GÜNDEM - 03 Ocak 2026 Cumartesi 11:54

Zonguldak’taki çifte cinayette kahreden detay: Evine taktırdığı kamera kızı ve eşinin son anlarını kaydetti

A
A
A
Zonguldak’taki çifte cinayette kahreden detay: Evine taktırdığı kamera kızı ve eşinin son anlarını kaydetti

Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde boşanma aşamasındaki damadı tarafından kızı ve eşi öldürülen Halil Alkaç, "Sözün bittiği yerdeyiz. Evim söndü, hayatım söndü" diyerek gözyaşı döktü.


Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy’de geçen Aralık ayında yaşanan cinayette 45 yaşındaki Tülay Ündeş, boşanma aşamasında eşi Yusuf Ü. tarafından sokak ortasında annesi Zaide Alkaç (64) ile birlikte öldürüldü.


Baba Halil Alkaç’ın, damadının tehditleri nedeniyle evinin çevresine güvenlik kamerası taktırdığı ortaya çıktı. Anne ve kızın katledildiği o anlar, babanın evine taktırdığı güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.


Damadı Yusuf Ü.’nün (51) silahlı saldırısında eşini ve kızını kaybeden acılı baba Halil Alkaç, cinayet anını kaydeden güvenlik kamerasının hikayesini gözyaşları içinde anlattı. Alkaç, damadının sürekli tehditler savurması nedeniyle evinin her köşesine kamera sistemi kurdurduğunu, ancak o kameraların eşinin ve kızının son anlarını kaydettiğini belirtti.



"Kızım 31 senedir şiddete maruz kalıyordu"


Eşi ve kızının mezarı başında dualar eden ve ayakta durmakta güçlük çeken Halil Alkaç, damadı Yusuf Ü.’nün kızı Tülay’a yıllardır şiddet uyguladığını belirtti. Kızının kendisine sığındığını anlatan Alkaç, süreci şu sözlerle aktardı:


"Zahide Alkaç’ın eşiyim. Tülay Alkaç’ın da babasıyım. 31 senedir evliler. Sürekli tehdit görüyor kızım, 31 senedir şiddete maruz kalıyor. Geldi, ‘Dayanamayacağım artık baba’ dedi. Ben de ‘Kesin kararlıysan ben sana bakarım. Ama kararlı değilsen 3 tane çocuğu var. Karar senin’ dedim. O da ‘Yok baba öleceğim yine gitmeyeceğim’ dedi. Kocası geldi bizi tehdit etti. Sürekli bizi tehdit etti."



"En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum"


Hukuki süreci takip ettiklerini ancak tehditlerin hiç bitmediğini vurgulayan acılı baba, "Biz karakola başladık başvurmaya. Karakola defalarca gittim. Çaycuma’da zaten mahkeme süreci devam ediyordu. Oradan da bir cevap yok. Uzaklaştırması vardı. 6. ayda bitmiş uzaklaştırması. Ondan sonra uzaklaştığında bir daha istedik, ret verdiler" ifadelerini kullandı.


Damadı Yusuf Ü.’nün kendi akrabalarına da zarar verdiğini anlatan Halil Alkaç, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Burada amcasının evini kurşunladı, babasının evini yaktı. Halasının evini taşladı, kız kardeşini bıçakladı. İlla benim canım mı yanması gerekiyordu? Ben bunu görevlilere olay günü de söyledim. ‘Yani illa dedim benim canım mı yanması gerekiyordu?’ Benim iki tane canım yandı. Evim söndü, hayatım söndü. Bundan sonra hayatım da yani ne bileyim ben bunlara ne kadar dayanabileceğim? Orada iki tane canım yatıyor. Birinden 49 yıllık evliyim, biri de 45 yaşında kızım. Yani söyleyecek çok şey var. Ama sözün bittiği yerdeyiz. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum."



"Kızım korkudan intihara kalkıştı"


Daha önce yaşanan bir olayı da anlatan Halil Alkaç, damadının kızını ve torunlarını korkuttuğunu belirterek şunları söyledi:


"Kızım intihara kalkıştı. 4 gün Bolu’da yoğun bakımda kaldı. 35 gün de Zonguldak’ta psikiyatri tedavisi gördü üniversitede. Belgelerde hepsi de mevcut. 60 sayfa tehdit mesajıyla gittim karakola en son gittiğimde. Kızımın intihar olayı akşamı gece Yusuf Ü. geldi. Biz uykudan uyandık ‘Tülay intihara kalkıştı’ diyor. ‘Sen Tülay’ın intihara kalkıştığını nereden biliyorsun’ diye sorduğumuzda, meğerse kızımı sıkıştırmış. Zorlamış ‘geleceğim babanı vuracağım, anneni vuracağım’ diye. Çocuk da korkudan intihara kalkışmış. Torunumun kızım tarafından kışkırtılıp Yusuf Ü.’yü tehdit ettiği gibi iddialar var. Böyle bir olay yok. Oğlunu evden kovmuş. Ayağını da ayakkabılarını dahi vermemiş. 15 yaşında oğlu okula ben kendi imkanlarımla gönderiyorum. 3 tane oğlu var. Üçüne de ayrı ayrı sorabilirsiniz. Hepsini de ben büyüttüm. 31 senelik evliliklerde çocuklarda hiçbir zaman babalık yapmadı. Bu köylüye sorsunlar, bu millete sorsunlar. Yani Allah için konuşsun, herkes söylesin."



"Tehditlerinden dolayı evin her tarafına kamera bağlatmıştım"


Olay günü yaşananları gözyaşları içinde anlatan Alkaç, tehditler nedeniyle evinin her köşesine taktırdığı kameraların eşi ve kızının son anlarını kaydettiğini söyledi. Alkaç, "Kahvaltı hazırladım onlara, kahvaltı yaptık. Az ileride amcamın evi var. Dediler ki ‘amcam da hasta. Biz bir amcama gidip gelelim.’ Ben de dedim bir Kilimli’ye kadar gideceğim. Arabanın bir bakım işleri vardı. Buradan Kilimli’ye vardım. Daha arabayı falan göstermedim. Telefon geldi peşimden. İşte ’Zahide yengemle Tülay’ı vurdu Yusuf’ dediler. Acil geldim. Geldim burada ikisi yani oraya atıvermişler sanki köpek ölüsü gibi insan değil. Biri bir tarafta yatıyor, biri bir tarafta. Millet de seyre bakar gibi bakıyor. İki dava boşanma mahkemesine gittik. Hep tehdit, hep tehdit. Öldüreceğim, edeceğim. O tehdit ettikçe biz bildirdik. Ama maalesef. İki tane can gitti, iki tane canımız gitti. Kameralarım gösteriyor oradan. Evin kamerası gösteriyor. Hem evimin kamerası var hem köyün kamerası var. Net gösteren de benim evimin kamerası. Bunun bu tehditlerinden dolayı evini her tarafına kamera bağlattım" diye konuştu.



"Daha kaç kadın ölecek"


Annesini ve ablasını kaybeden Ayşe Demir (38) ise yaşananlara tepki gösterdi. Demir, "Biri benim annem, diğeri ablam olur. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Hiçbir kadın bu şekilde ölmemeli. Altıncı ayda korktuğunu belirten bir dilekçesi var. Bu dilekçeyi verdi fakat sana zarar vermiyor diye dilekçesi ret gördü. Hepsi de mesajlar, tehdit mesajları. Biz kesinlikle sesimizi duyuramadık. Ben yetim kaldım, yeğenlerim yetim kaldı, babam yalnız kaldı. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Artık birileri sesimizi duysun. Daha kaç kadın ölecek?" dedi.



Olayın tanığı o anları anlattı


Dehşet anlarına tanıklık eden Melahat Ündeş ise "Balkonda temizlik yapıyordum. Arabadan indi, ‘Şimdi konuşsana’ dedi. Üzerlerine ateş etti. Ben içeri kaçtım. Beni de vururdu. Ondan sonra üstlerine gelmiş, yine ateş etmiş. Köyün güvenliği yok, hiç sahibi yok. Vuran vurana ne bu? Amcasını da öldürecekti. Onu da vuracaktı, yakalayabilseydi. Bizi gelse öldürür artık o bizim yaşamımız geçti o gelirse. Canımızı tehlikede. Bizi şahitlik yaptı bizi de öldürür" diye konuştu.


Edinilen bilgilere göre, olay, geçtiğimiz 24 Aralık günü Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy’de yaşandı. İddiaya göre, olay günü Tülay Ündeş (45), birlikte yaşadığı annesi Zaide Alkaç (64) ile hasta ziyareti için akrabalarına gitti. Dönüş yolunda anne-kız, köprü üzerinde ilerledikleri sırada yaklaşık 2 yıldır boşanma aşamasında olduğu eşi Yusuf Ü. araçla yanlarına yaklaştı. Araçtan av tüfeğini aldığı iddia edilen emekli maden işçisi Yusuf Ü., "Şimdi konuş" diyerek eşi ve kayınvalidesine 7-8 el ateş etti. Evlerinin yolunda silahı görünce kaçmaya çalışan anne ve kızı, kurşunların hedefi oldu. Olayın ardından kaçan zanlı jandarma ekiplerince yakalanarak tutuklandı.



Zonguldak’taki çifte cinayette kahreden detay: Evine taktırdığı kamera kızı ve eşinin son anlarını kaydetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Menemen Belediyesi Aşevi’nden her gün 10 bin kişiye yemek Menemen Belediyesi, Ramazan Ayı nedeniyle aşevinin günlük yemek kapasitesini 10 bin kişiye çıkardı. Ustaların hazırladığı ve gıda mühendislerinin denetlediği yemekler, ilçenin dört bir yanında ihtiyaç sahibi ailelere kapı kapı dağıtılırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahiplerimizle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz" dedi. Menemen Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Ayı için kapasitesini artırdı. Lezzet ve hijyen kırmızı çizgisiyle hareket eden deneyimli mutfak ekibi, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın talimatıyla her gün 10 bin kişilik yemek hazırlıyor. Menemen Belediyesi Aşevi’nde gün aydınlanmadan başlayan hummalı hazırlıklar, sebzelerin titizlikle yıkanıp doğranmasıyla başlayıp, yemeklerin dev kazanlarda hazırlanıp, porsiyonlanarak paketlenmesiyle devam ediyor. 150 kişilik kadroyla hizmet veriliyor Hazırlanan paketler, yine Menemen Belediyesi personeli tarafından Çukurköy’den Maltepe’ye, Asarlık’tan Çaltı’ya kadar ilçenin dört bir tarafına hızla taşınıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Mutfaktan lojistiğe kadar toplam 150 personelin görev yaptığı günlük yemek operasyonu, vatandaşlardan da takdir görüyor. "Sofralara sıcak bir tebessüm ekliyoruz" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yılın 12 ayı kesintisiz olarak hizmet veren aşevimizin kapasitesini, bu yıl da Ramazan boyunca sınırlarımızı zorlayarak çok üst bir seviyeye çıkardık. Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz. 10 bin hemşehrimiz için hazırladığımız yemeklerle sofralara sıcak bir tebessüm eklemeye gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte sadece günlük yemekle değil, birçok farklı kalemde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Malatya Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde yoğun kar mesaisi Malatya Büyükşehir Belediyesi Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün kar yağışı uyarılarının ardından, aldığı tedbirlerle birlikte kent genelinde karla mücadele çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Yağışın başlamasıyla eş zamanlı olarak sahaya inen ekipler, vatandaşların ulaşımda herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için gece gündüz demeden yoğun mesai harcıyor. Ana arterler başta olmak üzere sorumluluk alanındaki yollarda tuzlama ve solüsyonlama çalışmaları gerçekleştiren ekipler, kar yağışının etkili olduğu yüksek kesimlerde ise kar küreme çalışmalarını sürdürüyor. Yolların açık tutulması ve ulaşımın aksamaması için ekipler gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmaları kapsamında, Akçadağ ilçesinde 9 mahallede, Arapgir ilçesinde 3 mahallede, Arguvan ilçesinde 3 mahallede, Battalgazi ilçesi kırsalında 3 mahallede, Darende ilçesinde 19 mahallede, Doğanşehir ilçesinde 5 mahallede, Doğanyol ilçesinde 3 mahallede, Hekimhan ilçesinde 18 mahallede, Kale ilçesinde 9 mahallede, Kuluncak ilçesinde 7 mahallede, Pütürge ilçesinde 18 mahallede, Yazıhan ilçesinde 6 mahallede ve Yeşilyurt ilçesi kırsalında 6 mahalle yolunda çalışmalar devam ediyor. Toplamda 109 mahalle yolunda 2 bin 105 kilometre uzunluğundaki yollarda ise ekipler çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yol açma çalışmalarının yanı sıra yolda mahsur kalan vatandaşlara müdahale ederken, hasta olan vatandaşların sağlık ekiplerine güvenli bir şekilde ulaştırılması için de yoğun çaba sarf ediyor. Ekipler Hekimhan ilçesi Başkavak Mahallesinde rahatsızlanan vatandaşı sağlık ekiplerine teslim ederek vatandaşın hastaneye ulaşımını sağladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının etkisini sürdürdüğü bölgelerde ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için 7/24 görev başında olmaya devam edecek.
İstanbul Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Bursa Yıldırım’da, gönüller de sofralar da bir Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. "Yıldırım’da kimse yalnız değil" Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor" ifadelerini kullandı.