MAGAZİN - 27 Ağustos 2018 Pazartesi 11:46

"Facia Üçlü" oyuncularına sevgi seli

A
A
A
"Facia Üçlü" oyuncularına sevgi seli

Sımsıcak bir Adana komedisi olan "Facia Üçlü" adlı sinema filminin Adana’daki özel gösterimine katılan başrol oyuncuları ve film ekibine, sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi.

Sımsıcak bir Adana komedisi olan "Facia Üçlü" adlı sinema filminin Adana’daki özel gösterimine katılan başrol oyuncuları ve film ekibine, sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi.


TME Films ve Efektif Sanat’ın ortak yapımcılığı ile beyazperdeye aktarılan ve 24 Agustos’ta vizyona giren “Facia Üçlü”nün Optimum Alışveriş ve Eğlence Merkezindeki Avşar Sinemasında gerçekleşen özel gösterimine yönetmen Ramazan Özer, senarist ve yardımcı yönetmen Gurbet Gurur Cantürk, başrol oyuncuları Sefa Kındır, Mami Emen, Emre Gül ile filmde rol alan yardımcı oyuncular katıldı.


Yönetmen Ramazan Özer ve yardımcı yönetmen Gurbet Gurur Cantürk, özel gösterim öncesinde basın mensuplarına yaptıkları açıklamada, “Facia Üçlü” komedi filmine gösterilen ilginin, kendilerini mutlu ettiğini söyledi.


“Mottomuz YouTuber değil. Gerçek anlamda bir komedi filmiyiz” diyen Yönetmen Ramazan Özer, şöyle konuştu:


“Son 2-3 yıldır piyasadaki bazı YouTuber filmleri, sosyal medya gücünü kullanarak izleyici kitlesine ulaşma amacı taşıyor. Ancak biz bu amaçtan uzakta, Kemal Sunal ve Şener Şen gibi ünlü sanatçıların yer aldığı komedi filmleri gibi 7’den 70’e her yaştan insanı güldürebilecek, ayakları yere basan doğal bir film yapmaya çalıştık. İçinde tatlı Anadolu hikayeleri olan ‘Facia Üçlü’ filminin mümkün olduğunca kurmaca olmamasına özen gösterdik. Filme olan ilgi bizi heyecanlandırdı. Bu ilgiden dolayı filmin devamının geleceğini söyleyebiliriz.”


Filmin başrol oyuncularından Sefa Kındır ise filmin senaryo aşamasından çekimlerin tamamlanmasına kadar çok eğlendiklerini belirtti.



“İkinci seri için çalışmalara başladık”


İnsanların kendilerine gösterdikleri sevginin, heyecanlarının artmasında büyük önemli rol oynadığını belirten Sefa Kındır, “Bizi sevenler ve destekleyenler sayesinde bu noktalara geldik. Önce internet için videolar çekiyorduk. Bu videoların beğenilmesi bizim bu aşamaya gelmemizi sağladı. Şu an bulunduğumuz noktadan mutluyuz. Filmimizin çekimi, bu yörede büyüdüğümüz için Adana, Osmaniye ve Hatay’da gerçekleşti. Filmin ikinci serisi için çalışmalarımız da başladı” ifadelerini kullandı.


Film ekibi, daha sonra özel gösterimin yapılacağı salonun önünde kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından alkışlarla karşılandı. “Facia Üçlü” hayranları, oyuncularla birlikte fotoğraf çektirmek için adeta yarıştılar. Ekip, sinemaseverlerin sorularını yanıtladıktan sonra hep birlikte filmi izledi.



Filmden


Talihsiz tesadüfler sonucu hayatları kesişen üçlü; Emre’ye dedesinden kalan tarlaları almak için köyün yolunu tutar. Esas plan tarlaların üzerine konmakken Emre’nin muhtarın kızına aşık olması ile işler değişir. Kızı elde etmek için denemedikleri yol kalmayan üçlü işi araba yarışına kadar götürür. Köyde düzenlenen araba yarışının kazananı üçlünün planını tekrar alt üst edecektir.


TME Films ve Efektif Sanat’ın ortak yapımcılığı ile beyazperdeye aktarılan sımsıcak bir Adana komedisi olan “Facia Üçlü” filminde; Deniz Oral, Hülya Şen, Yakup Yavru gibi usta oyuncular yer alıyor. Ömer Faruk Bostan, Ahmet Parlak ve Heijan gibi sanatçılar ise müzikleri ile filme renk katıyor. Nez Demir, Selçuk Büyük, Gizem Tan, Fırat Kaymak gibi sosyal medyanın fenomen isimleri de filmin kahkaha dozunu artırıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.