YEREL HABERLER - 17 Nisan 2012 Salı 11:54

ADANA BTÜ REKTÖRÜ ERSOY`DAN ``KAMPUS ALANI`` AÇIKLAMASI

A
A
A
ADANA BTÜ REKTÖRÜ ERSOY`DAN ``KAMPUS ALANI`` AÇIKLAMASI

Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Ersoy, kendilerine tahsis edilen kampus alanı ile ilgili Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu ve bazı öğretim üyelerinin ``˜taraflı, haksız, maksatlı, önyargılı`, kamuoyunu yanıltıcı ve karalayıcı bir propaganda yürüterek kendilerini üzdüğünü söyledi. Ersoy, Adana içinde, devletin yeni kurulacak üniversiteler için devletin koyduğu kriterlere uygun alan başka alan bulunamadığını açıkladı.
BTÜ Rektörü olarak tahsis edilen kampus alanı ile ilgili bugüne kadar sessiz kaldığını ancak yoğun bilgi kirliliği ve maksatlı propagandaların kendilerini üzdüğünü belirten Prof. Dr. Adem Ersoy, yaptığı yazılı açıklamada gelinen süreçle ilgili kamuoyunun aydınlatılmaya muhtaç olduğunu ifade etti.
Devletin, yeni kurulan üniversitelere kampus yeri tahsisinde, kampus yerinin hazine arazisi olması, merkez kampus alanının en az 1500-2000 dönüm büyüklükte tek parça olması ve bu hazine arazisinin yakınında veya içinde kanalizasyon, su elektrik, ulaşım, telefon ve barınma gibi altyapı imkanlarının bulunması şartı getirdiğini kaydeden Adana BTÜ Rektörü Prof. Dr. Ersoy, ``Yani, devlet kamulaştırma ve altyapı için yeterli desteği vermemekte, bunun yerine bina ve laboratuar için yatırım vermektedir. Bu bağlamda, Adana içinde ve çevresinde bizzat kendim Adana Defterdarlık elemanlarıyla 15 gün gezdim. Hazine arazilerine ve binalarına baktık, inceledik ve değerlendirdik. Birkaç örnek vermek istiyorum: Tekelin fabrika alanı özel sektöre aittir. Tekelin idari binaları ise daha önce Çukurova Kalkınma Ajansına devredilmiştir. Mersin yolu Çukobirlik fabrika alanı ise Adalet Bakanlığına tahsis edilmiştir. Ayrıca, binaların yapı güvenliği konusunda ciddi problemleri söz konusudur. Zira oturulamaz deprem raporu mevcuttur. Çukobirlik alanında bunlar olmasa bile kampus için yeterli olmadığından bu alana ancak bir fakülte kurulabilir. Organize Sanayi Bölgesi Kürkçüler yakınında yaklaşık 600 dönümlük bir hazine alanı bulunmaktadır. Bu alanın 200 dönümü özel mülkiyettir; yani kişilere aittir. Kamulaştırılmasının uzun süreç alması, kişilerle sorunlar yaşanması, burada altyapının bulunmaması ve devletin kamulaştırma için para ödememesi nedenleriyle, devletin kampus ile ilgili kurulu buraya sıcak bakmamıştır. Ayrıca bu alan kampus için yeterli büyüklükte değildir. Çatalan bölgesinde kampus için yeterli büyüklükte bir arazi tespit edilmiştir. Burası kampus için ideal bir alan olmasına rağmen, şehir merkezine 35 km uzaklıktadır; altyapısı yoktur ve üstelik yol da yetersizdir. Mevcut yol tek şeritlidir ve şehir merkezine de bir-bir buçuk saatte ulaşılmaktadır. Benim çok istememe rağmen, altyapının buraya ulaştırılması yıllar alacağından ve devletin altyapı için yeterli kaynak ayırmamasından, öğrencilerin üniversite tercihlerini yaparken üniversiteleri gezmeleri ve hatta bölümleri incelemeleri bilindiğinden, buraya öğrenci ve öğretim üyesi getirmek zor olacak ve bu süreç uzun yıllar alacaktır. Bu nedenlerle devletin ilgili birimleri burayı da tahsis etmemiştir. Adana`nın Ceyhan, Karaisalı ve Kozan gibi ilçelerinde üniversitenin gelişimi arzu edilen seviyede olamayacağı sebebiyle merkez kampus olarak ilçeler de değerlendirilmemiştir. Neticede Adana içinde ve çevresinde üniversite kampusü olabilecek hazineye ait, altyapı açısından uygun bir alan bulunamamıştır`` dedi.
18.10.2011 tarih ve mükerrer 28088 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 2011/2303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 2012 yılı programının uygulanması, koordinasyonu ve izlenmesine dair 10. Maddesinin 3. Fıkrasına göre, 2006 yılı sonrasında kurulan ve kurulacak üniversitelerin kampus yerinin ilgili madde ile oluşturulan kurul tarafından tespit edileceği kararına bağlandığını hatırlatan Prof. Dr. Adem Ersoy, bu kurulun Maliye Bakanlığı Müsteşarı, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı, Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü, YÖK Başkanı, Kurulan Üniversitedeki ilin Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Üniversitenin Rektöründen oluştuğunu kaydetti.
``AKINOОLU`NUN SÜREÇTEN HABERİ VAR``
Söz konusu kurulun mülkiyeti hazineye ait olan ve Çukurova Üniversitesi tarafından kullanılan kuzeyi Otoban, doğusu Kozan Yolu, güneyi Yeşil Bulvar ve batısı PTT Evleri yerleşim alanı ile sınırlandırılmış otobanla ana Ç.Ü. kampusundan ayrılan, Çukurova Üniversitesinin en güneyinde uç noktada, Ç.Ü. Rektörlüğüne 9.5 km mesafedeki alanın 1758 dönümü Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesine tahsis ettiğini kaydeden Ersoy, şöyle devam etti:
``Bu alanın seçilmesi hazine arazisi olması, altyapısının olması, her iki üniversitenin devlet üniversitesi olması anlayışı, Çukurova Üniversitesinin çok geniş bir araziye sahip olması gibi faktörler devletin ilgili birimlerince gerekçe olarak belirlenmiştir. 2013 yılı yatırımı alabilmek için genel jeolojik ve geoteknik etüdünün, yerleşke planlama ve projelerinin yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, 6 cm çapında ve 15 m derinliğinde, 20 adet sondaj çalışması sırasında bazı öğretim üyeleri ve Ziraat Fakültesinden getirilen öğrencilerle emniyet güçleri arasında asla tasvip edemeyeceğimiz olaylar yaşanmış ve yaşananlar hepimizi derin üzüntüye boğmuştur. Benzer jeolojik ve geoteknik etüt çalışması Sn. Prof. Dr. Alper Akınoğlu`nun rektörlüğü döneminde Ç.Ü. Merkez kampusunun tarım arazilerinde de yapılmıştır. Samimiyetle ve önemle belirtiyorum ki, şahsım ve Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, yaşanan bu olayların tarafı değildir. Şöyle ki, bu alanın tahsisi ile ilgili yazı ve sondaj çalışma yazısı yaklaşık 2 ay önce Çukurova Üniversitesi Rektörlüğüne resmi yazı ile bildirilmiştir. Çukurova Üniversitesi Rektörünün süreçten haberinin olmadığı açıklaması kesinlikle doğru değildir. Sayın Adana Valimiz de bizzat süreci Sn. Prof. Dr. Alper Akınoğlu`na net olarak anlatmıştır.``
ÜNİVERSİTE ALANININ SADECE YÜZDE 3`Ü YAPILAŞACAK
Adana BTÜ`ye tahsis edilen toplam alanın sadece yüzde 3`ünün yapılaşmada kullanılacağını ifade eden Ersoy, toplam alanın yüzde 97`sinin yeşil alan kalacağını vurguladı. Ersoy, ``Çünkü Adana BTÜ ``˜Şehir Üniversitesi` olarak yapılanacaktır. Yani, Denizcilik Fakültesi deniz kenarına, Hava ve Uzay Bilimleri Fakültesi hava alanı yakınına, Turizm Fakültesi şu an tahsis çalışması yapılan ve restore edilen Tepebağ`daki tarihi Gazi Mektebi binasına, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Cumhuriyetin ilk dönemi fabrikalarından olan Milli Mensucat`ın yerine kurulacaktır. Dolayısıyla tahsis edilen alanda sadece Rektörlük Binası ve birkaç fakülte olacaktır. Üniversitemize tahsis edilen alandaki gen bahçesi olarak belirtilen portakal bahçesi yaklaşık toplam tahsis alanının yüzde 10`u kadardır`` dedi.
ÇEKİNCELERE KARŞI NET TAAHHÜTLER
Yetkililere defalarca resmi-gayri resmi olarak yazılı ve sözlü olarak taahhüt edilen hususları kamuoyu ile de paylaşan Prof. Ersoy, bu hususları da şöyle sıraladı:
- Tahsis edilen arazideki portakal bahçesi alanında kesinlikle alt ve üst yapı olmayacak.
- Tahsis edilen arazide hiçbir ağaç kesilmeyecek, aksine daha da yeşillendirilecek ve alan botanik bahçesi gibi Adana`nın en güzel alanı olacak.
- Yüzde 3`lük yapılaşma boş alana, Kozan yolu kenarına) yapılacak. Dolayısıyla Üniversite içinde üniversite olmayacaktır. Yani Kozan yolu ile Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü arası 9.5 km`dir.
- Ziraat Fakültesinin talebi halinde portakal bahçesi kullanılabilecek. Portakal bahçesi korunacat. Ziraat Fakültesi gerekli eğitimi ve araştırmasını yapabilecek. Bu konular için ``Hukuki Protokol`` ve her türlü garanti sağlanacak.
``Ç.Ü REKTÖRÜ BTÜ`YE DESTEK DEОİL KÖSTEK OLUYOR``
İletişim ve diyaloğa açık olduklarını, bu kapsamda arazi tahsisi yapılmadan önce dönemin Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ayzin Küden`i aradığını ancak geri dönüş olmadığını anlatan Rektör Ersoy,``Sanki arazilerimizin Başbakanlık Toplu Konut İdaresine, Belediyeye, ya da bir sanayi tesisine tahsisi yapılmış, tamamı betonlaştırılacak gibi gösterip, beni ve Adana Bilim Teknoloji Üniversitesini hedef gösteren yaklaşımı art niyetli buluyorum. Doğaya ve çevreye saygılı Adana`nın akciğeri olacak bir kampus hedeflemekteyiz. Neticede bu ülke hepimizin. Her iki üniversite de bizim. Anlaşma, diyalog, iletişim varken anlamsız ve gereksiz kavga niye? Çukurova Üniversitesi, Mersin Üniversitesini, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesini ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesini doğurmuştur. Çukurova Üniversitesi Rektörü Adana BTÜ`ye destek yerine köstek olmakta, her gün engel çıkarmaktadır. Bir-iki örnek vermek gerekirse: Ç.Ü. Rektörü imzalı Ç.Ü.`den birkaç memur Adana BTÜ`ye geçici olarak görevlendirilmiş ve birkaç gün sonra makam şoförü dâhil geri çekilmiştir. Ç.Ü.`de bulunan Maliye Bakanlığına ait bütçe ve maaşlarla ilgili ``SAY`` sistemi bile kullandırılmamıştır. Bizler geçiciyiz ancak üniversiteler ve Adana kalıcıdır. Ç.Ü.` den üniversitemize yatay geçiş için birkaç idari personel başvurmuştur. Bu yatay geçişler için muvaffakat verilmemiştir. Hatta bu arkadaşlar Ç.Ü.`de pasif görevlerdedir. Bunların Üniversitemizde bir üst kadroya gelecekleri için yatay geçişlerinin engellenmesi yasal değildir. Bu tutum ve davranışları takdirlerinize sunuyorum`` diye konuştu.
``İŞ GARANTİLİ ÜNİVERSİTE OLACAОIZ``
Tahsis edilen kampus alanı Ç.Ü. Rektörlüğü tarafından idare mahkemesine taşındığını, yargının kararına saygı duyacaklarını belirten Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı:
``˜Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Adana`nın iftihar edeceği bir kurum olacaktır. Hedeflerimiz çok yüksektir. Az öğrenci alacağız, asla ikinci öğretim ve yaz okulu açmayacağız. İş garantili üniversite olacağız. Eğitim-öğretimin yanında, proje merkezi, araştırma merkezi ile kendi ayakları üzerinde duran, uygulamalı sanayi işbirliği ve diğer paydaşlarla gerçek işbirliği yapan ve teknolojik ürün üreten bir üniversite olacağız. Bunları zamanla hep birlikte göreceğiz. Bu konuda herkes taşın altına elini koymalı, köstek değil destek olmalıdır. Bütün öneri, dileklere kapımız ve gönlümüz açıktır. Bu aşamada Ç.Ü. Rektörlüğü ağabeylik görevini yerine getirmeli, diyalog ve iletişim kapılarını kapayıp medya üzerinde yıpratma kampanyalarına son vermelidir! Ç.Ü. Rektörü ``Adana BTÜ tabela üniversitesidir!`` gibi küçük düşürücü söylemlerinden vazgeçmelidir. Projelerimizin meyvelerini ve uygulamalarını birkaç yıl içinde hep birlikte göreceğiz. Asla tarafı olmadığımız ve tasvip etmediğimiz ancak yaşanmış geçen haftaki tatsız olaylara karışan öğretim üyelerine geçmiş olsun dileklerimi arz ederim. On beş yılı aşkın süre mensubu olmaktan iftihar ettiğim Ç.Ü`nün rakip değil, en büyük destekçimiz olması gerektiğini hatırlatmak isterim``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep Büyükşehir’den köy yollarında yoğun karla mücadele Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve ana arterlerin yanı sıra kırsal mahalle yollarında da karla mücadele çalışmalarını etkin ve planlı bir şekilde sürdürüyor, ulaşımın kesintisiz ve güvenli şekilde sağlanmasını hedefliyor. Kent genelinde etkili olan kar yağışının ardından gerekli tüm tedbirleri alarak süreci sorunsuz yöneten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, ekiplerini tam kadro sahaya sevk etti. Kar yağışının etkisini devam ettirdiği bölgeler başta olmak üzere ulaşımda olumsuzluk yaşanmaması amacıyla şehir merkeziyle birlikte köy yollarında da eş zamanlı çalışmalar yürütülüyor. Toplam 3 bin 500 kilometrelik kırsal yol ağında ulaşımın sürekliliğini sağlamak için, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde ekipler önceden oluşturulan müdahale planları doğrultusunda görev yapıyor. Çalışmalar kapsamında greyder, dozer, kar küreme, tuzlama ve solüsyon serme araçlarından oluşan iş makineleri, köy yollarında kesintisiz mesai yürütüyor. Yağışın yoğunlaştığı güzergahlarda, öncelik sıralamasına göre yol açma ve yol genişletme işlemleri eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. Ekipler tarafından yürütülen müdahalelerde acil sağlık hizmetleri, hasta sevki, cenaze işlemleri ve kamu hizmetlerine erişim öncelikli tutulurken, kar birikiminin ulaşımı tamamen durdurmaması için tüm güzergâhlar sürekli kontrol altında tutuluyor. Açılan yollar, yeniden don ve buzlanma riskine karşı periyodik tuzlama çalışmalarıyla güvenli hale getiriliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, meteorolojik veriler anlık olarak takip edilerek kırsal yol ağının tamamında ulaşımın aksamaması için kent merkezi ve köy yollarında karla mücadele çalışmalarına aralıksız devam edecek.
Gaziantep Gaziantepliler yeni yılı coşkuyla Şirehan’da karşıladı 2026’yı Şirehan’da karşılayan Gaziantepliler gecenin geç saatlerine kadar gönüllerince eğlenirken 2025’ye muhteşem bir menüyle veda ettiler. Birbirinden ünlü sanatçıların sahne aldığı geceye Gaziantepli ünlü sanatçı Sercan Budak’ın seslendirdiği parçalar damgasını vurdu. İpekyolu üzerinde yer alan tarihi Şirehan Otel birçok büyük organizasyona olduğu gibi bu kez de yeni yıl kutlamalarına ev sahipliği yaptı. Gazianteplilerin adeta akın ettiği gecede sahne alan Gaziantepli ünlü sanatçı Sercan Budak ve orkestrası gecenin ilerleyen saatlerine kadar konuklar için birbirinden güzel parçaları seslendirirken geceye katılanlara sunulan menüde göz doldurdu. Türkiye’nin önde gelen sanatçıları arasında yer alan Fatih Toker 2026 yılını Gaziantep’te karşılamanın kendisi için büyük bir onur kaynağı olduğunu ifade ederek, Gaziantepli olmaktan dolayı da gurur duyduğunu ifade etti. Geceye katılan konuklar ise öncelikle bu tarihi yapıyı restore ederek hizmete sunan Tahir Tekin Öztan’ı kutlayarak, "Bugün Türkiye’nin ve dünyanın en prestijli mekanları arasında yer alan tarihi Şirehan Otel’de Gaziantep’in yetiştirdiği ünlü bir ses olan Sercan Budak’ın parçaları eşliğinde karşılamak hepimiz için farklı bir duygu. Yüksek güvenliğin sağlandığı gecede ailelerimizle birlikte huzur içerisinde 2025’e veda ederken 2026’ı büyük bir mutlulukla karşılıyoruz" dedi. 2026 yılının bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini dileyen Şirehan İşletme Müdürü İsmail Kılınç’ta gecenin güzel geçmesi için ellerinden gelenleri fazlasıyla yaptıklarını ifade ederek, "Gazianteplilerin bu yılda tercihi Şirehan Otel oldu. Muhteşem bir organizasyonla konuklarımızın güven içerisinde huzurlu bir şekilde yeni yılı karşılamasını sağladık. Bizleri tercih eden bütün konuklarımıza teşekkür ediyoruz. Yeni yılın ülkemize ve milletimize olduğu gibi bütün insanlığa huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz" dedi. Gecenin geç saatlerine kadar gönüllerince eğlenen konuklara Şirehan Otel’in deneyimli uzman personeli hizmet ederken özen güvenlik ekibi konukların rahat edebilmesi için ellerinden gelini yaptılar.
Manisa Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık ’Manisa’ fotoğraf sergisine hazırlanıyor Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık, "Manisa" temalı fotoğraf sergisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Varlık, sergi kapsamında Manisa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini objektifiyle belgeleyerek kentin görsel hafızasına katkı sunmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek serginin, Manisa merkezde ve ilçelerde sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Sanatçı, çektiği fotoğraflarla "Şehzadeler Şehri" Manisa’nın zengin kültürel mirasını gözler önüne serecek. Hayatının 55 yılını fotoğrafa ayıran 73 yaşındaki Ali Hikmet Varlık, 1970 yılından bu yana fotoğraf sanatıyla ilgileniyor. İstanbul’da, Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından Gültekin Çizgen’in Fotoğraf Atölyesi’nde çalışan Varlık’ın biyografisi ve fotoğrafları; Ana Britannica Ansiklopedisi, Comton’s Genel Kültür Ansiklopedisi, Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisi, Temel Britannica Ansiklopedisi, Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul Ansiklopedisi ile Plastik Sanatçılar Ansiklopedisi gibi birçok önemli kaynakta yayımlandı. Ali Hikmet Varlık, Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olan Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve Mi. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığının kurulmasında da önemli rol oynadı. Sanatçı, Balıkesir Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nin (BASAF) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldı. Manisa fotoğraf sergisine ilişkin değerlendirmede bulunan Varlık, "Şehzadeler Şehri Manisa’nın fotoğraflarını çekerek Manisalı sanatsever hemşehrilerime sunmaktan büyük gurur duyacağım" dedi. Manisa ve ilçelerinde de çekimler yapacak olan Varlık’ın fotoğraf sergisinin ilkbaharda açılacağı öğrenildi.