ASAYİŞ - 08 Mayıs 2024 Çarşamba 20:22

Kız çocuğuna cinsel istismar iddiasıyla yargılanan kuaföre tahliye

A
A
A
Kız çocuğuna cinsel istismar iddiasıyla yargılanan kuaföre tahliye

Zonguldak’ta 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edilen kuaför ilk duruşmada tahliye edildi.


İddialara göre, kadın kuaföründe stajyer olarak çalışan 14 yaşındaki kız çocuğu, işletme sahibi H.E. tarafından cinsel istismara uğradığını ve kendisine mesajlar gönderdiğini öne sürerek durumu ailesine bildirdi. Aile durumu polise anlatarak, işletme sahibi H.E.’den şikayetçi oldu. Pedagog eşliğinde kız çocuğunun ifadesine başvuruldu. H.E., ekiplerce yakalanarak gözaltına alındı. Tutuklanan H.E. hakkında hazırlanan iddianame 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Tutuklu sanık H.E. hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlarından 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edildi.


Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada hakim karşısına çıkan H.E., suçlamaları reddederek, kendisine iftira atıldığını öne sürdü. Kız çocuğu Ö.T.’nin iş yerinde stajyer olarak çalıştığını, kendisine fazladan harçlık da verdiğini söyleyen H.E., “Bizde çalışması için onay verdik. Şartları kabul ettiler. Bunlara devlet para ödüyor. Hesabına yatan parayı ailesi elinden alıyormuş. Sonrasında kendi parasız kaldığı için benden harçlık istedi. Bizde diğer stajyerlere harçlık verdiğimiz gibi kendisine de harçlık verdik. Sonrasında ise parasız kaldığında bizden harçlık alamadığında iş yerinde huzursuzluk çıkarmaya başladı. Verilen işleri yapmamaya başladı. Tartışmaya başladı. Kendisiyle konuştuk, ‘Bu şekilde yapmaya devam edersen işini sonlandıracağız’ dedik. Bu konuşmaların üzerine bir ara iyi oldu, yine agresif hareketlerine tekrar başladı” dedi.


Ö.T.’nin bir ara ailesiyle tartıştığını ve işe gelemeyeceği yönünde mesajlar attığını söyleyen H.E., “Bana WhatsApp üzerinden kollarını jiletlediği fotoğraf attı. ‘Ben yarın işe gelemeyeceğim’ dedi. Ailesiyle tartışmış. Sonrasında işe geldi. Bizde dedik ki ‘Böyle şeyler’ yapma. Psikologdan destek alması gerektiğini söyledik. Agresif hareketler yapmaya devam etti. Tekrar konuştuk. ‘Senin stajını yakacağız’ dedik. Ondan sonrasında şahsın psikolojik sorunları olduğu ve ailesine bu durumları anlatamayacağı için ailesinden de şiddet görüyormuş, bu iftiraları bize attı” diye konuştu.



"Üzerimize atılan tamamen iftiradır"


Ö.T.’yi iş yerine kilitlemediğini ve cinsel tacizde bulunmadığını öne süren H.E., “İş yerine kilitleme yoktur. İş yerimin kapısı camdır, içerisi görülür. İş yerimizin anahtarı tektir. Son çıkan anahtarı çıkışta askılığa asar. Kendisinin ‘Göğsümü tuttu, öptü’ gibi bu iddialar doğru değildir. Bu olaylar hiç yaşanmamıştır. Böyle bir olay yaşanmamıştır. Bizim koridorumuzda avukat, hukuk büroları var. Geç saate kadar çalışırlar. 23 yıldır kendi iş yerimi işletiyorum. Çok sayıda stajyer çalıştırdım. Bu zamana kadar böyle bir olay olmamıştır. Üzerimize atılan tamamen iftarıdır” ifadelerini kullandı.


Ö.T. ile aralarındaki mesajlaşmalar ve ses kaydıyla ilgili mahkeme başkanının sorusuna da yanıt veren H.E., “Şahsın bahsettiği konuşmalar tamamen işle alakalıdır. Cinsel içerikli hiçbir konu yoktur. Ses kaydı almış. Orada işle ilgili konuştuk. O ses kaydından da haberim yok. Kendi kafasında hikaye kurgulamış. Kurguladığı şeye inanmış. Hakkımda şikayetçi olmuştur. Şahıs bu stajını yakma olayını anlatamayacağı için bu iftirayı üzerime atmıştır. Çünkü bir sene sınıf tekrarı yapmak durumunda kalacaktı” şeklinde kendini savundu.



Sosyal çalışmacı eşliğinde ifadesi alındı


Sosyal çalışmacı eşliğinde ifadesi alınan Ö.T. ise otele gelin saçı yapmaya gittikleri gün H.E.’nin kendisine “Seninle olmak istiyorum” diye mesaj attığını öne sürdü. Bu mesajları staja başlamasına referans olan ve tanık olarak dinlenilen Z.P.’ye de gösterdiğini söyleyen Ö.T., şöyle devam etti:


“Geçen aralık ayında göğsüme dokundu. Kıyafetlerin üzerinden dokunuyordu. Sürekli ‘Seninle birlikte olmak istiyorum. Sen benimsin’ gibi cümleler kullanıyordu. Onu istemediğimi, ondan uzaklaşmaya çalıştığımı söyledim. Bana daha çok yakınlaşmaya çalışıyordu. Her fırsatta bana dokunmaya çalışıyordu. Okulumla tehdit etti. Diğer elemanları çıkartmıştı, tehdit ettiği için çıkamadım. Kapıyı kilitledi. Kendi soyundu. Ben uzaklaşınca ‘Git o zaman’ dedi. ‘Seni istemiyorum, bana zorla dokunuyorsun’ dedim.”



"Şahit olsam engellemeye çalışır, müdahale ederdim"


Duruşmada Ö.T.’nin babası T.T. ile annesi Ş.T. de dinlendi. Baba T.T. olayı öğrenince polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu söylerken, anne Ş.T. de “Kızım gergindi, nedenini sorduğumda o da bana taciz olaylarını anlattı. Kızımın karşısında soyunmuş ve kendini dokundurmak istemiş. Kızım kendini savunmak amacıyla bıçak çektiğini söyledi. Kızım bana ses kaydını gösterdi” ifadelerine yer verdi.


H.E.’nin Ö.T.’ye yönelik iddialarıyla ilgili dinlenen tanık Z.P., “Böyle bir şey varsa ailesine anlatması gerektiğini söyledim. Eğer korkuyorsa beraber anlatabileceğimizi söyledim. Birkaç gün sonra ailesine anlattı. Şikayette bulundular. O sıra bende sanık H.E.’ye mağdur Ö.T.’nin anlattıklarını sormuştum. O da bana ‘Böyle bir şey yok’ dedi. Gözümle gördüğüm bir olay yoktur. Şahit olsam engellemeye çalışır ve müdahale ederdim. Sanığın ‘Seni istiyorum, çok güzelsin’ şeklinde mesajlar attığını gördüm” dedi.


Sanık avukatı, söz konusu iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu savundu. Cumhuriyet savcısının tahliye talebinin ardından karar veren mahkeme heyeti, suçun niteliğinin değişme ihtimali, tutuklulukta geçirdiği süreyi ve tutuklamanın tedbir niteliğini dikkate alarak yurtdışı çıkış yasağı koyarak, sanık H.E.’nin tahliyesine karar verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı Muğla’nın Bodrum ilçesinde 24 Temmuz 2024’te boşandığı eşi Hüsne Topal’ı silahla öldüren, Topal’ın arkadaşını da yaralayan Hacı Ömer Alçı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın cezasında indirime gidilmedi. 24 Temmuz 2024 tarihinde meydana gelen olayda, 46 yaşındaki Hacı Ömer Alçı, 2021 yılında boşandığı eşi Hüsne Topal’ı silahla öldürmüş, Topal’ın arkadaşı Sedat T.’yi yaralamıştı. Katil zanlısı Hacı Ömer Alçı’nın yargılanması Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı. Karar duruşmasına sanığın yanı sıra maktul Hüsne Topal’ın annesi Hatun Topal, aile yakınları ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, sanık Hacı Ömer Alçı’nın maktul Hüsne Topal’a yönelik "boşandığı eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçunu işlediği sabit olmakla birlikte suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki kullanılan araçlar, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığını da gözeterek "ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası" ile cezalandırılmasına hükmetti. Ayrıca sanığın fiilden sonraki tutum ve davranışları ile yargılama sırasında pişman olduğuna ilişkin olumlu bir kanaat oluşmadığı belirtilerek cezada indirime gidilmemesine karar verildi. Mahkeme, suç delillerini gizlediği iddiasıyla tutuksuz yargılanan sanığın oğlu B.A.’nın dosyasının ayrı bir esas üzerinden yürütülmesine hükmetmişti. Sanık B.A.’nın yargılanmasının ayrıca yapılacağı bildirildi.
Çorum Sefer Yılmaz: "Hedefimiz play-off’lardan şampiyon olarak yeniden Süper Lig’e dönmek" Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz, Çorum FK ile deplasmanda 1-1 berabere kaldıkları maçın ardından, "İnşallah sonuna kadar devam edeceğiz, hedefimiz play-off’lardan şampiyon olarak yeniden Süper Lig’e dönmek" dedi. Trendyol 1. Lig 34. hafta karşılaşmasında Bodrum FK, deplasmanda Çorum FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından değerlendirmelerde bulunan Bodrum FK Teknik Direktörü Sefer Yılmaz, "Bu akşam futbol adına çok güzel bir akşam oldu. Çok kaliteli, çok keyifli, güzel bir maçtı. İki takımın da futbolcularını, teknik ekibini tebrik ediyorum. Çok güzel bir maç ortamı vardı, seyirci güzeldi, hava güzeldi, zemin güzeldi. Süper Lig kalitesinde çok zevkli bir mücadeleydi. Çorum FK, bu ligin en kaliteli kadrolarından, en iyi futbol oynayan takımlarından biri. Biz çok iyi hazırlandık, rakibin iyi yönlerini, zaaflarını da biliyorduk. Erken gelen bir golle hiç moralimizi bozmadık. Futbolcularımız aynı taktik, disiplinde devam ettiler. Daha sonra golü de bulduk. İkinci yarı da çok keyifliydi. Maç gitti, geldi. Biz de alabilirdik, Çorum FK da alabilirdi. Penaltı kaçtı. Penaltıdan sonra biz yüzde 100 karşı karşıya kaçırdık. Futbol adına çok keyifli, güzel bir maçtı. Çorum FK ile Bodrum FK’nın güzel de bir rekabeti vardı ama centilmence bir maç oldu. İnşallah sonuna kadar devam edeceğiz, hedefimiz play-off’lardan şampiyon olarak yeniden Süper Lig’e dönmek" dedi.