POLİTİKA - 07 Eylül 2023 Perşembe 14:36

CHP’li Belediye Başkanı: "CHP ilçe örgütü ve çevresi tarafından her gün rencide ediliyorum"

A
A
A
CHP’li Belediye Başkanı: "CHP ilçe örgütü ve çevresi tarafından her gün rencide ediliyorum"

CHP’li Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, belediye meclis toplantısında yaptığı açıklamada, CHP’nin mevcut ilçe yönetimi ve çevresi tarafından her gün rencide edildiğini iddia etti. Posbıyık, "Bunların amaçları, CHP’den Halil Posbıyık’ı sinirlendirip istifa ettirmek" dedi.


Kdz. Ereğli Belediye Meclisi, CHP’li Belediye Başkanı Halil Posbıyık başkanlığında toplandı. Arsa satışı ve tapu konularının görüşüldüğü toplantıda CHP Genel Merkezi tarafından arandığını hatırlatan Posbıyık, CHP’nin mevcut ilçe yönetimine tepki gösterdi. İlçe yönetiminin seçim öncesi çalışmalar yapmak yerine belediyenin eksikliklerini sorgulayarak genel merkeze ilettiğini öne süren Başkan Posbıyık, kendisinin yerine başka bir belediye başkan adayı bulmaya çalışıldığını söyledi. 50 yıldır politika yaptığını ve CHP Kdz. Ereğli İlçe Yönetimi tarafından her gün rencide edildiğini anlatan Posbıyık, şunları kaydetti:


"Bunların sebeplerini biliyorum. 50 yıldır politika yapıyorum. Bunların amaçları, CHP’den Halil Posbıyık’ı sinirlendirip istifa ettirmek. Veya kendileri atmak için uğraşıyorlar. Geçen akşam Bağlık delegeleri ile toplantı yapmışlar. Delegelere sorarsınız ’Seçimler geliyor, ne yapacağız. Seçim için çalışalım, sizden birini mahallede lider tayin ediyorum. Seçimleri şöyle yapın’ diye. Hayır, onlar onu sormuyorlar. Onlar ’Belediye tırpanınızı yapıyor mu? Belediye temizlik yapıyor mu? Otobüsler zamanında kalkıp iniyor mu?’ Muhtarları da topluyorlar. Muhtarlara da çağrıda bulunuyorum. Duymadım demesinler. İyi niyetle sormuyorlar, ağzınızdan bir şey kaçırmayın. Ben o partinin belediye başkanıyım. Gelir bana sorarlar, bu belediye meselesi. Ayrıca ben bu partiye mensup olmaktan gurur duyuyorum. Bir tarafta bir avukat var, bana düşman. Yanında da milletvekilinin kardeşi var. Partide görevi de yok. Anlatanlar dinliyor. Bizim delege arkadaşlar itiraz etmişler, ’burası seçim mi denetleme yeri mi’ diye? Bu bilgilerin hepsini genel merkeze iletip ’Muhtarlar Halil Posbıyık’ı sevmiyor’ diye uğraşıyorlar. Beni belediye başkanı adayı yapmak istemiyorlar. Nereden olursa olsun bir belediye başkanı bulmaya çalışıyorlar."



"Parti gezerken başın dolanmaya başlamış"


CHP ve İYİ Parti’nin ardından siyasi hayatını MHP’de Kdz. Ereğli Meclis Üyesi olarak sürdüren Meclis Üyesi Sertan Kuzu’nun üzerinde hakkı olduğunu ancak iyilik yaptığı insanlardan hançer yediğini söyleyen Halil Posbıyık, "Şimdi bir kişiyi daha müfteri ilan edeceğim. Üzerinde çok hakkım olduğunu iddia ettiğim Sertan Kuzu kardeşim. Babası çok değerli bir dostumdu. Adam gibi adamdı. Sadık bir insandı, koçtu. Onun hatırına belediye meclisi yaptım. Ailecek iyilikler yaptık. İlk hançeri ondan yedim. 25 senedir iyilik yaptığım insanlardan hançer yiyorum. Dün akşam benim hakkımda yazı yazılmış. Aynı arsa sakatmış, kanunen aykırıymış. Sen ne anlarsın bu işten. Senin parti gezerken başın dolanmaya başlamış. Ne yapmak istiyorsun? Sende hiç vicdan yok mu? Eğer bir hatam varsa gel de bana söyle. Ben senin elinden tuttum. İYİ Parti’de seni istemiyorlardı. CHP’den meclis üyesi yaptım. Yazıktır. Babanın kemikleri sızlıyor" diye tepki gösterdi.



"Baban seni bana emanet etti"


Bu sözler üzerine ayağa kalkan MHP’li Meclis Üyesi Sertan Kuzu, Başkan Posbıyık’a itirazlarda bulundu. Posbıyık da yerine oturmasını söyleyerek, "Seni dövmeye hakkım da var ama aldım onu geriye. Baban seni bana emanet etti. Bana bunu yaparsan Ereğli’de herkese her şeyi yaparsın. Seni de müfteri ilan ediyorum. Halil Posbıyık her şeyi yapar. Kavga da eder ama asla hırsızlık yapmaz, ahlaksızlık yapmaz, namussuzluk yapmaz, sahte bir yeri satmaya kalkmaz" cevabını verdi.



Meclis üyeleri arasında toplantı çıkışında arbede yaşandı


Yaşananların ardından meclis toplantısı sona erdi. Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın toplantının yapıldığı binadan ayrılmasının ardından CHP’li meclis üyeleri ile MHP’li Meclis Üyesi Sertan Kuzu arasında gerginlik yaşandı. Yaşanan arbede, çevredekilerin araya girmeyle sonlandı. Olay yerine polis ekipleri de çağrıldı. Tarafların birbirinden şikayetçi olduğu öğrenildi.



CHP’li Belediye Başkanı: "CHP ilçe örgütü ve çevresi tarafından her gün rencide ediliyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.