GENEL - 17 Eylül 2019 Salı 10:01

Karaelmas Teknoloji Takımı Savaşan, İHA Yarışmasında finale kaldı

A
A
A
Karaelmas Teknoloji Takımı Savaşan, İHA Yarışmasında finale kaldı

Havacılıktan otomotive, yapay zekadan simülasyon sistemlerine, su altı araçlarından otonom araçlara uzanan 19 farklı kategoride düzenlenen Teknofest İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin teknoloji yarışmalarına Türkiye’nin 81 ilinden ve 122 farklı ülkeden toplamda 17 bin 773 takım başvuru yaptı.

Havacılıktan otomotive, yapay zekadan simülasyon sistemlerine, su altı araçlarından otonom araçlara uzanan 19 farklı kategoride düzenlenen Teknofest İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin teknoloji yarışmalarına Türkiye’nin 81 ilinden ve 122 farklı ülkeden toplamda 17 bin 773 takım başvuru yaptı.


TEKNOFEST Savaşan İnsansız Hava Aracı (İHA) yarışması faaliyet alanı gün geçtikçe gelişmekte olan ve daha çok otonomi kazanan İHA’lara savaş jetlerinin yaptığı it dalaşı (dog fight) yapabilme kabiliyeti kazandırmak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğünün 2019 yılında Ajanslar için belirlediği mesleki eğitim temasında Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Zonguldak Mesleki Eğitim Merkezi ile bir protokol imzalayarak Savaşan İnsansız Hava Aracı Yarışmasına hazırlık ve katılım organizasyonu ile bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için gerekli sorumlulukları üstlendi.


İstanbul’da düzenlenen final yarışmasında Ön Tasarım Raporu (ÖTR), Kritik Tasarım Raporu (KTR) ve Uçuş Kanıt aşamalarını başarı ile tamamlayan Karaelmas Teknoloji Takımı finale kalan ilk 20 takım arasına girmeyi başardı.


Zonguldak Mesleki Eğitim Merkezi öğretmenlerinden Tolunay Demirci’nin başkanlığında 6 lise öğrencisi ve 3 üniversite öğrencisinden oluşan Karaelmas Teknoloji Takımı tarafından tüm yazılım ve montaj işlemleri gerçekleştirilen Karaelmas İHA, yarışma sürecindeki haberleşme ve uçuş testlerini başarıyla geçerek çok büyük bir başarıya daha imza attı. Uçuş için şart olan “Yeşil Etiket” almaya hak kazanan Karaelmas İHA son 11 finalist arasında yerini aldı.


Türkiye Teknoloji Takımı üyeleri ve yarışma hakemleri ile diğer finalist ekiplerden tam puan alan Karaelmas İHA, organizasyonun son gününde etkinlik alanını ziyaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından da büyük ilgi gördü. Mütevazi bütçesine ve ekibin tecrübe eksikliğine rağmen son 11 finalist arasına kalmayı başaran Karaelmas İHA hakkında detaylı bilgi alan Varank, Zonguldak Mesleki Eğitim Merkezi ve çalışmalara destek olan Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı yetkilileri ile emeği geçen tüm ekip üyelerine teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.