SAĞLIK - 05 Kasım 2025 Çarşamba 09:17

Doç. Dr. Topaloğlu’ndan "obezite iğnesi" uyarısı: "Tetkiksiz kullanım riskli olabilir"

A
A
A
Doç. Dr. Topaloğlu’ndan "obezite iğnesi" uyarısı: "Tetkiksiz kullanım riskli olabilir"

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Obezite-Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ömercan Topaloğlu, son dönemde sıkça kullanılan obezite iğnelerinin doktor kontrolü olmadan kullanılmasının ciddi riskler taşıdığını söyledi.


Topaloğlu, bu ilaçların doktor kontrolü olmadan kullanılmasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirterek, "Tahlil ve tetkik yapılmadan bu ilaçları kullanmak tehlikeli sonuçlara yol açabilir" dedi.



"Diyet ve egzersiz ilk sırada olmalı"


Doç. Dr. Topaloğlu, obezite ve diyabet tedavisinde ilk basamak yaklaşımın her zaman diyet ve egzersiz olduğunu vurguladı:


"Öncelikle biz obezite ve diyabet tedavisinde her zaman diyet ve egzersizi ön planda tutuyoruz. Özellikle obezite tedavisinde diyet ve egzersize rağmen kilo veremeyen hastalarda farmakolojik tedavi uyguladığımız oluyor. Yani ilaç kullanımımız oluyor. Bu ilaçların başında son dönemlerde kullanılan çeşitli enjeksiyon tedavileri, yani halk arasında ’obezite iğnesi’ olarak bilinen uygulamalar geliyor."



"Doktor kontrolü şart"


Bu ilaçların mutlaka hekim gözetiminde kullanılması gerektiğini vurgulayan Topaloğlu, yanlış ve bilinçsiz kullanımın tehlikeli olabileceğini belirtti:


"Bu ilaçları doktor kontrolünde kullanmak çok önemli. Özellikle obezite tedavisinde kullandığımız iğneleri kullanmadan önce belli başlı tetkiklerin yapılması lazım. Hastalar tarafımıza başvurduktan sonra hem kan tahlillerinin hem de çeşitli ultrasonografik incelemelerin yapılması gerekiyor. Hastanın hikayesinde ve muayenesinde bu ilaçların kullanımına engel bir durum olup olmadığının sorgulanması gerekmektedir."


Topaloğlu, gerekli tetkiklerden geçmeden bu ilaçları kullanan kişilerin risk altında olduğunu ifade etti:


"Bazı hastalar bu ilaçları doktor kontrolünde olmadan eczaneden alıp kullanabiliyorlar. Bu, tahlil ve tetkik yaptırmadan kullanıldığında riskli olabilir. Özellikle ailesinde tiroid kanseri öyküsü bulunan, safra kesesi, pankreas veya safra yolları hastalıkları olan kişilerde bu ilaçlar ciddi risk oluşturabilir."



"İştah merkezine etki ediyor, tokluk hissi oluşturuyor"


Obezite ilaçlarının etki mekanizmasına da değinen Doç. Dr. Topaloğlu, bu tedavilerin iki ana yoldan etki ettiğini belirtti:


"Bu ilaçların birkaç farklı mekanizması var ama özellikle iki ana mekanizma üzerinden etki ediyor. Birincisi beyindeki iştah merkezine etki ediyor ve tokluk hissi sağlıyor. Beyindeki belli başlı reseptörlere bağlanarak tokluk hissi oluşturuyor. Bu sayede uzamış açlıklar, duygusal yeme atakları, gece yeme atakları azalıyor. İkinci etki mekanizması da midede şişkinlik ve tokluk hissi oluşturması. Böylece kişi daha az yiyor, daha az kalori alıyor ve bu da kilo kaybına yol açıyor."



"Obezite giderek artıyor, tedaviye ilgi büyük"


Dünyada ve Türkiye’de olduğu gibi Batı Karadeniz Bölgesi’nde de obezitenin giderek arttığını söyleyen Topaloğlu, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Obezite ve Diyabet Araştırma Merkezi’ne başvuruların yoğun olduğunu belirtti:


"Merkezimize başvuran çok sayıda hastamız var. Bir kısmı obeziteli, bir kısmı fazla kilolu hastalar. Bu hastalarda da diyet ve egzersiz tedavisi uygulandıktan sonra yeterli kilo kaybı sağlayamadığımızda bu tarz farmakolojik tedavilere başvurabiliyoruz. Bölgemizde bu ilaçları kullandığımız çok sayıda hastamız var. Hastalarda olumlu sonuçlar görüyoruz. Kilo verdikçe uyku problemleri, menstrual düzensizlikler, kan şekeri sorunları düzelebiliyor."


Doç. Dr. Topaloğlu, "Bu ilaçları eczaneden direkt alıp kullanmak riskli olabilir. Mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. İlaç kullanılmadan önce kan tetkiklerinin ve sonografik incelemelerin yapılması şart. Bu tetkikler yapılmadığında riskler bilinmediği için çeşitli olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle hem Zonguldak’taki hem Batı Karadeniz’deki hastalarımızı merkezimize bekliyoruz."



Doç. Dr. Topaloğlu’ndan "obezite iğnesi" uyarısı: "Tetkiksiz kullanım riskli olabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Kuzenini öldüren şahsa 36 yıl, yardım eden karısına 29 yıl hapis cezası Burdur’da kuzenini öldüren şahıs ve ona yardım eden eşinin yargılandığı davada karar çıktı. Kuzenini öldüren sanığa 36 yıl, ona yardım eden eşi hakkında da 29 yıl hapis cezası verildi. Olay, 22 Eylül 2024 tarihinde saat 20.00 sıralarında Bucak ilçesi Yunus Emre Mahallesi Yıldırım Caddesi ile 811. Sokak kesişiminde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Onur Altan (24), aralarında daha önceden husumet bulunan halasının oğlu Beytullah Soylu’nun (24) kullandığı ve Durmuş S., Özcan S. (20) ile Bekir Ö.’nün (18) yolcu olarak bulunduğu otomobilin önünü kendi aracıyla kesti. Araç içerisinde oturduğu yerden Beytullah Soylu’nun aracına doğru tüfekle 2 el ateş eden Onur Altan, daha sonra olay yerinden uzaklaştı. Açılan ateş sonucu göğsünden vurulan Beytullah Soylu bilincini kaybetti. Yokuş aşağı kayan otomobil, park halindeki başka bir araca çarparak durabildi. Araçtaki Bekir Ö. ve Özcan S. ise vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Beytullah Soylu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cinayetin ardından kaçan Onur Altan, polis ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda suç aleti tüfekle birlikte bir evde saklanırken yakalandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, suç delillerini gizlediği ve Onur A.’nın saklanmasına yardım ettiği iddia edilen babası Y.A. (48), eşi Şerife Altan (21), arkadaşları Beytullah T. (34) ve Erkan A. (32) gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Onur A. ve eşi Şerife A. Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, arkadaşları Beytullah T. ve Erkan A.’ya ev hapsi cezası verildi. Babası Y.A. ise serbest bırakıldı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Onur Altan ve eşi Şerife Altan hakkında Beytullah Soylu’ya yönelik eylemlerinden "kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası", Bekir Ö. ve Özcan S.’ye yönelik eylemlerinden dolayı da ayrı ayrı "olası kasıtla silahla yaralama" suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz yargılanan sanıklar Erkan A. ve Beytullah T. hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. İlk duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Onur Altan ve Şerife Altan’ın tutukluluk hallerinin devamına, ev hapsiyle yargılanan Erkan A. ve Beytullah T.’nin ise ev hapsinin kaldırılarak, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Davada karar çıktı Olayla ilgili davanın dördüncü duruşması, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Onur Altan ve eşi Şerife Altan, tanıklar Beytullah Soylu’nun yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. İddia makamı, mütalaada iddianameyi tekrarlayarak, sanıkların tutukluluk kararının devamını talep etti. Sanık avukatları ise mahkeme heyetinden Onur Altan ve Şerife Altan’ın tahliyesini talep ederken, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan sanık Onur Altan, önceki savunmasını tekrarladığını söyleyerek tahliyesini talep etti. SEGBİS ile duruşmaya katılan Şerife Altan ise önceki savunmasını tekrar ederek tahliyesini talep etti. Katil zanlısına ve eşine hapis cezası Mahkeme heyeti tarafından verilen aranın ardından Onur Altan’ın, maktul Beytullah Soylu’ya karşı "kasten öldürme" suçundan haksız tahrik uygulanarak 18 yıl, Özcan S.’ye karşı olası "kasten öldürmeye teşebbüs" 9 yıl, Bekir S.’ye karşı "kasten öldürmeye teşebbüs "suçu oluşturduğu için 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi. Şerif Altan’a ise, maktul Beytullah Soylu’ya karşı "kasten öldürme suçu fikir ve eylem birliği içerisinde" işlediği gerekçesiyle 15 yıl, Özcan S’ye karşı "kasten öldürme suçu fikir ve eylem birliği içerisinde" gerekçesiyle 7 yıl 6 ay, Bekir S.’ye karşı "kasten öldürme suçu fikir ve eylem birliği içerisinde" gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.