EĞİTİM - 05 Ocak 2023 Perşembe 12:57

Zonguldak’ta 2022’de eğitime yatırımlar sürdü

A
A
A
Zonguldak’ta 2022’de eğitime yatırımlar sürdü

İl Milli Eğitim Müdürü Züleyha Aldoğan, 2022 yılında Zonguldak’ta yapılan çalışmaları paylaştı.

İl Milli Eğitim Müdürü Züleyha Aldoğan, 2022 yılında Zonguldak’ta yapılan çalışmaları paylaştı.


İl Milli Eğitim Müdürü Züleyha Aldoğan, “Yıl boyunca Bakanlığımızın ortaya koyduğu sosyal politikalar ve eğitim politikaları, yürütülen projeleri ilimizde uygularken öğrencilerimize sunulan eğitim kalitesinin her geçen gün artırılması, okul ve kurumlarımızın hizmet standartlarının, kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi için eğitimde fırsat eşitliğini temel alarak tüm ekip arkadaşlarımızla beraber sürekli, azimli kararlı bir şekilde sahada koşturmaya devam ettik” dedi.


Yatırımlar çerçevesinde il bünyesindeki büyük onarım doğrultusunda toplam 258 okul ve kurumda çalışmalar tamamlandı. Doğalgaz bağlantı hattı gelen toplam 52 okulun, doğalgaz dönüşüm işi tamamlandı. Yatırım Programı dahilinde Zonguldak’a 35 yeni okul ve kurum kazandırılacak. Yeni yapılacak okullar Ocak ve Şubat aylarında ihale edilecek. Merkez 24 derslikli Halk Eğitimi Merkezi, Bahçelievler İlkokulu, Filyos Anaokulu, İzmirlioğlu İlkokulu inşaatları devam ediyor. İl genelinde toplam on okul deprem güçlendirme programına alındı. Okulların, güçlendirme projeleri hazırlandı. 2023 Ocak ayı içerisinde ihaleleri gerçekleştirilecek.


Milli Eğitim Bakanlığınca başlatılan "Temel Eğitimde 10.000 Okul Projesi" çerçevesinde il genelinde toplam altmış bir okulun iyileştirme çalışması tamamlandı. İl merkezi ile Ereğli ilçesinde bulunan Bilim ve Sanat Merkezlerine ek olarak, Devrek, Alaplı ve Çaycuma ilçelerine üç yeni BİLSEM açıldı. Açılan toplam BİLSEM sayısı beşe çıkartıldı. İl Merkezi, Ereğli ve Çaycuma ilçelerinde e-sınav merkezlerine ek olarak, Kozlu, Kilimli, Devrek, Devrek ve Alaplı ilçelerinde dört yeni e-sınav merkezi açılarak, e-sınav merkezi sayısı yediye çıkartıldı. Mesleki Eğitim Merkezlerine kayıt yaptıran çırak öğrenci sayısı 31 Aralık itibari ile il genelinde bin 200’den 7 bin 800’e yükseltildi.


Döner sermaye işletmesi bulunan 12 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Mesleki Eğitim Merkezlerinin geliri, 2022 Yılı sonu 31 Aralık itibari ile 21.5 Milyon TL’ye ulaştı. Bakanlık tarafından, 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı için öğrencilere dağıtılmak üzere gönderilen, toplam bir buçuk milyon ücretsiz ders kitabı ve yardımcı kaynak kitap okullarda öğrencilere dağıtıldı. Zonguldak, Karabük, Bartın illerinin tarihi ve kültür mirasını gelecek nesillere aktaracak olan "Zonguldak Olgunlaşma Enstitüsü" Zonguldak bünyesinde açıldı. Ana sınıflara, toplam yetmiş üç ana sınıfı daha eklenerek, okul öncesi 5 yaş okullaşma oranı, il genelinde, yüzde 54’ten yüzde 99’a yükseltildi.


Bakanlıkça başlatılan "Kütüphanesiz Okul Kalmasın Projesi" doğrultusunda kentin tüm okul ve kurumlarına kütüphane yapılarak, kütüphanesiz okul kalmadı. Bakanlıkça başlatılan, kullanılmayan köy okullarının eğitime kazandırılması doğrultusunda Zonguldak’a yirmi Köy Yaşam Merkezi açıldı, diğer köylerdeki çalışmalar da devam ediyor. Zonguldak kütüphanelerindeki toplam kitap sayısı, 200 binden 600 bine çıkarıldı. Bir milyon kitap hedefine, 2022-2023 Eğitim Öğretim yılı sonunda, ulaşılması planlanıyor.


2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı 1. Döneminde, taşımalı eğitimden faydalanan öğrenciler ile okul öncesi öğrencileri ve pansiyonda kalan toplam 18 bin 402 öğrenciye ücretsiz yemek hizmeti sağlandı. 2. Dönem itibari ile taşıma merkezli okullar bünyesindeki öğrencilerin tamamı olmak üzere, yaklaşık 42 bin 914 öğrenciye ücretsiz yemek hizmeti verilecek. İl genelinde bulunan 8 “Halk Eğitimi Merkezinde, 3 bin 471 kurs açılarak toplam 73 bin 57 kursiyere eğitim imkanı sağlandı. Bakanlıkça başlatılan “Aile Okulu Projesi” doğrultusunda toplam 8 bin 689 veliye ulaşılarak eğitim verildi. Bakanlıkça başlatılan Okul Bazlı Bütçe projesi doğrultusunda Temel Eğitim Okullarının tamamına, kırtasiye ve temizlik malzemesi alımı ile küçük onarım ödenekleri gönderildi. TYP çerçevesinde Zonguldak’ a verilen toplam 405 temizlik personeli, okullarda görevlendirildi.


Yatırımları değerlendiren İl Milli Eğitim Müdürü Züleyha Aldoğan, "Eğitim öğretim sürecinin bütün boyutlarına direk veya dolaylı olarak etki edecek bu yatırım ve desteklerinin İlimiz Zonguldak’a gelmesi; öğrencilerimize sunulan eğitimin kalitesini artırırken, sunduğumuz yeni imkanlarla eğitimde fırsat eşitliğinin artırılmasına da hizmet etmektedir. Bu çalışmaların İlimiz adına yapılmasında birlikte çalıştığımız İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği ve tüm paydaşlarımıza, Bakanlığımızın tüm birimlerine teşekkür ediyor, bütün bu imkanları ilimize sağlayan Zonguldak’ımızın fahri hemşehrisi olan her zaman desteğini yanımızda hissettiğimiz başta Milli Eğitim Bakanımız Mahmut Özer olmak üzere, Valimiz Mustafa Tutulmaz’a, Milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum. 2023 yılının Zonguldak eğitim ailemiz ve ülkemiz için daha çok çalışıp daha çok başaracağımız bir yıl olmasını diliyorum. “Mutlu ve Sağlıklı Bir Nesil için Azim ve Kararlılıkla Koşmaya Devam Ediyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği İskenderun sahili ücretsiz nostaljik trenle şenlendi Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde zarar gören ve ihya çalışmalarıyla yeniden hayat bulan sahil, İskenderun Belediyesi’nin hizmete aldığı ücretsiz elektrikli gezi treniyle şenlendi. Asrın felaketinde kayma yaşanan İskenderun sahili, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuştu. Birkaç ay öncesine kadar deprem nedeniyle yürünmesi dahi zor olan, birçok noktasında hasar ve söküklerin bulunduğu sahil bandı bugün ise vatandaşların nefes aldığı, ailelerin vakit geçirdiği modern bir yaşam alanına dönüştü. Bölgeyi eski günlerine kavuşturmayı hedefleyen İskenderun Belediyesi, sahil bandında ücretsiz elektrikli gezi trenini hizmete aldı. İskenderun Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında 3 buçuk kilometrelik sahil boyunca hizmet verecek olan tren; özellikle yaşlıların, çocukların ve hamile kadınların sahili rahatça gezebilmesine imkan sağlıyor. İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, ilk seferde kara trenin direksiyona geçerek vatandaşlarla birlikte sahil turu yaptı. Başkan Dönmez, deprem sonrası İskenderun’un hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Depremin ardından büyük acılar yaşayan şehirde bugün insanların yeniden sahilde yürüyebildiğini, çocukların oynayabildiğini ve ailelerin güvenle vakit geçirebildiğini ifade eden Dönmez, "Birkaç ay önce burada insanlar yürümekte zorlanıyordu. Bugün ise sahilde gezi treniyle vatandaşlarımız keyifli vakit geçiriyor. Bu tablo, İskenderun’un yeniden ayağa kalktığının en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Avrupa’daki turistik sahil kentlerinden ilham alınarak hazırlanan proje sayesinde sahilin daha canlı ve sosyal bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Dönmez, "Artık İskenderun sahili sadece bir yürüyüş alanı değil, insanların vakit geçirmekten keyif aldığı modern bir yaşam merkezi haline geliyor. Üstelik gezi trenimiz tamamen ücretsiz olacak" diye konuştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği "Gezi Treni", ilk günden itibaren sahilde oluşan yeni sosyal yaşamın sembollerinden biri olarak dikkat çekti.
İstanbul Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler ve uzun süren sofralar sindirim sistemini zorlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bayram döneminde yalnızca fazla yemek değil; yüksek protein yükü, lif yetersizliği ve sosyal yeme baskısı da sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle son yıllarda yaygınlaşan yüksek protein odaklı beslenme alışkanlıklarının bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Bayram döneminde kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi artarken, fiziksel aktivitenin azalmasının sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabildiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını etkileyebildiğini ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Fazla kırmızı et tüketimi bağırsaktaki faydalı bakterilerin azalmasına neden olabilir. Özellikle lif tüketiminin yetersiz olduğu bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar daha sık görülebiliyor. Bu nedenle et tüketimini sebzeler, yeşillikler ve tam tahıllarla dengelemek oldukça önemli" dedi. Etin yanında lif kaynaklarına yer açın Et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin mutlaka sofrada bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek; özellikle roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi yüksek lifli sebzelerin de bayram sofralarında daha fazla yer alması gerektiğini belirterek beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi. Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Mercimek, nohut, barbunya gibi besinler hem bağırsak sağlığını destekler hem de öğünlerin daha dengeli olmasına katkı sağlar" diye konuştu. Protein sağlıklı ama fazlası vücudu yorabiliyor Bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, özellikle aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorlayabildiğine dikkat çekti. Pirçek, "Kırmızı et gibi yoğun protein kaynaklarının sindirimi daha uzun sürer. Lif tüketiminin yetersiz kalmasıyla birlikte gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla protein tüketimi karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü artırabilir" ifadelerini kullandı. Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissi yalnızca tatlı tüketiminden değil yoğun protein yükünden de kaynaklanabiliyor" dedi. "Bir tabak daha ye" ısrarı fark edilmeden fazla yemeye neden olabiliyor Bayram sofralarının yalnızca yemek değil; aynı zamanda gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını da belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini söyledi. "‘Bir tabak daha al", "bayramda diyet mi olur?’ gibi cümleler çoğu zaman masum görünse de kişiler üzerinde fark edilmeden baskı oluşturabildiğini söyledi ve özellikle aile ortamlarında ikramı reddetmenin bazı kişilerde suçluluk hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun ise fiziksel açlıktan çok duygusal nedenlerle yeme davranışını tetikleyebildiğini belirten Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen suçluluk duygusu çoğu zaman yeni bir kısır döngüye yol açabiliyor. Oysa önemli olan kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek" şeklinde konuştu. Bayram tabağı dengeli olmalı Bayram sofralarında amaçlanan şeyin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında mutlaka sebze, salata ve kompleks karbonhidrat kaynaklarının bulunması gerektiğini belirtti. Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketimi sindirim sistemini destekler. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemlidir" dedi.