POLİTİKA - 19 Ocak 2025 Pazar 18:37

SP lideri Arıkan: “Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike hiç şüphesiz ailesiz bir toplumdur”

A
A
A
SP lideri Arıkan: “Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike hiç şüphesiz ailesiz bir toplumdur”

Zonguldak’ta partisinin il başkanlığı kongresinde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike hiç şüphesiz ailesiz bir toplumdur. Doğrusu, binlerce yıllık Türk aile yapısı hiçbir zaman bu kadar tehdit altında kalmamıştı. Ekonomik sebepler bir tarafa sosyal sebepler daha büyük bir çöküşe sebep olmakta. Batı’dan ihraç edilen türlü ahlaksızlıklar normalleştirilmeye çalışılıyor” dedi.


Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanlığı’nın 7. Olağan Genel Kurulu bir otelin toplantı salonunda düzenlendi. Kongreye Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın yanı sıra siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, davetliler ve partililer katıldı.


İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrede faaliyet ve denetim raporlarının yanı sıra açılış konuşmasını İl Başkanı Burak Erol yaptı. Erol’un ardından sahneye gelen Genel Başkan Mahmut Arıkan, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, İsrail’in saldırılarına karşı daha etkili bir uluslararası mücadele gerektiğini belirtti. Arıkan yaptığı konuşmada, “Bir gözümüz Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta. Bir gözümüz asgari ücrette, enflasyonda. Zor zamanlardan geçiyoruz. Bizim ilk gündem maddemiz, değişmeyen gündem maddemiz Gazze’dir. Her toplantımızda, her cümlemizde Gazze ile başlamak mecburiyetinde kalıyoruz. Zulüm bitene, Gazze özgür olana dek bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Gazze bugün hala adaletsizliğin ve zulmün hüküm sürdüğü ve insanlık onurunun sınandığı yer olmaya devam ediyor. 470 gündür İsrail’in katliamı devam ediyor. Bu süreçte, İsrail Gazze’yi yıktı geçti. Biz Türkiye olarak maalesef üzerimize düşeni yeterince yerine yapamadık. Bunun vicdan azabını hepimiz çekmekteyiz. Şimdi bugün ateşkes gündemi var. Biz ateşkesin yanındayız. Gazze’ye inecek bombaların durmasını canıgönülden istiyoruz. Ancak biz Gazze’de ateşkesi değil işgalin kesilmesini istiyoruz” dedi.



“Türkiye fakir bir ülke değil”


Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlarına değinerek, partisinin çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Arıkan, asgari ücretlinin ve emeklinin yaşadığı sıkıntılardan, ekonomik eşitsizliklere kadar birçok konuya dikkat çekerek, Saadet Partisi’nin toplumu kucaklayıcı ve çözüm odaklı bir politika izleyeceğini vurguladı.


İlk seçimde iktidara gelerek adil ekonomik düzeni inşa edeceklerini söyleyen Arıkan şöyle devam etti:


“Türkiye fakir bir ülke değil. Türkiye kaynağın olmadığı bir ülke değil. İktidarın uyguladığı faiz politikasından dolayı rant, yandaş politikasından dolayı ekonomimiz bugün bu hale geldi. Çalışma Bakanı çıkıp ‘maaşları ödemekte sıkıntı çekiyoruz’ cümlesini kurmak zorunda kaldı maalesef. Biz meclis kürsüsünde de, kongrelerimizde de, teşkilat alışmalarımızda da doğru yolu gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz. Siz yanlış kararlar aldıkça çocuklar okula aç gidiyor, asgari ücretli geçinemiyor, emekliler kirasını ödeyemiyor, gençler üniversiteyi bitirmelerine rağmen işsiz kalıyor, evlerinde anne ve babasının eline bakmak zorunda kalıyor. Teflon tava gibiler bunlara hiçbir şey yapışmıyor maalesef. Biz düzeldik dedikçe dibe batıyoruz. İnsanımızı asgarî ücretin üstünde kiralarla yaşamak zorunda bırakan bir ekonomi modelini kabul etmemiz kesinlikle mümkün değil. Çünkü acı faturayı milletimiz ödüyor. Biz adil düzeni savunuyoruz. Biz çok yakın zamanda yapılacak ilk seçimde iktidara geleceğiz adil ekonomik düzeni yeniden inşa edeceğiz.”



“Ekonomik bozulmanın bedelini hepimiz cebimizden ödemek zorundayız”


Ekonomi bozuldukça sokaklardaki güvenliğin azaldığını öne süren Arıkan, çocukların oyun oynamak için bile sokağa çıkamadığını söyleyerek şu ifadelere yer verdi:


“Daha büyük bedel ödüyoruz. Bazen farkında oluyoruz bazen olmuyoruz. Cebimizden ödediğimiz bedelin daha fazlasını toplumsal sosyal çürüme şeklinde vermek durumundayız. Ekonomi bozuldukça, sokaklardaki güvenlik azalmakta. Uykularımızı kaçıran şiddet olayları her geçen gün artmakta. Artık sokaklarda toplum olarak yürüyemez olduk. Artık çocuklarımızı oyun oynasınlar diye sokağa bırakamıyoruz, mümkün değil. Biz sokaklarda oyun oynayarak büyüdük. Ama bugün çocuklarımız evde kalmak zorunda kalıyorlar. Çünkü bu ülkede artık çocukları öldürüyorlar. Diyarbakır’da yakın zamanda yaşadık. Hepimizin içi acıdı. Narin kızımız acımasız bir şekilde katledildi. Her gün haberler bu cinayet haberleriyle dolmakta maalesef. Kimse kusura bakmasın bizim buna eyvallah deme lüksümüz yok.”



“Türk aile yapısı hiçbir zaman bu kadar tehdit altında kalmamıştır”


Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlikenin ailesiz bir toplum olduğunu belirten Arıkan, sosyal medya içerikleri ve dijital platformlarda ahlaksızlıkların normalleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Arıkan, “Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike hiç şüphesi ailesiz bir toplumdur. Doğrusu, binlerce yıllık Türk aile yapısı hiçbir zaman bu kadar tehdit altında kalmamıştı. Ekonomik sebepler bir tarafa sosyal sebepler daha büyük bir çöküşe sebep olmakta. Batı’dan ihraç edilen türlü ahlaksızlıklar normalleştirilmeye çalışılıyor. Sosyal medya içerikleri ve dijital platformlarda topluma sürekli olarak bunların propagandasını yapılıyor. Fıtratı yok sayan, Allah’ın nizamını yerle bir etmeye çalışan bu anlayış ne yazık ki ülkemizde de kendine yer bulmaya gündem olmaya başladı. Biz iktidara bunu siz yaptınız demiyoruz, haksızlık da etmemek lazım. Diyoruz ki: Siz yapmadınız, engel olabilirsiniz ama olmadınız. Yasa yapma yetkisi elinizde, RTÜK elinizde, bakanlıklar elinizde. Bu kadar imkana rağmen, denetleme yetkisi elinizde olmanıza rağmen bu ahlaksızlıkları engellemek için kılınızı bile kıpırdatmadınız” diye konuştu.



“Gelin hep beraber kafa kafaya verelim, bu gençlerimizin geleceğini kurtaralım”


Makam ve mevkiler için yola çıkmadıklarını söyleyen Arıkan, “Bu makam ve bu mevkiler için biz yola çıkmadık. Saadet Partili hiçbir yetkili herhangi bir yere bakan olayım, cumhurbaşkanı olayım, milletvekili olayım diye gayret göstermiyor. Tek bir gayretimiz Allah’ın rızasını kazanabilmek, evlatlarımızı kumarın, uyuşturucunun, alkolün tuzağından kurtarabilmek” ifadelerini kullandı.



“2024’ün ilk 10 ayında 40 işçi hayatını kaybetti”


6 Şubat depremlerinde Zonguldaklı madencilerin kahramanca mücadele verdiğini hatırlatan Mahmut Arıkan, “Zorlu şartlar altında çalışan, depremde aziz milletimizin imdadına koşarak enkaz altından insanımızın canını kurtaran, güneşe hasret kalan tüm madencilerimize teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Bugün maalesef, bu büyük vazifeyi yerine getiren kardeşlerimiz, Türkiye’de insani çalışma şartlarına maalesef sahip değiller. Bakınız 2024 yılının ilk 10 ayında toplamda 40 işçi, iş kazalarında hayatını kaybetti. ’Bu işin fıtratında var’ denilerek kazaları olağan karşılayan bir anlayışla kaderlerine terk edilen madencilerimiz; her an ölümle burun buruna çalışmak mecburiyetinde kalıyorlar. Tedbirlerin alınmadığı, denetimin yapılmadığı, çalışana değer verilmediği bir sistem fıtrat ile açıklanamaz. Bu fıtrat değil, ihmaldir” şeklinde konuştu.



“Bu iktidar 54. Hükümetin 11 ayda sağladığı refahı 23 senede sağlayamadı”


AK Parti’nin politikalarını eleştiren Arıkan, “54. Hükümetin 11 ayda gerçekleştirdiği denk bütçeyi 23 yılda yapamadı. 2025 yılı bütçesinin halini gördünüz. Yeni nesil siyaset, bizim siyaset anlayışımızın yeni versiyonudur. Yeni nesil siyasetten kastımız bir jenerasyon değişikliği değil, bir anlayış değişikliğidir. Bugün Türkiye’yi yönetenler ve onların ortakları 90’lar Türkiye’sinin travmaları üzerinden bir anlayışı milletimize dayatıyor. Biz 2020’lerin Türkiye’sine, 2020’lere uygun bir siyaset anlayışı getirmek istiyoruz. Bugün Türkiye’de siyaset kurumu gerek ekonomik gerekse toplumsal sorunlara yeterli kalıcı çözümler sunamamakta. Bunun en bariz örneği kararsız seçmenlerin artışıyla ilgili. Geçen ay kararsız seçmen oranı yüzde 30 iken, bu ay yüzde 35-37 bandına gelmiş durumda. Giderek artan bir eğilim söz konusu” diye konuştu.


Arıkan, konuşmasında Saadet Partisi’nin yapacağı çalışmaları da partililerle paylaşarak yapılacak ilk seçimde iktidara geleceklerine vurgu yaptı. Arıkan’a konuşmasının sonunda Devrek bastonu ve çiçek takdim edildi. Salonda bulunan ve Saadet Partisi’ne üye olan 88 yaşındaki Seyide Şanal’a parti rozeti, Genel Başkan Arıkan tarafından takıldı.


Kongrede, mevcut il başkanı Burak Erol tek liste ile güven tazeleyerek yeniden göreve seçildi.



SP lideri Arıkan: “Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike hiç şüphesiz ailesiz bir toplumdur”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Yenipazar’da minik zihinler yarıştı, şampiyonlar belli oldu Yenipazar’da düzenlenen 8. Akıl ve Zeka Oyunları İlkokul Turnuvası’nda öğrenciler, farklı kategorilerde sergiledikleri üstün performanslarla dereceye girerken, başarılı isimler ödüllerini düzenlenen törenle aldı. Aydın’ın Yenipazar ilçesinde düzenlenen 8. Akıl ve Zeka Oyunları İlkokul Turnuvası’nın sonuçları açıklandı. Turnuvada ilkokul öğrencileri, strateji, sabır ve dikkat becerilerini ortaya koyarak kıyasıya mücadele etti. Farklı kategorilerde düzenlenen oyunlarda öğrenciler hem eğlendi hem de zihinsel becerilerini sergileme fırsatı buldu. Abluka kategorisinde Hamzabali İlkokulu’ndan Eymen Çobanoğlu birinci olurken, Küre oyununda Cumhuriyet İlkokulu’ndan Buğra Kumaşdere zirvede yer aldı. Pentago kategorisinde Merkez İlkokulu’ndan Uysal Kaan Arslan birinciliği elde ederken, Motif oyununda Hamzabali İlkokulu’ndan Fatih Ceylan, Equilibrio kategorisinde ise Merkez İlkokulu’ndan Bilge Karataş birinci oldu. Turnuva sonunda dereceye giren öğrencilere madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Birincilere madalyaları Yenipazar İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Yalçın Özen, ikincilere Yenipazar İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Dursun Durmaz, üçüncülere ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Emrullah Çolak verdi. Turnuvaya katılan tüm öğrencilere ayrıca katılım belgeleri sunuldu. Organizasyonun ardından öğretmenlere teşekkür edilirken, öğrencilerin elde ettiği başarıların artarak devam etmesi temennisinde bulunuldu.
İzmir Ege Üniversitesi 6 alanda dünyanın en iyileri arasında İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS) tarafından hazırlanan "QS 2026 Dünya Üniversiteleri Alan Sıralaması" açıklandı. 1 ana kategori ve 5 alanda sıralamaya girmeye hak kazanan Ege Üniversitesi, özellikle "Tarım ve Ormancılık" alanında dünyada 101-150 bandında, Türkiye’de ise devlet üniversiteleri arasında birinci sırada yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Quacquarelli Symonds’un yaptığı sıralamada Ege Üniversitesi, "Yaşam Bilimleri ve Tıp" ana kategorisi ile "Tarım ve Ormancılık", "Tıp", "Kimya", "Biyolojik Bilimler" ve "Hemşirelik" alanlarında sıralamaya girmeyi başardı. "Başarılarımızı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz" Sıralamayı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Köklü bir geçmişe sahip olan üniversitemiz, uluslararası alanda yükselişini sürdürüyor. QS Dünya Üniversiteleri Alan Sıralamasında toplam 6 alanda dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer aldık. Bu tür başarıları sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. Emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Tarım ve Ormancılık alanında dünyada 101-150 bandında yer aldı" Ege Üniversitesi; "Tarım ve Ormancılık " alanında dünyada101-150 bandında, Türkiye’de birinci; Hemşirelik alanında dünya sıralamasında 151-225 bandında Türkiye’de ikinci; Biyolojik Bilimler alanında dünya sıralamasında 501-550 bandında Türkiye’de dördüncü, Tıp alanında dünya sıralamasında 451-500 bandında, Türkiye’de beşinci, Kimya alanında dünya sıralamasında 601-700 bandında, Türkiye’de sekizinci oldu. Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde ise dünya sıralamasında 601-700 bandında, Türkiye’de ise dördüncü sırada yer aldı. Quacquarelli Symonds, şimdiye kadar yapılan alan sıralamalarındaki en kapsamlı çalışmasını bu yıl gerçekleştirdi. Bin 900’den fazla üniversitenin değerlendirildiği sıralamaya 2026 değerlendirmesinde 300 yeni kurum dahil oldu.
Tunceli Otizmli Arda, origamiyle hayatına yön veriyor Tunceli’de yaşayan otizmli Arda Katırcı, origamiye olan ilgisini zamanla profesyonelliğe dönüştürdü. Tunceli’de yaşayan 16 yaşındaki Arda Katırcı, otizmli olmasına rağmen sanata olan ilgisiyle örnek oluyor. Küçük yaşlarda kağıt katlayarak başladığı origami yolculuğunu zamanla geliştirerek profesyonel seviyeye taşıyan Arda, özellikle 3 boyutlu origami çalışmalarıyla öne çıkıyor. Üç yıldır düzenli olarak origami yapan ve eserlerini belirli dönemlerde sergileyen Arda’nın en büyük motivasyon kaynağını ise ailesinin desteği oluşturuyor. Öte yandan 12 yaşındaki kardeşi de otizmli olan Arda, boş zamanlarının büyük bir kısmını üretim yaparak geçiriyor. Arda’nın annesi Diren Katırcı ise "Arda otizmli bir çocuk. Origamiye karşı bir zaafı vardı. İlk zamanlarda küçük küçük kağıtları katlamayla başladı. Sonra bunları zamanla çoğaltarak profesyonel bir şekilde yapmaya başladı. 3D origami yapıyor artık. Bunları belirli zamanlarda sergiliyor. Origamiyi çok seviyor, bulduğu her fırsatta yapıyor. Hayatımızda sürekli var Arda ile beraber. O seviyor, biz de kendisine destek oluyoruz. Her istediği oluyor. Anne babası olarak her şekilde destek oluyoruz. Özel bir çocuk, şanslı bir çocuk. Güzel bir ailesi var, güzel bir kardeş, var. Kardeşi de aynı zamanda otizmli. Sürekli bir şeyler yapmak istiyorlar, sürekli bir uğraş peşindeler. Biz de yetemiyoruz bazen, o mutluysa biz de mutluyuz" diye konuştu.
Denizli Denizli en fazla kilo veren ikinci il oldu Denizli, Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa" kampanyasında elde ettiği başarılı sonuçla dikkat çekti. Sağlıklı yaşam bilincinin artırılması ve obeziteyle mücadele amacıyla başlatılan kampanya kapsamında Denizli, toplamda 35 bin 113 kilogram kilo kaybı ile Türkiye genelinde en fazla kilo verilen ikinci il oldu. Sağlık Bakanlığı geçen yılın mayıs ayında başlattığı kampanya çerçevesinde Türkiye genelinde 10 ay gibi bir sürede yaklaşık 10 milyon vatandaşın boy ve kilo ölçümleri gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda fazla kilolu olduğu tespit edilen vatandaşlar, Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne (SHM) yönlendirilerek uzman desteği almaları sağlandı. Bu süreçte ülke genelinde 211 bin kişi ideal kilosuna ulaşırken toplamda 513 bin kilogram kilo kaybı elde edildi. Denizli’de ise 7 bin 235 danışanın düzenli takibi sonucunda ulaşılan 35 bin kilogramı aşan kilo kaybı, ilin bu alandaki başarısını ortaya koydu. İstanbul’un ardından ikinci sırada yer alan Denizli’yi, Van takip etti. "Sağlıklı hayat merkezlerimizle daha bilinçli ve sağlıklı bir yaşam hedefliyoruz" Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kampanyanın elde ettiği başarıdan duyduğu memnuniyetini dile getirerek emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde verilen ücretsiz sağlık hizmetleri ile Denizli’de yüksek bir sağlıklı yaşam bilinci oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Öztürk, "Obeziteyle mücadele ve toplumda sağlıklı yaşam farkındalığını artırmak adına Bakanlığımızın başlatmış olduğu ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyası, son derece kıymetli bir çalışmadır. Denizli olarak bu kampanyada elde ettiğimiz başarı, sağlıklı yaşam konusunda atılan adımların doğru yönde ilerlediğini gösterirken, vatandaşlarımızın sağlığına verdiği önemin de en somut göstergesidir. Her bireyin metabolizması, yaşam tarzı ve sağlık durumu farklıdır. Bu nedenle Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde kilo vermek isteyen vatandaşlarımıza standart diyet listeleri yerine kişiye özel beslenme programları hazırlanıyor. Düzenli takiplerle hem sürdürülebilir kilo kaybı sağlanıyor hem de sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılıyor. Bu Merkezlerimizde kişiye özel beslenme danışmanlığının yanı sıra fiziksel aktivite danışmanlığı, kronik hastalıklarla mücadele, psikososyal danışmanlık, kadın-çocuk sağlığı danışmanlık hizmetleri, ağız ve diş sağlığı, kanser erken teşhis tarama ve eğitim, tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı gibi birçok hizmetler de verilmektedir. SHM’lerde görev yapan diyetisyenlerimiz, fizyoterapistlerimiz, psikologlarımız ve diğer sağlık profesyonellerimizle birlikte vatandaşlarımıza bütüncül bir hizmet sunuyoruz. Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz aracılığıyla yürütülen kapsamlı çalışmalar sayesinde vatandaşlarımızın yalnızca kilo vermesini değil, aynı zamanda daha bilinçli, dengeli ve sağlıklı bir yaşam sürmesini hedefliyoruz. Ancak bunu sağlayabilirsek obeziteyi ve birçok kronik hastalığı erken müdahale ile önleyebiliriz. Bu nedenle İlimizde Pamukkale 1 Nolu, Merkezefendi 1 Nolu ve Acıpayam Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde sunulan ücretsiz hizmetlerden tüm vatandaşlarımızın faydalanması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
Kocaeli Kocaeli’de 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangını davasında üçüncü gün Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın üçüncü gün oturumu başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki 250 kişi kapasiteli salonda görülen davada, önceki celsede sanık savunmalarının alınmasına başlanmıştı. Kaldığı yerden devam eden üçüncü gün oturumunda sanıkların savunmaları ile müşteki beyanlarının alınmasına devam ediliyor. Ne olmuştu Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize edilerek kabul edilmişti. İstenen cezalar İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca; fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.