POLİTİKA - 08 Mart 2024 Cuma 09:37

Ulupınar, "Elini sıkmadığımız, kapısını çalmadığımız kimse kalmayacak"

A
A
A
Ulupınar, "Elini sıkmadığımız, kapısını çalmadığımız kimse kalmayacak"

AK Parti’nin Devrek Belediye Başkan adayı Özcan Ulupınar, ilçede mahalle sakinleri ile aile çay bahçesinde bir araya geldi. Ulupınar Devrek’e ve hizmetlere odaklanacaklarını belirtti. Ulupınar, "Elini sıkmadığımız, kapısını çalmadığımız kimse kalmayacak" diyerek, tüm vatandaşlara ulaşma sözü verdi. 31 Mart’ta "Yeniden Devrek" diyerek şehrin kalkınması için çağrıda bulundu.


Devrek ilçesinde aile çay bahçesinde mahalle sakinleri ile bir araya gelen Ulupınar; "Saygıdeğer mahalle sakinlerim, çığ gibi büyüyeceğiz, çünkü Devrek hizmete susamış. 2002’den bu yana bizleri hiç yalnız bırakmadınız. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizdeki sevgi ve heyecan böyle olduğu sürece bizdeki hizmet aşkı artarak devam edecektir. Salonlara sığmıyoruz. AK Parti kurulduğundan beri Zonguldak’ta Devrek birinci olmuştur, sizlerin sayesinde. Bundan sonra da inşallah beraber güzel işler başaracağız. 12 seçime girmiş bir kardeşiniz olarak biz vatandaşlarımızın bakışından, konuşmasından anlarız" dedi.



"Devrek arada bir değil, her zaman sevdamız"


Ulupınar, "Buradan soruyorum. 40 milyon borcu 200 milyon liraya nasıl çıkardın? Bana cevap ver" diyerek şöyle devam etti:


"Bizi gören her yüz kişiden 98’i sarılıyor. Bu bize olan sevgiden ziyade mevcut başkana olan tepkidendir. Mevcut başkan ne şehri imar edebilmiş ne de gönüllere girebilmiş. Allah kimseyi onun durumuna düşürmesin. Tıpkı 2004’teki gibi problemli bir belediye devralıyoruz. Şimdi iflas etmek üzere olan bir belediye devralacağız. Burada soruyorum 40 milyon borcu 200 milyon liraya nasıl çıkardın bana cevap ver. Sayın başkan 160 milyonluk bu ilçeye ne kazandırdın bana cevap ver. Değerli kardeşlerim seyir terası kapalı, çökme riski var. Bir saat kulesi, onun haricinde, bu belediye başkanı 13 vaatte bulundu. 10 tanesini gerçekleştirmemiş. Soruyorum, Heyelan zedelere konutları ben yaptırdım diyor, doğru değil, devlet yaptırdı. Mekekler sosyal tesisini “Ben yaptırdım” diyor, doğru değil. Vatandaşlar, milli eğitim ve özel idare yaptı. Tarım ürünleri projesi vardı yapıldı mı, hayır? Hayvanat bahçesi projesi vardı yapıldı mı? Hayır. Hamam yapacağım dedi, yapıldı mı? Hayır. Devrek Belediyespor tesisi Mesut Özil tarafından yaptırıldı, onu da “Ben yaptım” dedi, doğru mu? Hayır. Cumhuriyet Meydanı Sayın Semerci döneminde yapıldı, onu da “Ben yaptım” diyor, doğru mu? Hayır. Bayrak Tepe Projesi vardı, yapıldı mı? Hayır. Arasta Çarşı Projesi vardı yapıldı mı? Hayır. Eski Anaokulu Projesi vardı, yapıldı mı? Hayır. Egemenlik Mesire Alanını da “ben yaptım” dedi, doğru mu? Hayır. Devrek Şehitler Anıtı, Çocuk Parkı Projesi ve Devrek Yaşam Projesi vardı, yapıldı mı bunlar? Hayır. Ücretsiz WİFİ projesi, Devrek Kart Projesi vardı, yapıldı mı? Hayır. O zaman nasıl güveneceğiz?!



"Sebepsiz zenginleşme var"


Belediyenin iki çalışanının cezaevinde olduğunu bir çalışanının denetimli serbestlik ile dışarıda olduğunu söyleyen Ulupınar, "Ne yapıldı biliyor musunuz? Sebepsiz zenginleşme var, 160 milyon borç yapıldı. Kıymetli kardeşlerim belediyenin 2 çalışanı cezaevinde. Bir çalışanı denetimli serbestlikle dışarıda, daha önce bir çalışanı görevden uzaklaştırıldı. Sen bunlar bu işleri yaparken neredeydin kardeşim? Neden bunlara göz yumdun? Tüm zamanların en beceriksiz başkanı görev başında. Kaymakam beyin uyarıları var, AFAD’ın uyarıları var, sel uyarısı yapıldı, ama ne yaptılar? Konser yapıldı. Uyarıları dinleselerdi bu kadar zarar olmayacaktı. Karşıyaka’yı toparlayamadı, orayı devlet toparladı. 2 tane personel görevlendirildi, 60 tane iş makinasını devlet gönderdi, Karşıyaka’yı devlet toparladı. Yarına kalır ama yanına kalmaz. Er ya da geç hukuka da Allah’a da hesap vereceksiniz. İşçileri tehdit ediyorlar, müteahhitleri tehdit ediyorlar, esnafları tehdit ediyorlar. Ne yaparsan yap 23 gün sonra yoksun. Hem de tarihi bir fark yiyeceksin. Kıymetli kardeşlerim, 2004’te bu kardeşiniz görevine geldi. Belediye çalışanlarının %90’ı bana oy vermemişti. 2009’da ise yüzde 90’ı bana oy verdi. Çünkü neden? Onlar biz geldikten sonra ikramiyelerini almaya başladı, maaşlarını almaya başladı, biz geldikten sonra onlar kıdem tazminatlarını almaya başladı. Hepsi ev araba sahibi oldu. Kıymetli kardeşlerim böyle giderse Devrek Belediyesi maaş ödeyemeyecek hâle gelecektir, esnaflara olan borçlarını ödeyemeyecek hâle gelecektir. Devrek Belediyesi aç gözlü yöneticiler tarafından yönetilmektedir. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sormazsak insan değiliz. Hiç bir işçi kardeşimizin ekmeği ile oynamadık oynamayız. Ne konuşuluyor? Yolsuzluk, usulsüzlük. Devrek’te hizmet değil yolsuzluk konuşuluyor. Üçlü çete var, bunlardan hesap soracağız. Bu millette bunlara gereken dersi verecektir. Devrek yol ayırımında; ya dürüstlük ya yolsuzluk. Ya temizlik ya toz toprak çöplük. Devrek sokakları yıllardır yıkanmıyor, köpeklerden geçilmiyor, hizmet yok. Otuzlu yaşlarda başarmıştık, bugün bu tecrübeyle çok daha iyisini yapacağız. Tüm projelerimizde bakanlıklarımızdan destek alacağız. Kıymetli kardeşlerim belediye yer gösterir, hükümet yatırımlar yapar. Biz adliyeyi, öğretmen evini, hastaneyi, huzur evini, engelsiz yaşam merkezini, jandarmayı, yurtları, fen lisesini, terminal, Pazar yerini bu şekilde yaptık, daha fazlasını yapacağız. Belediye başkanına buradan sesleniyorum: Meydan boş değil, Devrek sahipsiz değil. İftira sataşma olduğunda misliyle karşılık vereceğiz. Kimseye iftira atmıyoruz, gerçekleri konuşuyoruz. Devrek’i rezil ediyorsun, artık yeter. Çok güzel projelerle geliyoruz. 3 etap TOKİ yapacağız. Hamam yapacağız, otopark sorunumuz var, otopark yapacağız. Şehrin altyapısını yenileyeceğiz. Şehrin trafik sorununu çözeceğiz. Devrek’i önce temizleyeceğiz, sonra düzenleyeceğiz sonra da güzelleştireceğiz. Memlekete borcumuz var, bu borcumuzu hizmet ederek ödeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.



Ulupınar, "Elini sıkmadığımız, kapısını çalmadığımız kimse kalmayacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BASKİ şehrin altyapısını güçlendiriyor Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından Karesi’ye bağlı Toygar Mahallesi Okul Caddesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ve sürekli arızalara yol açan içme suyu hattı yenilenerek bölgedeki altyapı güçlendirildi. Kent genelinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın liderliğinde altyapıyı daha sağlıklı hale getirmek için önemli çalışmalar gerçekleştiren Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Karesi ilçesine bağlı Toygar Mahallesi’nde yıllardır arızalanıp su kesintilerine neden olan içme suyu hattını yeniledi. Yapılan kapsamlı çalışmayla bölgedeki arızalara kalıcı çözüm sağlanırken içme suyu hattı daha sağlıklı ve güvenli hale getirildi. Ayrıca hatların evsel bağlantıları da hızlı bir şekilde tamamlandı. Su yönetiminde kaliteli ve sürdürülebilir hizmet Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Başkan Akın’ın sürdürülebilir ve yenilikçi vizyonu doğrultusunda kent genelinde altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. İçme suyu ve kanalizasyon hatlarında kalıcı çözümler ürettiklerini ifade eden BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, "Uzun yıllardır sorun oluşturan altyapıda kayıp ve kaçakları önlemek amacıyla ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor. İçme suyu hatlarında yenileme çalışmalarını hayata geçirirken, vatandaşlarımızın yılın her döneminde suya kesintisiz erişimini sağlamak için kalıcı adımlar atıyor, içme suyu altyapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz." dedi.
Trabzon Balık av sezonu biterken, balıkçılar sezonu değerlendirdi 15 Nisan itibarıyla sona erecek olan denizlerde su ürünleri avcılık sezonu öncesinde balık hali esnafı sezonun genel değerlendirmesini yaptı. Balıkçılar, özellikle hamsi ve istavritte yaşanan bolluğun hem satışları artırdığını hem de vatandaşın balığa doyduğu bir sezon yaşandığını belirtti. Trabzon balık hali esnafından Ahmet Çoğalmış, sezonun oldukça verimli geçtiğini ifade ederek, "Sezon bizim için çok güzel geçti. Güzel bir hamsi sezonu yaşadık. Hamsinin ardından güzel bir istavrit sezonu yaşıyoruz. Genel olarak bol bir sezon geçti diyebiliriz. Sezonda balıkların hepsi satıldı fakat hamsi ile istavrit tabii ki başı çeken balıklar oldu her zaman olduğu gibi" dedi. Balık bolluğunun fiyatlara da yansıdığını dile getiren Çoğalmış, "Balık bu sezon bol olunca fiyatlara yansıdı, bunun sonucunda da satışlar bayağı artış gösterdi" ifadelerini kullandı. "Karadeniz insanı somona alıştı" Av sezonunun sona ermesiyle birlikte tezgahlarda diğer balıkların daha fazla yer alacağını belirten Çoğalmış, "Av sezonu bittikten sonra tezgahlar istavrit, mezgit, levrek, çupra, somon, alabalık gibi balıklara kalacak. Karadeniz insanı somona, alabalığa alışmış. Hamsi yoksa istavrit satılır, o da yoksa somon ile alabalık satılır. İnsanımız kültür balıklarına da rağbet gösteriyor. Özellikle somon Karadeniz insanı için özel bir yer edindi artık" diye konuştu. Vatandaşın hamsiye olan ilgisinin sürdüğünü vurgulayan Çoğalmış, şoklanmış balıklara da talep olduğunu belirterek, "Bazı balıklar olmayınca vatandaş hasret çekiyor, şoklanmış balıklar çıkıyor. Mesela şoklanmış hamsiler çıkıyor, lezzeti de gayet iyi. Şoklanmış da olsa ister istemez vatandaşımız hamsiyi çok sevdiği için talep gösteriyor" şeklinde konuştu. Fiyatlara ilişkin de bilgi veren Çoğalmış, "Fiyatlar ise şu an hamsi 150 TL, istavrit 125-150 TL, somon 250-300 TL. Fiyatlar aşağı yukarı uzun zamandır böyle" dedi. "Vatandaş hamsiye doydu" Balık hali esnafından Murat Doğan ise sezonun geçen yıla göre daha iyi geçtiğini belirterek, "Sezon bayağı iyi geçti. Hamsi bol avlandı. Vatandaşımız hamsiye doydu. İstavrit ve mezgit de bol çıktı. Bu sezon geçen sezona göre daha iyi bir balık sezonu geçirdik. Geçtiğimiz sezona oranla bayağı artış vardı" dedi. Palamut dışında tezgahlarda eksik balık olmadığını ifade eden Doğan, "Bu sezon palamut haricinde tezgahlarımızda eksik balık yoktu. Bu sezon bayağı büyük bir hamsi istavrit bolluğu yaşadık" diye konuştu. Sezonun sona ermesiyle birlikte fiyatlarda artış yaşanabileceğine dikkat çeken Doğan, "Sezonumuz maalesef bitiyor. Tabii yaz balıkçılığı başlayacak. Tezgahlarımızda mezgit, barbun, istavrit devam edecek. Ayrıca alabalık, somon, çupra gibi balıklarımız da devam edecek. İlerleyen zamanlarda fiyatlarda ister istemez bir artış olacak. 100 TL’ye satılan istavrit 250-300 TL’yi, mezgit 600-700 TL’yi bulacak" ifadelerini kullandı. Şoklanmış balığa da talep olduğunu belirten Doğan, "Vatandaşımıza zaten şoklanmış olan balığı söylüyoruz bu hamsi şokludur diye. Ancak çok sevildiği için vatandaş talep gösteriyor" dedi. Balıkçılar, sezonun genel olarak bereketli geçtiğini belirtirken, 15 Nisan sonrası yaz balıkçılığıyla birlikte tezgahlarda çeşitliliğin devam edeceğini ancak fiyatların artabileceğini ifade etti.
Bursa Nilüfer Açıkalın Osmangazi’de okurlarıyla buluştu Bursa’da kültür ve edebiyatın önemli buluşma noktalarından biri olan TÜYAP Bursa Kitap Fuarı, bu yıl da yoğun katılımla devam ediyor. Fuar alanında yer alan Osmangazi Belediyesi standı, düzenlediği etkinliklerle kitapseverlerden büyük ilgi görürken, günün en dikkat çeken konuğu Nilüfer Açıkalın oldu. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin etkinlik programı ve geniş katılımcı yelpazesiyle edebiyatseverleri bir araya getiriyor. Osmangazi Belediyesi standında gerçekleştirilen imza günleri ise fuarın en yoğun ilgi gören etkinlikleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda oyuncu-yazar Nilüfer Açıkalın, "Delice" ve "Beklediğim Odalarda" adlı kitaplarını okurları için imzaladı. Yoğun katılımın olduğu imza gününde Açıkalın, okurlarıyla birebir sohbet ederek edebiyat üzerine düşüncelerini paylaştı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, kitapseverler hem kitaplarını imzalatma hem de yazarla doğrudan iletişim kurma fırsatı buldu. Etkinliğe katılan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir de, Osmangazi Belediyesi standını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Esendemir, fuarın Bursa’nın kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin artarak devam etmesi gerektiğini ifade etti. "Her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum" Fuarda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Nilüfer Açıkalın, "Henüz geldim ve çok güzel bir kalabalıkla karşılaştım. Çok mutluyum. Buraya her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum, yine öyle olacak sanırım. Kitap fuarının 23’üncüsü düzenleniyor, daha niceleri olsun" diye konuştu. "Yazdıkça ve okurla buluştukça mutluyum" Açıkalın, fuara iki kitabıyla katıldığını belirterek, "Beklediğim Odalarda adlı öykü kitabım ve yeni çıkan romanım Delice ile buradayım. Delice, tımarhanede kendi iç dünyasında Allah’ıyla konuşan bir karakterin hikayesini anlatıyor. Yazdıkça ve okurla buluştukça daha mutlu oluyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" açıklamalarında bulundu.
Kayseri Bahar aylarında cildinizi sosyal medyaya emanet etmeyin Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, ilkbahara girerken vatandaşların sosyal medya üzerinden popüler olan uygulamalara aldanmaması gerektiğini söyleyerek, "Sosyal medyada görülen uygulamaların her cilt ve hasta için uygun olmadığını bilmek gerekiyor" dedi. Kıştan çıkarken cilt kusurlarının daha belirgin hale geldiğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Artık kış mevsiminin yavaş yavaş kendini bahara ve devamında yaz mevsimine bırakmasıyla birlikte ciltte meydana gelen belli değişiklikler var. Kıştan çıkarken cildimizde özellikle gözenekli görüntü, lekelerin daha belirgin hale gelmesi, matlaşma, bulanık görüntü gibi cilt rahatsızlıkları, cilt ton eşitsizlikleri, renk tonu eşitsizlikleri gibi belirtiler daha belirgin hale gelmektedir. Özellikle kış mevsiminden çıkarken. Dolayısıyla hastalarımızın yaza girerken ciltlerini, derilerini, deri kalitelerini toparlamak yönünde belli talepleri olur bizden. Tabi ki bu döneme girmemiz ile birlikte yazın yapabileceğimiz uygulamalarda biz iyileşme süresinin uzun olduğu yahut ağır cilt soyucu tedavileri ağır tedavileri tercih etmiyoruz. Çünkü güneşin daha dik açı ile gelmesiyle birlikte bu uygulamalarla komplikasyon riskimiz artmaktadır. Neler yapabiliriz? Özellikle bu bahar döneminde yaza geçiş döneminde cildimizi hazırlamak için diye soracak olursak, bu dönemde özellikle kimyasal peelingler derin değil, hafif peeling, hafif soyucu işlemleri kullanabiliriz. Yine nem aşıları gibi uygulamaları rahatlıkla kullanabiliyoruz. Leke mezoterapileri dediğimiz özellikle görünen derin ve yüzey tabakalarındaki lekelenmelere yönelik mezoterapi işlemlerimizi yapabiliriz. Yine botoks uygulamalarını rahatlıkla bu mevsimde yaza geçiş aşaması da kullanabiliriz. Cilt tipine göre yine medikal cilt bakımlarını kullanabiliriz. Akneli ciltlerde yine rozalı ciltlerde özelliğine göre bakım rutininde hastalarımızın kullandığı ürünleri değiştirmekle birlikte bunları da yine kullanabiliriz" dedi. Dr. Yücel, bahar ve yaz aylarına girerken özellikle güneş kreminin kullanılmasının önemli olduğunu söyleyerek, "Tabi ki bu yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte işlemlerimizi yapabiliyoruz ama hastalarımızdan da talep ettiğimiz şeyler oluyor. Bunlar ne olabilir? Özellikle güneş kremini çok sık ve etkili şekilde kullanımını mutlaka öneriyoruz. Çünkü her yaptığımız işlem cildimizi birazcık daha hassas hale getirdiği için güneş ışınlarından komplikasyonlardan korunmamız için mutlaka SPF 30 yada 50 güneş kremlerini gün içerisinde 2-3 kere yenileyecek şekilde kullanmamız şart. Hatta tatil dönemlerinde tatilde gidilen dönemlerde de mutlaka şapka ve güneşi şeffaf şekilde geçirmeyen kıyafetlerle yani fiziksel bariyer dediğimiz kıyafetlerle de destekleyerek istenmeyen ultraviyole ışınlarının istenmeyen yan etkilerinden de kurtulmayı planlıyoruz. Bunlar da bizim hastalarımızdan talep işlemler oluyor" ifadelerini kullandı. "Sosyal medya yöntemleri her cilde uygun olmayabilir" Dr. Muhammed Burak Yücel, sosyal medyada popüler olarak görülen uygulamaların her hastaya ve cilde uygun olmadığını söyleyerek, "Belki bir diğer dikkat edeceğimiz nokta her işlemi sosyal medyada özellikle şu an popüler olan her işlemin her hastaya uygun olmadığını bilmek ve bunu mutlaka ehil ellerde dermatoloji uzmanların da mutlaka hastaların beklentilerini ve cilt özelliklerini, deri özelliklerini de bir araya getirerek yapabileceğimiz optimum şeyleri mutlaka doktor kontrolünde yapmak. Çünkü internette bazı görülen sosyal medyada popüler olan hemen sonuç aldığımız önce-sonra fotoğrafları arasında bizim ne yapıldığını bilmediğimiz ama mükemmel sonuç alınan işlemlerin bir o kadar da komplikasyon oranının arttığını bilmekte fayda var. Çünkü bizim için önemli olan Sürdürülebilir ve uzun süreli iyilik halleridir. Hemen yapılan işlemlerde bizim de sonuç alabildiğimiz uygulamalar olabilir. Ancak uzun dönemde 2 ay sonra 3 ay sonra tekrar kış aylarında yeniden girdiğimizde aynı sorunla örnek veriyorum leke tedavisi yapıldıysa o lekenin çok daha artmış ve nüksetmiş bir biçimde yahut roza hastalarında yahut akne hastalarında çok daha komplike ve nüksetmiş bir şekilde hastalar bize geri geldiği zaman bundan ne hasta hoşnut olacaktır ne hekimin istediği bir sonuç olacaktır. Önemli olan uzun süreli sürdürülebilir iyilik halidir sağlık uygulamalarında, dermokozmetik uygulamalarında. Dolayısıyla sosyal medyada popüler olan her işlemin her hasta grubu için uygun olmadığını bilmek çok önemli. Mutlaka doktor kontrolünde cildin ihtiyacına göre, ihtiyaçlarına göre uygun her iki tarafında hastanın ve hekimin beklentilerini karşılayacak şekilde bir planlama yaparak uzun süreli iyilik halini sürdürmek ve yaz dönemini geçirerek tekrardan sonbahar döneminde cildimiz hazırlamak önemlidir diyebiliriz" dedi.