POLİTİKA - 07 Mart 2024 Perşembe 21:22

Bakan Kacır, BAKKA’nın 12 projesinin açılışını gerçekleştirdi

A
A
A
Bakan Kacır, BAKKA’nın 12 projesinin açılışını gerçekleştirdi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından üretim altyapısı, turizm altyapısı ve beşeri sermayenin geliştirilmesi alanlarında desteklenerek Zonguldak’ta hayata geçirilen projelerin açılışını gerçekleştirdi.


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Kültür Merkezinde yapılan programın açılış konuşmasını Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Genel Sekreteri Dr. Lutfi Altunsu gerçekleştirdi. Altunsu, ajansın kuruluşundan bu yana bölge planları, sonuç odaklı programlar ve Bakanlığın koordinasyonu doğrultusunda bölgenin sosyo-ekonomik kalkınması için faaliyet gösterdiğini belirterek, “Yüzde 64’ü ormanlık arazi olan, 139 km sahil şeridi bulunan, ülke sanayisine olduğu kadar sosyo-ekonomik yaşama demir çelik, kömür, ahşap, doğal gaz ve enerji gibi önemli girdiler sağlayan ve ülkemizin en büyük 3. Limanına sahip olan bir bölgede, bir yandan düzenli sanayi ve teknoloji alanlarının geliştirilmesi diğer yandan nitelikli beşeri sermayenin ve girişimciliğin güçlendirilmesi için gayret sarf ediyoruz. Bölgenin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin turizm sektörünü canlandırmasına katkı sağlıyoruz. Sonuç odaklı faaliyetler, SOGEP ve BAKAP gibi programlar ve teknik desteklerle bir yandan alt yapıya destek veriyor diğer yandan kurumsal kapasite, yenilikçilik ve insan kaynağını geliştirmeye çalışıyoruz. Bugün açılışı yapılacak olan projelerimiz, OSB’lerin alt yapılarını güçlendirme, çocuklarımızın mesleki ve teknolojik becerilerini geliştirme, kadınlarımızın ekonomik hayata entegrasyonlarını sağlama, ekonomik faaliyetleri çeşitlendirme ve Zonguldak endüstri mirası turizmini geliştirmek için oldukça önemli eserleri ilimize kazandırma gibi amaçlara hizmet etmektedir” dedi.



ZBEÜ Rektörü İsmail Hakkı Özölçer ise, “Kökleri 1924 yılında kurulan Zonguldak’ın maden mühendislik mektebine dayanan ve 2012 yılına kadar Zonguldak Karaelmas Üniversitesi adını taşıyan üniversitemizin kuruluş tarihinin 1992 yılı yerine 1924 olarak kabul edilmesine ilişkin başvurunun kabulünün gururunu huzurlarınızda pay sizlerle paylaşmak istiyorum. Bölgemizde doğal gaz keşfiyle birlikte tarihten gelen enerji üssü olma potansiyelimizi temsillemiş olduk. Ülkemizin enerji üssü haline gelen bölgemizi daha canlı yansıtacak ve dikkat çekecek hem şanlı bayrağımızı hem de ateşi temsil edecek Kırmızı renk kullanarak logomuzun etrafını şanlı al bayrağımızın renginden esinlenip kırmızı rengi de vurguladık. Üniversitemizin kuruluşundan bu yana ön lisans, lisans ve lisans üstü düzeyde 107 bin 513 mezun vermiş ve mezun edindikleri donanımlarıyla yurt içinde ve yurt dışında çalışma hayatına devam etmektedir. Halen seksen artı farklı ülkede öğrencilerimiz bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde özellikle teknoloji transfer ofisi, AR-GE birimi hazırlanan projenin Avrupa Birliği’nden yaklaşık 40 milyon Türk lirası destek almaya hak kazandığını belirtmek isterim. Zonguldak, Teknopark yaklaşık 5 senedir bölgemizde AR-GE, yazılım faaliyetlerinin gelişmesi noktasında en önemli biri haline gelmiştir. Bölgede 5 sene içerisinde 270 personel istihdam edilmiş 720 bin dolar proje ihraç ihracatı 17 milyon TL proje geliri elde edilmiştir. Bölgede Ar-Ge faaliyetleri dışında da 12 milyon TL gelir elde edilmiştir” ifadelerine yer verdi.



Programda konuşan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, “Bugün yapılan yatırımların sonuçlarını görerek, çalışmaların sonuçlarına şahit olarak bunu yaşıyoruz, izliyoruz. Ve bunun olacağını biliyoruz. Bugün burada tabii kalkınma ajansımızın son üç yılda desteklemiş olduğu on iki projenin açılışını yapmak üzere şu anda bu bir araya gelmiş bulunuyoruz. Tabii bu projeler arasında üretim altyapısının, turizm altyapısının geliştirilmesi, yine beşeri sermayenin güçlendirilmesi olmak üzere birçok alanda projeleri desteklemiştir. Ve bunlar büyük bir başarıyla hayata geçirilmiştir. Bu projelerin toplam kalkınma ajansımızın desteği 130 milyon civarında ve toplam büyüklüğü 230 milyonun ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı son on yılda 850 milyon destek vermiştir. Yine üretim altyapısının, turizm altyapısının geliştirilmesi beşeri sermayenin güçlendirilmesi, Zonguldak’ın kalkınması için bu destekleri vermiştir ve bunlar yerini bulmuştur. Çok etkin olmuştur. Ve bundan sonra da devam edecektir. Tabii şu anda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’ndeyiz. Ve Bülent Ecevit Üniversitesi’ndeyiz. Siber Vatan Yetkinlik bu açılışını yapmış olacağız. Bu projelerden bir tanesi. Yine Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımızın çok önemli bir başarısı. Biraz güvenlik konusunda yirmi iki üniversiteyi de kapsayan kuşatan ve bütün ajanslara, bütün üniversitelere örnek olan bir proje geliştirdiler. Ve bu çok büyük savunma sanayi başkanlığımızda ve diğer sektör paydaşlarıyla büyük bir başarıyla ve Büyüyerek devam etmektedir. Türkiye’nin gelişmesine çok önemli katkılar sağlanmak sağlanmaktadır” dedi.



"Özel sektörün yatırım iştahını artıracak teşvik paketleri kurguladık”


22 yılda yerli ve milli anlayışın temellerini atarken gece gündüz çalıştıklarını anlatan Bakan Kacır, “Geride bıraktığımız son 22 yılda, yerli ve milli bir anlayışın temellerini atarken; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, milletimizin emrinde gece gündüz demeden çalışıyoruz. Yaptığımız işlerin şahidi, bizatihi aziz milletimizin kendisidir" dedi.


Bakan Kacır, sanayicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek organize sanayi bölgeleri alt yapısı kurduklarını anlatarak şöyle devam etti:


"Bugün ülkemiz 101 teknoparkında, 10 binin üzerinde girişimi ile teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürüyor. Bin 600’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezimizle birlikte 272 bin kişilik büyük bir Ar-Ge ordusuna sahibiz. Türk sanayiinin küresel bir üretim üssüne dönüşümünü takip ediyoruz. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyelerinde ihracatımız vardı. Bugün ise 255,8 milyar dolarlık rekor bir ihracattan söz ediyoruz. Bu ihracatın yaklaşık 241 milyar dolarını da imalat sanayii oluşturuyor. “Milli Teknoloji Hamlesi” hedeflerimiz doğrultusunda sanayi ve teknolojide büyük ve güçlü Türkiye yolculuğumuzu sürdürüyoruz.


“Türkiye Yüzyılı”nı inşa ederken, Batı Karadeniz’in sembol şehirlerinden Zonguldak’ımızı da yatırım, üretim, ticaret, ihracat merkezi yapmak adına tüm imkanlarımızı seferber ettik, etmeye de devam ediyoruz. Biz tabi, Zonguldak için ne yapsak az olduğunun farkındayız. Bu bilinçle, şehrimizi her yönüyle daha güçlü hale getirmek, Zonguldak’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandırmak için gece gündüz çalışıyoruz.


“Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla; yatırım teşvikleriyle, sanayi alanlarıyla, KOBİ’lerimize sağladığımız imkânlarla ve bölgesel kalkınma projelerimizle Zonguldak’ımızı “Türkiye Yüzyılı”nınöncü şehirlerinden biri haline getirmeye devam ediyoruz.”



"Projeler Zonguldak’ın gücüne güç katacak”


Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken Zonguldak ile birlikte yürüdüklerini ifade eden Bakan Kacır, "Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, Zonguldak’la beraber yürüyoruz. Bugün de Batı Karadeniz Kalkınma Ajansımız destekleriyle Zonguldak’ta hayata geçirdiğimiz 12 projenin açılışı için bir aradayız. Kalkınma ajansımızın 135 milyon lira desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projelerle; Siber güvenlik, yazılım, robotik sistemler, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerle ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturuyoruz. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını destekliyoruz. Oluşturduğumuz laboratuvar ve atölye altyapısıyla insansız hava araçlarının geliştirilmesinde, üretimi ve geliştirilmesinde yetkin, geleceğin mühendis ve teknisyenlerini yetiştiriyoruz. Alaplı Organize Sanayi Bölgesi ve Ereğli Organize Sanayi Bölgesinde kurduğumuz tesislerle şehrimizdeki planlı sanayi alanlarında çevreci, verimli ve sürdürülebilir üretim altyapısını güçlendiriyoruz. Üzülmez Kültür Vadisi projemizle şehrimizin turizm potansiyelini ortaya çıkarıyoruz. Arıcılığı ve artizan ekmek üretimini destekleyen projelerle kadınlarımızın iş gücü piyasasında daha aktif rol almasını sağlıyoruz ki malumunuz yarın kadınlar günü. Tüm bu saydığım projelerle birlikte Zonguldak büyüme yolculuğunda gücüne güç katacak” dedi.



“Özel Karaelmas Ekspresi 8 Mart’ta Ankara’dan kalkacak”


Bakan Kacır, 8 Mart günü Özel Karaelmas Ekspresi’nin Ankara’dan yola çıkacağını anlatan Kacır, "Bugün burada Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansımız öncülüğünde; Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Valiliğimiz, TCDD ve ticaret ve sanayi odamız işbirliğinde geliştirdiğimiz önemli bir projenin de müjdesini paylaşmak istiyorum. Bu proje ’Özel Karaelmas Expresi’. Yarın yani 8 Mart Ankara’dan kalkacak Çankırı, Karabük ve Zonguldak illerimize ve ilçelerimize uğrayacak olan trenimiz Batı Karadeniz’imizin doğal güzelliklerini temaşa ettirmek ve şehirlerimizin önemli unsurlarını vatandaşlarımıza tanıtmak adına önemli rol üstlenecek. Şehrimizi önemli bir turizm destisyonu haline getirecek Özel Karaelmas Expresinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Zonguldak için de aşkla şevkle çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.


Program, Özel Yetenekli Öğrencilerin Yüksek Teknolojide İstihdamına +8 Yıl Kazandıralım, Kilimli Balık ve Su Ürünleri Soğuk Hava Deposu Mezat Alanı Projesi, Zonguldak Siber Vatan Yetkinlik Merkezi, Sağlıklı Toplum İçin Arı Gibi Çalışkan Kadınlar, Alaplı OSB, Çevreye Duyarlı Altyapı ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Yatırım Ortamı Hazırlıyor, Çaydeğirmeni’nde Artizan Ekmek Üretiyoruz, Sağlıkla Kalkınıyoruz, Zonguldak-Ereğli OSB Akıllı Elektrik Yönetim Sistemi ile Fiziki ve Kurumsal Altyapısını Güçlendiriyor, Maden Şehitlerinin Çocukları Maden Makinaları Üretiyor, Üzülmez Kültür Vadisi, SİHA 30.30.9.3, İmalat Sanayi İhtiyaçlarına Uygun Endüstriyel Kontrol ve PLC Laboratuvarı Kurulması ve Sanayi İçin Tasarla ve Programla projelerinin açılış kurdelesi kesilmesiyle son buldu.


Daha sonra Bakan Kacır, Savunma Sanayii Başkanlığı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı arasındaki işbirliğinde hayata geçirilen Zonguldak Siber Vatan Yetkinlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından Siber Vatan Yetkinlik Merkezini ziyaret eden Bakan, öğrencilerle Siber Vatan öğrencileri ile bir araya gelerek sohbet etti. Siber Vatan Yetkinlik Merkezi’nde ulusal düzeyde koordinasyonu BAKKA tarafından sağlanan Kalkınma Ajansları Siber Vatan Programı hakkında bilgi verildi. Bilgilendirmenin ardından Kacır, Siber Vatan Programı çerçevesinde faaliyet gösteren Yavuzlar Web Güvenliği ve Yazılımı, ZAYOTEM Zararlı Yazılım Önleme ve Tersine Mühendislik, CUBERIUM Blockchain, Redpunch Studios Oyun Geliştirme, Siber Tehdit İstihbaratı ve Detection Engineering Takımlarını ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgiler aldı.



Bakan Kacır, BAKKA’nın 12 projesinin açılışını gerçekleştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BASKİ şehrin altyapısını güçlendiriyor Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından Karesi’ye bağlı Toygar Mahallesi Okul Caddesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ve sürekli arızalara yol açan içme suyu hattı yenilenerek bölgedeki altyapı güçlendirildi. Kent genelinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın liderliğinde altyapıyı daha sağlıklı hale getirmek için önemli çalışmalar gerçekleştiren Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Karesi ilçesine bağlı Toygar Mahallesi’nde yıllardır arızalanıp su kesintilerine neden olan içme suyu hattını yeniledi. Yapılan kapsamlı çalışmayla bölgedeki arızalara kalıcı çözüm sağlanırken içme suyu hattı daha sağlıklı ve güvenli hale getirildi. Ayrıca hatların evsel bağlantıları da hızlı bir şekilde tamamlandı. Su yönetiminde kaliteli ve sürdürülebilir hizmet Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Başkan Akın’ın sürdürülebilir ve yenilikçi vizyonu doğrultusunda kent genelinde altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. İçme suyu ve kanalizasyon hatlarında kalıcı çözümler ürettiklerini ifade eden BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, "Uzun yıllardır sorun oluşturan altyapıda kayıp ve kaçakları önlemek amacıyla ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor. İçme suyu hatlarında yenileme çalışmalarını hayata geçirirken, vatandaşlarımızın yılın her döneminde suya kesintisiz erişimini sağlamak için kalıcı adımlar atıyor, içme suyu altyapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz." dedi.
Trabzon Balık av sezonu biterken, balıkçılar sezonu değerlendirdi 15 Nisan itibarıyla sona erecek olan denizlerde su ürünleri avcılık sezonu öncesinde balık hali esnafı sezonun genel değerlendirmesini yaptı. Balıkçılar, özellikle hamsi ve istavritte yaşanan bolluğun hem satışları artırdığını hem de vatandaşın balığa doyduğu bir sezon yaşandığını belirtti. Trabzon balık hali esnafından Ahmet Çoğalmış, sezonun oldukça verimli geçtiğini ifade ederek, "Sezon bizim için çok güzel geçti. Güzel bir hamsi sezonu yaşadık. Hamsinin ardından güzel bir istavrit sezonu yaşıyoruz. Genel olarak bol bir sezon geçti diyebiliriz. Sezonda balıkların hepsi satıldı fakat hamsi ile istavrit tabii ki başı çeken balıklar oldu her zaman olduğu gibi" dedi. Balık bolluğunun fiyatlara da yansıdığını dile getiren Çoğalmış, "Balık bu sezon bol olunca fiyatlara yansıdı, bunun sonucunda da satışlar bayağı artış gösterdi" ifadelerini kullandı. "Karadeniz insanı somona alıştı" Av sezonunun sona ermesiyle birlikte tezgahlarda diğer balıkların daha fazla yer alacağını belirten Çoğalmış, "Av sezonu bittikten sonra tezgahlar istavrit, mezgit, levrek, çupra, somon, alabalık gibi balıklara kalacak. Karadeniz insanı somona, alabalığa alışmış. Hamsi yoksa istavrit satılır, o da yoksa somon ile alabalık satılır. İnsanımız kültür balıklarına da rağbet gösteriyor. Özellikle somon Karadeniz insanı için özel bir yer edindi artık" diye konuştu. Vatandaşın hamsiye olan ilgisinin sürdüğünü vurgulayan Çoğalmış, şoklanmış balıklara da talep olduğunu belirterek, "Bazı balıklar olmayınca vatandaş hasret çekiyor, şoklanmış balıklar çıkıyor. Mesela şoklanmış hamsiler çıkıyor, lezzeti de gayet iyi. Şoklanmış da olsa ister istemez vatandaşımız hamsiyi çok sevdiği için talep gösteriyor" şeklinde konuştu. Fiyatlara ilişkin de bilgi veren Çoğalmış, "Fiyatlar ise şu an hamsi 150 TL, istavrit 125-150 TL, somon 250-300 TL. Fiyatlar aşağı yukarı uzun zamandır böyle" dedi. "Vatandaş hamsiye doydu" Balık hali esnafından Murat Doğan ise sezonun geçen yıla göre daha iyi geçtiğini belirterek, "Sezon bayağı iyi geçti. Hamsi bol avlandı. Vatandaşımız hamsiye doydu. İstavrit ve mezgit de bol çıktı. Bu sezon geçen sezona göre daha iyi bir balık sezonu geçirdik. Geçtiğimiz sezona oranla bayağı artış vardı" dedi. Palamut dışında tezgahlarda eksik balık olmadığını ifade eden Doğan, "Bu sezon palamut haricinde tezgahlarımızda eksik balık yoktu. Bu sezon bayağı büyük bir hamsi istavrit bolluğu yaşadık" diye konuştu. Sezonun sona ermesiyle birlikte fiyatlarda artış yaşanabileceğine dikkat çeken Doğan, "Sezonumuz maalesef bitiyor. Tabii yaz balıkçılığı başlayacak. Tezgahlarımızda mezgit, barbun, istavrit devam edecek. Ayrıca alabalık, somon, çupra gibi balıklarımız da devam edecek. İlerleyen zamanlarda fiyatlarda ister istemez bir artış olacak. 100 TL’ye satılan istavrit 250-300 TL’yi, mezgit 600-700 TL’yi bulacak" ifadelerini kullandı. Şoklanmış balığa da talep olduğunu belirten Doğan, "Vatandaşımıza zaten şoklanmış olan balığı söylüyoruz bu hamsi şokludur diye. Ancak çok sevildiği için vatandaş talep gösteriyor" dedi. Balıkçılar, sezonun genel olarak bereketli geçtiğini belirtirken, 15 Nisan sonrası yaz balıkçılığıyla birlikte tezgahlarda çeşitliliğin devam edeceğini ancak fiyatların artabileceğini ifade etti.
Bursa Nilüfer Açıkalın Osmangazi’de okurlarıyla buluştu Bursa’da kültür ve edebiyatın önemli buluşma noktalarından biri olan TÜYAP Bursa Kitap Fuarı, bu yıl da yoğun katılımla devam ediyor. Fuar alanında yer alan Osmangazi Belediyesi standı, düzenlediği etkinliklerle kitapseverlerden büyük ilgi görürken, günün en dikkat çeken konuğu Nilüfer Açıkalın oldu. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin etkinlik programı ve geniş katılımcı yelpazesiyle edebiyatseverleri bir araya getiriyor. Osmangazi Belediyesi standında gerçekleştirilen imza günleri ise fuarın en yoğun ilgi gören etkinlikleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda oyuncu-yazar Nilüfer Açıkalın, "Delice" ve "Beklediğim Odalarda" adlı kitaplarını okurları için imzaladı. Yoğun katılımın olduğu imza gününde Açıkalın, okurlarıyla birebir sohbet ederek edebiyat üzerine düşüncelerini paylaştı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, kitapseverler hem kitaplarını imzalatma hem de yazarla doğrudan iletişim kurma fırsatı buldu. Etkinliğe katılan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir de, Osmangazi Belediyesi standını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Esendemir, fuarın Bursa’nın kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin artarak devam etmesi gerektiğini ifade etti. "Her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum" Fuarda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Nilüfer Açıkalın, "Henüz geldim ve çok güzel bir kalabalıkla karşılaştım. Çok mutluyum. Buraya her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum, yine öyle olacak sanırım. Kitap fuarının 23’üncüsü düzenleniyor, daha niceleri olsun" diye konuştu. "Yazdıkça ve okurla buluştukça mutluyum" Açıkalın, fuara iki kitabıyla katıldığını belirterek, "Beklediğim Odalarda adlı öykü kitabım ve yeni çıkan romanım Delice ile buradayım. Delice, tımarhanede kendi iç dünyasında Allah’ıyla konuşan bir karakterin hikayesini anlatıyor. Yazdıkça ve okurla buluştukça daha mutlu oluyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" açıklamalarında bulundu.
Kayseri Bahar aylarında cildinizi sosyal medyaya emanet etmeyin Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, ilkbahara girerken vatandaşların sosyal medya üzerinden popüler olan uygulamalara aldanmaması gerektiğini söyleyerek, "Sosyal medyada görülen uygulamaların her cilt ve hasta için uygun olmadığını bilmek gerekiyor" dedi. Kıştan çıkarken cilt kusurlarının daha belirgin hale geldiğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Artık kış mevsiminin yavaş yavaş kendini bahara ve devamında yaz mevsimine bırakmasıyla birlikte ciltte meydana gelen belli değişiklikler var. Kıştan çıkarken cildimizde özellikle gözenekli görüntü, lekelerin daha belirgin hale gelmesi, matlaşma, bulanık görüntü gibi cilt rahatsızlıkları, cilt ton eşitsizlikleri, renk tonu eşitsizlikleri gibi belirtiler daha belirgin hale gelmektedir. Özellikle kış mevsiminden çıkarken. Dolayısıyla hastalarımızın yaza girerken ciltlerini, derilerini, deri kalitelerini toparlamak yönünde belli talepleri olur bizden. Tabi ki bu döneme girmemiz ile birlikte yazın yapabileceğimiz uygulamalarda biz iyileşme süresinin uzun olduğu yahut ağır cilt soyucu tedavileri ağır tedavileri tercih etmiyoruz. Çünkü güneşin daha dik açı ile gelmesiyle birlikte bu uygulamalarla komplikasyon riskimiz artmaktadır. Neler yapabiliriz? Özellikle bu bahar döneminde yaza geçiş döneminde cildimizi hazırlamak için diye soracak olursak, bu dönemde özellikle kimyasal peelingler derin değil, hafif peeling, hafif soyucu işlemleri kullanabiliriz. Yine nem aşıları gibi uygulamaları rahatlıkla kullanabiliyoruz. Leke mezoterapileri dediğimiz özellikle görünen derin ve yüzey tabakalarındaki lekelenmelere yönelik mezoterapi işlemlerimizi yapabiliriz. Yine botoks uygulamalarını rahatlıkla bu mevsimde yaza geçiş aşaması da kullanabiliriz. Cilt tipine göre yine medikal cilt bakımlarını kullanabiliriz. Akneli ciltlerde yine rozalı ciltlerde özelliğine göre bakım rutininde hastalarımızın kullandığı ürünleri değiştirmekle birlikte bunları da yine kullanabiliriz" dedi. Dr. Yücel, bahar ve yaz aylarına girerken özellikle güneş kreminin kullanılmasının önemli olduğunu söyleyerek, "Tabi ki bu yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte işlemlerimizi yapabiliyoruz ama hastalarımızdan da talep ettiğimiz şeyler oluyor. Bunlar ne olabilir? Özellikle güneş kremini çok sık ve etkili şekilde kullanımını mutlaka öneriyoruz. Çünkü her yaptığımız işlem cildimizi birazcık daha hassas hale getirdiği için güneş ışınlarından komplikasyonlardan korunmamız için mutlaka SPF 30 yada 50 güneş kremlerini gün içerisinde 2-3 kere yenileyecek şekilde kullanmamız şart. Hatta tatil dönemlerinde tatilde gidilen dönemlerde de mutlaka şapka ve güneşi şeffaf şekilde geçirmeyen kıyafetlerle yani fiziksel bariyer dediğimiz kıyafetlerle de destekleyerek istenmeyen ultraviyole ışınlarının istenmeyen yan etkilerinden de kurtulmayı planlıyoruz. Bunlar da bizim hastalarımızdan talep işlemler oluyor" ifadelerini kullandı. "Sosyal medya yöntemleri her cilde uygun olmayabilir" Dr. Muhammed Burak Yücel, sosyal medyada popüler olarak görülen uygulamaların her hastaya ve cilde uygun olmadığını söyleyerek, "Belki bir diğer dikkat edeceğimiz nokta her işlemi sosyal medyada özellikle şu an popüler olan her işlemin her hastaya uygun olmadığını bilmek ve bunu mutlaka ehil ellerde dermatoloji uzmanların da mutlaka hastaların beklentilerini ve cilt özelliklerini, deri özelliklerini de bir araya getirerek yapabileceğimiz optimum şeyleri mutlaka doktor kontrolünde yapmak. Çünkü internette bazı görülen sosyal medyada popüler olan hemen sonuç aldığımız önce-sonra fotoğrafları arasında bizim ne yapıldığını bilmediğimiz ama mükemmel sonuç alınan işlemlerin bir o kadar da komplikasyon oranının arttığını bilmekte fayda var. Çünkü bizim için önemli olan Sürdürülebilir ve uzun süreli iyilik halleridir. Hemen yapılan işlemlerde bizim de sonuç alabildiğimiz uygulamalar olabilir. Ancak uzun dönemde 2 ay sonra 3 ay sonra tekrar kış aylarında yeniden girdiğimizde aynı sorunla örnek veriyorum leke tedavisi yapıldıysa o lekenin çok daha artmış ve nüksetmiş bir biçimde yahut roza hastalarında yahut akne hastalarında çok daha komplike ve nüksetmiş bir şekilde hastalar bize geri geldiği zaman bundan ne hasta hoşnut olacaktır ne hekimin istediği bir sonuç olacaktır. Önemli olan uzun süreli sürdürülebilir iyilik halidir sağlık uygulamalarında, dermokozmetik uygulamalarında. Dolayısıyla sosyal medyada popüler olan her işlemin her hasta grubu için uygun olmadığını bilmek çok önemli. Mutlaka doktor kontrolünde cildin ihtiyacına göre, ihtiyaçlarına göre uygun her iki tarafında hastanın ve hekimin beklentilerini karşılayacak şekilde bir planlama yaparak uzun süreli iyilik halini sürdürmek ve yaz dönemini geçirerek tekrardan sonbahar döneminde cildimiz hazırlamak önemlidir diyebiliriz" dedi.