GÜNDEM - 08 Eylül 2025 Pazartesi 11:51

Yozgat’ta binlerce yıllık mesleğin 55 yıllık temsilcileri baba oğul, mesleği yaşatmak istiyor

A
A
A
Yozgat’ta binlerce yıllık mesleğin 55 yıllık temsilcileri baba oğul, mesleği yaşatmak istiyor

Yozgat’ın Çekerek ilçesinde yaşayan baba oğul demirci ustaları, binlerce yıllık mesleği yaşatmak istiyor.


Çekerek ilçesinde uzun yıllardır demirci ustası olarak çalışan Recep Şahbaz, mesleğini oğlu Ahmet Şahbaz ile birlikte sürdürüyor. Yarım asırdan uzun süredir demiri sabırla işleyen Recep Şahbaz, mesleğini modern tekniklerle birleştiren oğluyla birlikte yeni çıraklar yetiştirmeye hazırlanıyor. Sıcak ocağın başında sabırla demiri şekillendirmenin büyük sabır ve özen istediğini söyleyen Şahbaz, mesleğinin sayılı isimlerinden olduğunu vurguluyor.



"İç Anadolu Bölgesi’nin sayılı ustalarından biriyim"


Recep Şahbaz meslekte 55 yılı geride bıraktığını belirterek, "Bu meslek babamın dayısından kalma. Üçüncü nesil olarak devam ediyorum. Bir tane çırağım ve oğlum var. Demircilik öyle kolay bir meslek değil. Beyin ve el aynı anda hareket edince bu iş oluyor. Uzun yıllar alıyor. Sorgun, Zile, Akdağmadeni’nin köylerinden gelen müşteriler oluyor. İç Anadolu Bölgesi’nin sayılı demirci ustalarından biriyim. Çünkü 55 senelik deneyimle işimi en güzel şekilde yapıyorum. Burada yapılmayan işler Ankara ya da Çorum’da karşılığını bulabilir" diyerek işin ehli olduğunu ifade etti.



"Sanat okulundan gelecek olan öğrencileri yetiştireceğiz"


Mesleğin hem avantajlı hem de zor olduğunu ifade eden Şahbaz, "Sıcak demirciliğin iyi tarafları da var. Her zaman dinç olursun, yediğin içtiğin yarar, kilo almazsın. Çalışırken insanı mutlu eder. Bütün dertlerinden, sıkıntılarından uzaklaşırsın. Devletimiz bize çok büyük avantajlar sağladı. Sanat okulundan öğrenciler geliyor. Pazartesiden itibaren 3 tane tornacı geliyor. Onları yetiştireceğiz. Bir kısmını devlet karşılıyor, bir kısmını biz karşılıyoruz. Torna olduğu sürece gemilerin, teknelerin bile işi düşüyor. Biçerdöver, kepçe, kamyonların, arabaların hepsinin işi düşüyor" dedi.



"Mesleğimizi teknoloji katarak geliştirmeyi düşünüyorum"


Baba mesleğini aldığı eğitimle daha da ileri taşımayı hedefleyen Ahmet Şahbaz ise "Babamdan sonra mesleği ben devam ettirmeyi düşünüyorum. Metalurji ve malzeme mühendisliği okudum. Biraz daha teknoloji katarak geliştirmeyi düşünüyorum. Dördüncü nesil olarak mesleği devam ettiriyorum. Burada genelde tarım aletleri tamiri yapıyoruz. Sıcak demircilik ve torna var. Halkın ihtiyaçlarına göre optimize olmuş şekildeyiz. İlerleyen zamanlarda teknolojiyle birlikte işimizi daha da geliştirmeyi düşünüyorum" şeklinde konuştu.



Yozgat’ta binlerce yıllık mesleğin 55 yıllık temsilcileri baba oğul, mesleği yaşatmak istiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de "Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut" kapsamında düzenlenen ’Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Bakan Kurum, "500 bin sosyal konut seferberliğimiz kapsamında Edirne’de inşa edeceğimiz 2 bin 537 konutumuzun kura heyecanını yaşıyoruz. Şimdiden yeni yuvalarımızın kıymetli annelerimize, babalarımıza, yavrularımıza ve gençlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık" Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Edirne’de bugüne kadar yaklaşık 27 milyar liralık yatırımımızda devam ediyor. Edirne’de hamdolsun, 7 bin 597 konutu, eğitimden sağlığa, sosyal donatı alanlarından altyapıya kadar birçok projeyle birlikte şehrimize kazandırdık. Meriç Nehri kenarında, yürüyüş ve bisiklet yolları, gençlerimiz için sosyal alanlar, kütüphaneler ve 7 gün 24 saat hizmet veren millet bahçesiyle toplam 600 bin metrekarelik büyük bir projeyi Edirne’ye armağan ettik. Ayrıca Selimiye Camii’nin eski ihtişamına kavuşması için meydan ve çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Çarpık yapıları kaldırdık, tarihi silueti ortaya çıkardık. Yeşil alanları, aydınlatması ve zemin düzenlemeleriyle Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık. Edirne’nin kalbi Saraçlar Caddesi’nde de restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını tamamladık. Caddeyi ışıl ışıl, modern ve huzurlu bir görünüme kavuşturduk" şeklinde konuştu. "455 bin konutu hızla tamamlıyoruz" "Bir yandan deprem bölgesinde 455 bin konutu hızla tamamlıyoruz, diğer yandan 500 bin sosyal konut projemizi sürdürüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Bugüne kadar yaklaşık 72 ilde 314 bin konutun hak sahiplerini belirledik. Edirne’de de 2 bin 537 konutumuzun inşa sürecini başlatıyoruz. Vatandaşlarımızı bir saat, bir dakika daha erken yuvalarına kavuşturabilmek için işçi kardeşlerimizle birlikte gece gündüz, 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" 2 yıl gibi kısa bir sürede Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa ettiklerini belirten Bakan Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır. Biz sadece afet sonrasında değil, afetlere hazırlık noktasında da kararlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar 2 milyondan fazla konutun dönüşümünü gerçekleştirdik" dedi. "İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük" "Yapılan her iki dönüşümden birini bugün İstanbul’da hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki yaşanabilecek bir İstanbul depremi, Allah korusun, bir milli güvenlik meselesidir. Bunun tek ve zorunlu çözümü kentsel dönüşümdür" ifadelerini kullanan Bakan Kurum, "Bu anlayışla İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük, 300 bin konutluk kentsel dönüşüm projesini de hızla sürdürüyoruz. Bu süreçte belediyelerimizin sorumluluk alması, vatandaşlarımızın dönüşüme destek vermesi hayati öneme sahiptir. Biz devlet olarak dönüşümü teşvik edecek her adımı atıyoruz. Milletimizden gelen talepleri dikkate alıyor, süreci kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Son olarak İstanbul’da ’Yarısı Bizden’ kampanyasında uzun süredir beklenen bir düzenlemeyi uygulamaya alıyoruz. Kampanya 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Bu tarihe kadar evini ya da iş yerini riskli yapı olarak tescil ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan yararlanabilecek. Böylece ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği gibi zaman alan işlemler nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmiş olacağız. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Sakarya Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi" Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi. Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi. "Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi. "Esnaf bu durumu değerlendirir" Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.
Sakarya Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi" Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi. Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi. "Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi. "Esnaf bu durumu değerlendirir" Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.
Ankara "Sazan sarmalı" ile 13 milyonluk vurgun yapan 13 şüpheli tutuklandı Ankara’da ilan sayfası üzerinden "sazan sarmalı" yöntemiyle 13 milyon liralık dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 16 şüpheliden 13’ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Ankara’da bir vatandaş, internet sitesinde yer alan konut ilanını görerek ilandaki numara üzerinden şüphelilerle iletişime geçti. Telefonda görüştüğü kişinin yönlendirmesiyle tapu müdürlüğünde gerçek mal sahibiyle bir araya gelen müşteki, ortamın güven vermesi üzerine 13 milyon lirayı şüpheliler tarafından iletilen hesap numarasına gönderdi. Paranın gerçek satıcının hesabına ulaşmadığını fark eden mağdur, "sazan sarmalı" olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle kandırıldığını anlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında talimat üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince olayla bağlantısı olduğu belirlenen 16 şüpheli, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay, Gaziantep, Bursa, Konya ve Şırnak’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Şüphelilere ait banka hesaplarında yapılan incelemede, 2023 ve 2025 yılları arasında 220 milyon lira tutarında para trafiği olduğu anlaşıldı. Şüphelilerden 2’si emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 14’ü Ankara Adliyesine getirildi. Soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden 13’ü "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklanırken, 1 şüpheliyse adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.