gerçekleşti. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Aydın İncirinde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilerle buluşmalar devam ediyor. Aydın İl genelinde gerçekleştirilen üretici toplantılarının bir diğer durağı Köşk ilçesi oldu. Köşklü incir üreticileri ile gerçekleştirilen toplantıda ilçenin incir üretim potansiyeli, üretimde kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar ve teknik konular ele alındı. Gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Armağan Tanrıkulu, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selahattin Serdar Aykut, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli, Köşk Ziraat Odası personeli ve tarım danışmanları, incir depo ve ihracatçıları ve incir üreticileri katıldı. Üreticilere yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü ile Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliği ile bilimsel veriler ve teknik bilgi temelli olarak gerçekleştirildi. Gerçekleşen toplantıda, Bilimsel üretim teknikleri ve sürdürülebilir incir yetiştiriciliği, Kurutma sürecinde ürün kalitesinin korunmasına yönelik uygulamalar, Hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru yöntemler, Verim ve kaliteyi artırmaya yönelik güncel teknik yaklaşımlar hakkında üreticilere detaylı bilgiler verildi. Kaliteli incir üretiminin en önemli aşamalarından biri olan ilekleme sürecinin doğru uygulanması konusuna da özellikle değinildi. Son iki yılda, incirde sürdürülebilir ve kaliteli üretim materyali sağlanması amacıyla Aydın Valiliği destekleriyle ilimizde iki adet ilek bahçesi tesis edildi. Gerçekleştirilen toplantıda üreticilerle bilgi paylaşımı yapılarak, bilimsel üretim yöntemlerinin sahada yaygınlaştırılması ve Aydın İnciri’nin kalite standartlarının daha da güçlendirilmesi hedeflendi açıklandı. Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aykut toplantı sonrası; "Değerli uzmanların anlatımıyla ’İncir Yetiştiriciliği, Hastalık ve Zararlıları, Depolama, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği’ konularında verimli geçen toplantımızı gerçekleştirdik. Yoğun katılım sağlayan ve emeği geçen tüm herkese teşekkür ederiz. Ürününüz bol ve bereketli olsun" açıklamasında bulundu.
İstanbul Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Çebi, sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutladı Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle ilçede faaliyet gösteren hastane ve sağlık merkezlerini ziyaret etti, sağlık çalışanlarının Tıp bayramını kutladı. Büyükçekmece Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da sağlık çalışanlarının fedakarlıklarını unutturmamak ve günlerini kutlamak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi Mustafa Büyükyılmaz, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü Seçkin Özdemir ile birlikte ilçe genelinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri, özel sağlık kuruluşlarını ziyaret etti. Hastanelerin başhekimleri tarafından karşılanan Başkan Vekili Çebi ve berberindeki heyet doktor, hemşire ve sağlık görevlilerine çiçek takdim ederek, günlerini kutladı. "İnsanlık için kutsal bir görevi üstleniyorlar" Sağlık alanında hizmet veren her sağlık çalışanının toplumlar için büyük bir önem taşıdığını belirten Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "İnsan sağlığını ve yaşam hakkını koruyan, her koşulda sorumluluğunun bilincinde olan hekimlerimiz ve tüm sağlık personelimiz, gece gündüz demeden insanlık için kutsal bir görevi üstleniyorlar. Bu vesileyle hayatımızın her anında yanımızda olan ve kendilerine çok şey borçlu olduğumuz hekimlerimizin ve tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor; tüm insanlığa sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum" dedi.