ASAYİŞ - 26 Eylül 2024 Perşembe 14:36

Hastanede alkol dolumu sırasında hemşire ve hasta bakıcının yandığı olayda sanığa 3 yıl ceza

A
A
A
Hastanede alkol dolumu sırasında hemşire ve hasta bakıcının yandığı olayda sanığa 3 yıl ceza

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde, alkol dolumu sırasında hemşire Önder E.’nin çakmakla sebep olduğu iddia edilen yangın sonucu yaralanan hemşire ve hastane personelinin tedavi süreçleri devam ederken, mahkeme sanık hakkında kararını açıkladı. Sanık Önder E., suçlamaları kabul etmezken hakkında 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası kararı verdi.


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde, 10 Aralık 2021 günü yaşanan olayda, hemşire Gizem Elif Türk ve hastane personeli Yılmaz Yapıcı, hemşire Önder E.’nin elindeki çakmakla alkol şişelerini ateşe verdiği ve yaralanmalarına sebep olduğu iddiasıyla açılan davanın karar duruşması görüldü.


Davada sanık olarak yargılanan hemşire Önder E. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişiyi yaralama" suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle görülen karar duruşmasında karar verildi. Olayda yaralanan hemşire Gizem Elif Türk, hastane personeli Yılmaz Yapıcı, tutuksuz sanık Önder E. ve taraf avukatlarının katıldığı duruşmada hakim, yaralanmaların ağırlığı, sanık Önder E.’nin kusurunun yoğunluğu gerekçeleriyle ‘bilinçli taksirle birden fazla kişiyi yaralama’ suçundan indirimle 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verdi.


Alevler sonucu yüzünde ve vücudunda yanıklar oluşan 52 gün boyunca tedavi gören Gizem Elif Türk, duruşmada “Yanıkların yanı sıra çok büyük acılar çektim. Eğer iftira atacak olsam, Yılmaz abiye de suç atardım. Yaşadığım acıları bir ben biliyorum. Önder E.’yi uyardım, ‘abi yapma’ dedim. Ancak dinlemedi. Bu acılara sebep olanın adalet karşısında cezasını bulmasını istiyorum” dedi.


Alkol dolumu sırasında çakmak çakmadığını, ve suçlamaları kabul etmediğini söyleyen tutuksuz sanık Önder E. "Olayda suçsuzum. Şaka mahiyetinde bile ‘seni yakayım mı’ şeklinde bir ifade kullanmadım. Demiş olsam Yılmaz bana daha yakındı, o duyardı. Beraatımı isterim" dedi.


Önder E.’nin avukatı ise sanığa yönelik bilinçli taksir suçlamalarının hukuka aykırılığına dikkat çekerek “Kameralar incelendiğinde müvekkilin elinde çakmak gözükmemektedir. Müvekkilin isteme kastı olmadığı gibi küçük de olsa iradesi olmamıştır. Bu nedenle olayda bilinçli taksir olamaz. Teknik rapor olmadan yangının çıkmasıyla müvekkilimin eylemleri arasında illiyet bağı kurulamayacağı sabittir. Kamera kayıtlarında çakmak gözükmemektedir. Raporda da ‘çakmak olabileceği düşünülen cisim’ denmektedir. Dosya bu şekilde karara çıkartılamaz. Yangının nasıl meydana çıktığı bilimsel verilerle desteklenen raporla tespit ettirilmelidir. Ayrıca, olay anında müvekkilin yüzüğü ve telefonu bile etrafa dağılmışken olayı meydana getiren çakmağın müvekkilin cebinde bulunuyor olması hayatın olağan akışına aykırıdır" şeklinde konuştu.


Sanık avukatının açıklamalarına karşı söz alan Gizem Elif Türk ise "Ben görmediğim çakmağı nasıl söyleyebilirim. Ben o halimle bile hatırladım. Ben doğruyu söylemekle mükellefim. Sanık mahkemenizde kaçamaklı beyanlarda bulunuyor. Benim yüzüme bakıp ben yapmadım diyemiyor. Gözlerimin içine bakacak cesareti bile yok. Kendisi yapmadım diyemiyor" şeklinde tepkisini gösterdi.



Hastanede alkol dolumu sırasında hemşire ve hasta bakıcının yandığı olayda sanığa 3 yıl ceza

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.