GÜNDEM - 07 Mayıs 2025 Çarşamba 13:28

6 yıllık boşanma davasının ardından evden tahliye edilen kadın çatıya sığındı

A
A
A

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, 6 yıl süren boşanma davasının sona ermesinin ardından eşine ait evden polis eşliğinde çıkartılan kadın, gidecek yeri olmadığı gerekçesiyle yaşamını aynı binanın çatı katında sürdürmeye başladı.

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, eski eşi T.A. tarafından hakkında tahliye davası açılan konutta oturmaya devam eden Sevda S.’nin aleyhine karar çıktı. Kararın ardından üzerine icra memurları ve polis grupları meskene gelerek tahliye sürecini başlattı. Sevda S.’nin kapıyı açmaması üzerine çilingir yardımıyla kapı açılarak tahliye işlemi tamamlandı. Sevda S. gidecek yeri olmadığını söyleyerek poşetlere doldurulan eşyalarını çatı katına ve merdiven boşluklarına yerleştirdi.

Çatıda yaşamaya başladığını, buraya yatak koyarak geceleri uyuduğunu, komşularına giderek özel ihtiyaçlarını giderdiğini anlatan Sevda S., yaşadıklarını şöyle anlattı:

6 yıllık boşanma davasının ardından evden tahliye edilen kadın çatıya sığındı

"6 yıldan beri süren bir mahkeme sürecimiz var. İftirayla boşanıldık. Hatta gidip imza bile atmadım. Beni iftirayla, yalancı şahitle boşadı. Ardı aslı olmayan, iftiraya kurban gittim. Çocuklarımdan oldum, evimden oldum. Yuvamdan oldum. Sokakta kaldım. Görün perişanlığımı. Babamı kaybettim. 16 yıl oldu. Anne yok, baba yok. Annemi kaybettim. Kalp krizi geçirdi. Bir buçuk sene oldu. Annem bakıyordu bana 6 yıldan beri. Beraber yaşıyorduk baba maaşıyla. Tazminat almadım. Nafaka alamadım. Hiçbir haktan sahip olamadım. Sağlık sorunlarım var. Kalpten ameliyat olacaktım. İcra yoluyla kapıya atıldım, baba topraklarına haciz koyuldu. Avukat masrafları bana yüklendi, mağdur oldum. Sokakta kaldım. Evet, akrabalarım var, köyüm var, çevrem var. Anlatmakla bitmez. O kadar çok akrabalarım, çevrem var. Ama böyle bir günde düşünen dost olmuyormuş ya. Anasızlık, babasızlık böyle bir şey. Kimseye yük olmak istemiyorsun. Ama sahip de çıkmıyorlar. Bana dört muhtarlık sahip çıkamadı."

"Beraber aldık o evi, ama beni iftirayla dışarı attı"

Sevda S., boşanma süreciyle birlikte evin kendisine verilmediğini, bu durumu hâlâ kabullenemediğini dile getirerek şunları söyledi:

6 yıllık boşanma davasının ardından evden tahliye edilen kadın çatıya sığındı

"Evlilik bilgi içinde aldık bu evi. Beraberken aldık. Ondan sonra boşanma kararı işte gelince bana dedi evden çıkacaksın dedi. Ama ben boşanıp imza falan atmadım yani. Alavereyle, sahteyle işi yani bu noktaya getirdi. İftira attı, ispat edemedi. Hiçbir ispat, kanıt yok elinde. Beni mağdur etti yani. Benim namusumla, şerefimle oynadı ya. Bir kadının ağzına baktı. Onun yüzünden ceza aldım. Başıma gelmeyen kalmadı. Bütün psikolojim gitti, çocuklarımdan oldum. Üç tane çocuğum var. Çöp poşetiyle çatılara eşyalarımı koydum. Merdiven boşluklarında. Ben de burada çatıda yatıyorum. Evet akraban var, çevrem var ama sahip çıkan yok. Destek olan yok. Sormuyorlar bile başımıza kalır diye. Neredesin, ne yapıyorsun?"

"Ev bulmak mesele değil, kirayı ödeyemiyorsan yine dışarıdasın"

Sağlık durumu nedeniyle çalışamadığını, geçimini sağlayamadığını belirten Sevda S., sadece başını sokacak bir yer istediğini belirtti. Sevda S., "Çözüm ’köye çık.’ Ben zaten çarşıda geçmiş çocukluğum. 25 yıllık evlilik hayatım. Ben düzenim evim yani evimden oldum. Sokakta kaldım. Mağdur oldum. O gün ameliyata gidecektim kalpten ameliyat olacaktım ya icra zoruyla kapıya atıldım. Evet çatıda yaşıyorum sadece diyorum. Burada kendi başıma kendimi idame etmeye çalışıyorum. Arkadaşlarıma işte gidiyorum. Affedersiniz özel ihtiyaçlarınızı karşılamak için kendi başıma ne yapacağımı bilemiyorum. Psikolojik olarak bittim."

"Yetim maaşı üç kardeşe bölündü, sağlık sorunum var, çalışamıyorum"

Hastalıkları olduğunu anlatan Sevda S., "4 bin, 3 bin 700 işte 4 binde. 3 kız kardeşi alıyoruz. Onlar da mağdur. Onlar da kiradalar. Sağlık sorunum var. Böbreğimde dört tane kitlem var. Kalbimden ameliyat olacağım Bolu’da. Düzce’de tedavi görebilirim. Bunları da ispat edebilirim. Çalışamıyorum. Sağlık sorunları yüzünden çalışamıyorum. Yani mağdur oldum. Her türlü mağdur oldum. Psikolojik olarak zaten bittim. Ne yapabilirim? Nereye gidebilirim? Yok yani çocuklarım düşman oldu. Çocuklarım da yok. Küçükler akıllara değmez bir şey de diyemiyorum. Onlar da onlara muhtaç diyorum. Okul okuyorlar. Ama bir anne olarak ne olursa olsun çocuklarından destek görmek istiyorsun" dedi.

6 yıllık boşanma davasının ardından evden tahliye edilen kadın çatıya sığındı

"Sadece yardım, Allah rızası için"

Sevda S., konuşmasının sonunda maddi değil insani destek istediğini vurgulayarak şöyle dedi:

"Kira desteği ya da ne bileyim maddi olarak bu maddiyata dökülsün diye istemiyorum, böyle bir şey yok yani maddi olarak bir şey yok. Sadece yardım Allah rızası için hayırlarını istiyorum. Ben ev bulma mesele değil, dediğim gibi kirayı veremeyince ev yani yok. Yok. Sokakta kalıyorsun. Nereye gideceksin? Başına sokacak bir yerin yok. Ufak da olsa bir evin, kendini sokacak bir evin olsun istiyorsun."

Kadın sığınma evini kabul etmedi

Öte yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı yetkililer, Sevda S.’ye ulaşarak kadın sığınma evinde kalması teklifinde bulundu. Ancak Sevda S., kiralık bir evde yaşamak istediğini söyleyerek bu teklifi reddetti.

Zeynep Koç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ‘Ramazan Etkinlikleri’ kapsamında İstanbul’da çalışan basın mensuplarıyla sahur etkinliğinde bir araya geldi. İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in ev sahipliğinde AK Parti İstanbul İl Binası’nda gerçekleşen Medya Sahuru Programı’na İstanbul basınının temsilcileri yanı sıra AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar da katıldı. "Aslında biz dava arkadaşıyız" Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hamdolsun güzel bereketli bir Ramazan ayını bu sene ülkemizde idrak ediyoruz. Güzel bir gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Böylesine güzide bir topluluğa ev sahipliği yapıyor olmak bizler için de büyük bir mutluluk bunu özellikle paylaşmak istiyorum. Faruk Başkanımız, İstanbullu kendisi. Biz kendisiyle İstanbul’da birçok toplantı icra ettik kendisiyle. Allah razı olsun, Genel Merkez Medya ve Tanıtım Başkanlığımızın her daim desteğini İstanbul teşkilatımız en üst ölçekte kendilerinden alıyor. Kendisi ve kıymetli ekibine hem katkıları hem de katılımları için özellikle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bir diğer özel teşekkürü de siz kıymetli basın mensuplarımıza etmek istiyorum. Aslında biz dava arkadaşıyız. Ülkemizin geleceği adına hep birlikte farklı alanlarda mücadeleler yürütüyoruz. Siyasetçinin işi zordur, zaman ve mesai mefhumu yoktur ama gazetecinin de basın mensubunun da aynı şekilde zamansız ve mekansız bir çalışma disiplini vardır. Hatta ölümü dahi göze alan ve şehit olan birçok basın mensubumuz olmuştur. Bu vesileyle Rahmet-i Rahman’a kavuşan, görev başında şehit olan geçmiş dönem basın mensuplarımıza da yüce Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah daha güzel bir Türkiye için, daha güzel bir bölge için, daha güzel bir dünya ve gelecek için hep birlikte bu güzelliği daha da büyütecek bir anlayışı kol kola, gönül gönüle yürüteceğiz diyorum. Tekraren teşrifleriniz için, bu salonu şenlendirdiğiniz için ve bizleri burada yalnız bırakmadığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum." dedi. "Şu anda AK Parti’de 94 ruhu havası var" AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar ise, "Ben iletişimin değişik alanlarında bulunan siz değerli arkadaşlarıma, meslektaşlarıma teşrif ettiğiniz için, beraberce bu güzel havayı soluduğumuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Bu Ramazan bir gazeteci arkadaşımız beni aradı ve dedi ki, ‘94 ruhu diye bir ezber var buna tekrar dönebilir misiniz diye düşünürken, Şu anda AK Parti de bir 94 ruhu havası var. Siz ne yapıyorsunuz?’ dedi. Ben de Abdullah Başkanımın anlattıklarını ona anlattım. ‘Kadın kolları sahada, gençlik kollarımız sahada. Teşkilatımızın her bireyi ’Bu ramazanda sıkılmadık el bırakmayacağız, muhatap olacağımız tüm ilgili paydaşlarımızla bir araya gelmeye gayret göstereceğiz’ dedik. Sizin vesilenizle de bunu toplumumuzla paylaşmaya gayret gösterdik. Tabi Cumhurbaşkanımızda buna önderlik ettiği için, her akşam bir program yaptı, ilgili bir paydaşla bir araya geldi. Hepimiz de buradan aldığımız ilhamla bugün ben basından, medyadan sorumlu kişi olarak, AK Parti’nin iletişiminin sorumlusu olarak bugün ilgili paydaşlarımla bir araya geliyor olduğum gibi hepimiz bu dokunuşları yapmaya ilgili paydaşlarla bir araya gelmeye gayret gösterdik. Buraya gelmeden önce Cumhurbaşkanımız henüz İstanbul’a inmişti. Abdullah Başkanım kendisini karşıladı. Ben erken gelip iletişim fakültesi öğrencilerimizle birlikte iftar yapmıştım. Kendisi buraya da gelecekti ama ben, ‘Efendim bugün İstanbul’da bulunan arkadaşlarımla bir araya geleceğim dedim. Her birinize ayrı ayrı selam gönderdi. Ben de vekili olarak çok büyük bir selamı size iletmiş oldum. Kadir Gecesi’ni bulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Rabbim bu manevi iklimi oluşturmaya sebep olan bu duygu çerçevesinde huzurlu bir bayram geçirmemizi de nasip etsin. Bizim mekanımız belli. Ankara’da Söğütözü’nde AK Parti Genel Merkezi diye bir mekan var. Burada her birinize söylüyorum. Her bir arkadaşım AK Parti Genel Merkezi’nin 6. katındaki Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nda bir odası olduğunu bilsin, her daim size kapımız açıktır," diye konuştu.
İstanbul Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı entübe edildi Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi’nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, durumunun ağırlaşması üzerine entübe edildiği ve tedavisinin bu şekilde devam ettiği öğrenildi. Ortaylı’nın ailesi tarafından sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından 2 gün önce yapılan ilk açıklamada, "İlber Ortaylı’nın beş gündür yoğun bakımda tedavisi devam etmektedir. Durumu stabildir. Alanında çok iyi bir ekip tarafından büyük bir özenle takip edilmektedir. İyi dileklerinizin ve dualarınızın yardımcı olacağını umuyoruz." ifadelerine yer verilmişti. "Pazar günü entübe edildi" Ortaylı’nın ailesi tarafından sosyal medyadan yapılan son açıklamada hastane ve tedavi süreci "Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçen ocak ayında prostat ameliyatı olmuştu. Taburcu olduktan sonra bu rahatsızlığıyla bağlantılı sorunların tedavisi için bir süreliğine daha hastaneye yattı. Ardından tekrar taburcu oldu. Diyabet hastası olan ve böbrek rahatsızlığından dolayı haftada üç gün diyalize giren Ortaylı, bağışıklık sistemiyle ilgili immün tedavisi de görüyordu. Ortaylı geçen perşembe günü rahatsızlıklarının tekrar nüksetmesinin ardından Koç Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir süre bilinci açık devam eden tedavisinin ardından yoğun bakıma alındı ve pazar günü itibarıyla da entübe edildi. Tedavisi halen bu şekilde devam ediyor ve durumu da stabil." sözlerine yer verildi.