KÜLTÜR SANAT - 13 Eylül 2021 Pazartesi 13:43

Fikret usta kebabın başkentinde hamburgerin sırlarını anlatacak

A
A
A
Fikret usta kebabın başkentinde hamburgerin sırlarını anlatacak

Kebap diyarı Adana’da menüsünü steak ve hamburger çeşitleriyle zenginleştiren yeni nesil kebapçı Fikret Taşgıran, bu yıl 8-9-10 Ekim 2021 tarihlerinde 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nde ezber bozan lezzetleriyle boy gösterecek.

Kebap diyarı Adana’da menüsünü steak ve hamburger çeşitleriyle zenginleştiren yeni nesil kebapçı Fikret Taşgıran, bu yıl 8-9-10 Ekim 2021 tarihlerinde 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nde ezber bozan lezzetleriyle boy gösterecek.


FikrEt Steakhouse markasıyla merkez Seyhan ve Çukurova ilçelerindeki iki ayrı adreste işlettiği restoranlarıyla hizmet veren Fikret Taşgıran, Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nde “en iyi handmade hamburger” yapmanın sırlarını lezzet avcılarıyla paylaşacak.


Türkiye’de et denilince ilk akla gelen isim olan Cüneyt Asan ile birlikte gastronomi sahnesinde hamburger pişirmek için sabırsızlanan Fikret Taşgıran, festival alanında kuracağı FikrEt Steakhouse çadırında da Covid-19’a karşı koruyucu aşılarını tam olarak yapan ziyaretçilere ücretsiz ikramlarda bulunacak.



"İyi bir hamburger için yağlı kaliteli et şart"


Türkiye’de hamburgerin yaygın olarak tüketilmesine rağmen gerçek handmade hamburgerin nasıl yapıldığını çok az kişinin bildiğini belirten Fikret Taşgıran, “İyi hamburger yapmak için öncelikle iyi et kullanmak gerekiyor. Biz ağırlığı 250-300 kiloyu geçmiş yağlı danalar kestiriyoruz. Hamburger kıyması için karkasın 6-7 yerinden yumuşak etler seçip, biraz da kuzu eti ilave ederek hazırlıyoruz. Hamburgerimizde et lezzetinin önüne başka şeylerin geçmemesi için sadece tuz ve karabiberle incitmeden yoğuruyoruz. Köfte harcı gibi karışımları kesinlikle önermiyoruz” dedi.



Izgaradan tabağa gelinceye hamburgerin püf noktaları


Hamburgeri kömür ateşinde pişirmenin işin püf noktalarından olduğunu, dumanın ete ayrı bir aroma ve lezzet kattığını kaydeden Taşgıran, “Hamburger köftemiz yaklaşık 160-180 gram olduğu için ortalama pişme süresi 10 dakikayı buluyor. Normala göre 2 dakika kadar daha fazla ateşte kalıyor. Et odaklı çalıştığımız için köftenin üzerine sadece cheddar peyniri, karamelize soğan ve rozbif ekliyoruz. Hamburger ekmeğimiz de bize özel üretiliyor. Zerdeçallı yumuşak ekmeğimizin üzerinde yumurta sarısı ve susam bulunuyor. Hamburger köftemizin formülü bizde saklı, ancak Adana Lezzet Festivali meydanını dolduracak konuklara çok önemli tüyolar vereceğim. Çünkü etin dokusu, karışımındaki denge, etlerin dinlendirilmesi, kıymanın çekimi, yoğrulması, her şeyi ayrı bir özellik taşıyor. Günlük hayatımızın vazgeçilmez lezzetlerinden bir olan hamburgerin en lezzetli halinin nasıl pişirileceğini merak eden herkesi Adana Lezzet Festivali’ne davet ediyorum” diye konuştu.



"Adana’nın gastronomi turizminde öne çıkması için çalışıyoruz"


Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Adana Şubesi Başkan Yardımcısı olarak da Adana’nın gastronomi turizminde öne çıkması için çeşitli çalışmalar yürüten Fikret Taşgıran, “Adana denince akla ilk kebap geliyor, ancak binlerce yıldır birçok medeniyete beşiklik eden memleketimiz, etlisinden zeytinyağlısına, hamur işinden çorbasına ve tatlılarına kadar çok zengin mutfak kültürüne sahip. TÜRES Adana Şubesi olarak Türk mutfağını ve Adana’nın yöresel lezzetlerini en iyi şekilde tanıtmanın gayretini gösteriyoruz. Adana’nın gastronomi turizminde daha fazla söz sahibi olması için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
Sivas Yazar Müjgan Üçer, kütüphanesini üniversite öğrencilerine bağışladı Sivas’ın kültürel ve akademik hayatına önemli katkılar sunan yazar Müjgan Üçer, uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Yazar Müjgan Üçer, yıllar içinde oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite Rektörlük Makam Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Alper Duran, yazar Müjgan Üçer, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, kitapların insanlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, yazılı metinlerin bilgi aktarımındaki önemine vurgu yaptı. Kitapların toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade eden İnan, Sivas’ın köklü tarihine değinerek üniversite olarak bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. İnan, Müjgan Üçer’in üniversitede dersler verdiğini hatırlatarak, bağışlanan eserlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı olacağını belirtti. Üçer’in yalnızca eserleriyle değil, eğitime sunduğu katkıyla da gelecek nesillere ışık tuttuğunu dile getirdi. "Öğrenciler ile buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum" Yazar Müjgan Üçer ise konuşmasında Sivas’ın köklü kültürel yapısına dikkat çekerek, "Sivas’ı okumamız, anlamamız gerekir. Bu kadim mirasa layık olmalıyız" dedi. Kendi birikimini Sivas insanından öğrendiğini ifade eden Üçer, kütüphanesinin üniversite bünyesinde öğrencilerle buluşacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. "Gençlere ilham olacak" Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Üçer, aynı zamanda kültürün ve hafızanın inşa edildiği yerler olduğunu ifade etti. Bu eserlerin gençlere ilham olacağına inandığını sözlerine ekledi. Etkinlik, Müjgan Üçer’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Eskişehir Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (ESHMYO) Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ile 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, kuşaklararası etkileşimi güçlendiren anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Faruk Yaşar Gürdal ile Öğretim Görevlisi Zehra Küçükcoşkun, Öğretim Görevlisi Gülsu Demir, Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ve 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. Program, Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci’nin sunumuyla başladı. Ardından Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Osman Zafer yönetimindeki spor dersine katılarak birlikte egzersiz yaptı. Etkinlik boyunca farklı kuşaklar aynı ortamda spor yaparak hem keyifli anlar yaşadı hem de kuşaklararası iletişimi güçlendirdi. Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Yaşar Gürdal, "Bugün 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü’nü teknik bir gezi kapsamında ziyaret ederek öğrencilerimizle birlikte burada yürütülen çalışmaları interaktif bir şekilde deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Kahraman ise, "Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle birlikte derslere katılmak bizim için çok öğretici ve keyifliydi. Yaşlı bireylerle iletişim kurma ve onları daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim mesleki gelişimimize büyük katkı sağladı" ifadelerini kullandı. Kuşakları bir araya getiren etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, farklı yaş grupları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.