TEKNOLOJİ - 28 Haziran 2025 Cumartesi 18:22

Kömür Deneyim Ocağında "deprem ve uzaydan gözlem" konulu bilim söyleşisi

A
A
A
Kömür Deneyim Ocağında "deprem ve uzaydan gözlem" konulu bilim söyleşisi

Zonguldak Kömür Deneyim Ocağı, dikkat çeken bir bilim etkinliğine ev sahipliği yaptı. "Yer Gözlem Uyduları: Yeryüzünü Uzaydan İzlemek ve Depremi Anlamak" başlıklı söyleşi, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Bilim İletişimi Ofisi tarafından gerçekleştirildi.


Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) destekleri ve BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in teşvikleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi’nin "5 Soru - 5 Cevap Bilim Söyleşileri" programının dördüncüsü, Zonguldak’ın sembolik öneme sahip mekanlarından biri olan Kömür Deneyim Ocağı’nda düzenlendi.


Söyleşinin sunumunu Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Cem Evrim Aslan üstlenirken, programa konuk olarak BEUN Rektör Yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu katıldı.


Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, söyleşide yaptığı konuşmada, YÖK’ün üniversiteleri bilim ile halkı buluşturma kapsamında başlattığı çalışmalara dikkat çekerek şunları söyledi:


"Yükseköğretim Kurulu son dönemde üniversiteleri bilimi halkla buluşturma kapsamında bazı etkinliklere başladı. Bilim İletişim Ofisi, Yükseköğretim Kurulunun ‘Bilim Kafe’ adında etkinlikleriyle tüm Türkiye çapında üniversiteler çeşitli özel yerlerde halkla buluşuyor ve bunlar kayda alınıyor. Yine internet üzerinden vatandaşlarımıza da servis edilecek. Şu anda bulunduğumuz yer, Zonguldak’ta biliyorsunuz yüz elli yıl önce, iki yüz yıl önce kömür üretimi başladı. Burası da aslında ilk işletilen ocaklardan bir tanesi. 1937 yılında kapatılmış. Ama şu anda Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından eğitim amacıyla kullanılan, aynı zamanda da turistik faaliyetler için kullanılan eğitim ocağı adı altında, ama bir zamanlar gerçekten ocak olarak kullanılmış. Sonra da kömür bittiği için bu damar da kapatılmış. Gerçek bir ocak. Zonguldak, tüm Türkiye’de kömür üretimiyle bilindiği için üniversitemizin basın ofisi bu mekânda çekim yapmanın daha uygun olacağını düşündüler."


Deprem gerçeğine ve toplumsal farkındalık ihtiyacına da dikkat çeken Kutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Halkımızın sürekli gündeminde olan, ülkemizi sürekli meşgul eden deprem konusunda vatandaşlarımızı bilgilendirmeye gayret edeceğiz. Çünkü bazen bir takım ortamlarda, sosyal medyada, internette komplo teorileri oluşabiliyor. Bilimsel olmayan bir takım ifadeler kullanılabiliyor. Biz burada vatandaşlarımıza gerçekte bilimsel olarak deprem nasıl meydana geliyor? Neden oluşuyor? Yılda bir santimetre, iki santimetre büyüklüğünde hareketler bunlar. O dönemde insan hayatının bu hareketleri izlemeye yeterli olmayacağı düşünülüyordu. Ama gelişen uydu teknolojileri sayesinde biz artık yılda birkaç milimetre büyüklüğündeki hareketleri bile izleyebiliyoruz. Peki izleyebiliyorsak ne oluyor? İzlememiz sayesinde fayların hareket hızlarını belirleyebiliyoruz. Hareket hızlarındaki değişimleri belirleyebiliyoruz. Fayların hızlarını belirlediğimiz zaman fay parametrelerini çözebiliyoruz. Fayların uzunluğunu çözebiliyoruz. Büyüklüğünü çözebiliyoruz. Ne kadar derine gidiyorlar onları çözebiliyoruz. Bu sayede üretebilecekleri deprem büyüklüklerini tespit edebiliyoruz."


Etkinlikte, yer gözlem uydularının deprem araştırmalarındaki yeri, bilimsel verilerin doğru anlaşılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi konuları da geniş şekilde ele alındı.



Kömür Deneyim Ocağında "deprem ve uzaydan gözlem" konulu bilim söyleşisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.