GÜNDEM - 01 Temmuz 2025 Salı 10:45

SPK’dan bin 150 BEUN öğrencisine finansal okuryazarlık eğitimi

A
A
A
SPK’dan bin 150 BEUN öğrencisine finansal okuryazarlık eğitimi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin (BEUN), İŞKUR Gençlik Programı kapsamındaki öğrencilerine Türkiye’de ilk kez Sermaye Piyasası Kurulu tarafından "Finansal Okuryazarlık Eğitimi" verildi.


Hazine ve Maliye Bakanlığı Sermaye Piyasası Kurulu ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğinde çevrim iç olarak İŞKUR Gençlik Eğitimi programından faydalanan lisans ve ön lisans öğrencilerine yönelik "Finansal Okuryazarlık Eğitimi" gerçekleştirildi. Böylece programının ilk ve pilot uygulaması Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde gerçekleştirilerek öğrencilere kapsamlı bir finansal okuryazarlık eğitimi verildi.


Program kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından öğrencilere finansal okuryazarlık hakkında önemli bilgiler aktarıldı. Program çerçevesinde, bireylerin yalnızca ekonomik refahlarını artırmaları değil, aynı zamanda daha sağlıklı kararlar almaları, krizlere karşı daha dirençli olmaları ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeleri gerektiğinin altı çizildi. Özellikle finansal okuryazarlığın erken yaşlarda kazandırılması, bireysel düzeyde refahın teminatı olduğu kadar makro ölçekte de güçlü ve istikrarlı bir ekonominin temel yapı taşı olduğu ifade edildi.


Sermaye Piyasası Kurulu ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen eğitim programı hakkında açıklamada bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer şu sözleri dile getirdi:


"Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı Sermaye Piyasası Kurulu iş birliğiyle hayata geçirilen "Finansal Okuryazarlık Eğitimi"nin Türkiye’de yükseköğretim kurumları arasında bir ilki temsil etmesinden büyük gurur duyuyoruz. Ulusal ve uluslararası akademik camiada her daim önemli projelere imza atan Üniversitemiz, Hazine ve Maliye Bakanlığı Sermaye Piyasası Kurulu iş birliğinde gerçekleştirdiği "Finansal Okuryazarlık Eğitimi" öğrencilerimizin bu alandaki önemli bilgilerle donatılması açısından oldukça kıymetlidir. Nitekim Türkiye’deki yükseköğretim kurumları arasında bir ilk olarak çağımızın en önemli alanlarından birini teşkil eden "Finansal Okuryazarlık Eğitimi"nin ilk kez Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde verilmesi bu alanda gerçekleştirdiğimiz öncü çalışmaların da apaçık bir göstergesidir. Çağımızın en kritik alanlarından biri olan finansal okuryazarlık konusunda öğrencilerimizi donatmak, sadece bireysel refahlarını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda ülkemizin ekonomik istikrarına da katkı sağlamaktır. Bu eğitim, Üniversitemizin akademik vizyonu ve toplumsal sorumluluğunun somut bir yansımasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Mayıs’ı Finansal Okuryazarlık Günü olarak ilan etmesi ve Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in bu projeyi himayeleri altına alması, Türkiye’de finansal bilinç ve tasarruf kültürünün yaygınlaştırılması adına atılmış çok değerli adımlardır. Bizler de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bu millî seferberliğe öncülük etmekten mutluluk duyuyoruz. Nitekim 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü münasebetiyle 29 Mayıs 2025 tarihinde Üniversitemiz ev sahipliğinde BEUN Bilim İletişimi Ofisi ve Sermaye Piyasası Kurulu iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz "5 Soru-5 Cevap Bilim Söyleşileri: Finansal Okuryazarlık" programı, finansal okuryazarlık farkındalığının artırılması noktasındaki çabalarımızın en güzel göstergelerinden biridir. Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ın öncülüğünde hayata geçirilen Bilim İletişim Ofisi projesinin Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen bu program hem akademik camiamız hem de Zonguldak halkı için finansal okuryazarlığa dönük farkındalığın yükseltilmesinde önemli bir mihenk taşı oldu. Bugün ise 1150 öğrencimize yönelik çevrim içi gerçekleştirilen "Finansal Okuryazarlık Eğitimi"nde öğrencilerimizin gelecek hayatlarında önemli katkılar sağlayacağını düşündüğümüz finansal planlama, bütçe yönetimi, paranın rasyonel kullanımı hakkında uzmanlar tarafından kayda değer bilgi ve tecrübeler paylaşıldı. Bu duygu ve düşüncelerle ülkemizin uluslararası alandaki tasarruf eğilimleri oranını ve mantıklı tasarruf bilincini artıracak olan finansal okuryazarlık seferberliğinin ön plana çıkmasını sağlayacak 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü’nü ilan ederek finansal bilincin geliştirilmesine değer katan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesi adına şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bugün böylesine anlamlı programın düzenlenmesinde ve programın çevrim içi olarak Üniversitemizde gerçekleşmesinde büyük katkı sunan başta Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı ailesi ve programa değerli iş birlikleriyle emek veren Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Ömer Gönül ile tüm Sermaye Piyasası Kuruluna ve bütün İŞKUR ailesine teşekkür ediyorum. Sevgili öğrencilerimizi de bu eğitimde gösterdikleri ilgi ve gayret için tebrik ediyor, hayatlarında önemli bir fark yaratacağına inandığımız bu bilgilerin yol gösterici olmasını temenni ediyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya AK Parti Teşkilatı Sakarya’da iftar sofrasında bir araya geldi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Sakarya’da gerçekleştirilen 3 Kademe İl Yönetimi ve 3 Kademe İlçe Başkanları Toplantısı’nın ardından parti üyeleri ile iftar programına katıldı. Sakarya’nın Serdivan ilçesinde AK Parti Sakarya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, programda parti üyeleri ile bir araya geldi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, ilçe belediye başkanları katılırken parti üyeleri yoğun katılım gösterdi. "25 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte zincirleri kırıyoruz" Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, "Siyaset, millet ve memleket için çalışmak demek. Siyaset, engelleri kaldırmak demek. CHP bu işi nasıl görüyor bilmem ama biz bu işi 25 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte zincirleri kırıyoruz, prangaları yok edip atıyoruz. İşte siyaset budur ve bu doğrultuda siz değerli mensuplarımızı bir kez daha saygıyla selamlıyorum" dedi. "Seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Allah’a hamdediyoruz ki mücadelemizde, yol yürüyüşümüzde Sakarya hep bizimle beraber. Recep Tayyip Erdoğan ne zaman bir desteğe ihtiyaç duyduysa en güzel ve en anlamlı neticeleri hep Sakarya’dan elde etti. Geçmişten günümüze bu kutlu davaya, mücadeleye hizmet eden, sorumluluk üstlenen herkesten Allah razı olsun. Sorumluluğumuz büyük, üzerimize aldığımız vazife tarihi önemde işte bu sofralarda bir araya geldiğimiz her toplantımızda sahada her siyasi çalışmamızda o işin kendisiyle uğraşmıyoruz. Her eli sıkarken, her haneye konuk olurken her gönüle ve zihne ulaşmaya çalışırken büyük ve güçlü Türkiye istikametinde yol yürüyüşümüz için dua ediyoruz. Her bir çalışmamızda elde ettiğimiz güçlü bereketli, samimiyetten aldığımız güç ve kararlılıkla çalışmalarımızı çok daha yüksek bir irtifada ortaya koyacağız. İnşallah 2028 yılında yapılacak seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçeceğiz. Gayemiz, millete hizmet. Onun için durmadan, yorulmadan liderimizin her zaman söylediği gibi ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek davamıza, mücadelemize dört elle sarılma vaktindeyiz" diye konuştu.
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Dünyanın çok zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Ülkemizi kötülüklerden korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Ankara Üniversitesi Güneş Meydanı’nda düzenlenen iftar programına katılarak, üniversite öğrencileriyle beraber iftarını yaptı. Burada konuşan Çelik, Türkiye’nin dört bir yanından eğitim almak için Ankara Üniversitesine gelen öğrencilerin birlik ve beraberlik içerisinde aynı sofranın etrafında buluşmasının çok kıymetli olduğunu söyleyerek, "Dünyanın çok zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Savaşlar, depremler, kıtlıklar, yoksulluklar dünyanın her tarafını sarmış durumda. Bunun içerisinde ülkemizin, memleketimizin geleceğine daha güzel imzalar atmak için bu birlikteliği daha güçlü bir şekilde korumamız gerekiyor. Gazze’deki soykırımdan en son İran’a saldırıya kadar bir sürü kötülük etrafımızda kol geziyor. Hem bu kötülükle mücadele ediyoruz hem de ülkemizi bu kötülüklerden korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" dedi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise Türkiye’nin etrafının ateş çemberi halinde olduğunu dile getirerek, "Bizi bu ateş çemberinin dışında tutan güç birlik ve beraberliğimizdir. Tıpkı bu iftar sofrasında beraber olduğumuz gibi aynı duyguları paylaşıyoruz. Bu duygularımızı geliştirmemiz lazım" diye konuştu.
İstanbul Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları yurda döndü. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgedeki savaş durumu nedeniyle hava alanının kapanması sonucu yurt dışında mahsur kalanlar Türk vatandaşları yurda dönmeye devam ediyor. Yaklaşık 10 gün boyunca Katar’da mahsur kalan yolcular, saat 11.30 sularında Doha Hamad Uluslararası Havalimanı’ndan kalkış yapan uçakla, Suudi Arabistan hava sahası üzerinden Mısır hava sahasına geçti. Yolcular, ardından buradan saat 18.20 sularında İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı. "Katarlılar bütün misafirperverlikleriyle ilgilendiler" Katar’da yaklaşık 10 gün boyunca mahsur kalan yolculardan Erkan Yıldırım, "28 Şubat’ta Bangkok’tan kalkan uçağımız Doha’da indikten sonra Katar Havayollarının ve devlet yetkililerinin özenleriyle kendim dahil olmak üzere 8 bin yolcuyu Doha şehrinde bulunan otellere yerleştirdiler. 10 gün boyunca ellerinden gelen bütün misafirperverlikleriyle ilgilendiler. Bütün Katarlı yetkililere buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hiçbirimiz zarar görmedik, hepimiz sağ salim ülkemize bugün geldik ve bu 10 günlük süreç içerisinde de Katarlı yetkililer bizimle son derece iyi şekilde ilgilendiler" dedi. "Zorlu bir süreçti ancak can güvenliğimiz yerindeydi" Tayland’ın başkenti Bangkok’tan gelen bir transfer yolcu olarak Doha’ya indiğini ve savaş sebebiyle Katar’da mahsur kaldığını belirten Alper Aldemir, "28 Şubat Cumartesi günü transfer yolcu olarak Doha Havalimanı’na iniş yaptık. Daha sonra hava sahası kapandığı için orada bir hayli süre mahsur kaldık. Bugün 11. gün. En sonunda Doha’dan İstanbul’a kalkan ikinci uçakla vatanımıza giriş yaptık. Zorlu bir süreçti. Bizim için çok tehlikeli değildi, can güvenliğimiz yerindeydi. Katarlılar sağ olsunlar bizimle güzel ilgilendiler, güzel ağırladılar" diye konuştu. "Allah’a şükür Türkiye’ye gelebildik" Savaşın başladığı gün uçuşları olduğunu ancak hava sahasının kapanması nedeniyle mahsur kaldıklarını kaydeden yolcu Emir Kaan Demir, "28 Şubat saat 14.00’te Doha’dan Türkiye’ye uçuşumuz vardı. İran-İsrail savaşının sabah 8’de başlamasından dolayı ilk başta herkese bir uyarı geldi. Yaklaşık 2 saat sonra da bütün her şey kapandı. Bütün uçuşlar iptal edildi. Yaklaşık 1-1.5 gün havalimanında mahsur kaldık. Ondan sonra bizden sorumlu havayolu şirketi bizi aldı ve yaklaşık 7 gün boyunca bir otel ayarladı. Otelde kalma sürecimizde yukarıda patlamalar, dron saldırıları, füze saldırıları oldu ama biz güvenli yerdeydik ve bir sıkıntı yaşamadık. 8. günümüzde İstanbul uçuşu olduğunu öğrendik ve bizi otelden çıkardılar. Havalimanına gittiğimizde uçağımızın ‘overbooked’ olduğu söylendi. Bu yüzden uçağa binemedik, aynı şekilde diğer Türk yolcuları da uçaktan çıkarttılar ve bir gün sonra bizi tekrar havalimanına geri getirdiler. Allah’a şükür bugün gelebildik. Birkaç Türk arkadaşa da ‘overbooked’ olduklarını söyleyip uçağa almadılar, sonra kendileri havalimanında bekledikleri ve uçağa başka yolcu gelmediği için uçağa alındılar. Ancak tüm bunlara rağmen Allah’a şükür Türkiye’ye gelebildik" ifadelerini kullandı.