SAĞLIK - 18 Eylül 2025 Perşembe 18:34

BEUN Hastanesi’nden Batı Karadeniz’e yüksek teknoloji

A
A
A
BEUN Hastanesi’nden Batı Karadeniz’e yüksek teknoloji

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, sağlık teknolojileri alanında önemli bir yeniliğe daha imza atarak bölgesel sağlık hizmetlerinde çıtayı bir üst seviyeye taşıdı. Türkiye genelinde yalnızca sınırlı sayıda merkezde bulunan Magneto 150 Watt Holmium Lazer Cihazı, artık BEUN Hastanesinde hizmet vermeye başladı.


Bu ileri teknoloji sayesinde prostat ve böbrek taşı operasyonları, Batı Karadeniz Bölgesi’nde ilk ve tek kez kanamasız, kesisiz ve ağrısız bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Böylece BEUN Hastanesi, hem hasta konforunu artıran hem de operasyon başarısını yükselten modern cerrahi yöntemleriyle adından söz ettiriyor.


Altın Standart HoLEP Artık Zonguldak’ta


Dünyada prostat cerrahisinde altın standart olarak kabul edilen HoLEP (Holmium Lazer Prostatektomi) yöntemi, özellikle büyük prostatlarda açık cerrahiye benzer başarı oranları sunarken, kesi yapılmadan ve minimal riskle uygulanabiliyor. Magneto 150 Watt Holmium Lazer Cihazı’nın en büyük avantajlarından biri de dokuyu keserken eş zamanlı olarak kanamayı kontrol edebilmesi. Bu özellik, hem hasta güvenliğini artırıyor hem de operasyon sonrası iyileşme sürecini büyük ölçüde kısaltıyor.


Ameliyat sonrası hastalar genellikle bir gün içinde taburcu edilirken; daha az kan kaybı, daha kısa ameliyat süresi ve hızlı iyileşme gibi avantajlar sayesinde hem hasta memnuniyeti hem de sağlık hizmetlerinde verimlilik en üst düzeye çıkarılıyor.


Cihaz, aynı zamanda böbrek taşlarının tedavisinde de yüksek başarıyla kullanılabiliyor. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatlarda taşsızlık oranı oldukça yüksek olup cerrahi başarıyı doğrudan etkiliyor.


Ürolojik Cerrahide Uluslararası Standartlar BEUN’da Hayata Geçiriliyor


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmettin Aydın Mungan, üniversite hastanesine kazandırılan ileri teknoloji lazer cihazının hem hasta tedavisinde hem de akademik eğitimde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Mungan’ın açıklamalarına şöyle devam etti:


"Dünyada prostat ve böbrek taşı tedavisinde altın standart olarak kabul edilen bu yöntem, üniversite hastanemizde öğretim üyeleri ve asistanlar tarafından aktif olarak uygulanmaya başlanmıştır. Gerçekleştirilen bu önemli teknolojik yatırım sayesinde, hastalara uluslararası standartlarda, güvenli ve konforlu bir tedavi süreci sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Asistan eğitiminde de önemli bir kazanım olan bu cihazın Üniversite hastanemize kazandırılmasında büyük emek veren Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyor; Üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum.


Rektör Özölçer: "Üniversite Hastanemiz, Ülkemizin Sağlıkta Güvenilir Referans Merkezlerinden Biri Olmaya Devam Ediyor"


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN Hastanesine kazandırılan son teknoloji Magneto 150 Watt Holmium Lazer Cihazı ile birlikte üniversite hastanesinin sadece Zonguldak’ta değil; Batı Karadeniz ve Türkiye genelinde sağlık alanında güçlü bir referans merkezi haline geldiğini ifade etti. Konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Üniversite olarak sağlık alanında bilimsel gelişmeyi, teknolojik yeniliği ve insan hayatını merkeze alan bir hizmet anlayışını her zaman temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz.


Hastanemize kazandırılan Magneto 150 Watt Holmium Lazer gibi yüksek teknolojiye sahip medikal cihazlar; sadece hasta konforunu artırmakla kalmıyor, aynı zamanda modern tıbbın en güncel uygulamalarını bölgemiz insanıyla buluşturma hedefimize katkı sağlıyor. Bu gelişmeler, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırırken üniversitemizin bölgesel sınırları aşan bir misyon üstlendiğini de açıkça ortaya koymaktadır.


Bu vesileyle, üniversite hastanemizin altyapısının güçlenmesinde ve teknolojik kapasitesinin artırılmasında her zaman yanımızda olan başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu olmak üzere, tüm Sağlık Bakanlığı ailesine en içten şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde, üniversitemizin bilimsel ve akademik gelişimine sundukları değerli desteklerinden dolayı Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm Yükseköğretim Kurulu camiasına teşekkürlerimi arz ediyorum. Bu cihaz ile ameliyatı gerçekleştirecek tüm öğretim üyelerimize başarı diliyor; üstün emeklerinden dolayı teşekkür ederek hastalarımıza yeni tedavi yönteminin şifa olmasını ümit ediyorum. Üniversite hastanemiz; yalnızca Zonguldak’ın değil, Batı Karadeniz’in ve ülkemizin dört bir yanından gelen hastaların güvenle başvurabileceği modern, erişilebilir ve insan odaklı sağlık hizmeti sunan bir merkez olmayı kararlılıkla sürdürecektir."


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, modern tıbbın sunduğu imkânları bölge halkıyla buluşturarak, hem hasta memnuniyetini hem de hizmet kalitesini artırmayı sürdürüyor. Gelişmiş tıbbi cihazlar, nitelikli uzman kadrosu ve hasta odaklı yaklaşımıyla BEUN Hastanesi, kaliteli odaklı sağlık hizmetin adresi olmaya devam ediyor.



BEUN Hastanesi’nden Batı Karadeniz’e yüksek teknoloji

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.