GÜNDEM - 07 Mart 2024 Perşembe 17:19

Bakan Kacır, Zonguldak Belediye Sineması’nın açılışında konuştu

A
A
A
Bakan Kacır, Zonguldak Belediye Sineması’nın açılışında konuştu

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda savunma sanayinin başrolde olduğu bir dönüşüme tanıklık ettiklerini söyledi.


Bir süre önce tadilatı tamamlanan Zonguldak Belediyesi Sineması’nın açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.


Açılış saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti.


30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Konseri ve 100. Yıl Marşı eseri söylenen program, ZBEÜ Devlet Konservatuvarı Akademik Orkestrası’nın konseri ile devam etti.


11 yıl sonra hayat geçirilen Belediye Sineması binasının çok amaçlı bir şekilde hizmet vereceğini aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Konferans, sinema ve tiyatro salonları gibi çok amaçlı hizmet vermeye başlayacak bu merkez, AK Parti’mizin belediyecilikte öncü ve örnek projelerinden biri oldu. AK Parti belediyelerimiz, belediyecilikte sadece altyapı hizmetleri ile yetinmiyor, sosyal alanlarda marka işlere imza atmaya devam ediyor. Bugün tekrar açılışını yaptığımız tarihi sinema tam 62 yıl boyunca, şehrimizin kültür-sanat alanına önemli katkılar sağlamıştı. Fakat 11 yıl önce dönemin belediyesi tarafından maalesef kapısına kilit vurulmuştu. Şehirler hafızalarıyla yaşarlar. Şehirlerin hafızalarını diri tutanlar da böylesi mekanlardır. Ne mutlu böylesi mekanları şehir sakinlerine kazandıranlara” dedi.



“22 yıldır nice zorlukların üstesinden geldik”


Hizmet belediyeciliği ve gerçek belediyecilik anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’nda kalkınma hamlelerini kültür ve sanattan bağımsız tasavvur etmediklerini söyleyen Bakan Kacır, “Hamdolsun, biz eser ve hizmet belediyeciliği, gerçek belediyecilik anlayışı ile 7’den 77’ye tüm vatandaşlarımızı yeniden bu mekanla buluşturuyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye yolunda kalkınma hamlelerimizi kültürden ve sanattan bağımsız tasavvur etmiyoruz. Kültür ve sanat faaliyetlerini, toplumun tüm kesimlerini bir araya getirerek aralarında birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren, milletimizi ortak amaçlar ve duygular etrafında birleştiren, kucaklayan bir çimento olarak görüyoruz. Sanatın belirli kalıplara sıkıştırılmasını, toplum ve siyaset mühendisliğinin bir aracı olarak kullanılmasını reddediyoruz. “Büyük, güçlü ve tam bağımsız Türkiye” hedefimize giden yolda 22 yıldır gece gündüz çalışarak hep birlikte nice zorlukların, badirelerin, saldırıların ve imtihanların üstesinden geldik. Ülkemizi siyasi ve ekonomik prangalardan kurtararak 22 yılda asra bedel projelere imza attık. Artık tarihten gelen kadim kültürüyle, üretimiyle, yönetimiyle lider bir ülke var” diye konuştu.



“2023 yılında ihracatımız deprem felaketine rağmen Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”


22 yılda OSB sayısını 361’e, Ar-Ge harcamalarını 12 milyar dolara, ihracatı 255,8 milyar dolana çıkardıklarını hatırlatan Bakan Kacır, “İnsanlık için adalet ve merhamet değerlerinin savunucusu bir Türkiye var. Bugün Türkiye 22 yılda; Organize sanayi bölgesi (OSB) sayısını 192’den 361’e OSB’lerde çalışan sayısını 415 binden 2,6 milyona, İhracatını 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarını 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayısını 29 binden 272 bine çıkarabildiyse bu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti iktidarlarının eseridir. Tüm dünyanın krizlerden geçtiği bugünlerde yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında kalkınma yolculuğumuza hep birlikte emin adımlarla devam ediyoruz. 2023 yılında ihracatımız deprem felaketine rağmen Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Ekonomimiz 14 çeyrektir kesintisiz büyüyor. Kişi başına düşen millî gelirimizi 13 bin 110 dolara, ülkemizin toplam Millî gelirini ise 1 trilyon 118 milyar dolara çıkardık. Bu göstergeler, ülkemizin büyüme ve kalkınma yolculuğunun bir özeti niteliğini taşıyor. Tabii yetmez diyoruz. Ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın teknolojik bağımsızlıktan geçtiği bilinciyle kritik teknolojilerde büyük bir hamle gerçekleştiriyoruz. “Millî Teknoloji Hamlesi” hedeflerimiz doğrultusunda; savunma sanayinin başrolde olduğu bir dönüşüme tanıklık ediyoruz” şeklinde konuştu.



“Savunma sanayimizde devler ligine yükseldik”


2000’li yıllarda Türkiye’nin kendi piyade tüfeğini bile dışarıdan aldığını hatırlatan Bakan Kacır, “2000’li yılların başında kendi piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülke iken, son 22 yılda kamunun etkin yönlendirmesiyle, uzun vadeli ve paradigma değişimlerine odaklanan bakış açısıyla savunma sanayimizde devler ligine yükseldik. Karşılaştığımız örtülü ve açık onca ambargoya rağmen yerli ve millî kara, deniz ve hava platformlarını hizmete aldık. Savunma sanayi ürünlerinde yüzde 20 seviyesinde olan yerli üretimin payını yüzde 80’lere çıkardık. Artık, kendi eğitim uçaklarını, helikopterlerini, deniz platformlarını, kara araçlarını, uzay sistemlerini geliştirebilen, üretebilen bir ülkeyiz. Savunma sanayinde bizi başarıya ulaştıran yaklaşımı sivil alanlara da taşıyarak 60 yıllık hayalimiz, yerli ve millî otomobilimiz Togg’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İlk Astronotumuz Alper Gezeravcı’nın uzay bilim misyonuna 85 milyon iftiharla şahitlik ettik. Şimdi 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgâr türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirme hedefiyle yolumuza devam ediyoruz” dedi.


Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, sinema binasının açılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, “Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan’a böyle güzel bir mekanı açmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Az önce çok güzel bir konser dinledik. ZBEÜ Devlet Konservatuarı ve devlet sanatçılarına teşekkür ediyorum. Zonguldak ilk vilayet. Kültür sanatta da Türkiye’nin gelişmesine öncülük etmiş şehirlerden bir tanesi. Yine bu kimliğini koruyor. Türkiye Yüzyılı’nda yine yerini muhafaza edecektir.” dedi.



“Salonumuz birçok farklı etkinliğe ev sahipliği yapacak”


Sinemayı 11 yıl aradan sonra açmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, “62 yıl kesintisiz hizmet veren sinemamızı bugün itibariyle hemşehrilerimizin hizmetine sunmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Belediye sineması bizim için sadece perde ve koltuklardan ibaret değil. Paylaşılan kahkahaların ve bazen gözyaşlarının tanığı olan sinemamızda eskiyi yad etmek tarifi olmayan bir duygu. Buradaki etkinlikler bütün toplumumuza hizmet edecek. Sinema, tiyatro. Kongre, kültürel etkinliklerimiz başta olmak üzere birçok etkinliğe tanıklık edecek” dedi.


Konuşmaların ardından Vali Osman Hacıbektaşoğlu ve Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, Bakan Mehmet Fatih Kacır’a Zonguldak’ı simgeleyen hediye takdim etti. Bakan Kacır da Türkiye Yüzyılı Marşı’nın yazarı ve bestecisi Doç. Dr. İlker Kömürcü’ye hediye takdim etti.


Program, açılış kurdelesinin kesilmesi ile sona erdi.



Bakan Kacır, Zonguldak Belediye Sineması’nın açılışında konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BASKİ şehrin altyapısını güçlendiriyor Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından Karesi’ye bağlı Toygar Mahallesi Okul Caddesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ve sürekli arızalara yol açan içme suyu hattı yenilenerek bölgedeki altyapı güçlendirildi. Kent genelinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın liderliğinde altyapıyı daha sağlıklı hale getirmek için önemli çalışmalar gerçekleştiren Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Karesi ilçesine bağlı Toygar Mahallesi’nde yıllardır arızalanıp su kesintilerine neden olan içme suyu hattını yeniledi. Yapılan kapsamlı çalışmayla bölgedeki arızalara kalıcı çözüm sağlanırken içme suyu hattı daha sağlıklı ve güvenli hale getirildi. Ayrıca hatların evsel bağlantıları da hızlı bir şekilde tamamlandı. Su yönetiminde kaliteli ve sürdürülebilir hizmet Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Başkan Akın’ın sürdürülebilir ve yenilikçi vizyonu doğrultusunda kent genelinde altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. İçme suyu ve kanalizasyon hatlarında kalıcı çözümler ürettiklerini ifade eden BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, "Uzun yıllardır sorun oluşturan altyapıda kayıp ve kaçakları önlemek amacıyla ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor. İçme suyu hatlarında yenileme çalışmalarını hayata geçirirken, vatandaşlarımızın yılın her döneminde suya kesintisiz erişimini sağlamak için kalıcı adımlar atıyor, içme suyu altyapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz." dedi.
Trabzon Balık av sezonu biterken, balıkçılar sezonu değerlendirdi 15 Nisan itibarıyla sona erecek olan denizlerde su ürünleri avcılık sezonu öncesinde balık hali esnafı sezonun genel değerlendirmesini yaptı. Balıkçılar, özellikle hamsi ve istavritte yaşanan bolluğun hem satışları artırdığını hem de vatandaşın balığa doyduğu bir sezon yaşandığını belirtti. Trabzon balık hali esnafından Ahmet Çoğalmış, sezonun oldukça verimli geçtiğini ifade ederek, "Sezon bizim için çok güzel geçti. Güzel bir hamsi sezonu yaşadık. Hamsinin ardından güzel bir istavrit sezonu yaşıyoruz. Genel olarak bol bir sezon geçti diyebiliriz. Sezonda balıkların hepsi satıldı fakat hamsi ile istavrit tabii ki başı çeken balıklar oldu her zaman olduğu gibi" dedi. Balık bolluğunun fiyatlara da yansıdığını dile getiren Çoğalmış, "Balık bu sezon bol olunca fiyatlara yansıdı, bunun sonucunda da satışlar bayağı artış gösterdi" ifadelerini kullandı. "Karadeniz insanı somona alıştı" Av sezonunun sona ermesiyle birlikte tezgahlarda diğer balıkların daha fazla yer alacağını belirten Çoğalmış, "Av sezonu bittikten sonra tezgahlar istavrit, mezgit, levrek, çupra, somon, alabalık gibi balıklara kalacak. Karadeniz insanı somona, alabalığa alışmış. Hamsi yoksa istavrit satılır, o da yoksa somon ile alabalık satılır. İnsanımız kültür balıklarına da rağbet gösteriyor. Özellikle somon Karadeniz insanı için özel bir yer edindi artık" diye konuştu. Vatandaşın hamsiye olan ilgisinin sürdüğünü vurgulayan Çoğalmış, şoklanmış balıklara da talep olduğunu belirterek, "Bazı balıklar olmayınca vatandaş hasret çekiyor, şoklanmış balıklar çıkıyor. Mesela şoklanmış hamsiler çıkıyor, lezzeti de gayet iyi. Şoklanmış da olsa ister istemez vatandaşımız hamsiyi çok sevdiği için talep gösteriyor" şeklinde konuştu. Fiyatlara ilişkin de bilgi veren Çoğalmış, "Fiyatlar ise şu an hamsi 150 TL, istavrit 125-150 TL, somon 250-300 TL. Fiyatlar aşağı yukarı uzun zamandır böyle" dedi. "Vatandaş hamsiye doydu" Balık hali esnafından Murat Doğan ise sezonun geçen yıla göre daha iyi geçtiğini belirterek, "Sezon bayağı iyi geçti. Hamsi bol avlandı. Vatandaşımız hamsiye doydu. İstavrit ve mezgit de bol çıktı. Bu sezon geçen sezona göre daha iyi bir balık sezonu geçirdik. Geçtiğimiz sezona oranla bayağı artış vardı" dedi. Palamut dışında tezgahlarda eksik balık olmadığını ifade eden Doğan, "Bu sezon palamut haricinde tezgahlarımızda eksik balık yoktu. Bu sezon bayağı büyük bir hamsi istavrit bolluğu yaşadık" diye konuştu. Sezonun sona ermesiyle birlikte fiyatlarda artış yaşanabileceğine dikkat çeken Doğan, "Sezonumuz maalesef bitiyor. Tabii yaz balıkçılığı başlayacak. Tezgahlarımızda mezgit, barbun, istavrit devam edecek. Ayrıca alabalık, somon, çupra gibi balıklarımız da devam edecek. İlerleyen zamanlarda fiyatlarda ister istemez bir artış olacak. 100 TL’ye satılan istavrit 250-300 TL’yi, mezgit 600-700 TL’yi bulacak" ifadelerini kullandı. Şoklanmış balığa da talep olduğunu belirten Doğan, "Vatandaşımıza zaten şoklanmış olan balığı söylüyoruz bu hamsi şokludur diye. Ancak çok sevildiği için vatandaş talep gösteriyor" dedi. Balıkçılar, sezonun genel olarak bereketli geçtiğini belirtirken, 15 Nisan sonrası yaz balıkçılığıyla birlikte tezgahlarda çeşitliliğin devam edeceğini ancak fiyatların artabileceğini ifade etti.
Bursa Nilüfer Açıkalın Osmangazi’de okurlarıyla buluştu Bursa’da kültür ve edebiyatın önemli buluşma noktalarından biri olan TÜYAP Bursa Kitap Fuarı, bu yıl da yoğun katılımla devam ediyor. Fuar alanında yer alan Osmangazi Belediyesi standı, düzenlediği etkinliklerle kitapseverlerden büyük ilgi görürken, günün en dikkat çeken konuğu Nilüfer Açıkalın oldu. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin etkinlik programı ve geniş katılımcı yelpazesiyle edebiyatseverleri bir araya getiriyor. Osmangazi Belediyesi standında gerçekleştirilen imza günleri ise fuarın en yoğun ilgi gören etkinlikleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda oyuncu-yazar Nilüfer Açıkalın, "Delice" ve "Beklediğim Odalarda" adlı kitaplarını okurları için imzaladı. Yoğun katılımın olduğu imza gününde Açıkalın, okurlarıyla birebir sohbet ederek edebiyat üzerine düşüncelerini paylaştı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, kitapseverler hem kitaplarını imzalatma hem de yazarla doğrudan iletişim kurma fırsatı buldu. Etkinliğe katılan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir de, Osmangazi Belediyesi standını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Esendemir, fuarın Bursa’nın kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin artarak devam etmesi gerektiğini ifade etti. "Her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum" Fuarda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Nilüfer Açıkalın, "Henüz geldim ve çok güzel bir kalabalıkla karşılaştım. Çok mutluyum. Buraya her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum, yine öyle olacak sanırım. Kitap fuarının 23’üncüsü düzenleniyor, daha niceleri olsun" diye konuştu. "Yazdıkça ve okurla buluştukça mutluyum" Açıkalın, fuara iki kitabıyla katıldığını belirterek, "Beklediğim Odalarda adlı öykü kitabım ve yeni çıkan romanım Delice ile buradayım. Delice, tımarhanede kendi iç dünyasında Allah’ıyla konuşan bir karakterin hikayesini anlatıyor. Yazdıkça ve okurla buluştukça daha mutlu oluyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" açıklamalarında bulundu.
Kayseri Bahar aylarında cildinizi sosyal medyaya emanet etmeyin Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, ilkbahara girerken vatandaşların sosyal medya üzerinden popüler olan uygulamalara aldanmaması gerektiğini söyleyerek, "Sosyal medyada görülen uygulamaların her cilt ve hasta için uygun olmadığını bilmek gerekiyor" dedi. Kıştan çıkarken cilt kusurlarının daha belirgin hale geldiğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Artık kış mevsiminin yavaş yavaş kendini bahara ve devamında yaz mevsimine bırakmasıyla birlikte ciltte meydana gelen belli değişiklikler var. Kıştan çıkarken cildimizde özellikle gözenekli görüntü, lekelerin daha belirgin hale gelmesi, matlaşma, bulanık görüntü gibi cilt rahatsızlıkları, cilt ton eşitsizlikleri, renk tonu eşitsizlikleri gibi belirtiler daha belirgin hale gelmektedir. Özellikle kış mevsiminden çıkarken. Dolayısıyla hastalarımızın yaza girerken ciltlerini, derilerini, deri kalitelerini toparlamak yönünde belli talepleri olur bizden. Tabi ki bu döneme girmemiz ile birlikte yazın yapabileceğimiz uygulamalarda biz iyileşme süresinin uzun olduğu yahut ağır cilt soyucu tedavileri ağır tedavileri tercih etmiyoruz. Çünkü güneşin daha dik açı ile gelmesiyle birlikte bu uygulamalarla komplikasyon riskimiz artmaktadır. Neler yapabiliriz? Özellikle bu bahar döneminde yaza geçiş döneminde cildimizi hazırlamak için diye soracak olursak, bu dönemde özellikle kimyasal peelingler derin değil, hafif peeling, hafif soyucu işlemleri kullanabiliriz. Yine nem aşıları gibi uygulamaları rahatlıkla kullanabiliyoruz. Leke mezoterapileri dediğimiz özellikle görünen derin ve yüzey tabakalarındaki lekelenmelere yönelik mezoterapi işlemlerimizi yapabiliriz. Yine botoks uygulamalarını rahatlıkla bu mevsimde yaza geçiş aşaması da kullanabiliriz. Cilt tipine göre yine medikal cilt bakımlarını kullanabiliriz. Akneli ciltlerde yine rozalı ciltlerde özelliğine göre bakım rutininde hastalarımızın kullandığı ürünleri değiştirmekle birlikte bunları da yine kullanabiliriz" dedi. Dr. Yücel, bahar ve yaz aylarına girerken özellikle güneş kreminin kullanılmasının önemli olduğunu söyleyerek, "Tabi ki bu yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte işlemlerimizi yapabiliyoruz ama hastalarımızdan da talep ettiğimiz şeyler oluyor. Bunlar ne olabilir? Özellikle güneş kremini çok sık ve etkili şekilde kullanımını mutlaka öneriyoruz. Çünkü her yaptığımız işlem cildimizi birazcık daha hassas hale getirdiği için güneş ışınlarından komplikasyonlardan korunmamız için mutlaka SPF 30 yada 50 güneş kremlerini gün içerisinde 2-3 kere yenileyecek şekilde kullanmamız şart. Hatta tatil dönemlerinde tatilde gidilen dönemlerde de mutlaka şapka ve güneşi şeffaf şekilde geçirmeyen kıyafetlerle yani fiziksel bariyer dediğimiz kıyafetlerle de destekleyerek istenmeyen ultraviyole ışınlarının istenmeyen yan etkilerinden de kurtulmayı planlıyoruz. Bunlar da bizim hastalarımızdan talep işlemler oluyor" ifadelerini kullandı. "Sosyal medya yöntemleri her cilde uygun olmayabilir" Dr. Muhammed Burak Yücel, sosyal medyada popüler olarak görülen uygulamaların her hastaya ve cilde uygun olmadığını söyleyerek, "Belki bir diğer dikkat edeceğimiz nokta her işlemi sosyal medyada özellikle şu an popüler olan her işlemin her hastaya uygun olmadığını bilmek ve bunu mutlaka ehil ellerde dermatoloji uzmanların da mutlaka hastaların beklentilerini ve cilt özelliklerini, deri özelliklerini de bir araya getirerek yapabileceğimiz optimum şeyleri mutlaka doktor kontrolünde yapmak. Çünkü internette bazı görülen sosyal medyada popüler olan hemen sonuç aldığımız önce-sonra fotoğrafları arasında bizim ne yapıldığını bilmediğimiz ama mükemmel sonuç alınan işlemlerin bir o kadar da komplikasyon oranının arttığını bilmekte fayda var. Çünkü bizim için önemli olan Sürdürülebilir ve uzun süreli iyilik halleridir. Hemen yapılan işlemlerde bizim de sonuç alabildiğimiz uygulamalar olabilir. Ancak uzun dönemde 2 ay sonra 3 ay sonra tekrar kış aylarında yeniden girdiğimizde aynı sorunla örnek veriyorum leke tedavisi yapıldıysa o lekenin çok daha artmış ve nüksetmiş bir biçimde yahut roza hastalarında yahut akne hastalarında çok daha komplike ve nüksetmiş bir şekilde hastalar bize geri geldiği zaman bundan ne hasta hoşnut olacaktır ne hekimin istediği bir sonuç olacaktır. Önemli olan uzun süreli sürdürülebilir iyilik halidir sağlık uygulamalarında, dermokozmetik uygulamalarında. Dolayısıyla sosyal medyada popüler olan her işlemin her hasta grubu için uygun olmadığını bilmek çok önemli. Mutlaka doktor kontrolünde cildin ihtiyacına göre, ihtiyaçlarına göre uygun her iki tarafında hastanın ve hekimin beklentilerini karşılayacak şekilde bir planlama yaparak uzun süreli iyilik halini sürdürmek ve yaz dönemini geçirerek tekrardan sonbahar döneminde cildimiz hazırlamak önemlidir diyebiliriz" dedi.