EĞİTİM - 03 Kasım 2025 Pazartesi 11:28

Nitelikli personeller MESEM’de yetişiyor, alanında ustalaşan öğrenciler istihdama katkı sağlıyor

A
A
A
Nitelikli personeller MESEM’de yetişiyor, alanında ustalaşan öğrenciler istihdama katkı sağlıyor

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan Mesleki Eğitim Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler hem lise diploması alıyor, hem de ustalık belgesiyle mezun oluyor. Mezun olan öğrenciler, piyasadaki alanında yetişmiş personel açığını kapatıyor.


Sorgun Mesleki Eğitim Merkezi, kayıtlı 831 öğrenciye farklı dallarda eğitim veriyor. Motorlu Taşıtlar Teknolojisi, Tesisat, Elektrik ve Mobilya Teknolojileri ve diğer alanlarda eğitim gören öğrenciler, haftanın 4 günü staj yapıyor. Alanında yetişmiş personel açığını kapatılması için uygulamalı eğitim gören öğrenciler, mezun olduklarında hem lise diplomasına hem de işyeri açma belgesine sahip oluyor.


"Öğrencilerimiz 11’nci sınıfta kalfalık, 12’nci sınıfta ustalık belgesi alıyor"


Sorgun MESEM Müdür Yardımcısı Ersagun Söylemez, öğrencilerin genel sağlık sigortası ve meslek hastalığına karşı sigortalarının okul tarafından yapıldığını belirtti. Söylemez, "9, 10, 11’inci sınıf öğrencilerine asgari ücretin yüzde 30’u kadar ücret verilmekte, 12’nci sınıf öğrencilerine de yüzde 50’si kadar ücret verilmektedir. Öğrencilerimiz işletmelerde gördükleri eğitimlerin sonucunda 11’inci sınıfta kalfalık, 12’nci sınıfta ustalık belgesi almakta aynı zamanda mezun olunca da mesleki eğitim diploması alıp teknisyen unvanı kazanmaktadır. Aldıkları ustalık belgesiyle de iş yeri açma yeterliliğine sahip olmaktadırlar" dedi.


"2016 yılında işletmelere devlet katkısı geldi"


Öğrencilerin, iş yerlerinde de denetlendiğini ifade eden Söylemez, "Öğrencilerimiz o iş yerinde bize kayıt olduğu alanla ilgili eğitim görüyor mu, farklı bir alana yönlendiriliyor mu, belirlenen mesai saatleri içerisinde eğitim görüyor ve ücretini alıyor mu, bunun kontrolünü sağlamaktayız. 2016 Aralık ayında mevzuatta yapılan değişiklikle okulumuz ortaöğretim kurumları zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır. O tarihten sonra lise diploması vermeye başladıktan sonra okulumuza rağbet artmıştır. 1977 yılında kurulan çıraklık okulları 2016 yılına kadar sadece kalfa ve ustalık belgesi veriyordu. 2016’dan sonra diploma ve işletmelere devlet katkısı geldi" ifadelerine yer verdi.


"Önce anlatıp sonra uygulayarak gençleri yetiştirmeye çalışıyoruz"


Mobilya ustası Kemal Şahbaz, "MESEM’den gelen öğrencilerimiz var. Yardımcı oluyorlar bize, biz de onları yetiştirmeye, alıştırmaya çalışıyoruz. Çocukların geleceğiyle alakalı bilgiler sunuyoruz. Önce anlatıp sonra uygulayarak gençleri yetiştirmeye çalışıyoruz" dedi.


"Bu yaşta işimi elime aldım"


Babasının yanında meslek öğrendiğini söyleyen Kaan Şahbaz, "Günümüzde usta olmak zor bir iş. Okula üniversiteye gidip de puan alamayıp boş kalanlar var. Ben bu yaşta işimi elime aldım. İleride kendi işimizi kuracağız. Belli bir yaştan sonra üniversiteden çıkıp bu işe girmek biraz geç kalır. Biz erken başladık. Bu iş altın bilezik" diye konuştu.


"Memleketimizi nitelikli insan gücüne kavuşturmak istiyoruz"


Pastacılık üzerine işletmesi bulunan Kenan Doğan ise, "Bulunduğumuz coğrafya nitelikli insan gücünün bulunmadığı bir coğrafya. MESEM’le birlikte yaptığımız programlarda öğrencileri nitelikli meslek edindirmekle ilgili güzel projelerimiz var. Kendi oğlum da MESEM’den okulunu bitirdi, mesleğini eline aldı. Kendisi usta olarak işletmemizde çalışıyor. Şu an MESEM’den 9 tane öğrenci çalıştırmaktayız. İnşallah bu 9 öğrenciyi de nitelikli insan gücüne kavuşturabilirsek memlekette nitelikli iş gücü sağlamış olacağız. İl dışından usta getirmek zorunda kalıyoruz. Memleketteki insanlara bu işi öğretirsek memleket adına çok değerli şeyler yapmış olacağız" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmandan uyarı: "Çocukların beyin gelişimi anne rahminde başlar" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin sağlığını korumanın önemine dikkat çekerek, "Çocukların beyin sağlığını korumak, anne karnından başlayıp, yetiştiği ortam ile devam eder. Ev içerisindeki her eylem geleceğin bireyini yetiştiriyor" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırının ardından çocukların maruz kaldığı şiddet ortamı ve görüntüler, uzmanların gündemine geldi. Özellikle erken yaşta şiddetle karşılaşmanın çocukların psikolojik ve nörolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte daha bilinçli davranması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, çocukların sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığının da korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. "Çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin gelişiminin çok erken dönemde başladığını belirterek, "Çocukların beyin sağlığını koruma anne rahminden itibaren başlar. Annenin hamileyken beslenmesi ve aldığı destekler, çocuğun hem zihinsel hem bedensel sağlığını belirler. Ancak süreç doğumla bitmez, çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" dedi. "Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar" Çocukların en büyük öğrenme biçiminin taklit olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen, "Çocuk istediğiniz kadar ‘şunu yapma, bunu yapma’ deyin, aslında sizi örnek alır. Gözünü açtığı andan itibaren anne ve babayı tanır ve onları kopyalar. Ev içinde konuşulan her söz, yapılan her davranış geleceğin bireyini oluşturur. Eğer evde saygı ve sevgi yoksa çocuğa dışarıdan ne kadar olumlu içerik verilirse verilsin bunun etkisi sınırlı kalır" diye konuştu. "Şiddet görüntüleri çocuğun zihninde kalıcı iz bırakır" Şiddet içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Şen, "Çocuk yanınızdayken onu yok sayıp şiddet içerikli diziler izlerseniz, farkında olmadan o çocuk da izler ve gördüğünü kopyalar. Bu sadece ekranla sınırlı değil; arkadaş çevresi ve dış ortam da etkili. Kahramanmaraş’taki gibi olayların görüntüleri de çocukların zihninde ciddi izler bırakabilir. Bu nedenle aileler çok daha dikkatli olmalı" ifadelerini kullandı. "Toplum olarak sorumluluk almalıyız" Ailelere ve topluma çağrıda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, "Anne babalık fedakarlık gerektirir. Televizyonlarda şiddet ve olumsuz içeriklerin azaltılması gerekiyor. Önce herkes kendine bakmalı. Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için toplumun her kesimi sorumluluk almalı. Daha nazik, daha saygılı, daha bilinçli bir ortam oluşturursak çocukların beyin gelişimini de koruyabiliriz" dedi.
Düzce Mesleki gelişmeleri sahadan gelen uzmanlar anlattı DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesinde düzenlenen ormancılıkta transport süreçleri ve yeni gelişmeler konferansında Orman Fakültesi öğrencilerine mesleki gelişmelerin sahadan gelen uzmanlar anlattı. Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Ormancılıkta Transport: Kesimden Depoya Yeni Gelişmeler" başlıklı konferans, Düzce Orman İşletme Müdürü Orman Yüksek Mühendisi Murat Yıldız ve Aksu Orman İşletme Şefi Orman Yüksek Mühendisi Mustafa Görkem Ciritcioğlu’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansın açılış konuşmasını yapan Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yılmaz Türk, ormancılık teşkilatının üniversite ile güçlü bir iş birliği içerisinde olduğunu vurgulayarak, mesleki gelişmelerin sahadan gelen uzmanlar aracılığıyla öğrencilere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Programda söz alan Düzce Orman İşletme Müdürü Murat Yıldız ile Aksu Orman İşletme Şefi Mustafa Görkem Ciritcioğlu, ormancılık faaliyetlerine ilişkin güncel uygulamalar ve saha deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konuşmalarda; ormancılıkta sürdürülebilirlik, ekolojik yöntemler, damga ve barkod uygulamaları, sürütme teknikleri, sürütme yollarının planlanması, üretim süreçleri, fiyatlandırma ve transport faaliyetleri gibi pek çok konu ele alındı. Kırsal bölgelerde nüfusun azalması ve yaşlanması nedeniyle ormancılık faaliyetlerinde iş gücü temininde zorluklar yaşandığını belirten Murat Yıldız, bu durumun teknoloji kullanımını zorunlu hale getirdiğini ifade etti. Yeni makine ve ekipmanların kullanımının artırılması gerektiğini dile getiren Yıldız, öğrencilerin meslek odalarına kayıt yaptırmalarının ve kariyer planlamalarını bilinçli şekilde oluşturmalarının önemine değindi. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü tarafından meslek ve istihdam alanına yönelik yeni çalışmaların sürdüğünü ve yakın zamanda tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. Mustafa Görkem Ciritcioğlu ise ormancılık faaliyetlerinde arazi eğimi ve sürütme mesafesinin doğru hesaplanmasının önemine dikkat çekti. Üretim süreçlerinde planlamanın hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu vurgulayan Ciritcioğlu, orman içi yol çalışmalarının erozyon, heyelan ve toprak kaybına neden olmayacak şekilde planlanması gerektiğini belirtti. Ayrıca transport süreçlerinde traktör kullanımının teşvik edilmesinin, hem yol altyapısının korunmasına hem de maliyetlerin düşürülmesine katkı sağlayacağını ifade etti.