SAĞLIK - 14 Nisan 2026 Salı 12:10

Tek bir vaka bütün kenti ayağa kaldırdı

A
A
A
Tek bir vaka bütün kenti ayağa kaldırdı

Zonguldak’ta bir ortaokul öğrencisinin menenjit şüphesiyle yoğun bakıma alınmasının ardından kent genelinde aileler arasında büyük bir korku ve tedirginlik yaşanmaya başladı. Salgın iddiaları paniği daha da artırırken, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Etem Pişkin, Valiliğin açıklamasıyla eşdeğer bir açıklama yaparak salgın olmadığını belirtti. Pişkin, hastalığın bulaşma riski ve seyri ile alakalı velileri rahatlatacak ve bilgilendirecek açıklamalarda bulundu.


Zonguldak’ta bir ortaokul öğrencisinin yüksek ateş, baş ağrısı gibi belirtiler yaşaması üzerine başvurduğu hastanede menenjit şüphesiyle yoğun bakıma alınması üzerine İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sınıfında ve temas kurmuş olabileceği kişiler üzerinde antibiyotik tedavisine başlandı.


Öğrencinin hastanedeki tedavileri sürerken bu kez de veliler arasında tedirginlikler yaşanmaya başladı. Kamuoyunda vakaların arttığı başka kişilerin de menenjit şüphesiyle hastanelere başvurduğu iddiaları yer alınca yaşanan panik daha da büyüdü. Bu kez aileler aşı olmak için eczanelere akın ederken diğer taraftan da çocuklarını okula göndermede tedirginlik yaşadı.


Ancak Zonguldak Valiliği, resmi bir açıklama yaparak menenjit şüphesiyle tek bir vakanın olduğunu, tedavi sürecinin devam ettiğini salgın durumunun bulunmadığını açıkladı.


Öğrencinin hastanedeki tedavisi sürerken Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Etem Pişkin, menenjit hastalığı, bulaşma riskleri ve hastalık belirtileri hakkında konuştu.



"Salgından bahsetmek çok doğru değil, tek bir vakamız var"


Hastaneye birçok şüpheli vaka gönderilmesine rağmen Zonguldak’ta salgın düzeyinde bir durum olmadığını belirten Prof. Dr. Pişkin’in, Zonguldak ve çevresinde yayılan salgın iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Prof. Dr. Pişkin, şu an için hastanelerinde tedavi gören sadece bir şüpheli vaka olduğunu vurgulayarak şu bilgileri verdi:


"Bugün bu açıklamayı yoğun bakımımızda yatan menenjit şüpheli bir hastadan dolayı yapmaktayız. Zonguldak ve çevresinde bu dönemde menenjit vakalarının arttığına dair birçok yazı, haber ve çeşitli konuşmalar olmakta. Bu aslında tek bir vakamız var menenjit şüpheli. Baş ağrısı, kusma, ateş ve vücudundaki döküntü şikâyetiyle bu hastamız bize başvurdu. Menenjit ön tanısıyla bu hastamızı tedavi altına aldık. Hala tedavisi çocuk yoğun bakım servisimizde sürmekte. Bununla beraber birçok bize menenjit şüpheli vakalar bize gönderilmesine rağmen tespit ettiğimiz başka bir menenjit vakası mevcut değil. Şu anda Zonguldak ve çevresinde bir salgından bahsetmek çok doğru değil. O yüzden velilerin, halkımızın menenjit salgını varmış gibi korkmalarına endişe etmelerine çok gerek yok. Şu anda münferit tek bir vaka mevcut. Bu vaka da tedavisi sürüyor."



"Hastalığın teşhisi için belden su alınması şart"


Hastalığın belirtileri ve teşhis yöntemlerine dair de uyarılarda bulunan uzman isim, kesin tanı için ailelerin ve hastaların korktuğu "belden su alma" işleminin şart olduğuna dikkat çekerek, "Menenjit çok korktuğumuz bir hastalık. Ölümcül seyredebiliyor. Çeşitli sekeller bırakabiliyor. Sağırlık, zeka geriliği yapabiliyor o yüzden bizim her zaman çekindiğimiz ve korktuğumuz bir hastalık. Aslında ülkemizde menenjit yapan üç tane ana mikrop var. Bu üç ana mikrobun iki tanesinde devlet tarafından aşı yapıldığı için artık bunları hemen hemen hiç görmüyoruz. Meningokok dediğimiz diğer mikroba karşı ülkemizde rutin aşılama programı içerisinde yer almadığı için vakalar görülebilmekte. Bu mikrobun da bir aşısı mevcut. Ülkemizde bu aşıyı vatandaşlarımız özel olarak temin edebiliyorlar. Menenjit bizim beynimizi tutan bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Merak edebilirsiniz bu hastalığı nasıl anlayacağız, baş ağrısı, bulantı kusma ve ateş üçlüsü bir arada olduğunda bu hastalığı aklımıza getirmemiz lazım. Doktorlar tarafından mutlaka çocuğumuzun değerlendirilmesi gerekiyor. Eğer beraberinde bu üçlü bulgularla beraber döküntü ve bilincinde değişiklik oluyorsa çocukların menenjitten çok fazla şüphelenmek gerekiyor. Mutlaka bunun tanısını koymak için belinden su almak gerekiyor. Bazen hastalarımız belinden su aldırmak istemiyorlar. Ama bu tanıyı koymak için şart ve herhangi belirgin bir sıkıntı oluşturan durum değil. O yüzden menenjit şüphesi olan vakaların hızlıca doktora başvurmalarında ve doktor muayenesinde geçmelerinde fayda var."



"Covid gibi çabuk bulaşmaz, ergen gruptan daha çok korkuyoruz"


Menenjitin bulaşma yolları hakkında da kamuoyunu aydınlatan Pişkin, hastalığın koronavirüs gibi hızla yayılmadığını ancak özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde taşıyıcılığın daha yüksek olduğunu belirterek şunları kaydetti:


"Zaten eğer yakın temaslı olmadığınız müddetçe menenjit vakasıyla sizin menenjit olma ihtimaliniz çok düşük. Özellikle adolesan ve ergen gruptan daha çok korkuyoruz. Bu yaş grubunda meningokok mikrobunun taşıyıcılığı çok daha fazla gözüküyor. O yüzden bu grupta daha sık karşımıza çıkan bir hastalık. Ama taşıyıcı demek hasta demek değil. Bunların çoğunluğu hastalık yapmıyor. Salgın yaptığı zaman özellikle aynı sınıfta, aynı evde uzun süre çok beraber yaşayan insanlarda bulaş görülüyor. Öksürmekle, hapşırmakla, sekresyonlarla bulaşabilen bir hastalık ama bir influenza, bir covid gibi çok çabuk bulaşabilen bir hastalık değil. Daha uzun süreli temaslar lazım. Eğer menenjit vakası tespit ettiğimizde yakın temaslıların menenjit olmalarını engellemek için o kişilere antibiyotik tedavisi öneriyoruz. Özellikle meningokok mikrobundan şüphelendiğimizde. Bu antibiyotikleri aldığında hastalık olma ihtimallerini azalıyor. Ama buradan sakın şöyle bir sonuç çıkmasın. Sanki artık herkes antibiyotik kullansın, bütün okula antibiyotik verelim. Böyle bir durum değil. Sadece yakın temaslılara ve bu hastayla ilgilenen doktor ve hemşirelere yakın temaslı kişilere bu antibiyotiği öneriyoruz. Asıl bunun koruyucu kısmı aşılar."



"Salgın olmadığı için daha önce aşı olanların tekrar olmasına gerek yok"


Artan panik havasıyla birlikte ailelerin çocuklarına yeniden aşı yaptırma arayışına girmesini de değerlendiren Pişkin, salgın olmayan mevcut durumda bebeklik aşılarını olanların tekrar aşılanmasına gerek olmadığını ifade etti:


"Bu dönemde tabi böyle menenjit vakaları görüldüğünde hemen bütün halkımızın anne babaların aklına çocuğuma aşı yaptırayım diye sorular geliyor. Bolca sorular karşımıza çıkıyor. Öncelikle salgın durumları dışında herhangi bir salgın sıkıntı olmadığında daha önce bebeklik çağında bu menenjit menigokok aşılarını yaptıranların tekrar aşılarını yaptıranların tekrar aşı olmasına çok gerek yok. Ama eğer bir salgın durumunda ki bizde şu anda salgın yok. Bir salgın durumunda daha önce aşı olanların tek doz hatırlatma dozları yapılabilir. Bunun dışında özellikle adolesan ve ergenlik dönemlerinde özellikle 12-18 yaş grup aralığında çocuklar daha riskli ve bu hastalıklara yakalanma ihtimali daha fazla. Özellikle ergenlerin daha önce aşılanmadıysa aşılanmalarında fayda var."



Valilik: "İkinci bir şüpheli vaka yok"


Öte yandan Zonguldak Valiliği de sürece ilişkin daha önce yaptığı bilgilendirmede, 8 Nisan günü Merkez Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu 8. sınıf öğrencisinin yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikâyetleriyle BEUN Hastanesi’ne başvurduğunu ve akşam saatlerinde menenjit şüphesiyle hastaneye yatırıldığını açıklamıştı. Öğrencinin tedavisi sürerken tedbir amaçlı olarak yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatıldığı duyuruldu. Valilik, basına yansıyan haberlerin hassasiyetle takip edildiğini belirterek, "İkinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmemiştir" ifadeleriyle kamuoyundaki paniğin yersiz olduğunu vurgulamıştı.



Tek bir vaka bütün kenti ayağa kaldırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Yılların hasreti sona erdi, hacı adayları kutsal topraklara uğurlandı Kırıkkale’de 164 hacı adayı, dualar eşliğinde kutsal topraklara uğurlandı. Aileleriyle vedalaşırken duygulanan hacı adayları, yıllardır bekledikleri hac yolculuğuna çıkmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadı. Kırıkkale İl Müftülüğü tarafından Nur Camii’nde hac uğurlama programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından dualar edildi. Hacı adayları, aileleri ve yakınlarıyla vedalaşırken duygusal anlar yaşadı. İl Müftüsü Abdurrahman Kotan, hacı adaylarına seslenerek, "Siz Rahman’ın misafirlerisiniz. Gittiğiniz yer Beytullah, Allah’ın evi" sözleriyle kutsal yolculuğun önemini anlattı. Kotan, "Şunu iyi bilin, siz Rahman’ın misafirlerisiniz. Allah’a misafir olarak gidiyorsunuz. Misafirliğinizi iyi bilin. Gittiğiniz yer Beytullah, Allah’ın evi. Sizin evinize bir misafir gelirse nasıl davranmasını isterseniz, siz de orada sözlerinizle ve eylemlerinizle öyle olun. Şimdi siz de Allah’ın evine misafir gidiyorsunuz. Samimiyetinize ve gayretinize karşılık şunu bilin; Allah da size ikramda bulunacak. Ama gayret edeceksiniz" dedi. Yıllardır hac ibadetini bekleyen vatandaşlar, kutsal topraklara gitmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşadı. Hacı adayı Gürci Gündoğdu (68), "Allah herkese nasip etsin inşallah. Allah’a emanet olun. 16 yıldır bekliyordum" dedi. 15’ yıldır hacca gitmeyi beklediğini anlatan Aydın Deniz (61) ise, "Allah herkesten razı olsun. Güle güle gidelim, güle güle gelelim. Allah’a emanet olun cümleten. 15 yıldır bekliyorduk. 15’inci kurada çıktı. Allah bu sene nasip etti. Allah utandırmasın. Hayırla gidelim, hayırla gelelim inşallah" ifadelerini kullandı. Çok mutlu olduğunu ifade eden Fatma Özüak (77), yıllardır beklediği hac yolculuğuna çıkmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Özüak, "Allah’ım, 16 senedir bekliyordum. Çok şükür kapıları açtı. Yollarına gideceğim, dualarımı edeceğim Rabbime. Sizlere de nasip etsin yavrum. Çok mutluyum. Gelinimle birlikte gidiyoruz" diye konuştu. Hacı adayı Zeycan Özüak (50) da, "Kayınvalidemle birlikte gidiyoruz. Eşim, kayınvalidem ve ben, üçümüz gidiyoruz. Rabbim isteyen herkese nasip etsin. Çok güzel bir duygu. Herkes yaşasın inşallah" dedi.