EĞİTİM - 02 Kasım 2023 Perşembe 12:09

Okuma yazma kursu kadınlara umut oldu

A
A
A
Okuma yazma kursu kadınlara umut oldu

Yozgat’ta çeşitli sebeplerle eğitimlerine devam edemeyen ve yaşları 30 ila 70 arasında değişen kadınlar, Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan kurslara katılarak okuma yazma hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.


Yozgat Halk Eğitim Merkezinde ekim ayında açılan birinci kademe okuma yazma kursu yoğun ilgi görüyor. Bireylerin toplumsal hayata katılımlarını sağlamak maksadıyla açılan okuma yazma kursuna özellikle yaşları 30 ila 70 arasında değişen kadın katılıyor. Bu yıl açılan okuma yazma kursuna katılan 56 kursiyerin kimi ilkokul eğitimine hiç başlamamış kimi de başladıkları eğitimini çeşitli nedenlerle yarı da bırakmış. Okuma yazma bilmedikleri için günlük hayatta birçok noktada zorlanan kadınlar, yaşadıkları sorunlarla baş edebilmek için okuma yazma öğrenmeye çalışıyor. Günlerinin bir bölümünü ev işleriyle, diğer bölümünü de kursta geçiren kadınların azmi ve gayreti de takdir topluyor.


Büyük oranda kadınların tercih ettiği okuma yazma kursunun ilk etabını bitiren kursiyerler, ikinci kademe okuma yazma kursuna da devam ederek, ilkokul diplomasına eş değerde belge almaya hak kazanabiliyor.


"Okuma yazma bilmediğim için yıllarım boşa gitti"


Fransa’da yaşayan ve zaman zaman memleketi Yozgat’a gelen 70 yaşındaki Zeliha Bağcı, halk eğitim merkezinde okuma yazma kursuna katılma kararı aldığını söyleyerek, “Okuma yazmayı bilmiyorum. Üç yaşında öksüz kaldım. Annem yoktu. Bizim köyümüzde okula kız çocuğunu göndermiyorlardı. O yüzden okula gidemedik. Evlendim, Ankara’ya gittim. Oradan Fransa’ya gittik. Fransa’da da çok zorluklar çektik. Dil bilmiyorduk. Okumuşluğum yoktu. Bir şey almaya kalkışsam, üstünü okuyup da alamıyordum. Birilerini yanımda götürüyordum. Bu zamana kadar okuyamadım. Çok istedim okuyayım diye ama demek ki kısmet bu seneymiş, o yüzden 30-35 senem boşa gitti. Kendi işimi kendim yapıyordum. Beş yaşında çocuk gibiyim, yani yeni doğmuşa döndüm. Okuma yazma öğreniyoruz. Buranın çok fazla faydasını gördüm.” dedi.


"Çocuğumun eğitimine katkı da bulunmak için kursa geliyorum"


4 yaşındaki oğlunun eğitimine katkı da bulunabilmek için okuma yazma kursuna geldiğini söyleyen 46 yaşındaki Neziha Peksert ise, “Benim de hayallerim var, iş yeri açmak. Okuma yazma zorluğu çeken hanımlara örnek olmak istiyorum. Bir kadın ayakta durabilir diye düşünüyorum. Durması da gerekiyor. Çünkü her zaman anne, baba, eş, arkadaş, dost yanında olamıyor. Ben depremde bunu daha çok iyi anladım. Çünkü bir an da hiç kimsen olmuyor, tek başına kalıyorsun. Ben oğlumun eğitimine katkı da bulunmak ve üniversite hayalimi gerçekleştirmek için okuma yazma kursuna geliyorum” diye konuştu.


Çocuklarına mesaj göndermek için ter döküyor


Babasının kendisini okula göndermediğini söyleyen 48 yaşındaki Elif Solmaz, “Başarmayı istiyorum. Hedefim okuyup yazmak. Hep okuyup yazmak istiyorum. Ondan sonra çocuklarıma mesaj göndermeyi, mesaj yazmayı, onların gönderdiğini heceleyerek okuyorum ama şuan yazamıyorum. Alış veriş yapmaya gittiğim de çok zorluk çekiyordum. Herkese de soramıyorum çekiniyorum, o yüzden herkesin okuma yazma öğrenmesini istiyorum” ifadelerine yer verdi.


"Mevcut 56 aktif kursiyerimiz var"


Yozgat Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Mehmet Yücesoy ise şu an da okuma yazma kursuna katılan aktif 56 kursiyerin bulunduğunu söyleyerek, “Yozgat Halk Eğitim Merkezi’nde yetişkinlere yönelik okuma yazma kursu vermekteyiz. Mevcut şu an da 56 aktif kursiyerimiz var. 10’un üzerinde de öğretmenimiz okuma yazma kursu vermektedir. 14 yaşını bitirmiş, okuma yazma öğrenmemiş veya okulu yarıda bırakmış bütün vatandaşlarımız kurumumuza gelerek okuma yazma öğrenebilir, kurslarımıza başvurabilirler. Okulumuzun sınıflarının dışında da tahsis edilen diğer eğitim kurumlarında da kursları verebilmekteyiz. Bir kişi dahi olsa öğretmen gönderebilmekteyiz. Yetişkinlere yönelik okuma yazma kursumuz yaklaşık 160 saat sürmekte ve birinci kademe eğitim sertifikası verilmektedir. Eğer isterlerse ikinci kademe eğitim sertifikası için de 220 saatlik ayrıca üst kademe kurslarına da devam ederek ilkokul mezunu diploması seviyesinde geçen sertifikalarımız almaktalar.” dedi.


(BMG-OE-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Kurnaz: "Paylaşmak en büyük zenginliğimiz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Ramazan ayının bizlere hatırlattığı en önemli değer paylaşmaktır. İlkadım’da birlik ve beraberlik bir gelenek, paylaşmak ise en büyük zenginliğimizdir" dedi. Ramazan ayının maneviyatını, paylaşma ve dayanışma ruhunu, iftar sofraları ve teravih programlarıyla sürdürmeye devam eden İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, İlkadım Kent Konseyi üyeleri ve TÜFAD Samsun Şubesi üyeleriyle iftar sofrasında bir araya geldi. "Şehrin gelişimine katkı sağlıyorlar" İlkadım’da kurulan gönül sofralarının toplumsal bağları güçlendirdiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Ramazan ayının bizlere hatırlattığı en önemli değer paylaşmaktır. İlkadım’da birlik ve beraberlik bir gelenek, paylaşmak ise en büyük zenginliğimizdir. Bu noktada İlkadım Kent Konseyi Başkanımız Prof. Dr. Salih Kesgin, yürütme kurulu üyeleri ve çalışma gruplarımızla iftar soframızı paylaştık. Ayrıca, şehrimizin futbolda önemli noktalara gelmesinde büyük emek harcayan TÜFAD Samsun Şube Başkanımız Hakkı Bayrak ve futbol antrenörlerimizi de iftar sofrasında buluşmanın mutluluğunu yaşadık. İlkadım Kent Konseyimiz, kentimizin gelişimi ve daha yaşanabilir olması noktasında projeler üretirken; TÜFAD ise şehrimizde futbolun gelişerek daha üst noktalara gelebilmesi ve küçük yaşlardaki çocuklara futbolun sevdirilmesi için çaba gösteriyorlar. Her iki gruba da yaptıkları faaliyetlerden dolayı ve şehrin gelişimine sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Ankara 13 yaşındaki obez köpek ’Kız’, yürüyüş yaparak zayıflıyor Ankara’da yaşayan 13 yaşındaki obez köpek ’Kız’, sahibi Harun Efe ile yaptığı düzenli yürüyüşlerle zayıflıyor. Geçirdiği kaza sonrası kilo problemi yaşayan köpeği "Kız" için her gün düzenli yürüyüş yaptıran Harun Efe, bu anları sosyal medyada paylaşmasıyla yoğun ilgi gördü. Köpeğinin kilosunu azaltmak ve sağlıklı kalmasını sağlamak için yürüyüşleri aksatmadan sürdüreceğini belirten Efe, tüm zorluklara rağmen bakıma muhtaç hayvanlara ömrü boyunca sahip çıkmayı sürdüreceğini ifade etti. "Hayvanlar rahat etsinler diye arabamı satıp buranın mülkiyetini aldım" Köpeğinin geçirdiği kazanın ardından hareketsiz kalmasıyla birlikte kilo almaya başladığını belirten Harun Efe, "Kız’ım 13 yaşında ve 2019 yılında şanssız bir kaza yaşadı. Ben yokken sokaktaki çocuklar Kız’ıma vurmuşlar ve olay sonrası çapraz bağları koptu. Tedavisi uzun sürdü, ameliyatlarını yaptırdık. Ameliyatlarını yaptırdıktan sonra benim rahatsızlığım ortaya çıktı. Benim rahatsızlığım boyunca da köpeğim kimseyle yürümediği için hareketsiz kaldı. O süreç içerisinde hem ayağından dolayı hem de benim hastalığımdan dolayı Kız’ım kilo aldı. Yediği mamaların hepsi ölçülü. Hamur işleri veya başka yiyecekler yiyip kilo almadı. Hayvanlara boş bir dükkanda bakıyorum. Hayvanlar rahat etsinler diye arabamı satıp buranın mülkiyetini aldım "dedi. "Allah ömür verdiği sürece, hayvanlarıma her zaman bakacağım" Efe, hayvanlara baktığı alanın kısıtlılığı nedeniyle bakabildiği kadar hayvana sahip çıkabileceğini ifade ederek "Burada 40 tane kedi ve bir köpek var. Bu sürecin içerisinde bunların tedavileri var. Hayvanların içerisinde hasta olanlar var, engelli olan var. Hepsine bakmak gerçekten çok zor. Çünkü hepsiyle ayrı ayrı ilgilenmek durumundayım. Birinin ayağında bir şey oluyor veya kiminin mantarı oluyor, hepsini fark etmek zorundayım. Maalesef imkanımız ve yerimiz kısıtlı olduğu için bakabildiğimiz kadar hepsine bakmaya çalışıyorum. Allah ömür verdiği sürece, hayvanlarıma her zaman bakacağım" diye konuştu. "Her yardım beni inanılmaz şekilde mutlu ediyor, yalnız olmadığımı hissediyorum" Köpeğiyle yaptığı yürüyüş videolarını sosyal medyada paylaşmasının ardından büyük ilgi gördüklerini aktaran Efe, "Kızıma sosyal medyadan inanılmaz bir ilgi var. İnsanlar Kızımı çok sevdiler, devamlı takip ediyorlar. Son 25 gündür hayvanseverler ufak tefek de olsa buraya yardım yaptılar. Buraya gelen her yardım hayvanlara gidiyor çünkü dediğim gibi çok masraflı, çok da meşakkatli bir iş ama elimizden ne geliyorsa hepsini yapmaya çalışıyorum. Hayvanlara yapılacak her yardım beni inanılmaz şekilde mutlu ediyor, yalnız olmadığımı hissediyorum" şeklinde konuştu.