GÜNDEM - 10 Şubat 2026 Salı 15:07

Kaçak maden ocağında ölen işçi toprağa verildi

A
A
A
Kaçak maden ocağında ölen işçi toprağa verildi

Zonguldak’ta kaçak maden ocağında meydana gelen su patlaması sonucu hayatını kaybeden 32 yaşındaki madenci Uğur Erikoğlu, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Acılı baba Osman Erikoğlu, oğlunun 2,5 yaşındaki çocuğuna bez alabilmek için günlük 2 bin 200 liraya ocağa girdiğini belirterek, "Çalışılmayacak yerde adam çalıştırmışlar. Şikayetçiyim" dedi.


Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde dün meydana gelen olayda, ruhsatsız işletilen bir maden ocağında su patlaması sonucu Uğur Erikoğlu (32) hayatını kaybetmiş, mesai arkadaşı Hasan Genç (41) ise ağır yaralanmıştı. Erikoğlu’nun cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi.



Köyünde toprağa verildi


Hayatını kaybeden madenci için Namazgah köyü Alimler Mahallesi Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Erikoğlu, köy mezarlığında toprağa verildi. Cenazede baba Osman Erikoğlu (66) ve amca Ziya Erikoğlu (67) güçlükle ayakta durabildi.



"Çocuğuna bez lazımdı, çalışmak zorundaydı"


Oğlunun eşinden ayrıldığını ve 2,5 yaşında bir erkek çocuğu olduğunu anlatan baba Osman Erikoğlu, oğlunun geçim sıkıntısı nedeniyle kaçak ocağa girmek zorunda kaldığını söyledi.


Baba Erikoğlu, "Ekmek için mecburen çalışıyor burada. Para lazım, ekmek lazım. Çocuğu da var, 2,5 yaşında. Hanımından da ayrıldı işte. Evde de para lazım. Çocuğa bez lazım, her şey lazım. Ondan sonra bu kaçak ocakta başladı. Günlük yevmiyesi 2 bin 200 liraydı. Yeni zam yapmış yani, daha önce bin 800 lira falandı" dedi.



"Burada çalışılmaz demişler"


Acılı baba, oğlunun çalıştığı bölgede su sızıntısı olduğunu ancak üretime devam edildiğini öne sürdü.


Osman Erikoğlu, "Ocakta başyukarı çalışıyorlarmış. Su damlaması varmış, orada çalışmışlar. Çalışılmayacak yerde adam çalıştırmış. Oradan su patlamış. Su almış götürmüş adamları aşağıya doğru. ’Burada çalışılmaz, aşağıdan başka bir yerden başlayalım’ demişler. Tam bilmiyorum ama öyle deniliyor. Şikayetçi olacağım tabii" diye konuştu.



"Bir lokma ekmek için evlatlarımız gidiyor"


Amca Ziya Erikoğlu ise yeğeninin acısını gözyaşlarıyla anlattı.


Amca Erikoğlu, "Bir lokma ekmek için bizim evlatlarımız gidiyor. Yazık bu çocuklara. Jandarma burayı kapatıyor, bu ocakları mühürlüyor. Ne diyeyim, diyecek bir şey de yok" ifadelerini kullandı.



Ocak daha önce mühürlenmiş


Öte yandan facianın yaşandığı kaçak maden ocağının 9 Eylül 2025 tarihinde Jandarma Komutanlığı ekiplerince mühürlendiği, 26 Aralık 2025 tarihinde yapılan son kontrolde ise mührün bozulmadığının tutanak altına alındığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.



Kaçak maden ocağında ölen işçi toprağa verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Vali Hatipoğlu: "Arama ve tarama faaliyetleri geniş bir alan içerisinde devam ediyor" Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, kayıp vatandaşın geniş bir alanda arandığını belirterek, "Şu anda 130’un üzerinde personelimiz var. Henüz umutlandırıcı bir haber alamadık. Kendisi yanına cep telefonunu almamış. Genelde kendisi bu civarda dolaşıyormuş. Daha önce dolaştığı yerlere bakıldı. Arama ve tarama faaliyetleri geniş bir alan içerisinde devam ediyor" açıklaması yaptı. Vali Hatipoğlu, 3 gündür kayıp olan İbrahim Kaya’nın arama yapıldığı bölgeye gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Burada açıklamalarda bulunan Vali Numan Hatipoğlu, "Esentepe Mahallemizde İbrahim Kaya isimli 74 yaşındaki vatandaşımız 3 gündür arama çalışmaları 139 personel, iz arama köpeği ve dronlarla devam ediyor. AFAD, emniyet ve jandarmamız arama faaliyetlerine katılıyorlar. Şu anda 130’un üzerinde personelimiz var. Henüz umutlandırıcı bir haber alamadık. Kendisi yanına cep telefonunu almamış. Genelde kendisi bu civarda dolaşıyormuş. Daha önce dolaştığı yerlere bakıldı. Arama ve tarama faaliyetleri geniş bir alan içerisinde devam ediyor. Keban Baraj sahasına kadar alanı taramaya başlayacağız. Hava şartları müsait olduğunda da İHA’larımızı da yönlendireceğiz. Bir iz aramaya devam ediyoruz. Dileğimiz, vatandaşımızı sağ salim bulmak. Bu konuda da ekiplerimiz olağanüstü bir gayret sarf ediyorlar. Çalışma yapan emniyetimize, jandarmamıza ve arama kurtarma faaliyetine katılan bütün personelle özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz" İstanbul Valiliği tarafından Kadıköy’de açılışı yapılan kitap fuarında konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz. Burada yapmak istediğimiz şey, yazarlarla okuyucuları buluşturmak" dedi. İstanbul Valiliği tarafından yürütülen "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesi kapsamında düzenlenen İstanbul Valiliği Kadıköy Kitap Fuarı kapılarını kitapseverlere açtı. Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda gerçekleştirilen fuarın açılış programına İstanbul Valisi Davut Gül, Kadıköy Kaymakamı Muhittin Pamuk, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Pala, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve çok sayıda öğrenci katıldı. Program, İstanbul Valiliği tarafından yürütülen "Enstrümansız Okul Kalmasın" projesi kapsamında eğitim alan Kazım İşmen Anadolu Lisesi öğrencilerinin müzik konseriyle başladı. Sadece öğrencilerin değil, tüm İstanbulluların kitaba erişimini artırmayı amaçlayan proje çerçevesinde 39 ilçede kitap fuarlarının düzenlendiği aktarılan programda, 120’den fazla yayınevinin yer aldığı, 20’den fazla yazar ve söyleşinin okurla buluştuğu, günlük 20 binin üzerinde ziyaretçi kapasitesi dikkat çekti. 7-15 Şubat 2026 tarihleri arasında sürecek olan fuarın onur konuğu ise Prof. Dr. İskender Pala oldu. Fuar boyunca imza günleri, söyleşiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle okuma kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Yazarlarla okuyucuları buluşturmak istiyoruz" Açılışta açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül, "Kadıköy Kitap Fuarı’ndayız. İstanbul Valiliği olarak bütün ilçelerimizde kitap fuarı düzenleyeceğiz. Burada aslında yapmak istediğimiz şey şu. Yazarlarla okuyucuları buluşturmak. Biliyorsunuz ben okuyorum, İstanbul okuyor, kitap okuma projemizle özellikle akşamları yirmi bir, yirmi bir otuz arasında ailecek kitap okunuyor. Dolayısıyla da istiyoruz ki aileler çocuklarının elinde tutarak en yakın yerde kitap fuarlarını gezsinler, yazarları, kitaplarla buluşturalım, okuyucularla buluşturalım. Burada da öğrencilerimizin bu sevincini görünce aslında yaptığımız için ne kadar kıymetli olduğunu da bir kez daha anlamış olduk. Emeği geçen İKOP’tan sorumlu vali yardımcımızdan, milli eğitim müdürümüzden bu işleri organize ederken bize finansal anlamda destek sağlayan Milli Eğitim Bakanlığımıza, Gençlik Spor Bakanlığımıza bizleri her konuda destek veren Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah hemşerilerimizin ilgisi arttıkça bunların hem ölçeği daha büyüyecek, hem sayısı daha büyüyecek. Burada da hemşerilerinizden özellikle Ramazan ayında Kadıköy Kitap Fuarı’nın açık olması talebi geldi. Muhtemelen Ramazan ayı boyunca da burayı açık tutacağız" ifadelerini kullandı. İskender Pala’nın yoğun programına rağmen açılışa katılmasından ötürü teşekkürlerini sunan Vali Gül, " İskender Hoca çok yoğun, yaptığı birkaç tane farklı iş var. Dolayısıyla da vakit bulup okuyucularla buluşması hem fuarımıza hem de buradaki okuyuculara ayrı bir moral motivasyon sağlattı. İskender Hocamız da diğer hocalarımız da sağ olsunlar. Biz onlara teşekkür ediyoruz. Bizleri kırmadılar, geldiler. Aslında İstanbul’un da böyle bir güzelliği var. Davet ettiğimizde birinci gün gelmese ikinci gün, üçüncü gün, beşinci gün mutlaka okuyucularla buluşuyorlar. Emeği geçenlere teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Çalışkanlık, gülümsemek, iyilik severlik gibi hasletler insanın hamurunda, kendinde var edilmiş" Fuar alanında söyleyişi gerçekleştiren Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Pala, "Kitap fuarındayız, kitapların arasındayız. Dolayısıyla sizlerle kitap sohbeti yapmak içimden geçer. Kitapla ilgili konuşalım, bütün kitapların üstünde ki kitaba saygı diye konuşalım ve kitabın içerisinden kendimize, hayallerimize, ideallerimize, ülkülerimize yol bulacak günleri temenni edelim. Ben zannediyorum ki Allah-u Teala insanı yaratırken, ona bir takım bilgisayar programı yükler gibi yüklemeler yapmış. O yüklemelerin içerisinde daima iyi, güzel, erdem olan kısımlar insanın tabiatını oluşturmuş. Çalışkanlık, gülümsemek, iyilik severlik gibi hasletler insanın hamurunda, kendinde var edilmiş. Bunların aksini yaptığı zaman veyahut dışına çıktığı zaman, rahatsızlık başlamış. Çalışkanlığı bırakıp tembel olmaya başladığımızda, gülümsemeyi bırakıp kaş çatmaya başladığımızda, iyiliği bırakıp kötülükle uğraşmaya başladığımızda önce kendimize sonra çevremize zarar verir konuma gelmişiz" dedi.