EKONOMİ - 26 Aralık 2025 Cuma 10:01

Dededen gelen arıcılığı profesyonelleştirdi, ürettiği bal dünyada zirveye çıktı

A
A
A
Dededen gelen arıcılığı profesyonelleştirdi, ürettiği bal dünyada zirveye çıktı

Zonguldak’ta yaşayan Akosman çifti, 9 yıl önce 40 kovanla başladıkları arıcılık yolculuğunda "Kestane balının diyarı Zonguldak" sözünü uluslararası arenada kanıtladı. Saflık ve kalite göstergesi olan prolin değeri dünya standartlarının üzerinde çıkan Zonguldak kestane balı, önce Londra’da ardından Paris’te düzenlenen uluslararası yarışmalarda iki yıl üst üste ‘altın bal’ ödülüne layık görüldü.


Kilimli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Muhammet Akosman, dedesinden ve ailesinden devraldığı arıcılık mesleğini akademik eğitimle birleştirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arıcılık Bölümü’nden mezun olan Akosman, 2016 yılında kendi işletmesini kurdu. Devlet desteğiyle 40 kovanla başladığı üretimini, eşiyle birlikte her yıl büyüttü.


Muhammet Akosman, üretim sürecini ve elde edilen başarıyı şu sözlerle anlattı:


"Zonguldak bölgesinde kestane balı ve arı ürünleri üreticisiyim. Dededen gelen bir mesleğimizi devam ettiriyoruz. Zonguldak bölgesi endemik bitkiler var. Özellikle kestane balı dünya standartlarının üzerinde bir bal ve kalitesi de bu kadar yüksek. Biz bu balı iyi bir şekilde üretmeye çalışıyoruz. Arıcılığa çok önem veriyoruz. Önem verdiğimiz için en iyi sonuçları elde ettik. 2024 senesinde Londra’da Altın Bal Ödülü almıştık. 2025 üretimi üretimde ise bu sefer Paris’e Uluslararası Bal Yarışması’na katıldık."



"İki sene peş peşe ödül almak gurur verici"


Akosman, iki yıl üst üste kazanılan altın ödüllerin kendileri ve Zonguldak için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. 2024 yılında Londra, 2025 yılında da Paris’te ödül aldıklarını söyleyen Akosman, "Bu yarışmayla da birlikte yine iki sene iki üst üste altın balı ödülünü almış olduk. Yani bu konuda çok mutluyuz, gururluyuz hatta. 2025 senesinde ürettiğimiz kestane balıyla Paris’e bu sefer yarışmaya katıldık. Yine uluslararası arenada Paris’te altın ödülünü aldık. 2 sene peş peşe altın ödülünü almak, Zonguldak’a bu ödülü getirmek çok güzel. Bizim için çok gurur verici bir olay."



"Bu bal antioksidan bakımından çok zengin"


Zonguldak kestane balının farkını analiz sonuçlarının net şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Akosman, balın sağlık açısından da çok özel bir ürün olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:


"Bu balı almamızın, bu ödülü almamızın sebeplerinden biri Zonguldak’ın dünya standartlarının üzerinde bir kestane balının olması. Bu bal antioksidan bakımından çok yüksek. Hatta dünya standartlarında en üstün en fazla antioksidan kestane balında var. Bunun yanında kestane balı bağışıklığı yükseltir. Akciğer rahatsızlıklarında ve üst solunum rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinmektedir."



"Yer altı elması kömür, yer üstü elması kestane balı"


Zonguldak’ın hem yeraltı hem de yerüstü zenginliklerine dikkat çeken Akosman, şu ifadeleri kullandı:


"Hatta ben her zaman şu cümleyi kullanıyorum. Bizim Zonguldak’ın yeraltı elması kömürse yerüstü elması da kestane balıdır. Yani bu cümleyi her yerde vurguluyoruz. Çünkü Zonguldak bizim için çok değerli. Kestane balımız da değerli. Bu şekilde üretime güzel bir şekilde devam etmeye çalışıyoruz."


Bal analizlerinde özellikle prolin ve diastaz değerlerine önem verdiklerini belirten Akosman, elde edilen sonuçları da ayrıntılarıyla paylaştı. Akosman, "Biz tahlile bal gönderdiğimizde analizi okumak çok önemli. Analizde dikkat ettiğimiz konular var. Prolin ve diastaz sayıları. Yani bunlar arının bal attığı değerdir. Yani insanın baldan aldığı faydadır. Bunlar dünya standartlarının çok üstünde çıkıyor bizim kestane balında. Ortalama 1.500 üstü. Hatta Londra’da ödül aldığımızda 1.980 rakamlarını yakaladık. 2025’te ise 1.500 üzeri prolin değerleri 45-50 arası diastaz. Yani baldan aldığımız kalite ve fayda çok üst seviyeler seviyelerde" dedi.



"Hedefimiz Zonguldak kestane balını tanıtmak"


Geleneksel arıcılıkla modern yöntemleri birleştirdiklerini belirten Akosman, hedeflerini şu sözlerle anlattı:


"Biz dededen gelen arıcılığı devam ettiriyoruz. Şu an Muğla Üniversitesi Arıcılık bölümünden mezun oldum. Yani kültürel yöntemle bir yandan şu anki modern arıcılığı birleştirip en kaliteli arı ürünlerini üretmeye özen gösteriyorum. Bundan sonraki sürecimiz Zonguldak kestane balını bir yerlere taşımak, tanıtmak ve diğer arı ürünleriyle birlikte Zonguldak’ta güzel bir marka olmak."


Piyasada balda tağşişin yaygın olduğuna da dikkat çeken Akosman, üretim anlayışlarını şu sözlerle ifade etti:


"Çünkü biliyorsunuz şu an birçok yerde balda tağşiş yani kalitesizlik çok var. Biz en iyi ürünü üretip kendi çocuklarımıza getirebildiğimiz balları ve arı ürünlerini birçok ailenin sofrasına getirmek. Çünkü kestane balı normal sofralık bir bal değildir. Sabah aç karnına tatlı kaşığı yenen yani sağlık amacıyla tüketebileceğimiz bir üründür. En iyi bir şekilde yapıp arıcılığımızı en iyi bir şekilde balımızı üretip bunu bu şekilde müşterimize ve piyasaya sunmaya çalışıyoruz."


Eşi Sevgi Akosman da arıcılığın yaşamlarının merkezinde olduğunu belirterek, şunları söyledi:


"Arının içerisindeyiz. Kestane balı üretimi yapıyoruz. Eşimle tanıştığımdan beri arıcılığın içerisindeyim. Gezginci arıcılık yapıyoruz aslında ama asıl mesleğimiz kestane balı. Kestane balının şifalarından biraz bahsetmek istiyorum. Antioksidan etkisi var, bağışıklık etkisi var. O yüzden kestane balını tüm dünyaya tavsiye ediyoruz."


Zonguldak kestane balının farkını vurgulayan Sevgi Akosman, iki yıl üst üste alınan ödüllerin önemine dikkat çekerek konuşmasını şöyle tamamladı:


"Bizim kestane balımızın diğer kestane bağlarından farkını söylemek istiyorum. 2024 yılında Londra’da 2025 yılında da Paris’te ödül aldık. Dünyanın en iyi kestane balını ürettik. Eşimle birlikte arıcılığı severek yapıyoruz. Tüm kadın üreticilere arıcılığı tavsiye ediyorum. Kadınların yapamayacağı hiçbir şey yoktur."



Dededen gelen arıcılığı profesyonelleştirdi, ürettiği bal dünyada zirveye çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da ahır yangını: 27 büyükbaş hayvan telef oldu Ordu’nun Ünye ilçesinde bir ahırda çıkan yangında dumanların ve alevlerin arasında kalan 27 büyükbaş hayvan telef olurken, ahırda ise büyük çapta maddi hasar oluştu. Olay, ilçenin Çatalpınar Mahallesi Karapınar Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ali Dalgıç’a ait ahırda henüz belirlenemeyen bir nedenle bir anda alevler yükselmeye başladı. Çatı katında ve samanlık bölümünde başlayan yangını, ahır sahiplerinin yangını fark etmesiyle bölgeye çok sayıda itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, büyüyen alevlere müdahale etti. Yaklaşık 2 saat süren yoğun çalışma sonucunda yangın kontrol altına alınarak söndürülürken, soğutma çalışmaları devam etti. "Tek geçim kaynağı hayvancılıktı" Yangın haberini alır almaz olay yerine koşan Ali Dalgıç’ın kayınbiraderi İsmail Öztürk, "İftardan sonra misafirlikteydim, daha sonra eve geldim. Tam yatıyordum, eniştem ahırının yandığını söyleyerek beni aradı. Telefonda çok konuşamadı. Biz de hemen buraya geldik. Biz geldiğimizde itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri de buradaydı. Biz geldiğimizde hayvanlarda telef olmuştu. Eniştemin gelir kaynağı hayvancılık olduğu için sürekli bununla uğraşıyordu. 27 baş civarı hayvanın hepsi içerde telef oldu. Dumandan zehirlenmişler. Zaten elektrik git gel yapıyordu. Çocuklar da camdan baktıklarında yangını fark ediyorlar" dedi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için jandarma ve itfaiye ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı.
İstanbul Fenerbahçe, Avrupa kupalarına veda etti Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turu rövanş maçında Nottingham Forest’i 2-1 yenmesine rağmen ilk maçta aldığı 3-0’lık sonuç nedeniyle veda etti. UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turu rövanş maçında Fenerbahçe, konuk olduğu Nottingham Forest’i 2-1 mağlup etti. Sarı-lacivertlilere galibiyeti getiren golleri 22 ve 48. dakikalarda Kerem Aktürkoğlu attı. İlk maçı sahasında 3-0 kaybeden sarı-lacivertliler, bu sonuçla Avrupa Ligi’nden elendi. İngiliz ekibi ise son 16 turuna adını yazdırdı. Kanarya, sezona UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turundan başlarken, bu turda Hollanda temsilcisi Feyenoord’u 1-2 ve 5-2’lik skorlarla eledi. Play-off turunda Benfica ile eşleşen Fenerbahçe, ilk maçta golsüz berabere kaldığı rakibine rövanşta 1-0 mağlup oldu ve yoluna Avrupa Ligi’nde devam etti. UEFA’nın 2 numaralı organizasyonunda lig aşamasında ilk maçına Dinamo Zagreb deplasmanında çıkan sarı-lacivertliler müsabakayı 3-1 kaybetti. Daha sonra sırasıyla Fransız ekibi Nice ve Almanya temsilcisi Stuttgart’ı Kadıköy’de konuk eden Fenerbahçe, 2 maçı da kazanarak 3 hafta sonunda 6 puana yükseldi. Viktoria Plzen ve Ferencvaros müsabakalarında 1’er puan alan Kanarya, Brann deplasmanında 3 puanı 4 golle elde etti. Kadıköy’de İngiliz ekibi Aston Villa’ya mağlup olan Fenerbahçe, son maçında FCSB ile 1-1 berabere kaldı. Tedesco’nun öğrencileri 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyetle 12 puan topladı ve lig aşamasını 19. sırada tamamladı. Avrupa kupalarında 300. maçta galibiyet Fenerbahçe, Nottingham maçıyla birlikte Avrupa kupalarında 300. maçına çıktı. Sarı-lacivertliler, kırmızı-beyazlılara karşı deplasmanda ulaştığı galibiyetle 118. galibiyetini elde etti. Bu süreçte 65 maçta rakipleriyle yenişemeyen Kanarya, 117 müsabakada ise yenilgi yaşadı. Fenerbahçe, Avrupa’da rakip filelere 409 gol gönderirken, kalesinde ise 423 gol gördü. İngiliz takımlarına karşı 6. galibiyet Fenerbahçe, Nottingham Forest maçıyla birlikte İngiltere temsilcileri ile 23. kez mücadele etti. En fazla rakip olduğu Manchester United’a karşı 3 kez kazanan sarı-lacivertliler, Manchester City ve Chelsea’ye karşı da 1’er galibiyeti bulunuyordu. Kanarya, bugün aldığı galibiyetle bu sayıya 6’ya çıkardı. Fenerbahçe, Ekim 1996’da Old Trafford’da aldığı 1-0’lık galibiyetin ardından İngiltere’de 2. kez galibiyete ulaştı. Kanarya, 6 kez karşılaştığı Arsenal, 3 maç yaptığı Aston Villa ve 1 kez rakip olduğu Newcastle United’a karşı galibiyeti bulunmuyor. Fenerbahçe, geride kalan maçlarda İngiliz ekiplerine karşı 4 beraberlik ve 13 mağlubiyet aldı. Kerem Aktürkoğlu 6 gol attı Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi’nde kaydettiği 12 golün 6’sına Kerem Aktürkoğlu imza attı. Milli futbolcu, 9 maçta görev alırken Nice ve Nottingham Forest’e karşı 2’şer, Stuttgart ve Brann’a karşı da 1’er gol kaydetti. Kerem Aktürkoğlu, Fenerbahçe tarihinde bir sezonda 6 gol atarak (Tuncay Şanlı, İrfan Can Kahveci) 3 Türk futbolcudan biri oldu. Talisca, hat-trick yaptı Brezilyalı futbolcu Anderson Talisca, sakatlığı nedeniyle İngiltere’deki maçta kadroda olmazken, Avrupa Ligi’nde attığı 4 golle sarı-lacivertlilere önemli katkı sağladı. Talisca, Brann ile oynanan maçta hat-trick yapma başarısı gösterirken, Ferencvaros maçında da gol sevinci yaşadı. Sarı-lacivertlilerde Sebastian Szymanski ve İsmail Yüksek de 1’er gollük katkı sağladı. En fazla oynayan Nene Teknik Direktör Domencio Tedesco, bu organizasyona en fazla Dorgeles Nene’ye forma verdi. Nene, 10 maçta süre alırken toplam 585 dakika sahada kaldı. En fazla süre alan isim ise kaleci Ederson oldu. 9 maçta kaleyi koruyan Ederson, 810 dakikayla zirvede yer aldı. En golcü isim Kerem Aktürkoğlu 700 dakika mücadele ederken, Nelson Semedo 731, Jayden Oosterwolde 720, Milan Skriniar 650 dakika süre aldı. En hırçın Oosterwolde ve Fred Fenerbahçe’nin Hollandalı defansı Jayden Oosterwolde, 8 maçta forma giyerken 5 kez sarı kart gördü. Fred ise 7 maçta sahada olurken 5 kez sarı kart gördü. Bu iki isim de, lig aşamasında Ferencvaros, son 16 play-off turunda ise Nottingham Forest ile oynanan rövanş maçı öncesi cezalı duruma düştüler. Fenerbahçe’de kırmızı kart gören tek isim Jhon Duran oldu. Öte yandan Milan Skriniar ve İsmail Yüksek de 4 maçta sarı kart gören isimler oldu.