KÜLTÜR SANAT - 14 Ağustos 2025 Perşembe 23:02

Yozgat Lisesi seferberliğin 111’nci yılında şeref madalyası bekliyor

A
A
A
Yozgat Lisesi seferberliğin 111’nci yılında şeref madalyası bekliyor

Yozgat’ta milli mücadele yıllarında da önemli bir rol üstlenen köklü eğitim kurumlarından Yozgat Lisesi, seferberliğin 111’nci yılında şeref madalyası bekliyor.


1914 yılında ilan edilen seferberlik çağrısına en hızlı karşılık veren okullardan biri olan Yozgat Lisesi, öğrencilerini ve öğretmenlerini gözünü kırpmadan cepheye gönderdi. Çanakkale Savaşı başta olmak üzere birçok cephede şehitler veren lise, bazı dönemlerde mezun veremedi.



"Şeref madalyası için 10 bin imza topladık"


Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’na katılan şehit ve gazilerin cephe hatıralarını araştıran Araştırmacı Yazar Osman Karaca, Yozgat Lisesi’nin çok büyük kahramanlık gösterdiğini söyledi. Karaca, Yozgat Lisesi öğrencilerinden 1919 yılına kadar Yozgat Lisesi’nde bulunan Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun Millî Mücadele’nin başlangıcından sonuna değin Yozgat’ta bulunduğu zamanda kayda aldığı günlüklerinden faydalandığını belirtti. Yozgat Lisesi arşiv araştırmalarına göre öğrenci ve öğretmenlerinin tamamının 1914 yılında seferberliğe iştirak ettiğini söyleyen Karaca, "1910 yılında kurulmuş futbol takımının belgelerine ulaştık. Bu Anadolu’da kurulmuş ilk futbol takımı olarak görünüyor. Yaşadığımız şu günlerde seferberliğin 111’nci yılını idrak ediyoruz. 2019 yılında Yozgat Lisesi’ne ‘şeref madalyası’ isteğinde bulunduk ve bunun için 10 bin imza topladık. İzmir Lisesi, Galatasaray Lisesi birçok mektepliler savaşa iştirak etmiş ve geri gelememişler. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden şeref madalyası verilmesini istiyoruz" dedi.



"Dedesinin hatıralarını anlatırken gözyaşı döken insanlarla karşılaştım"


Şeref madalyası taleplerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirildiğini söyleyen Karaca, "Milletvekilleri Ali Keven ve İbrahim Ethem Sedef, Meclis kürsüsünde dile getirdi fakat bir sonuç alınamadı. Özellikle Yozgat gibi taşra memleket için çok değerli bir madalya olacak. Yozgat’ın kahramanlığını belgeleyecek ve şehitlerimize rahmet okunacak. Bu okulda okuyan öğrencilerin aynı ruhla hizmet edeceğini düşünüyorum. Dedesinin hatırasını anlatırken gözyaşı döken insanlara rastladım. 1923 yılında savaş bitip, ordu terhis olduğunda geride sakatlar ordusu, dullar ordusu ve yetimler ordusu şeklinde üç ordu kaldı. Bu millet küllerinden yeniden doğmuş" ifadelerini kullandı.



Yozgat Lisesi seferberliğin 111’nci yılında şeref madalyası bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Ramazan’da sporcular için beslenme önerileri Ramazan’da sporcular için beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen Deniz Türkaslan, "Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır" dedi. Diyetisyen Deniz Türkaslan, Ramazan’da oruç tutan sporcuların kas kaybı yaşamaları ve daha rahat bir ramazan geçirmeleri için beslenme önerilerinde bulundu. Türkaslan, "Ramazan’da uzun süreli bir açlık söz konusu. İftar yemeğine değindiğimizde sporcu danışanlarımızda aşırı derecede kan şekeri dalgalanmasından kaynaklı olarak iftarda yemeğe saldırma durumunu görebiliyoruz. Yüksek yağlı yiyecek ve içecekler menümüzde olabiliyor. Bunlar bize en çok zarar verecek ve kas kaybını destekleyecek yiyeceklerdir. Sporcular iftarda çorba ve su ile başlayıp, kan şekerini dengeye sokmak için hurma tüketebilir. Yemekten sonra protein merkezli beslenme yapılabilir" ifadelerini kullandı. "Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor" Türkaslan, sahurda kahvaltılıkların yanına ceviz ve tahin gibi sağlıklı yağlar eklenerek tüketilebileceğini belirtti ve, "Sahurda ise protein ağırlıklı ve sağlıklı yağ ile desteklenecek yiyecekler kıymetli oluyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları tüketmeliyiz. Zeytin, ceviz, zeytinyağı, tahin gibi sağlıklı yağ kaynakları ekleyebiliriz. İftar ve sahur arasında da su tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Uzun süreli bir açlıktan sonra vücut su kaybına girebiliyor ve kas kaybı ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bir anda tüketmek yerine aralıklarla su içerek vücudun su depolarını doldurmamız gerekiyor. Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor. Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır" diye konuştu.